SSB Başkanı Prof.Dr.İsmail Demir, Antalya’da düzenlenen “Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı-2021”de gazetecilerle bir araya geldi ve güncel konulara ilişkin son gelişmeler konusunda çeşitli açıklamalar yaptı.

Bugün sizlere bu açıklamaları kısa kısa aktarıp bazılarını yine kısa kısa yorumlayacağım:

ATMACA GEMİSAVAR FÜZESİ

ATMACA gemisavar füzesinin teslimatına başlandığını açıkladı. Dolayısı ile deniz kuvvetlerinde ithal gemisavar füze siparişi süreci kapanmıştır diyebiliriz. Büyük ihtimal ile artık Harpoon veya başka bir gemisavar füze alımı görmeyeceğiz. Ada sınıfı korvetler, mevcut muharip filodaki firkateynlerin bazıları, yeni inşa edilen İ sınıfı (İstif) fırkateyler ve gelecekte üretilecek hava savunma muhribi TF-2000’lerde ATMACA gemissavar füzeleri, gemileri suüstü harbinin ana silah sistemi olacak.

S-400

Anlaşmanın iki aşamadan oluştuğunu, ilk aşamasının tamamlandığını ve teslim alındığını (2 bataryadan oluşan 1 filo S-400’ü kast ediliyor), ikinci aşaması için (yani toplam bedeli 2,5 milyon USD’ye tamamlanacak olursa) ortak üretim ve teknoloji transferi konusunda görüşme ve çalışmaların devam ettiğini, ancak bu konuda kamuoyu ile bilgi paylaşılmaması hususunda Rusya ile mutabakata vardıklarını açıkladı. “Bu süreçte ketum olacağız.” dedi. Bu konu neticesinde sistemler üretilirse her bir sistemi ancak ürettikten sonra kamuoyuna duyuracaklarını vurguladı.

SAMP-T

EUROSAM SAMP-T Aster füzesi konusunda bir tanımlama aşamasının bittiğini imza aşamasına geçileceğini söyledi. Ancak pandemi nedeni ile iki yıldır çok fazla ilerleme kaydedilemediğini söyledi. Daha önceki aylarda Cumhurbaşkanı Erdoğan da Marcon ile görüştüğünü SAMP-T konusundaki vetosunu kaldırdığını ve yakında ilerleme kaydedileceğini söylemişti. Yani sorun sadece Covid-19 salgını değil, Fransa’nın, Türkiye’ni Suriye’nin kuzeyine yaptığı harekatlara verdiği tepkiden dolayı Türk-İtalyan-Fransız ortaklığını sabote etmesi idi ki İtalya’nın uzun süredir Fransa’ya baskı yaptığını da biliyoruz. Sonuçta para kazanmak isteyen İtalyanların PKK/PYD terör örgütüne bakışı Fransa’dan biraz daha farklı.

İsmail Demir “SAMP/T konusunda bir tanımlama çalışması başlatmıştık. O çalışma, aslında pratik olarak bitti ve belirli imzalar atılması gerekiyor. Bu, salgının da etkisiyle üç ülkeli bir plan olduğu için çok hızlı bir ilerleme olmadı ama dediğim gibi tanımlama aşaması bitti. Birkaç detay imzamız var, ondan sonrasında yine daha önceki konuştuğumuz çerçevede görüşüp, planlayacağız.” şeklinde ayrıntı vermeden bir açıklama yaptı. Tanımlama çalışması dediği ise yine kendisinin geçmiş yıllarda yaptığı açıklamalardan edindiğimi bilgilere göre üç ülke de Aster-30 üzerinden geliştirilecek ortak füze için kendi isterlerini düzenleyerek teklif oluşturacak ve ortak görüşmeler sonucu mutabakata varılacak ve başlanacaktı.

CAATSA/YENİ F-16 BLOK70 TEDARİK SÜRECİ

Basın toplantısında, S-400 alımı sebebi ile SSB, ABD’nin CAATSA yaptırımları kapsamına girdiği için 40 adet yeni F-16Blok70 ve 80 adet Blok70 modernizasyon kiti talep ve görüşmelerinin MSB üzerinden yürütüldüğü şeklinde bilgi verildi.

