Bugün sizlere, geçtiğimiz ay Türkiye ve dünyada yaşanan savunma sanayi ile bazı askeri konulardaki gelişmeleri kısa kısa aktarmak istiyorum.
TÜRKİYE’DEKİ GELİŞMELER
-Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, Türkiye'nin 2023 savunma ve havacılık sanayinde ihracat hedefinin 10,2 milyar USD olduğunu açıkladı. Demir, her konuda çaba göstermek yerine belirli konularda en iyiler arasında yer alarak diğer alanlardaki algıyı da değiştireceklerini söyledi. İşte bu son cümle çok önemli. Çünkü daha önce bir dergide (BİLGESAM-Stratejist) “Türk Dış Politikası ve Hedefleri ile Türk Savunma Sanayi Yatırımları Uyumlu mu?” başlığındaki yazımda genel olarak olumlu ve uyumlu görmüş ancak son kısmında da savunma sanayiindeki bazı eksik yönleri kendimce değerlendirmiştim. Aynı tip ürünler üzerinde birden çok firmanın çalışmasını (özellikle TSKGV şirketlerinin) ürün bazında örnekler ile eleştirmiş ve bir paragrafta da şöyle demiştim:
“Diğer yandan her gün bir yenisi tanıtılan küçük çaplı (Yazıda belirtmemişim ama eleştiri büyük projelere değil. Mali ve teknik açıdan daha küçük ve spesifik olanlara. Yanlış anlaşılmak istemem. TF-X, Atak, MİLGEM vb. projeleri kast etmiyorum) savunma sanayi projelerini gördükçe “Kaç tanesi sonuca ulaşacak? Acaba Türkiye git gide Hindistan olmaya doğru mu ilerliyor? Soğuk Savaş dönemi SSCB’si gibi mi olacak?” demekten kendimi alamıyorum. Bence: “Bize ne lazım? Dışarıya ne konuda bağımlı isek hemen onu yapalım. Bağımlılıktan kurtulalım. Yeter ki yerli ve milli olsun” mantığından, “Biz ne yapabiliriz? Dünyada veya çevremizde ne eksik? Bizim yapıp da dünya ile rekabet edebileceğimiz ne ürünümüz var veya olabilir?” mantığına kafa yormak daha verimli. Birinci teori çok mantıklı gözükse de kaynağı ve dikkati dağıttığı ve TSK da karar-deniz-hava-uzay-siber gibi beş boyutta da savaşması gereken bir ordu olduğu için tüm boyutlarda rekabetçi sistemler yapmamız çok zor. Örneğin denize kıyısı olmayan bir ülke olsak belki deniz sistemlerinde çok tasarruf yapardık ama her yerde varız ve olmalıyız. Dolayısı ile Hindistan Tesaj örneği gibi veya Çin’in kendi HQ serisi hava savunma sistemleri varken S-400 alması gibi veya Japonların X-2’den (şimdilik, net değil) vazgeçmesi gibi bazen ne kadar zorlasan da sonuçta içine koyacağın askerin hayatta kalması ve görev yapabilmesi için milli silah sistemin rekabetçi değilse dışarıdan almaya mecbur kalacaksındır. Çünkü otomobili düşük teknoloji üretirsin, daha ucuza satarsın, kimse sıfırdan 100 saniyeye rakiplerinden 3 saniye daha geç çıkıyor diye sorun etmez. Yerli ve ucuz der ve alır. Ama yaptığın savaş uçağının motor performansı uçağın tırmanma hızında düşman uçaklarına göre kilometrede 1-2 saniye geri kalması sonucunu doğuruyorsa veya uçağın dönüş yarıçapı rakiplerine göre kayda değer fark varsa veyahut ürettiğimiz füze düşman elektronik karıştırmalarına karşı çok dayanıksız ise içine koyacağın pilotun dolayısı ile hava savaşının, dolayısı ile hava hakimiyetinin ve dolayısı ile tüm muhabere sahasındaki birliklerin hayatını tehlikeye atmışsın demektir. Yani araba örneğindeki gibi canım ne olacak 100 km/s hıza 6 saniye de değil de 10 saniyede çıksın diyemezsin çünkü hava savaşı zaten çoğu zaman birkaç dakika ve dogfight kısmı ise 20-30 saniye sürer.”

