F-35 konusuna ABD’de alınan kararlar, “S-400 aldığımız için F-35 teslimatlarında bir sorun olacak mı olamayacak mı?” soruları ve siyasi tartışmalar bir yana kaç tane veya kaç adet batarya alınacağı hala daha net değil. Kimse kusura bakmasın bunun sebebi ise resmi anlaşma yapılmasına rağmen ve kamuoyu önünde her gün tartışılmasına rağmen hala daha net açıklama yapılmaması. Yerli savunma sanayi projelerine ilişkin o kadar şey gizlenmeden açıklanırken kaç adet füze, batarya vb. alacağız net bir şekilde neden açıklanmıyor anlamakta zorlanıyorum.

Aslında S-400 hep böyle gizli kapaklı yürüdü sanki. Aldık, anlaştık şeklinde defalarca açıklama yapılmasına rağmen gördük ki nihai anlaşma yapılalı daha bir yıl olmadı. Neyse sonuçta anlaşıldı, kapora verildi, kredi alındı, ilk taksit ödendi ve hatta anlaşma Ruble üzerinde yapıldı yani USD transferi söz konusu olmadı ki bunun en büyük sebebi üretici firmanın ABD ambargosu altında olması ve ABD parasını ABD’ye rağmen onun istemediği bir firmaya gönderemeyeceğimiz idi.

Yani açıklamalara göre, ne kadar muhalif sesler yükselse de ben de inanıyorum ki 2019 yılı içinde ilk filo/tabur/sistem/bataryalar Türkiye’ye gelecek. Neden bu kadar “/” işareti koyduğumu birazdan anlayacaksınız.

Öncelikle ben yoğun ABD baskısına rağmen S-400 kararından geri dönüleceğini sanmıyorum ve dönülmemeli de. S-400 alınmasına teknik ve stratejik nedenlerden dolayı en başından şüphe ve endişe ile bakan belki de tek havacılık veya askeri/savunma sanayi vb. yazarı olsam da artık gelinen noktada alınmasını istiyorum. Çünkü arada yakılamayacak bir kapora, ilk taksit ve geçen zaman kaybı var. Yine buna rağmen çeşitli basılı dergi ve havacılık sayfalarında S-400 üzerine en geniş ve teknik makaleleri hem uzunluk hem olay bazında en çok yazan kişi olarak ve konuyu ta T-LORAMIDS ihalesi zamanından beri yakından takip eden biri olarak özetle etrafımızdaki konjonktürel gelişmelerin ışığında Türkiye’nin zaman kaybına daha fazla tahammülü kaldığını veya öyle düşünülmesi gerektiğini belirtmek isterim.

Bu yüzden bir an önce Yüksek İrtifa Hava Savunma Sistemimize yani S-400’e kavuşmayı umuyorum. Peki S-400, F-35’e mal olur mu? Kişisel tahminim hayır. ABD’nin blöf yaptığını düşünüyorum. Fakat en kötü senaryo gerçekleşir ise işte o zaman büyük bir hata yaptık demektir. Ancak bunu en baştan görebilir miydik sorusuna net cevap vermek zor. Çünkü ABD tarafı da iki yüzlü ve dengesiz tavırlar sergiledi. 2-3 yıldır S-400 alıyoruz, aldık diye bas bas bağırıyoruz ama sanki adamlar inanmıyormuş gibi hiç oralı olmadılar. Nihai anlaşma imzalandı, iki ülkenin devlet başkanları açıkladı hala ABD tarafından net veya sert bir ses yok. Şimdi füzelerin gelmesine aylar kala kıyamet koptu.

Ne oldu? Günaydın demezler mi adama? Yani ne değişti? Alacağız dedik, imzaladık dedik. Hiç kimse çıkıp F-35’i ileri sürmedi. Birkaç çatlak ses haricinde demeç veren olmadı. NATO Genel Sekreteri çıkıp “bu Türkiye’nin iç işidir” dediğinde kimse ses çıkarmadı. Şimdi ne değişti bunu da anlamakta çok güçlük çekiyorum.

Aslında yazacak, söyleyecek çok şey var ve daha önce de çok yazdığım için olayın bu tarafına girmeyeceğim. Dediğim gibi bir an önce gelmesini istiyorum. Ancak sosyal medyada gördüğüm saçma sapan tartışmalara ve yorumlardan sadece bir kısmına yani Rus uçağı alalım, NATO’dan çıkalım vb. saçmalıklara değil de F-35 ile S-400 arasında tercih yapmak zorunda kalırsak S-400’ü seçeriz tezini medyada da gördüğüm için kısaca cevaplamak istiyorum.

