Savunma sektöründe geçen haftanın yurt içindeki en önemli gelişmelerinden biri de ikinci 100 günlük plan içinde gerçekleştirilen ve SSB (Savunma Sanayi Başkanlığı) resmi Twitter hesabından açıklanan “Milli mühimmatların atış sonrası kontrolünü sağlayacak veri bağı oluşturulması (KEMENT) projesinin sistem entegrasyon testlerinin laboratuvar seviyesinde tamamlaması” idi.
KEMENT Projesi, milli akıllı mühimmatlarda ve seyir füzelerinde kullanılmak üzere veri link terminali geliştirilmesine yönelik önemli bir teknoloji kazanım projesi. Meteksan Savunma Sanayii A.Ş. tarafından geliştirilen KEMENT Projesi ile keşif unsurları ve tespit edilen hedefi gözetleyen unsurlar yani hava-hava ve hava-yer sistemleri arasında bire bir veya bir unsurdan tüm unsurlara bilgi ve görüntüyü milli kriptolar ile (NATO dışı veya istenildiğinde NATO’ya açık şekilde) dijital olarak aktarabilecek kabiliyette bir veri link terminali üretimi amaçlanmıştı.
Daha basit anlatımla kara, deniz ve hava unsurları çeşitli termal veya elektronik sensörlerle (radar ve benzeri) elde ettiği görüntüleri, verileri aktaracak. Örneğin bu veriler F-16 savaş uçağı, Atak taarruz helikopteri, E-7T havadan erken ihbar uçağı veya firkateynler arasında veya komuta merkezi aracılığı ile ağın çok uzağındaki dost kuvvetler ile anlık olarak paylaşılacak. Bu sayede “Ağ Merkezli Harp”in temeli olan 3 boyutlu, kriptosu sayesinde siber güvenlik korumalı, kapalı devre olduğundan EH (Elektronik harp/karıştırmaya) dayanıklı “Durumsal Farkındalık” oluşturulacak.

KEMENT, MİLLİ AĞ MERKEZLİ HARP TEKNOLOJİSİ
Öncelikli olarak seyir füzelerinde ve F-16 uçaklarında kullanılması planlanan KEMENT projesi veri bağı terminalleri komuta-kontrol merkezlerinin veya sahadaki platform içindeki karar vericilerin yani ağa dâhil herkesin ağda dâhil tüm veri kaynaklardan gelen verileri değerlendirerek en uygun harekâtın planlanması, hedef seçimi veya atış kararını vermesini sağlayacak.
SON ANDA HEDEF GÜNCELLENEBİLECEK
Dolayısı ile KEMENT projesi aslında bir ağ merkezli harp unsuru projesi. KEMENT ile SOM gibi milli seyir füzelerimizin taarruz gücünü, bekasını ve elastikiyetini arttırmak, hava-hava ve hava-yer sistemleri arasında bir noktadan çok noktaya veriyi/görüntüyü aktarabilme yetkinliğine sahip bir taktik veri bağı terminali geliştirmek hedeflendi. Örneğin uçak tarafından hedefe ateşlenen bir SOM füzesinin son anda ileri hattaki başka bir keşif unsurunun yakaladığı görüntüyü F-16’ya aktarması ile F-16 pilotu tarafından hedef güncellemesi yapılarak X hedefi yerine Y hedefine yönlendirilmesi gibi.
Meteksan resmî sitesinde şu ifade yer alıyor: “Meteksan Savunma tarafından beş ayrı mühimmat, deniz ve hava platformu için tasarlanan KEMENT terminalleri için öncelikli olarak platforma özel çevre koşulları ve EMI/EMC gereksinimlerinin doğrulandığı Tasarım Doğrulama süreci başarı ile tamamlamıştı. Akabinde gerçekleştirilen Fabrika Kabul Testleri’nde söz konusu terminallerin, uzun mesafeden, elektronik harbe dayanıklı yüksek hızlı taktik veri haberleşmesi gerçekleştirdiği doğrulandı.