-SSB Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, dünyada savunma harcamasının yıllık 1,8 trilyon USD olduğunu, ihracatta ligler olduğunu ve Türkiye'nin 3'üncü ligde yer aldığını, Türkiye'nin savunma sanayi ithalatında ülkeler arasında 13'üncü sırada yer aldığını, dünyada ithalatta ise Suudi Arabistan, Hindistan ve Mısır'ın ilk sıralarda olduğunu söyledi.
-Ayrıca Demir: “Türkiye'nin tedarikçileri arasında ABD, İspanya ve İtalya ilk sıralarda yer alıyor. İhracat ve ithalat makası giderek daralıyor. Türkiye'nin savunma ürünleri ihracatında 2018 yılında ABD, Almanya ve Umman öncü ülkeler oldu. ABD ve Almanya'ya ihracat her yıl artıyor. İhracatta ilk 10 ürün arasında uçak ve helikopter parçaları ilk sırada yer alıyor. Savunma ve havacılık sanayinde ihracat hedefi 2023'te 10,2 milyar USD” dedi. Pakistan’a ihraç edilecek ATAK helikopterlerinin motorları için ise ABD’den alınacak ihracat izninin devam ettiğini açıkladı ve “Bürokratik işlemler devam ediyor. Şu anda kasti bir gecikme var diyemiyoruz. Türkiye’den daha çok Pakistan’ı ilgilendiren bir ihracat. Sonucu bekleyip göreceğiz. ATAK motoru ile ilgili bu tür ihracat izinleri oldukça, ihracat konusunda önümüzü istediğimiz kadar net göremiyoruz. TEI’de geliştirilmekte olan ve çekirdeği çalıştırılan motor, ATAK (T-129) ve GÖKBEY’de (T-625) kullanılacak. Bu motoru, belki önümüzdeki yılın sonunda çalıştırıyor olacağız ama bu helikoptere takılıp uçurulacağı anlamına gelmiyor. Sonrasında detaylı bir test süreci var. Bu süreç ne kadar hızlandırırsanız hızlandırın zaman alıyor. Yoksa ATAK’un motorunu önümüzdeki sene sonunda verdik diyebiliriz ama bu parametreler düşünüldüğünde biraz daha zaman alacak.” dedi.

-Türkiye’nin elindeki iki S-400 bataryasının ülkenin güvenlik ihtiyacı için yeterli olmadığını kaydeden Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu yeni sisteme ihtiyaçları olduğunu, bunu da Rusya veya ABD’den alabileceklerini söyledi. Bildiğiniz üzere geçen ay S-400’lerin radarları Ankara’da çeşitli hava araçları ile test edilmişti. Hatta Ankara valiliği alçak uçuşlar sebebi ile duyuru yapmıştı. Rus basınına göre S-400’ün performansı (füze atışı yapılmadı sadece radarlar test edildi) Türk yetkililerin (Bu yetkililer kim, askerler mi, mühendisler mi, siyasiler mi bilmiyoruz) beklentisini aşmış. Diğer yandan madem öyle ise bunu neden bizimkiler açıklamasın ki? Yani niye Rus basınından duyalım? Bu kısmı çok ilginç.
-Türk Havacılık ve Uzay Sanayi (TUSAŞ) tarafından geliştirilen 6 tonluk Gökbey helikopteri için seri imalat 2021’te başlıyor. İhracat potansiyeli de taşıyan helikopter için pazarlama faaliyetleri sürerken her ay iki adet teslimat planlanıyor. Bu konuda da TUSAŞ Genel Müdürü Prof. Dr. Temel Kotil, “Örneğin dünyanın önde gelen helikopter şirketlerinden 4’üncü sırada yer alan Leonardo’nun elinde 4-5 ürün vardır. Biz, bu ürünleri tamamlandıkça elimizde ciddi bir imkân olacak. Leonardo yılda 180 helikopter teslim ediyor. Bizim hedefimiz 5 yılda 120 helikopter teslim edebilmek” diye konuştu. Kotil, “Biz ürün çıkartmak, prototip yapmaya uğraşıyoruz. Bu ürünler tamamen çıktığında ihracatın yanına bir sıfır koyacağız. Türkiye savunma ve havacılıkta 2 milyar USD ihracat yapıyor. Bunun 1 milyar USD’sini TUSAŞ ve kardeş şirketi TEI gerçekleştiriyor. Bunlar şu an yeterli değil. Rakamların daha da artması gerekiyor. TUSAŞ olarak tam odaklandığımız konu ürünlerimizi çıkartmak. ATAK var, MMU var, Hürkuş-Hürjet var, ANKA’mız var, Aksungur var… Bakıyorsunuz, Leonardo, Lockheed Martin örneğin 4-5 ürünleri var. Prototipleri ürün yapmamız gerekiyor” dedi.
