banner10

Som seyir füzesi ve yeni gelişmeler

Geçen hafta TÜBİTAK-SAGE sayfasında SOM seyir füzesini anlatan kısmında bir güncelleme dikkatimi çekti. Aynen şöyle yazıyordu: “SOM-A ve SOM-B1 füzeleri, 2011 yılından itibaren TSK envanterinde yer almaktadır. SOM-B2 ve su üstü hareketli hedef vurma yeteneğine sahip SOM-C1 ve SOM-C2 varyantlarının geliştirme çalışmaları devam etmektedir.

Yani seyir füzemiz SOM füzesinin A, B1, B2 ve J modelinden sonra C1 ve C2 versiyonları da üretilecek ve bu versiyonlar su üstü hareketli hedef vurma kabiliyetine sahip olacakmış. Diğer gözüme çarpan bir yenilik de SOM-J için ağ merkezli harp kabiliyeti ve NATO UAI (NATO Universal Armament Interface/ NATO uluslararası-Evrensel Silah sistemleri ara yüzü uyumu) uyum kabiliyeti. Bu şu demek: ileride hangi NATO ülkesine satılırsa satılsın ve hangi uçağa entegre edilirse edilsin, füzenin beynindeki yazılım ile uçağın silah sistem yazılımı uyumlu olacak ve sorun çıkmayacak. Yani bu konundaki NATO standardına uyumlu olacak.

(İsrail Delilah seyir füzesi yine seyir füzelerine karşı etkili olan Pantris hava savunma bataryasını vururken. İki gün önce meydana gelen olayda Rus yapımı sistemi Suriye Ordusu kullanıyordu.)

Daha iki gün önce İsrail’in Suriye’deki Suriye ve İran hedeflerine karşı Delilah seyir füzeleri ve diğer başka akıllı mühimmat ile yaptığı saldırıları hepiniz seyretmiş olmalısınız. Özellikle Rus yapımı Pantsir alçak/orta irtifa hava savunma füze bataryasının seyir füzesi ile vurulurken Pantsir füzelerinin sıra dışı hareket ederek (muhtemel elektronik karıştırmaya maruz kaldılar) kendi imha sistemini çalıştırarak iki füzenin havada kendini imha edişini görmüşsünüzdür. Bu işin bir yanı. Genelde S-400 bataryalarının etrafında da koruma amaçlı bulunan Pantsir sisteminin seyir füzesi ile vurulması ve diğer çok sayıda İran ve Suriye hedefinin seyir füzeleri ile vurulması, seyir füzelerinin hava savunma sistemleri karşısında her zaman olduğu gibi bir sıfır önde olduğunun göstergesi. Aylar önce ABD, İngiliz ve Fransız gemi ve uçaklarından ateşlenen çok sayıda seyir füzesinin Suriye’de çok sayıda hedefi vururken Rusya’nın iddiasındaki gibi %70’ini önlenmek bir yana %70’in çok çok üzerinde hedeflerine vardığını hatırlatırım.

KÖRFEZ SAVAŞLARINDAN BERİ

Demek istiyorum ki, Körfez Savaşları’ndan beridir sık sık gördüğümüz gibi seyir füzeleri çok etkili bir (konvansiyonel başlıklı olsa dahi) derin darbe silahı veya taktik oyun değiştiriciler. Nükleer başlık takılan çok büyük modelleri de var. Fakat sadece konvansiyonel başlıklı bile olsa örneğin F-35 için özel ürettiğimiz SOM füzesinin F-35 uyumlu modeli SOM-J ile yakında sahip olacağımız kendisi de ağ merkezli harp ve derin darbe uçağı olan F-35 ikilisi, taktik bir güç çarpanı olsalar da bana göre SOM-J/F-35 ikilisi stratejik silah platformudur.

(SOM füzesi Konya atış sahasında test amaçlı olarak eski bir otobüsü tam isabet ile vururken.)

EN BAŞARILI OLDUĞUMUZ ALANLARDAN BİRİ

Hava kuvvetlerimizin hali hazırda 2011’den beri kullandığı SOM versiyonları ise şu an bu görevi yapıyor ve yukarıda bahsettiğim İsrail füzesinden eksiği yok. Dolayısı ile aynı görevleri rahatlıkla yapacak kabiliyette. Zaten balistik füzeler, ATGM, SAM gibi füze türlerinde henüz dünyanın en ileri ülkeleri ile rekabet edecek duruma gelemesek de SOM ile orta menzil sınıfındaki seyir füzesinde hiçbir ülkeden muadilini almaya ihtiyaç duymayacak şekilde TSK’nın harekât isterlerini yerine getirebiliyoruz ve rekabet ediyoruz. Bu bağlamda teknolojik olarak SOM en başarılı olduğumuz yerli savunma sanayi ürünlerinden biri.

(Henüz F-35’den SOM ateşlenmedi ama uyum çalışaları devam ediyor. Üstte solda SOM mokapı (birebir maketi) F-35 gövde içinde test edilirken.)