Meteksan Savunma tarafından yürütülen ve 1’inci Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığı, TÜBİTAK SAGE, ROKETSAN, TÜBİTAK BİLGEM ve MilSOFT’un alt yüklenici olarak görev aldığı projede, Fabrika Kabul aşamasının başarı ile tamamlanmasının ardından platform entegrasyon ve saha kabul testleri başladı. Bu aşamada hava-hava ve hava-yer sistemleri arasında ağ yapısında çalışan taktik veri bağı terminallerinin seyir füzelerimizin taarruz gücünü, bekasını ve elastikiyetini arttırdığı doğrulanacak”.

Takip edenler hatırlayacaktır. ABD’de F-35 ile ki F-35 dünya üzerinde en gelişmiş ağ merkezli harp teknolojisini barındıran uçaktır, gemilerden ateşlenen güdümlü füzelerin (SM-6) uçağın kontrolüne alınıp ufuk hattı ötesinde olduğu için geminin göremeyip F-35’in gördüğü hedefe yönlendirilmesi test edilmişti. Ağ merkezli harbe küçük ama çok önemli bir örnek olayın daha başka birçok uygulama şekli mevcut.
NATO’DAN BAĞIMSIZ
Belki de KEMENT projesinin en önemli faydası NATO ve diğer ikinci bir ülkeden bağımsız olarak tamamen milli kripto ve yerli imkanlarla geliştiriliyor olması. Dolayısı ile çok güncel olan ve bana göre saçma sapan bir tartışma olan (savaş uçağı, tank ve savaş gemilerinin %100’ü diğer NATO ülkeleri tarafından üretilmiş yani yedek parçası NATO ülkelerinden geldiği için) “Patriot alırsak veya F-35 alırsak NATO ülkeleri ile savaşabilir miyiz?” gibi tartışmaları hatırlarsak KEMENT projesi ile NATO Link-16 sistemi kullanan uçaklarımız takılacak veri bağı terminalleri ile milli kripto ile veri alış-verişi yaparken bizden başka kimse göremeyecek. Yani NATO’dan bağımsız olarak kullanılma imkânı olan bir sistem olacak.
TAKTİK VERİ LİNKİ/BAĞI NE DEMEK?
Taktik veri linki, ağ destekli harekatın yönetimini destekleyen, muharebe sahasındaki komuta kontrol, hava aracı, silah ve görev sistemleri gibi birçok birimler arasında gerçek zamanlı karşılıklı ses, görüntü, yazılı mesaj, durum bilgisi, dosya gibi verilerin aktarımını sağlayan kablosuz haberleşme sistemi olarak tanımlanıyor. Kement Projesi ile geliştirilen taktik veri linkinin ise aşağıdaki unsurlara uygulanması zamanla gündeme gelecek:
-Seyir füzelerinde (SOM ve gelişim aşamasındaki Gezgin gibi)
-Anti-gemi/Gemisavar füzelere (Atmaca gibi)
-Muharip, keşif ve erken ihbar/kontrol uçaklarına (F-16, E-7T, gelişim aşamasındaki Hava SOJ uçağı gibi)
-Savaş/Keşif helikopterlerine (Atak gibi)
-Harp gemilerine ve diğer su üstü muharip ve keşif unsurlarına (Firkateyn, korvet, hücumbot vb.)
-Kara keşif unsurlarına (Tank, ZMA vb.)
-Mobil komuta-kontrol merkezlerine/şelterlere, uygulanacak.
GELECEĞİN SAVAŞLARINDA KADER BELİRLEYİCİ FAKTÖRLER NELER OLACAK?
Bu soruyu kısaca,
1-Ağ Merkezli Harp kabiliyeti
2-İnsansız sistemlerin çeşitliliği ile imkân ve kabiliyetleri
3-Elektronik harp sistemleri, E.Taarruz/E.Destek (ET/ED)
4-Tüm platformlardaki Stealth (Düşük görünürlük/ileri gizlenebilirlik) seviyesi
Şeklinde özetleyebiliriz. Çok ayrıntılı ve uzun uzun yorum yapılabilecek bu sorunun cevabını kısa özetle geçtikten sonra Türkiye bu alanlarda neler yapıyor kısaca yazayım.
