Merhaba Gaste24 okuyucuları. Her pazartesi günü yurtta ve dünyadaki savunma sanayi ve askeri alandaki gelişmeleri sizlere aktarmaya devam edeceğim köşemde yeniden beraberiz. Öncelikle 30 Ağustos Zafer Bayramı’nızı kutluyor, Gazi Mustafa Kemal Paşa, Kazım Karabekir Paşa ve diğer silah arkadaşları gibi pek çok değerli komutanlarımızı yani Kurtuluş Savaşı’nın o dahi kurmay heyetini ve rütbesiz askerinden, kadın-erkek sivil mislilerine kadar, vatanın her karış toprağını kanları ile sulayan aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Umarım biz ve gelecek nesiller onlara layık olur ve bir daha bu millete Kurtuluş Savaşı yaşatmayız.
Nasıl ki, “Havacılıkta kurallar kanla yazılır…, Barışta terlemeyen savaşta kazanamaz…” gibi klişe ama tecrübelerle yoğrulmuş doğru sözler vardır ve bunlar barış için daima hazır olmayı ya da silah sistemi üretmek için bedel ödemeyi işaret eder. Ben de diyebilirim ki milli ekonomi olmadan milli savunma sanayi, milli savunma sanayi olmadan da milli ordu olamaz. Ekonomi kısmı benim alanım değil diyerek, direk konuya girmek istiyorum.
İşte bir daha “Kurtuluş Savaşı” istemiyorsak yapılması gerekenler ve alınması gereken önlemler vardır. Silahlı kuvvetlerin imkan ve kabiliyetinin artırılması, eğitimi, ateş gücü, silah kapasitesi bir şekilde para ile kazanılabilir. Ancak paranın işe yaramayacağı bazı noktalar vardır. Savaşın sürdürülebilir maliyeti paranızla değil, yerli üretiminizle orantılıdır. Çünkü kaç yıl süreceğini kimse bilemeyeceği gibi savaşın konumu ve içeriği üretiminizi veya ticaret yollarınızı bir anda felç edebilir. Teknolojik rekabet (ki savaş çıktığında size yüksek teknoloji satan ülkelerin bu silahları satmaya devam edeceğini kimse garanti edemez), yeni silah sistemlerine karşı da kısa sürede karşılığını geliştirerek cevap vermek (2.D.S. bunun örnekleri ile doludur) artık çok önemlidir. Sadece top tüfek değil, ISR-ELINT, SIGINT-EW-C.Warfare-NCW…vb. pek çok terminolojik kısaltmanın açıklaması ile insanlı ve insansız araçlardan yapılan sinyal/elektro-optik/dinleme/görüntü ve insan istihbaratı, elektronik harp, ağ merkezli harp, siber savaş vb. daha pek çok 20-21.YY has, yeni savaş enstrümanları ile ve gereklilikleri sizi yüksek teknolojiye sahip, daimi ve hava, deniz, kara, uzay ve siber olarak beş boyutta da rekabet eden bir savunma sanayi kurmaya mecbur kılacaktır ve kılmıştır.

Bağımsız ülkenin gereği, dışarı bağımlı olmayan ordu ise bunun gereği de milli savunma sanayidir. İşte bu amaçla kurulan, MKE, ASELSAN ve özellikle 80’li yıllarda F-16 montajı ile başlayan TUSAŞ’ın kurulması ile hızlanan ve ROKETSAN, TÜBİTAK-SAGE gibi füze sistemleri çalışan firmalarla çeşitlenen yani kısacası son 20-30 yılda ivme kazanan ve son yıllarda şahlanan Türk Savunma Sanayii’nin tüm ürünleri IDEF fuarlarında sergilemektedir.
Şimdi size geçtiğimiz haftalarda İstanbul’da gerçekleştirilen IDEF21 savunma sanayi fuarında tanıtılan yeni ürünlerden benim dikkatimi çekenlerden kısa kısa bahsetmek istiyorum. Tüm sergilenen ürünleri burada tek tek yazmam mümkün değil, çünkü geçmiş yıllarda sergilenen çok ürün vardı. Daha çok ilk kez tanıtımı yapılanlara değineceğim.
TÜBİTAK-SAGE’de dikkatimi çeken KUZGUN Modüler Güdümlü Mühimmat Ailesi idi. Broşüründe: “Taktik güdümlü mühimmat ihtiyacının karşılanması amacıyla, sevk ve seyrüsefer/güdüm yöntemleri ile harp başlığı açısından modüler, düşük maliyetli, çoklu kullanıma uygun, yüksek vuruş hassasiyeti ve düşük yan hasara sahip yeni nesil 100 kg sınıfı ürün ailesidir” yazıyor. Yani diyor ki: biz ve diğer firmalar çok fazla güdümlü/akıllı mühimmat ve füze yaptık (SOM, HKG, LGK, TEBER, SARP83, NEB vb.) ama bunlar pahalı ve büyük harp başlığı olan mühimmatlar. Daha küçük hedefler ve daha çok TMO’da kullanılacak, modüler yani tak-çıkar yönetimi ile üretimi kolay, güdüm-seyirüsefer-harp başlığı açışından alternatifleri olan hem uçaktan hem SİHA’dan bırakılan ve buna göre 250 ila 40 km arasında değişen menzilleri olan mühimmat ailesi. Üç ayrı modeli olan yeni 100 kg sınıfı mühimmat ailesinde KUZGUN-TJ turbojet motorlu ve en uzun menzillisi. KUZGUN-KY katı yakıt roket motorlu ve üzerinde açılır kanatlar olan KUZGUN-S veya fuarda üstünde yazdığı şekli ile KUZGUN-SS serbest süzülme modeli. Henüz test atışları başlamamış ama dediğim gibi modüler ve mevcut teknolojilerimizi içerdiğinden kısa sürede envanterde olabilirler.