AKYA EĞİTİM ve GERÇEK TORPİDOSU

AKYA Eğitim Torpidosunun hazır olduğunu gerçek torpidoların ise 2022 yılı içinde Türk Dz.K.’ne teslim edileceğini açıkladı.

HİSAR O+:

HİSAR O+ orta irtifa hava savunma füze sisteminin teslime hazır olduğunu söyledi. “İmalatçı açısından her şey hazır. İstesek bu yıl sonuna kadar teslim edebilecek noktadayız. Ancak kullanıcı testleri devam ediyor. Bu nedenle belki de çok kısa süre daha bekleyip, yeni yılın erken dönemlerinde envantere girdiğini görebiliriz.” dedi. Ayrıca bunu öncesinde SİPER’in ön bir projesi ve arkasından gerçek SİPER gelecek dedi. Ön proje ile sanırım geçende tanıtılan HİSAR RF’nin booster motor takılmış hali olan SİPER Blok1’i kast etti. Sonrasında ise gerçek SİPER U’nun geleceğini müjdeledi ama bunun için tarih vermedi.

SİHA’LAR ve UKRAYNA

“Dünyada bu süreçler ‘biten işler’ üzerinden ilerler.” dedikten sonra da “Bu alanda çok fazla algı ya da spekülasyon amacı taşıyan haberler de görüyoruz. Bugüne kadar netleşmeden hiçbir şeyi konuşmadık, konuşmayacağız.” dedi. Her iki ülkenin de geçmişte imza attığı anlaşmaların gereğini yaptığını söyledi (İlk yapılan anlaşma çok kapsamlı, gemi, SİHA, fabrika vb.) ve 24 adet yeniden alım siparişinin doğru olmadığını daha önceki alım anlaşmasına ilişkin teslimatların devam ettiğini, ancak ilk yapılan anlaşmanın gereği olarak Ukrayna’ya SİHA konusunda fabrika ve modernizasyon merkezi kurulduğunun bunun devam ettiğini açıkladı.

BAE

“Savunma sanayiinde potansiyel olarak büyük bir iş birliği oluşturabiliriz.” dedi ve iki ülke arasındaki kriz dönemlerinde dahi bir şekilde ilişkilerin sürdüğünü hatırlatarak: “Türkiye’nin savunma sanayiinde geldiği konum onların da ilgisi çekiyor. Biz sektör olarak politik süreç iyi değilken de BAE ile dirsek temasımızı kesmedik. Bugün gelişen ilişkilerle daha farklı bir süreç bekliyoruz. Ciddi ölçüde ihracat yapabileceğimiz bir yer BAE. Ancak konuşmak için henüz çok erken” dedi. (BAE’ni envanterinde CAS-Yakın hava desteği amaçlı AT-802U tipi uçaklar geçmişte ROKETSAN Cirit hafif lazer güdümlü füzesi kanat altı lançerleri ile donatıldı. Dolayısı ile ilişkiler kötüyken bile bu uçaklarda kullanılmak üzere BAE yeni Cirit mühimmatı almıştı.)

YANGIN SÖNDÜRME UÇAK ALIM VE KİRALAMA İHALELERİ

SSB’nin Orman Bakanlığı ile ortak çalışma yaptığını ve hem kalıcı bir filo kurulacağını hem de kiralama yoluna gidileceğini, süreci ilgili bakanlıklarla birlikte SSB’nin yürüteceğini söyledi.

MMU

MMU için GE F100 GE129 motorlarından ABD’ye 5 adet sipariş edilmişti. Bu motorların tedarikinde herhangi bir sorun yok. Ancak gelecek için milli turbofan motor geliştirilmesi için de teklife çağrı dosyalarının verildiğini söyledi.