-Milli Muharip Uçak (MMU) projesine de değinen KOTİL, “Milli Muharip Uçak, 2025 yılında ilk uçuşunu yapacak ve 2029 yılında teslimatları başlayacak. Ayda iki adetten, bir yıl da 24 adet Milli Muharip Uçak üreteceğiz. Bunun muadili olan F-35’ten de yılda yapılan üretim bunun 1.5-2 katı olabiliyor.” dedi.
-Türk Genel Maksat Helikopteri Programı kapsamında üretimi tamamlanan ilk T-70 (Medyadaki meşhur adı ile Sikorsky) helikopteri hangardan çıkarıldı. TUSAŞ ana yükleniciliğinde Aselsan, Alp Havacılık, TEI ve Sikorsky firmalarının alt yükleniciliğinde, Sikorsky Aircraft firmasının S-70i modelinden geliştirilen ve T-70 olarak adlandırılan Genel Maksat Helikopteri düzenlenen törenle üretim hangarından çıkarıldı. Ana yüklenici TAI, T-70 helikopterlerinin kabin, kokpit, kuyruk konisi, yatay ve dikey kuyruk, ana ve kuyruk rotor palleri gibi tüm önemli yapısal parçaların üretimini, nihai montaj işlemlerini, testlerini ve entegre lojistik desteğini yapıyor. Aselsan ise temel aviyoniklerin geliştirilmesi ve entegrasyonunu (Renkli MFD sayısal harita ve sembolojisi ile INS/GPS Seyrüsefer Sistemi, Görev Yönetim Sistemi) ve Sikorsky ile birlikte helikopter kokpiti geliştirilmesini (IMAS), Alp Havacılık ise iniş takımları, dişli kutusu detay parça üretimi ve dinamik parçalarının üretim ve montajını gerçekleştiriyor. Sözleşme bedeli yaklaşık 3,5 milyar USD olan Türk Genel Maksat Helikopteri Programı’nda ilk helikopterin 2021 yılında teslim edilmesi planlanıyor. Helikopterler 10 yıl süresince Türkiye’de 6 farklı kullanıcıya teslim edilecek. İlk etapta 109 adet üretilecek olan T-70’in kullanıcıları: Kara Kv.K., Hava KV.K., Özel Kv.K., Jandarma Genel Komutanlığı, EGM ve Orman Genel Müdürlüğü.
-TUSAŞ Genel Müdürü Prof. Dr. Temel KOTİL tarafından yapılan açıklamaya göre, TUSAŞ’ın kendi öz kaynaklarıyla geliştirdiği AKSUNGUR İnsansız Hava Aracı yakında TSK envanterine giriyor. Konuyla ilgili olarak KOTİL tarafından yapılan açıklamada, “AKSUNGUR şu anda test uçuşları yapıyor. Bu yıl başından itibaren teslimatlarına başlayacağız. ANKA’yı yapmak yıllarımıza mal oldu. Ama AKSUNGUR’u yapmak, bizim sadece 18 ayımıza mal oldu.” Sonraki hedef, süpersonik olacak Göksungur yapabilmek. Aksungur’un şimdilik test amacı ile TSK’ya verileceği ve TSK tarafından test edileceği söylendi. (Bu yeni hedeflenen İHA’nın Türkiye’nin ilk HALE türü İHA’sı olmasını bekliyorum.)