Rus veya ABD yanlısı olabilirsiniz ve tercihinizi bu yönde yapabilirsiniz. İkisini de tasvip etmesem de tercihtir saygı duymak zorundayım. Rus teknolojisini daha ileri görebilirsiniz ki buna da saygı duymam lazım. Yazar, gazeteci veya sosyal medyada cirit atan mühendis kendi branşında Rus teknolojisine vakıftır vs. vs. buna da bir şey diyemem. Fakat S-400 ile başka bir ABD yapımı hava savunma sistemini değil, bir füze ile beşinci nesil bir savaş uçağını kıyaslıyorlar ki bunun saygı duyulacak bir tarafı yok. Çünkü görüşün temeli bilgisizlik üzerine inşa edilmiş. Reel askeri kavramlar, doktrinler, stratejiler sizin siyasi görüşünüze veya keyfinize göre değişmiyor, kusura bakmayın.

Dünyada hiçbir hava savunma füzesi bir savaş uçağından daha değerli veya onun kadar kullanışlı veya stratejik değeri daha fazla olamaz. Yani bırakın S-400’ü ABD ondan kat kat daha pahalı ve yüksek irtifaya çıkan (S-400:30 km, THAAD:150 km, SM-3:450 km irtifa değerine sahip) THAAD veya SM-3 verse ve dese ki “F-35 mi, bunlar mı?” yine tercihim F-35 hatta artırayım 5’inci nesil olamayan F-15’in en son modelini verse yine tercihim savaş uçağından yana olur. Konuyu füze savunma, yüksek irtifa savunması, hava-hava, hava-yer, hava-satıh görevleri vb. onlarca başlıkta sayfalarca tartışabilirim. İnşallah başka bir yazıda.

Sonuçta maliyet olarak zaten yanından bile geçmiyor ama yine de kabiliyet veya fayda/maliyet hesabı olarak 128 adet lançerde + yedek füzeleri ile S-400 füzesinin asla 100 adet F-35 ile kıyaslanamayacağını söyleyerek bitiriyorum.

ŞİMDİ GELELİM ANA KONUYA VEYA SORUYA, KAÇ TANE S-400 ALACAĞIZ?

Nihai anlaşma ilk imzalandığından Türk yetkiler sadece 4 bölük veya sistem dediler. Rus kaynaklarından ve özellikle resmî açıklamalardan, özellikle üretici firma kaynaklı açıklamalara göre çıkardığım bilgiler aşağıda ama şu an geçerli değil. Çünkü net bir şekilde ne kadar alınacağı hiçbir zaman söylenmedi. Ruslar tabur sistemi kullanırken biz filo, onlar batarya derken bizim savunma sanayi yetkilileri “sistem” kelimesini telaffuz ediyor. Nihai anlaşma ilk imzaladığında Rus yetkililere dayanarak oluşturduğum rakamlarda 1 lançer 4 tüplü 4 füze, 1 lançere 1 batarya dendiğinden 1 bölükte 9 bataryadan 36 atışa hazır füze vardı. 4 bölük satılacağı söylendiğine göre de 4 x 36=144 atışa hazır füze yani lançer içinde vardı. Ayıca sayı bilgisi verilmeyen yedek füzeler ki bunların da en az tahmini olarak 100 adetten fazla olduğunu düşünüyordum.

Ancak birkaç ay önce gerek Türk yetkililer gerekse Rus yetkililerin çeşitli açıklamalarına göre füze sayısı biraz düşmüş gibi gözükse de daha mantıklı bir batarya yapısı vardı. Tabi en başında şu kadar adet füze alındı açıklaması yapılmadığı için “düştü” kelimesi Rusların medyaya verdiği demeçlerin sonucu.

Son duruma göre kesin olan bir şey var ki Türk askeri teşkilat yapısına göre 2 filo alacağız. SSB Başkanı Sn. İsmail Demir’in 2 sistem dediği ve birinci sistemin 2019 teslim edileceği dediği şey aslında 1.Filo. Bu düzene ve yeni Rus açıklamalarına göre aşağıdaki info-grafikte de görüldüğü üzere toplam 2 filo alınacak.