İkinci maddeyi hepiniz biliyorsunuz çeşitli insansız kara sistemleri yani uzaktan kumandalı bomba imha araçları, tanklar üzerinde insansız makinalı top sistemleri veya gemilerdeki insansız makinalı top sistemleri geliştirildi. Ancak bu konuda en meşhur olanlar TAI ANKA ve Bayraktar TB-2 İHA/SİHA’ları.
Üçüncü maddeye hepinizin bildiği kara konuşlu ve mobil KORAL sistemini ve bunun havadaki versiyonu olan projesi devam eden Hava SOJ projesini örnek verebiliriz.
Dördüncü madde için ise radar görünürlüğü biraz azaltılmış (medyada radara görünmüyor yazmasına bakmayın öyle bir şey yok) milli Ada sınıfı korvet MİLGEM gemilerini ve tam temsilcisini yazmak gerekirse 5’nci nesil stealth savaş uçağı F-35 alımını yazabiliriz.
EKSİK KALAN MADDE TAMAMLANIYOR
İşte eksik kalan birinci madde için ise NATO ile kullandığımız çok çeşitli ortak sistemler yanında (Link-16, Link-1, Link-11, Link-22 vb.) milli komuta-kontrol ve haberleşme sistemleri ile örneğin donanmada kullanılan GENESIS gibi milli savaş yönetim sistemlerinin yanında ağ merkezli harp sistemi olarak KEMENT projesini örnek verebileceğiz.
DÜNYADA AZ SAYIDA ÜLKE SAHİP
Dünyada az sayıda ülkenin sahip olduğu ağ merkezli harp teknolojisi daha ileri boyutu ile tüm unsurların senkronize olduğu anlık verinin herkesçe (izin ve yetkisi kadarı ile) paylaşıldığı mükemmel durumsal farkındalık hatta süper güçlerin “Global farkındalık” kabiliyetinin temelidir. Uydulardan, insanlı keşif unsurlarına, İHA’lardan dinleme tesislerine kadar her unsur bu sisteme hizmet eder.
RUSYA'NIN YANLIŞ HEDEFİ VURMASININ NEDENİ...
Örneğin Suriye’de Rus uçaklarının sık sık yanlış hedefi vurması veya daha güncel örnek ile Rus İl-20M uçağının yanlışlıkla Suriye hava savunması tarafından düşürülmesi Rusya ve müttefikleri arasında bu kabiliyetin olmayışı veya çok zayıf oluşundan kaynaklanmaktadır. Oysa S-300/400 gibi çok gelişmiş hava savunma radarlarının olduğu bölgede Suriye’ye de ait çok sayıda radar ve hava savunma bataryası/radarı vardır. Ancak koordinasyon ve ağ merkezli harp çok çok başka bir şey. Bugünün dünyasında dünyanın en iyi uçağını, hava savunma füzesini veya gemisini alsanız ve ülkeniz hatta birlikte ortak harekât yaptığınız ülkeler ile entegre değilse veya bu kabiliyeti yok ise görme duyusu zayıf gergedanlar gibi çok güçlü olabilir ama önüne çıkanı devirir. Bu bazen gergedanın düşmanı bazen ağaç olabilir çünkü hedef seçimini doğru yapamaz.
TSK YENİ BİR BOYUTA GEÇİYOR
KEMENT Projesi ile, zaten akıllı veya görüş ötesi menzilli milli mühimmatları üretmeye başlamış Türk Sav. San. ile, Zeytin Dalı/Fırat Kalkanı Harekâtı gibi gerçek savaş şartlarında denemiş olan akıllı mühimmatları kullanmaya alışkın olan TSK yeni bir boyuta geçerek ağ tabanlı mühimmat kullanmaya başlamış olacak. Sonuçta yeni geliştirilen SOM, Atmaca ve benzeri uzun menzilli füze sistemlerinin hedefe yönlenmesi ve hedef güncellemeleri ile daha kısa menzilli akıllı mühimmatın atış öncesi hedef tahsisinde etkinlik artacağı için çok daha etkili bir kuvvet çarpanı olacaklar.
https://twitter.com/hkilichsword