“Milli Muharip Uçak için üretime F-110 Motoru ile başlayacağız ve ilk uçağımızı onunla çıkaracağız dedik, bu konuda bir değişiklik yok. Motor tedariki konusunda da an itibarıyla bir sıkıntımız yok. Bizim yayınladığımız teklife çağrı dokümanı (TÇD) da MMU’nun yerli motoru için. Aslında Türkiye’de yerli motoru içeren bir doküman. Tabii bu TÇD, klasik teklife çağrı dokümanlarından biraz farklı olacak. Bu TÇD, Türkiye’nin milli jet motoru yolculuğunda muhtemel oyunculara yayımlandı ve onların bir araya gelip bu teklifi tekrar gözden geçirmeleri ve yerli motor üretimi ile ilgili bir yol haritası oluşturup, Türkiye’deki mevcut bütün kabiliyetlerin masada olduğu bir yol haritasında hep beraber el ele yürüme stratejisini oluşturmalarını amaçlıyor. Türkiye’nin bu konuda çok derin bir geçmişi yok, bu konuda tecrübeli mühendisimiz ve tasarımcımız çok fazla yok. Bu sebeple üç dört parçaya bölmek gibi bir lüksümüz olmadığı için onları birleştirip bir arada koordineli şekilde çalıştırmamız gerekiyor. İmalat kabiliyetlerimiz var, TEI çok önemli imalat kabiliyetlerini sergiledi daha da ileri malzeme araştırmaları ve imalat teknikleri çalışılıyor ama bahsettiğimiz TÇD, milli motor geliştirme sürecimizin yeni bir adımı.” dedi. Oluşturulacak veya oluşturulan konsorsiyumdan kasıt TR MOTOR, TEI ve KALE Grup olabilir. Çünkü Türkiye’de uçak/füze motoru turbojet/turbofan motor yapabilecek bu üç firma var. Bunlarla ortak bir yol haritası çıkarılıp bu şekilde devam edilmesi öngörülüyor olabilir.

TCG ANADOLU ÇOK MAKSATLI HAVUZLU ÇIKARMA GEMİSİ

TCG ANAOLU için ise: “2022’nin erken zamanlarında teslim edilmesi için çalışıyoruz. Belki de geminin bazı detay donanımlarını hizmete girdikten sonra ekleme yoluna gidebiliriz. Ayrıca sizlerin de bildiği üzere bu gemiye SİHA-İHA konuşlanması meselesi de var. Bunun için de çalışmalar devam ediyor. Belki de önce gemiyi orijinal konseptte teslim edip, gemiye konuşlanmasını düşündüğümüz Bayraktar TB-3 projesi olgunlaşınca ilgili değişikliği yapabiliriz.” dedi.

YÜKSEK USD KURU İLE İLGİLİ OLARAK

Bir soru üzerine “yüksek kur” ve bu durumun savunma sanayii sektörüne muhtemel yansımaları konusunda: “Döviz konusuna biz hazırlıklıydık…Firmalarımızla aldığımız tekliflerde mecburi olarak döviz bazlı alımlarını döviz cinsiyle yazmalarını geri kalanları da TL olarak yazmalarını istedik. Amacımız; o projelerde döviz kısımlarını görüp ilgili kalemlere yerlileştirmede hız vermekti. Biz, zaruri kalemlerde dövizle alıma gidiyoruz. Bu süreçte döviz endeksli artışın yerli üretimi tetikleyeceğini düşünüyorum. Mecburen dövizle aldığımız ürünlerle ilgili gider kısmını da göğüsleyecek kapasiteye sahibiz…” dedi.