Bunu da şöyle izah edeyim. 4’lü tüp yani 4 füzenin üzerinde taşıdığı araç 1 batarya. 4 füze=1 Lançer=1, 8 Lançer=1 Batarya, 2 Batarya=1 Filo. 2 Filo alacağımıza göre 2 x 64 füze= 128 adet atışa hazır lançerlere yüklü iki filoya dağılmış füze. Artı yedekler ki bunu tahmini olarak birebir desek: 128 +128 =256 adet füze yapar. Bunlar sınırlı açık kaynaklardan topladığım en doğrusu olduğuna inandığım rakamlar. Hani bir reklamda diyor ya “Biz daha iyisini yapana kadar en iyisi bu”, ben de daha doğrusunu yapana kadar en doğrusu bu. Sonuç olarak değişmeyen tek şey fiyatı yani 2,5 Milyar USD.

2019 yılı içinde 1 filo kadar teslim edilecek (açıklamalara göre yani Sn. İsmail Demir TV’de 1 sistem teslim edilecek dedi ya). O zaman bir sonraki yıl diğer filoda gelince toplamda 4 batarya gelmiş olacak. Bu şu demek: Meseleye uzak olanlar için söylüyorum. Her bataryada yukarıdaki resimlerde gördüğünüz bileşenler var. Yani radar araçları, komuta-kontrol aracı, jeneratör, haberleşme araçları ve 8 adet lançer (her biri 4 füze yüklü).

Demek oluyor ki en fazla 4 ayrı bölgeye konuşlanabilir. Bölge derken bunu şehir olarak anlamak lazım. Gerçi açık kaynak (bir Rus kaynağı ama muteber kaynak) bilgisine göre lançerler ana komuta-kontrol aracından 100 km uzağa dağıtılabiliyormuş. Bunu kablo bağlantısı ile yapması çok çok zor. Rusya’da ki gibi data-link veya mevcut fiber-optik altyapıyı kullanmalı ki bu da zor. Türkiye NATO Link-16 vb. gibi diğer numaralı link sistemlerini kullandığından bunlardan yararlanamaz ve radyo frekans ile füzeleri güdülemekte imkânsız. Çünkü mesafe çok uzun. Belki bunun için Rus-Türk yetkililer ek bir sistem veya çözüm bulmuş olabilirler. Eğer buldular ise diyelim ki çok konuşulduğu gibi ve S-400 bakım/eğitim üssü olacağı söylenen Akıncı-Ankara’ya radar ve komuta-kontrol araçları konuşlanırsa en fazla Ankara çevresine 100 km çapında bir daire de 8 lançer konuşlanır. Kaldı ki bu imkân olmasa bile Akıncı’daki bir S-400 bataryası radar ve füze menzili olarak şehir merkezini koruyabilir. Yani sorun yok.

Dolayısı ile geriye üç hakkımız kaldı demektir. Şahsi tahminin birinin Antalya veya Alanya, diğerinin İzmir ve çevresi, diğerinin de Trakya bölgesine daha çok İstanbul-Boğazlar hattını korumak için konacağı yönünde (kimseden bir şey duymadım şahsi tahminim).

Son olarak “Ne alacağız? Ne özellikte?” sorusunun sadece gazete/TV’lerde yanlış yazılan değerlerini düzelterek fazla ayrıntıya girmeden bitireyim.

RADAR MENZİLİ

-Stratejik uzun menzilli büyük gövdeli bombardıman uçakları için 570 km

-Taktik savaş uçakları için 400-450 km

-Balistik füzeler için 230-250 km

FÜZE MENZİLİ

S-400’ün 400 km menzilli yeni füzesi geçen sene Rusya’da hizmete girdi ve kısa süre önce (geçen hafta) bu füzeden Çin’e teslim edilen bataryalarda da olduğu söylendi. Çin Rusya’dan sonra ikinci S-400 kullanıcısı oldu ve bizden önce arar acele alan olmaz ise üçüncü kullanıcı biz olacağız. Ancak Rusların bu 400 km menzilli füzeden bize vereceğine dair kimse açıklama yapmadı ki ben bir NATO ülkesine vereceklerini hiç sanmıyorum. Ayrıca ek bilgi olarak ilk üretilen S-400 bataryalarından sonra Ruslar sonradan X-bant yani balistik füzelere karşı daha çok etkili radarlar yaptılar ve ilave ettiler.

Diğer yandan ilk yapılan açıklamalarda bize (Rus kaynaklı) 60-250 km arası füzelerden verileceği söylendi ki ayrıca lançerlere karışık yerleştirilebilme imkânı da olacak. Dolayısı ile 60 km menzilli balistik füzelere karşı etkili olduğu (iddia edilen?) füzeleri ve 125 km ve de 250 km menzilli füzelerden oluşan bir üçlü kombinasyonu alıyoruz.

Toparlarsak S-400 füze menzili de 60-400 km arasında değişiyor.

[email protected]

https://twitter.com/hkilichsword