Diğeri ise ROKETSAN’ın yeni Çok Namlulu Roketatar Aracı konsepti ve Atmaca-KKK seyir füzesi idi. Yeni araç ROKETSAN üretimi ve TSK envanterine girmiş olan topçu roketlerine kadar birçok füzeyi çoklu fırlatmak üzere tasarlanmış.

Esas sürpriz ise ATMACA gemisavar füzesinden türeyen karadan-karaya veya denizden-karaya fırlatılabilecek seyir füzesi idi. Geliştirilmesi biten KJT3200 (KALEAERO) milli turbojet motor yakında seri üretimi başlayınca onunla uçacak olan ATMACA KKK (Ar-ge ismi) gemisavar modelden 90 cm daha uzun. GPS, GLONASS, INS ve terminal aşamadan IIR (kızılötesi görüntüleme) başlıklı olacak. Avcı uçağı veya SİHA’da taşınamayacak kadar büyük olan Atmaca KKK 8x8 araç üzerinde olacak. Ancak sonradan gemi ve hatta MİLDEN denizaltısı inşa edildiğinde dikey atım lançeri veya belki Harpoon gibi torpido kovanı marifeti ile denizaltıdan da ateşlenebilir. Şimdilik MTCR etkisi ile 300 km altı menzili açıklanan/tasarlanan füzenin ileride menzili artabilir. Böylece kısa menzilli SOM (T-SAGE) seyir füzesi ile ROKETSAN Gezgin uzun menzilli seyir füzesi projesi (Geliştirme aşamasında, Ukrayna ile turbojet motor tedariği konusunda anlaşıldı) arasındaki orta menzile hitap eden bir seyir füzesi (GLCM/ALCM/SLCM) doğmuş oldu. 2022 yılı içinde testleri başlayacak olan füze ATMACA tabanlı olduğundan seri üretime geçmesi uzun yıllar almayacaktır.

Diğer bir yeni ürün ise SUNGUR MANPADS (Omuzda taşınabilen uçaksavar füzesi) füzesinin uygulandığı BMC aracının üzerindeki PORSAV ve yine IIR güdümlü SUNGUR füzesinin uygulandığı, gemilerimizdeki yakın hava savunmasını millileştirmek için üretilecek olan LEVENT sistemi.

Fuara, T-129 ATAK, ATAK-2 (Mokap), Gökbey sivil/genel maksat helikopteri, Aksungur SİHA, Anka-S SİHA, Hürjet Eğitim ve hafif saldırı uçağı, Hürkuş eğitim ve Hürkuş-C silahlı hafif saldırı modeli ve son olarak MMU’maketi ile katılan TUSAŞ, Ukrayna firması FED ile anlaşmalar da imzaladı.

Buna göre FED özellikle ATAK-2 Ağrı Taarruz Helikopteri için helikopter uçuş kontrol sistemi üniteleri ve hidrolik sistemler geliştirecek ve ayrıca Milli Muharip Uçak (MMU) TF-X için de parça üretimi gerçekleştirecek. Fuar sırasında katıldığım basın toplantısında TUSAŞ CEO’su Temel Kotil, yukarıda saydığım ürünlere odaklandıklarını özellikle MMU için mühendis yetiştirmek üzere birçok program yürüttüklerinden ayrıca 60 tane üniversitemizle protokolleri olduğunu aktardı.

Son olarak diğer dikkatimi çeken yeni ürünler ise yakın zamanda A.Ş. olan MKE’nin 76/62mm Deniz Topu (Baştopu) ve yerli CIWS olarak lanse ettiğimiz gemilerdeki yakın hava savunma sistemi.
Haftaya görüşmek üzere.
Hakan Kılıç
Savunma Analisti