Birinci bölüm: https://www.gaste24.com/havadan-bagimsiz-denizalti-toreni-ve-denizaltilarin-onemi-1-makale,244.html

İkinci bölüm: https://www.gaste24.com/havadan-bagimsiz-denizalti-toreni-ve-denizaltilarin-onemi-2-makale,245.html

3.BÖLÜM

U-214/Tip-214TM DENİZALTILARINDA YUNANİSTAN’DA YAŞANAN SORUNLAR VE DİĞER KULLANICILAR

Almanya’nın U-214 denizaltılarının Türk Donanmasın yönelik ihraç versiyonu olan Tip-214TN Havadan Bağımsız Tahrikli Dizel Elektrik denizaltılarından altı adedi Reis sınıfı olarak Alman lisansı ve teknoloji transferi ile Gölcük Tersane Komutanlığı’nda üretiliyor. Başta HAVELSAN, ASELSAN, AYESAŞ, STM, KOÇ, TÜBİTAK-BİLGEM, MİLSOFT olmak üzere ve irili ufaklı birçok firmalarımız projeye yerli katkı sunmaktadır.

Almanlar aynı tip denizaltıları bizden önce Yunanistan ve Kore Cumhuriyeti’ne (Güney Kore) satmıştı. U-214’leri envanterine alan Yunanistan çok büyük sorunlar yaşadı. Denizaltının denge sorunu yaşadığı ve yan yattığı görüldü. Yunanistan ile Almanya arasında bu nedenle uzun bir süre çekişme yaşandı ve Yunanistan süreci askıya aldı. İlk U-214 tipi Yunan denizaltısındaki problem karşı ağırlık eklenerek aşıldı. Sonrasında ise Forrestaal ile HDW firmalarının U-214 denizaltıların satışı için 83 milyon EUR rüşvet dağıttığı iddiası Yunan Kathimerini gazetesinde haber oldu. Avrupa Birliği ile Yunanistan bu ve benzeri pek çok iddia ve rüşvet olayından sonra mahkemelik oldular.

Türkiye ise, denizaltıdaki bu denge sorununu daha inşa halinde iken tasarım değişikliği ile aştı. Ağırlık merkezinin yerini değiştiren bu çözüm tüm platformlara uygulandı.

MALİYETİNE DEĞER Mİ? REİS SINIFININ TAHMİNİ TOPLAM MALİYET NE KADAR?

Denizaltıların önemini üç bölümde anlattıktan sonra bu soru için “çok gereksiz” de denebilir. Özellikle AIP teknolojisine sahip denizaltıların dünyanın en sessiz denizaltısı olduğu iddiasının birçok uzman tarafından dile getirildiğini defalarca vurguladım. Ayrıca geçen bölümde savaş durumunda 3 hafta şnorkel çıkarmadan su altında kalmanın ne derece stratejik bir kabiliyet olduğunu uzun uzun anlatmıştım. Diğer yandan, YTD projesinin toplam maliyetinin 3,5 milyar EUR’u bulacağı daha önce çeşitli medya organlarında iddia edilmişti. Ancak nükleer güçlü denizaltıya sahip olamadığımıza göre, klasik dizel elektrik denizaltı yapmaktansa dünya donanmaları gibi bu yeniliği takip etmek zorundayız. Çünkü artık savaşları cesur olanlar, kalabalık olanlar veya motivasyonu yüksek olanlar değil, teknolojisi yüksek olanlar kazanmaktadır. Bu üç özellik ancak teknolojik olarak birbirine yakın iki kuvvet arasında fark oluşturabilir.

TÜRK DENİZALTI FİLOSUNUN AKDENİZ’DEKİ YERİ, MEVCUT DENİZALTILARIMIZ VE MİLDEN İLE KAZANILACAK KABİLİYETLER

Geçen haftaki TCG Piri Reis denizaltısını havuza çekme töreni ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın beşinci denizaltının temsili ilk kaynağını yapmasının ardından medyada yapılan birçok haberde, Yeni Tip Denizaltı Projesi (YTDP) yani Reis sınıfı ile MİLDEN-Milli Denizaltı Projesi’nin karıştırıldığını gördüm. Oysa bu ikisi tamamen ayrı projeler. Birisi Alman lisansı ve teknoloji transferi ile milli olmayan sadece yerli üretim denizaltı diğeri ise tasarımı, geliştirilmesi, silah, elektronik, savaş yönetim ve sistemi ve güç sistemlerinin tamamen milli olduğu, yerli imkanlarla üretimi yapılacak, yani gerçekten milli ve yerli ilk denizaltımız olacak olan Milli Denizaltı Projesi. Zaten içinde ithal parça olsa bile tasarımı bize ait. Türk tasarımı ve yeni bir sınıf olması denizaltıya milli ürün dememiz için yeterli. Üretimi Türkiye’de yapılacağı için de yerli malı olacak. Bu açıdan MİLDEN’i, milli savaş gemisi olan Ada sınıfı MİLGEM korveti’ni denizaltı versiyonu olarak düşünebilirsiniz.