Şimdi kısaca SOM füzesini anlatmak istiyorum. 2006 yılında TÜBİTAK SAGE ana yükleniciliğinde başlanan projenin test aşamasında 1. Hava İkmal Bakım Merkezi (1. HİBM) Komutanlığı destek vermiş ve uçuş testlerinden sonra 2013 yılında üretime başlanmıştır. TÜBİTAK-SAGE tarafından geliştirilmiş SOM’un seri üretimi ise o tarihten beri ROKETSAN tarafından üretilmektedir. (Bugüne kadar kaç SOM üretildiği açık kaynaklarda yazsa da ben bu bilgilere itimat etmiyorum, kaldı ki %100 tutmuş olsa bile envanter sayısının stratejik bilgi olduğuna inanıyorum). Proje daha sonra tüm hakları ile SSM’ye (SSB) devredilmiştir. Halen Roketsan tarafından üretim, TÜBİTAK-SAGE tarafından ise C1/C2 versiyonlarının geliştirilmesine devam edilmektedir.

SOM füzesi her türlü hedefe karşı 250 + km menzil içinde F-4E 2020 ve F-16 uçakları tarafından bırakılabilecek bir füze olup F-35’in gövde içi silah bölmesine sığması için kanatları katlanmış ve gövdesinde revizyon yapılmış model aynı zamanda bir anti-ship (gemisavar) füzedir. Ne kadar önemli olduğunu örnekle anlatmak için yukarıda dünkü İsrail saldırısı örneğini verdim. Diğer teknik özelliklerini ROKETSAN ve TÜBİTAK-SAGE resmi sitelerinde değişik zamanlarda yayınlanan bilgilerden yararlanarak oluşturduğum tabloda görebilirsiniz. Harp başlığı türleri ve güdüm sistemlerine de dikkat ederseniz milli zırh delici harp başlığı uygulanmış modellerden çeşitli güdüm sistemleri barındıran modellere kadar çeşitli versiyonalar var.

Milli imkanlarla geliştirilen füzenin turbojet motoru şu ana kadar Fransa’dan ithal ediliyordu. Ancak KALE ARGE KTJ-3200 adında bir turbojet motor yaptı ve bu motorun 2019 yılı içinde seri üretime geçmesi planlanıyor. Şu ana kadar başarılı testler yaptı ve devam ediyor. Bu motorda yıl içinde servise girince tamamen yerli olacak ve en önemlisi MTCR (Füze teknolojisi kontrol rejimi) anlaşmasına muhalefet edemediğimiz için 300 km’nin altında menzilli üretmek zorunda kaldığımız füze kendi motorumuz ile belki 1,5-2 kata yakın menzil artışı sağlayacak. Tabi daha büyük bir gövde ile. Bu açıdan SOM-J için olmasa da F-4E ve F-16’da kullanılacak modeller için olabilir. Zaten füze menzilin daha fazla olduğunu yazan açık kaynaklar olsa da bu hassas konuda yorum yapmak istemiyorum.

Bu arada geçen hafta yine Gaste24’deki köşe yazımda bahsettiğim milli ağ merkezli harp projesi KEMENT ile SOM uyumlu. Hatta KEMENT’in ana varlık sebeplerinden ve SOM ile laboratuvar testleri yapıldı. Bu şu demek: F-16, SOM füzesini ateşlediğinde son anda gelen bir hedef görüntüsünü KEMENT sayesinde alınca yine SOM’da ki mevcut veri bağı yeteneği ve hedef güncelleme kabiliyeti ile bağlantı kurup başka bir hedefe yönlendirebilecek.



Azerbaycan satışı ile ihracat başarısı da yakalayan milli seyir füzemiz SOM arazi takip, deniz yüzeyinde Sea Skimming (yalama uçuşu) ve tablodaki güdüm sistemlerine ilave Kızılötesi Görüntülemeli Arayıcı Başlık, Otomatik Hedef Algılama, Ağ Destekli Mühimmat (Harp) Kabiliyetine sahip.

SOM-A ve sonraki versiyon SOM-B1 füzesi SOM-A gibi yumuşak hedeflere taarruz için tasarlanmış olup SOM-A füzesinden farklı olarak kızılötesi görüntüleyici arayıcıya sahip.

SOM-B2 füzesi ise sert beton hedeflerde etkinlik sağlamak amacıyla geliştirilmiş ve bu nedenle, SOM-B2 füzesi diğerlerinden farklı olarak ön delici ve ana deliciden oluşan Ardışık Delici Harp Başlığı’na sahip.

SOM-J ise F-35’in dahili silah istasyonuna uyumlu olarak geliştirilmiş bir versiyon olup yoğun bir şekilde korunan hareketli su üstü ve sabit kara hedeflerine taarruz yeteneğine sahiptir.

En başta belirttiğim gibi yeni SOM-C1 ve C2 modelleri ise su üstü hareketli hedef vurma yeteneğine sahip olacaklar.

https://twitter.com/hkilichsword

Hakankilic.hsword@gmail.com

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mahmut Yüksel
Mahmut Yüksel - 5 ay Önce

Elinize sağlık..

Mete Turan
Mete Turan - 5 ay Önce

Bilgi için sag olasiniz Hakan bey.

banner8

banner19

banner6

banner17