-NTV’nin canlı yayınına katılan Kotil, artık ürün aşamasına geçtiklerini belirterek “Bu yıl devletimiz 1 milyar araştırma geliştirme için bütçe verdi. Biz de cebimizden Hürjet gibi projelere 300 milyon USD harcadık” dedi. Milli Muharip Uçak (MMU) için 3000 kişinin çalışacağı tesis inşa ediyoruz. Bu bina gizli ve diğer tesislere göre ‘izole’. Şu an 300 mühendis görev yapıyor. Aşama aşama artacak. 2023’te fabrikadan çıkacak (TF-X). 2028’de de Hava Kuvvetleri’nde envantere girecek. Ayda 2 uçak üreteceğiz” dedi.
-Kotil, Hürkuş ile ilgili yeni bilgileri de paylaştı: “Hürkuş, Hava Kuvvetleri’nde 2020’de başlayacak. İlk uçaklarda halen Hava Kuvvetleri testleri sürüyor. Silahlı versiyonu yani Hürkuş-C için pazarlama çalışmaları sürüyor. Bolivya’ya 2020 için ihracat olabilir. Sürprizlere de açığız” dedi.

-T-625 Gökbey helikopterlerinin sertifikasyonlarının sürdüğünü belirten Kotil, “2021’de teslimatlar başlayacak. Gelecek yıl da TEI’den yerli motor gelecek. Hedef ayda iki helikopter imal etmek. Büyük bir pazar var. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, Emniyet’in, Jandarma’nın ve Sağlık Bakanlığı’nın envanterine girmesi hedefleniyor” dedi. T-129 ATAK 5 ton. ATAK-2 ise 10 ton olacak. Geçen yıl proje başladı. Hedef 2023’te uçması. Büyük bir hızla ilerliyoruz. 2023’te uçurup TSK envanterine ekleyeceğiz” dedi.
-TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Akşit: TEI PD170 İHA motorunun sertifikasyonlarının yıl sonuna kadar tamamlanması bekleniyor. Sene sonuna kadar TAI'ye PD170 motorundan 13 adetlik teslimat gerçekleştirilecek.TS1400 Turboşaft motor projesinde (Helikopter motoru) isterler 2 yıl önce 1250 beygir gücü üzerinden projelendirilmişti. Şimdi ise 1500 beygir gücü hedefleniyor. İmalat tamamlandı. Montaj sürüyor. 1 yıl içerisinde ilk testler yapılacak. 1 yıl içerisinde de Gökbey'e (T-625) entegre edilmesi bekleniyor.

-Yeni Tip Denizaltı Projesi (YTDP) kapsamında, önemli bir aşama daha HAVELSAN tarafından başarıyla tamamlandı. Alman TKMS firması ile SSB arasında 22 Haziran 2011 tarihinde imzalanarak yürürlüğe giren ve Havadan Bağımsız Tahrik Sistemine (AIP) sahip altı adet U-214 Sınıfı Denizaltı Gemisi’nin Gölcük Tersanesi Komutanlığında inşasını kapsayan Yeni Tip Denizaltı Projesi (YTDP), başarıyla devam ediyor. Proje kapsamında önemli görevler üstlenen HAVELSAN’ın, Yeni Tip Denizaltı Projesi için özgün olarak tasarladığı Denizaltı Bilgi Dağıtım Sistemi’nin beşinci ürünü, yeni ve fark yaratan özellikleri ile Fabrika Kabul Testlerinden başarı ile geçti. ‘Reis Sınıfı’ olarak isimlendirilen denizaltılardan ilki olan TCG Piri Reis’in (S-330) bu sene denize indirilmesi bekleniyor. İnşa faaliyetleri Gölcük Tersane Komutanlığında devam eden 6 adet Reis Sınıfı Denizaltılardan; TCG Piri Reis (S-330) 2022, TCG Hızır Reis (S-331) 2023, TCG Murat Reis (S-332) 2024, TCG Aydın Reis (S-333) 2025, TCG Seydi Ali Reis (S-334) 2026, TCG Selman Reis (S-335) ise 2027 yılında envantere girecek.
-Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Kasım ayı ihracat rakamlarını açıkladı. Türk Savunma ve Havacılık Sanayii Kasım ayı ihracatında rekor seviyeye ulaştı. TİM verilerine göre Türk Savunma ve Havacılık Sanayii Kasım 2019 içerisinde 360.373.000 USD değerinde ihracat gerçekleştirdi. 2018 yılı içerisinde 2 milyar 35 milyon USD ihracat gerçekleştirilmiş ve bu alanda tarihi rekora ulaşılmıştı. Sektör tarafından Ocak-Kasım 2019 tarihleri arasındaki on bir aylık kısımda gerçekleştirilen ihracat, 2018 yılının tamamında gerçekleşen ihracata göre yaklaşık %6’lık artış sağlayarak 2.496.167.000 USD’ye ulaştı. Sektörün 2019 yılı ihracat rakamının Aralık ayı ile birlikte 2.8-3 USD bandında olacağı tahmin ediliyor.
-Geçen ayın en önemli olaylarından biri de Bozdoğan Görüş İçi, kısa menzili hava-hava füzesinin son yer testinin yapılması ve yerdeki bir platformdan havadaki hareketli bir hedefe atılması ve hedefi imha etmesi idi. Bu konudaki ayrıntılı yazımı geçen haftalarda yayınlamıştık:
DÜNYADAKİ BAZI GELİŞMELER
-Geçtiğimiz ay daha önceki Rus balistik füze denemelerde de sık sık görüldüğü gibi Doğu illerimizdeki yerel medya organlarına yansıyan haberlerde yine UFO görüntüleri vardı. Ural Dağları bölgesi ve İdil Nehri çevresinde gece saatlerinde görülen ışık huzmesi vatandaşlar tarafından UFO sanılmıştı. Ancak bu cismin, Rusya Savunma Bakanlığı tarafından videosu yayınlanan Kapustin Yar bölgesinden deneme amaçlı fırlatılan mobil fırlatma aracına sahip Topol-M ismindeki (RS-24) ICBM türünde bir balistik füze idi. Füze denemesi ile ilgili Rusya Savunma Bakanlığı’nın yaptığı resmi açıklamada, “28 Kasım 2019’da Astrakhan bölgesindeki Kapustin Yar sahasından bir Topol kıtalararası balistik füzesini test etti. Füze, Kazakistan’ın Sary-Shagan sahasında simüle edilmiş bir hedefi vurdu” denilmişti. Bakanlığın yayınladığı görüntülerde gökyüzüne atılan füzenin bulutların arasından kayboluşu gözüktü. 600-700 km uzaktaki Kapuştin Yar bölgesine giden füze Doğubayazıt’tan nasıl görülür diye şaşıranlar olabilir. Ancak bu füzeler kısa sürede uzay ortamına çıkarak yolculuklarına orada devam ediyor. Dolayısı ile ne zaman gece test edilse doğudaki illerimizden görülüyor. Nitekim Amerikan uzay mekikleri fırlatıldığında 700-800 km uzaklıktan görüldüğü oluyordu.

-Rusya, modernize edilen ilk Tupolev Tu-160M tipi stratejik bombardıman uçağının uçuş testlerine başladığını duyurdu.
-ABD Hava Kuvvetleri’nin uzun menzilli stratejik bombardıman uçaklarında (B-52 vb.) taşıdığı uzun menzilli konvansiyonel başlıklı seyir füzesi (CALCM türünde) emekli oldu. 1974 yılı tasarımı olan havadan bırakılan seyir füzesi Çöl Fırtınası harekâtı, İkinci Körfez Savaşı gibi birçok harekatta kullanılmıştı. CALCM füzesi GPS destekli atalet navigasyon sisteminin yönlendirmesiyle karmaşık rotalarda, alçak irtifada uçurabilen küçük kanatlı bir füzedir.

-NATO, İttifak’ın Havadan Erken Uyarı ve Kontrol (AWACS) uçağı filosunu modernize edecek. 27 Kasım’da Brüksel’deki Melsbroek Havalimanı’nda bir araya gelen NATO Genel Sekreteri Stoltenberg ve Boeing yetkilisi NATO AWACS filosunun (14 adet) modernizasyonuyla ilgili olarak 1 milyar USD’lik sözleşmeye imza attı. İlginçtir, NATO AWACS uçakları Finlandiya üzerine kayıtlıdır.
-Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov’u Beyaz Saray’da ağırlayan ABD Başkanı Donald Trump, Bulgaristan’ın F-35 için sipariş verdiğini açıkladı, ancak rakam vermedi.
