Türkiye’nin yeni İHA’sı “Aksungur” geçen hafta ilk (medyatik) uçuşunu gerçekleştirdi. Aslında mühimmat taşıyan yani silahlı olan yeni insansız hava aracımız MALE sınıfı bir SİHA olarak tanımlanıyor. Şu an envanterdeki ANKA, Bayraktara TB-2, Vestel Karayel ve Heron’dan en önemli farkı çift motorlu olması.

Yeni SİHA Aksungur önce ANKA-2 olarak tanımlanmıştı. Proje ürüne dönüşünce Aksungur ismi verildi. Görev irtifası 25.000 ft (8,202 m) olan Aksungur gerektiğinde 40.000 ft (13,123m) irtifada da görev yapabilecek. Bu sebeple MALE sınıfında.

Üstelik diğer üç SİHA’dan kat kat fazla yani 750 kg. Faydalı yük ve mühimmat taşıyacak. Bu avantajı ile terörle mücadele operasyonlarının yanı sıra taktik bir SİHA olarak konvansiyonel savaşta yakın hava desteği veya bir nevi silahlı kesif görevlerini icra edebilecek. Neden? Çünkü çift motor, çünkü uzun süre havada kalıyor, çünkü yeterli irtifaya tırmanabiliyor ve 750 kg gibi küçümsenmeyecek bir kapasitesi var.

Aksungur ANKA’yı da üreten TUSAŞ tarafından üretildi ve geçen haftaki uçuşunca 4 saatten fazla havada kaldı. 24 saat kalabilecek kapasitede ve motorları da yerli üretim. ANKA-S PD-155 dizel motoru ile uçarken, Aksungur TUSAŞ’ın Eskişehir’deki F-16 motorlarını ve daha yüzlerce motor parçası üreten ve ihraç eden diğer firması TEI tarafından yapılan PD-170 motoru ile havalandı. 170 BB gücündeki motordan iki tane taşıyan SİHA’nın bu güçlü motorlar ile SİHA/İHA pazarında ciddi yer edineceği tahmin ediliyor. Ayrıca şunu da belirteyim ki gelecek sene uçuşunu beklediğimiz Bayraktar firmasının yeni SİHA’sı Akıncı’da da bu PD-170 motoru kullanılacak. Akıncı’nın irtifa ve faydalı yük kapasitesinin Aksungur’un üzerinde olacağı söylenmekte.

Şu an envanterinde 100’ün çok üzerinde İHA/SİHA barındıran Türkiye, İngiltere’nin önünde Avrupa’da en fazla platforma sahip insansız hava aracı filosu olan ülke. Dolayısı ile ANKA-B/S/I ve TB-2’ye ki ikisi de çok çok başarılı, sahip olan TSK (Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma ve MİT’i de katarsak Türkiye demek daha doğru) Aksungur ve Akıncı’nın katılımı ile 4 ayrı milli üretim platform ile hem de ayrı ayrı kabiliyetleri ve servis tavanları ile çok daha güçlü bir insansız hava aracı filosuna sahip olacak.

Akıncı’nın MK-84 yani en ağır bombalardan birini dahi atacağı söylendiğine göre F-16 ve F-4E uçaklarımızın yükü dolayısı ile pilotların ve bakım ekibinin yükü çok azıldığı gibi çok ciddi bir fayda/maliyet veya savaşın/harekatın sürdürülebilir maliyetinin ideal seviyeye geleceğini söyleyebiliriz.

Fotoğraflarından gördüğüm kadarı ile ANKA-S gövdesinin hemen hemen aynısına yeni kanat motor ve kuyruk takılmış hali olan Aksungur, burnundaki şişman kısmına bakıldığında ANKA-S gibi uydu iletişim cihazı taşıyor gibi. Dolayısı ile sınırlarımızın yüzlerce kilometre ilerisinde ANKA-S gibi uydu ile kontrol edilecek. Yani klasik İHA gibi radyo frekansı ile yer kontrol ve aktarma üniteleri ile değil.

Bu yeni SİHA Aksungur ve geliştirme aşamasındaki Akıncı’nın en güzel tarafı yüksek irtifaya çıkmaları veya silahlı olmalı değil. Esas avantajları ihracat kısıtlarının olmaması ve milli mühimmat kullanmaları daha doğrusu kullanabilecekleri milli mühimmatların olması.

Bilindiği gibi deniz kuvvetlerinde, Jandarma’ya, Polis teşkilatından MİT’e kadar çeşitli kurumlara teslim edilen milli SİHA/İHA’lar ihraç da edilmeye başlandı. Türkiye askeri havacılık yani savaş uçağı ve diğer büyük askeri uçaklar üretimi konusunda emekleme aşamasında olsa da İHA-SİHA konusunda şimdiden dünyada bir yer edinmiş durumdayız. Tıpkı Atak Savaş helikopteri, Hürkuş Eğitim uçağı vb.

Örneğin MAM-L/C, Bozok vb. mühimmatlar ile teröre göz açtırmazken CATS optik termal gözetleme cihazı, SAR (sentetik açıklıklı radar) gibi modern teknolojileri yerli imkanlarla üretip İHA’lar üzerinde kullanmaya başladı. ANKA-S gibi uydu kontrollü olanlardan, ANKA-I gibi sinyal istihbaratı amaçlı MİT için özel yapılanlara, deniz kuvvetlerinden Emniyet Genel Müdürlüğü’ne teslim edilen TB-2’lere kadar çok çeşitli İHA’larımız var artık. Ayrıca hepinizin bildiği üzere TB-2 Katar ve yakın zamanda Ukrayna’ya ihraç edildi.

Son olarak Aksungur’un ciddi bir ihracat şansı olacağını tahmin ettiğimi ve faydalı yük kapasitesi ile harekât ortamında mevcut SİHA’larımızın 2-3 tanesinin yapacağı işi yapacağını söyleyebilirim. Bu iki proje Aksungur ve Akıncı seri üretime geçtiğinde gözümüzü jet motorlu yani turbofan motorlu drone’lara dikeceğiz. HALE sınıfı turbofan motorlu stratejik İHA’ları ülkemiz göklerinde görmek ümidi ile.

[email protected]

https://twitter.com/hkilichsword