MİLDEN ilk Türk tasarımı denizaltı olarak gelişmiş milli mühimmatlarımızı da kullanacak. NATO menşeli torpidolar ve deniz kuvvetlerimizin kullandığı Amerikan yapımı gemisavar Harpoon füzesinin denizaltı versiyonu UGM-84 Sub-Harpoon yanında hatta belki de onu yerine seri üretime yeni geçmiş, 200 km menzilli milli gemisavar füze Atmaca’yı kullanacak. (Harpoon’un havadan atılan versiyonu Slam-ER füzesini de F-16’larımız kullanıyor). MİLDEN diğer bir yönü ile de belki de hiç ithal malı torpido kullanmayacak. Çünkü milli ağır torpido AKYA, MİLDEN hizmete girinceye kadar çoktan seri üretime geçmiş olacak. Ayrıca geliştirme süreci biten ve üretime başlanan milli torpido aldatma/karıştırma sistemi Zargana da bu denizaltıya entegre edilecek.

Diğer bir stratejik kabiliyet ise Gezgin seyir füzesi olacak. Daha önce bahsettiğim nükleer güçle çalışan güdümlü füze (seyir füzesi) denizaltıları (SSGN) gibi, MİLDEN’in de Tomahawk muadili olarak geliştirilen ve henüz test atışları başlamamış milli uzun menzilli seyir füzesi Gezgin kullanabilecek. Özellikle Türk Donanmasının kara hedeflerine etki etmek için baş topundan başla silah sistemi olmadığı düşünüldüğünde bu çok stratejik bir kabiliyet olacak. Düşman kıyısına 1000+ km mesafedeki denizaltımızdan fırlatılan Gezgin füzemizin bir komuta merkezi veya radar istasyonuna isabet ettiğini düşündüğümüzde ne demek istediğim anlaşılır.

Bugün dünyada kıyısının 1000+ km ilerisine kadar A2/AD (Geçişe Kapatma/Alan Hâkimiyeti veya Girişi Engelleme/Bölgeye Hapsetme) uygulayabilen veya su altında %100 emniyeti sağlayan ülke var mıdır, bilemiyorum. Belki ABD ve Çin donanması olabilir ama onların A2/AD uygulaması da ancak su üstü ve hava unsurları açısından %100 olabilir. AIP sistemli denizaltılar karşısında %100 tam kaplama yapması çok zordur.

Kara hedeflerine yönelik taarruz hususunda ayrıca ilave bir bilgi vermek isterim: ROKETSAN’ın imal ettiği ve envanterdeki bazı topçu roketlerinin ve balistik füzelerin gemi güvertesinden ateşlenmesi için lançer uygulamaları üzerine çalışmalar başlamıştır. Yakında Çin ve İsrail örneğinde olduğu gibi, firkateynlerimizde veya TCG Bayraktar gibi geniş güverteli gemilerimizde bu uygulamaları görebiliriz.

MİLDEN’deki diğer bir yenilik ise Alman yapımı ve denizaltılardan hava hedeflerine ateşlenebilen yegâne füze sistemi olan IDAS füzesinin tedarik edilmesi düşüncesidir. Bir ara, ortak geliştirilmesi de düşünülüyordu (Tabi ki NATO ve Almanya ile ilerde aramız daha fazla bozulmaz ise). IDAS kabiliyeti de olağanüstü bir kabiliyet olacaktır. Sub-Harpoon veya Atmaca gibi yüzeye çıkınca roket motorunu ateşleyen hava savunma füzesi tıpkı Bozdoğan hava-hava füzemiz gibi IIR (Kızılötesi görüntüleme) güdüm sistemine sahiptir. Bu şekli ile denizaltıları avlamak için aktif sonar daldırmış bekleyen ASW helikopteri daha ne olduğunu anlamadan sudan çıkıp üzerine gelen füzeyi görünce yapacağı fazla bir şey kalmamış olabilir.