ALTAY TANKI

Altay tankı projesi konusunda da: “Salgının da etkisi ile Güney Kore tarafında epey bir yavaşlama olmuştu. Dışişleri Bakanımızın ziyareti esnasında bu konu, tekrar net bir şekilde gündeme getirildi. Bir ihraç izni imzalandı. Akabinde ise mutabakat zaptı imzası söz konusu. Kore’deki muhatabımız ile görüşmelerimiz oldu. Onların da alt seviyede bürokratik bazı işlemleri var. Onlar da tamamlandıktan sonra bir imzaya gelecek ve kendileriyle de Şubat ayında bir yüz yüze planladık. O konuda Kore makamlarından, geçiş dönemindeki durgunluğun aşıldığı ve üst düzeyde inisiyatif kullanılarak meselenin tekrar rayına sokulacağı ile ilgili bir geribildirim aldık. Motor ve transmisyonu, güç grubu olarak adlandırıyoruz. Türkiye’deki yetkinlikler sebebiyle de transmisyonun biraz daha zor olduğunu sürekli belirttik. Ama 1000 beygir grubundaki milli güç grubumuzun hemen motoru hem de transmisyonu testlere başladı. Şu anda testleri devam ediyor. İkinci grup 1500 beygir sınıfındaki güç grubunda da motor zaten testler kapsamında çalışıyor. Orada da transmisyon entegrasyonu aşamasına gelindi. İkinci grubun da entegre olarak çalışmasını, birkaç ay sonra göreceğiz. Tabii bu test faaliyetlerinin de çok kısa sürmediği malum.” dedi. Bilindiği üzere Altay tankının güç grubu yani motor ve şanzımanla ilgili mutabakat imzalanacak. Koreli heyetin Şubat ayında Ankara’ya gelmesi bekleniyor. Bir taraftan da kendi güç grubumuz için çalışmalar devam edecek.

DİKEY ATIM SİSTEMİ

Milli Dikey Atım Sistemi (VLS lançeri) için ise “İSTİF Sınıfı Firkateyn hazır olduğunda, o da hazır olacak diyoruz. Sistem, kendi sürecinde başarılı olarak gidiyor. Bu sistemden milli füzeler fırlatılacak. Çalışmalar yapılırken donanmanın seyir halindeki gemilerinde aksama olmaması için planlamalarda özen gösteriliyor.” dedi. Ayrıca VLS lançerine ileride entegre edilecek füzenin SİPER olacağını da belirtti.

MİLLİ RAMJET MOTORLU FÜZE

Ramjet motor konusunda da: “Hem TÜBİTAK SAGE hem de ROKETSAN koordineli çalışıyor. İlk test gerçekleştiğinde söz konusu müjde kamuoyuna duyurulacak” dedi. Malum ramjet motor ilk planda GÖKHAN uzun menzilli hava-hava füzesi projesi için geliştiriliyor.

ÜRÜNLERİMİZİN İTHAL GİRDİSİNİN SIFIR OLMASI GİBİ BİR HEDEFİMİZ DE YOK, ÇOK DA MANTIKLI DEĞİL

Ayrıca iki gün süren konferans sırasında Prof.İsmail Demir başka bir açıklamasında (Anadolu Ajansı): “Savunma sanayisi ürünlerimizin kilogram başına ihracatı birkaç bin doların üzerinde. Kilogram başına 3 bin dolar ihracat rakamı olan bir ürünümüzün ithal girdisinin birkaç 100 dolarda kaldığını görmek memnuniyet verici bir husus. Ürünlerimizin ithal girdisinin sıfır olması gibi bir hedefimiz de yok, çok da mantıklı değil. Önemli olan savunma sanayisinde yerlilik oranımızı ve kabiliyetimizi stratejik ürünler bazında yüzde 100'e çıkartmak.” dedi.

(Bu yazı basın toplantısına katılan aşağıdaki site ve gazetecilerin aktardıkları bilgilerden yararlanılarak yazılmıştır:

https://www.trthaber.com/haber/gundem/hisar-o-teslime-hazir-632929.html

https://www.savunmasanayist.com/altay-motor-icin-gozler-subat-ayinda/

https://tolgaozbek.com/savunma/mmu-motordan-sipere-altaydan-tcg-anadoluya/

https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/savunma-ve-havacilik-urunleriyle-turkiyenin-imaji-gucleniyor/2438461 )

Hakan KILIÇ

Savunma Analisti

@hkilichsword