-Libya üzerinde uçan İtalyan Hava Kuvvetleri’ne ait ABD yapımı MG-9A Predator B tipi İnsansız Hava Aracı düşürüldü. Enkaz parçaları sosyal medya üzerinden Halife Haftar’a ait Libya Ulusal Ordusu tarafından paylaşıldı. Daha sonra bir ABD İHA’si düşürüldü. ABD, İHA’nın Libya’daki Rus askerlerinin kullandığı bir HSS tarafından düşürüldüğünü iddia etti. Libya, Suriye’den sonra ABD ve Rusya’nın yeni yarış parkuru olmuş gibi gözüküyor. Daha önce BAE ve Fransa’ya ait İHA’ların da düşürüldüğü iddia edilmişti.
-Yemen’de Husiler bir Suudi Arabistan AH-64A Apache savaş helikopterini düşürdü. Ancak düşüren füze görüntüde buzlanmıştı ve hangi füze olduğu kısa zamanda efsaneye dönüştü. Helikopterin A modeli olması sebebi ile yeterli füze ikaz ve kaçma kurtulma ekipman ve elektronik donanımından eksik olabileceği değerlendirildi. Helikopterin füze isabetine kadar herhangi bir kinetik kaçınma manevrası yapmaması da benim dikkatimi çekti. Vuran füze için önce MANPADS (Omuzdan atılan ısı güdümlü uçaksavar füzesi) dediler, sonra Rapier, sonra Rus (eski model) IR güdüm kısa menzil hava-hava füzesi R60'ın yerden havaya uygulaması ve son olarak Rus yapımı SA-8 Gecko olduğu iddia edildi.
-Çin üçüncü uçak gemisini yapacak. Çin ABD’den sonra büyük sınıf uçak gemisi en fazla olan ülke oluyor. En yakın rakibi 2 gemi ile İngiltere olacak. ABD’nin ise şu an bu sınıfta 12 adet uçak gemisi var.
-NATO Zirvesi sonuçlandı ve öne çıkanlar şunlar: Çin'in artan gücüne ve etkisine karşı NATO cevap vermeli ve Çin artık NATO dokümanında tehdit olarak yazılacak. NATO/Üye savunma harcamaları artacak. Rusya'nın tehdit olduğu bir kez daha resmi olarak yenilendi. NATO güçlerini büyük bölümünü bu iki tehdide karşı oluşturulacak, konuşlandırılacak. Üye ülkeler savunma harcamalarını %2'ye çıkaracaklar. Bu arada çok tartışılan Baltık savunma planını Türkiye onayladı.
-Pentagon’un bir numaralı tedarikçisi olan Lockheed Martin Havadan Atılan Hızlı Müdahale Silahı (Air-Launched Rapid Response Weapon) ile ilgili olarak 988.8 USD değerinde bir sözleşme değişikliği kazandı. Pentagon’dan edinilen bilgiye göre Lockheed Martin Missile and Fire Control şirketi, Air-Launched Rapid Response Weapon (ARRW) projesi kapsamında ABD Hava Kuvvetleri için geliştirilen AGM-183A Hipersonik Füzesi ile ilgili olarak 988.832.126 USD değerinde bir sözleşme değişikliği bedeli kazandı. Söz konusu sözleşme kapsamında çalışmaların, 31 Aralık 2022’de tamamlanması planlanıyor. ABD Hava Kuvvetleri Mali 2020 yılı içerisinde geliştirici şirkete, 23 milyon USD ödeme gerçekleştirecek. AG-183A’nın, 2022 mali yılına kadar erken operasyonel kabiliyete (EOC) ulaşması bekleniyor.
-ABD merkezli Lockheed Martin firması, F-35 Lightning II üretimiyle ilgili olarak Avustralya hükümeti için 15 adet F-35A uçağının üretimini ve teslimatını kapsayan 831 milyon USD değerinde bir sözleşme değişikliği bedeli kazandı. Söz konusu değişiklik kapsamında Lockheed Martin teslimatları Mart 2023’e kadar tamamlayacak. Kraliyet Avustralya Hava Kuvvetleri’nin 50 adet F-35A siparişi bulunuyor. Ayrıca proje kapsamında, 17 adet Avustralya şirketi parça üretimi gerçekleştiriyor.
ALINTI YAPILAN KAYNAKLAR:
https://www.savunmasanayist.com
Stratejist dergisi