MİLDEN için AIP sistemi tedariki kapsamında açılan ihalenin 400 KW’ya kadar güç üreten bir sistem olması düşünülüyor ve sistemi üretmek için talip olan firmalarımızın katıldığı ihalenin 2020 yılı içinde sonuçlanması bekleniyor. Buna Reis sınıfında kullanılan Alman malı hidrojen yakıt hücresi teknolojisinin milli imkanlarla üretilmesi hususunun da dahil olacağı tahmin edilmektedir. Çünkü “AIP Refuel” denen olay yani denizaltı liman yaptığında sıvı oksijen ve hidrojen yakıt hücrelerinin yeniden doldurulmasının bedeli 150.000 USD civarında olduğu söyleniyor. Bu maliyetin düşürülmesi için bunun da yerli üretim olması lazım ki dediğim gibi yerli üretim ihalesi açılacak.

Türk Deniz Kuvvetleri denizaltı filosunun Akdeniz’deki gücüne gelince, yeni yapılacak Reis sınıfı altı adet denizaltı ve gelecekteki MİLDEN’ler hizmete girdiğinde servis dışı kalacak olan Ay sınıfı denizaltılar olacaktır. Ancak şu an ki durumu ile bile, Türk Deniz K. denizaltı filosu Akdeniz’in en büyük denizaltı filosudur. Sub-Harpoon kabiliyetli Preveze ve sadece torpido kabiliyetli daha eski olan Ay sınıfı denizaltılarımızdan oluşan filonun tamamı 12 adettir. Bizi, 10 adet ile Fransız donanması izlese de tamamı nükleer güçlü SSN ve SSBN’lerden oluştuğu için Fransız denizaltı filosuna sayı üstünlüğümüz olsa bile kıyas etmek taktir edersiniz ki mantıksız olacaktır. Diğer yandan Soğuk Savaş sırasında Türk Denizaltı Filosu uzun yıllar 18 adet denizaltı ile nicelik olarak Akdeniz’de birinci, dünyada da sayılı filolardan biri idi. Reis ve MİLDEN sayesinde eski ihtişamına geri dönecektir.

REİS SINIFI DENİZALTILARIN TEKNİK ÖZELLİKLERİ

Yeni Tip Denizaltı Projesi (YTDP) kapsamında HBT/AIP Sistemli (Havadan Bağımsız Tahrik/Air Independent Propulsion) denizaltıları Türkiye’de “Reis” Sınıfı olarak üretilecek. Bu denizaltılarda NATO menşeili torpidolar yanında milli ağır sınıf torpido AKYA da kullanabilecek. Denizaltılarda dördü UGM-84A Sub-Harpoon Blok II gemisavar füzesi ateşleme kabiliyetine sahip 8 adet 533mm’lik (Mk48 ADCAP Mod6 AT) torpido kovanı mevcuttur Seri üretimine başlanan Atmaca milli gemisavar füzemizin denizaltı versiyonu geliştirildiğinde onu da kullanacaktır.

Reis sınıfı denizaltıların teknik özellikleri ise şöyledir:

-Uzunluk: 67,6 m

-Yükseklik: 13,1 m (Periskop hariç)

-Tekne dış çapı: 6,3 m

-Azami hız: 20+kt (Dalmış durumda), 10+ kt (Satıhta), 6+ kt (AIP ile seyir yaparken)

-Azami menzili: 12.000 deniz mili (Satıhta 6 kt sürat ile), 420 deniz mili (Dalmış durumda 8 kt sürat ile), 1248 deniz mili (AIP devrede iken, 4 kt sürat ile)

-Mürettebat: 5’i subay olmak üzere 27 kişi

-Görev süresi: 84 gün

-Sualtında şnorkel çıkarmadan kalma süresi: 3 hafta (ilave gün olabilir)

-Su üstü deplasman: 1.845 ton

-Su altı (dalmış halde) deplasman: 2.013 ton

-Azami operasyon derinliği: 250 m

-Test derinliği: 400 m

-Gövde: Ferromanyetik çelik, HY-100 ve HY-80

-Dizel Makina: 2 adet MTU 16V-396 (3,96 MW)

-Jeneratör: 2 adet Piller Ntb56.40-10 (0.97 MW)

-Ana Elektrik Motoru: 1 adet Siemens Permasin (2,85 MW)

-Batarya Grubu: 648 adet (2 adet 324 Exide Technologies ürünü sodyum sülfür) batarya

-Yakıt Hücresi: Siemens 2 adet BZM 120 (120 kW) Polimer Electrolite Membrane (PEM) Hydrogene Fuel Cell teknolojisi

-Pervane: 7 kanatlı, skewback, sessiz, tek pervane

https://twitter.com/hkilichsword

[email protected]