TUSAŞ tarafında geliştirilen Türkiye’nin Milli Muharip Uçağı olan ve nihai versiyonu 5’nci nesil olması hedeflenen MMU’nun ilk parçası üretildi ve geçen hafta tanıtımı yapıldı. Gerçekten de radyatöre benzeyen, fakat sanki hayatı uçak parçalarını incelemek ile geçmiş kendi bilmezlerin dalga geçmek amaçlı olarak sosyal medyada “radyatör kapağı” dediği şey aslında: “Ön Orta Gövde”de “Aviyonik Bölme” ile “Yan Silah Bölmesi”ni ayıran ana taşıyıcı parça.

Diğer yandan yine sosyal medyada üzerinde lazerle açılan kanalları freze izleri var diye eleştirenlere de gülüyorum. Çünkü dünyada malzeme teknolojisinin zirvesi olan F-35 uçağına orta gövde üretmiş yani bunun için Türkiye’deki en yüksek teknoloji freze ve CNC tezgahlarına sahip olan ve yine MMU için Türkiye’nin en modern ve yüksek teknoloji içeren kompozit üretim tesisi açan şirketine “Parça üretmiş ama üzerinde freze izleri var üretim hatalı” demek gerçekten çok komik. Havacılık hele askeri havacılık, “ucuz işçilik” üretim hatası veya hatalı üretimi kaldıracak bir alan değil. En modern Alman arabasında lazerle kontrol etsen milimlik hatalı üretim görürsün, arabaya zarar vermez ama 100-150 milyon USD’lik, 9 g çeken, 2,5 Mach’lık hava aracında böyle toleranslarınız yoktur.

Kaldı ki defalarca “sıfır hatalı” F-16 üreterek ödül almış, yani fabrikadan teste çıkıp hiçbir düzeltme gerekmeyen birkaç tane F-16’yı dünyada üreten bir F-16 fabrikasından bahsediyoruz.

Neyse, üretim ve detaylara kısaca değinerek esas konum olan MMU’nun önemine geçmek istiyorum.

Parça üretimi ile Türkiye’nin milli beka projesinde önemli bir kilometre taşı daha geride kalmış oldu. Uçağın alt bölümü ile üst bölümünü birbirine bağlayan kritik parça orta gövdede yer alıyor ve aviyonik bölme ile yan silah bölmesini ayıran ana taşıyıcı yapısal kısmı ifade ediyor. 18 Mart 2023 tarihinde hangardan çıkacak ve 20.000 parçadan oluşacak olan Milli Muharip Uçak projesinde böylece ilk parça üretimi gerçekleşmiş oldu. Hatırlanacağı gibi hali hazırda Türkiye’nin havacılık alanında bağımsızlığına önemli katkı sağlayacak proje kapsamında “Yıldırım test tesisi”, “Ses altı rüzgar tüneli” gibi önemli tesisleri de TUSAŞ ülkemize kazandıracak.

F-35 programında olduğumuz zamanlarda başlanan yani daha F-35 varken başlanan MMU projesinin F-35’in gelmesi veya gelmemesi ile ilgisi olmadığının altını çizerek, MMU’un önemi ve neden yapmak zorunda olduğumuzu anlatmak istiyorum. F-35’in iptalinin tek teknik yansımasının şimdilik kaydı ile 500 lb’lik bomba kapasitesi olan iç silah yuvasının 1000 lb’lik bomba alacak şekilde genişletildiğini eklemekte fayda var.

Örneğin Biden ve Putin bir gece aynı rüyada aksakallı bir dede görseler ve dese ki Türkiye’ye 200’er tane F-35 ve Su-57 hediye edeceksin! Fantezi bu ya, o zaman bizim MMU’ya, F-35’in gelişim sürecinde de 55 milyar USD harcandığını da göz önüne alarak gerek kalır mı gibi bir soru sorsak.

Cevap olarak bağımlılık iyi değil tabi yapalım diyenler çoğunlukta olacaktır. Pe ki 30 yıl yetecek kadar yedek parçayı da uçaklar gibi bedava verseler? O zaman gerek yok lüzumsuz masraf olur, zaten F-35 teknolojisine ulaşmamız zor, daha Ruslar-Çinliler ulaşamadı diyenler olacaktır.

F-35 ayarında bir uçak yapıp yapamayacağımızı zaman gösterecek, tartışılabilir. Ancak “gerek kalmaz” diyenlerin çok çok yanıldığını net ve arkasında sonuna kadar durarak söyleyebilirim. Özetle biz MMU yapmak için MMU yapmıyoruz. Onun geliştirme maliyetine 500 tane F-15X, 100 tane F-35, vermezlerde yüzlerce Rus, Çin uçağı alabiliriz. Ancak 2050 yılındaki Cumhurbaşkanı, 2050 yılındaki TUSAŞ Genel Müdürü’ne: “Elimizdeki F-35, SU-35, J-16 yani ne aldıysak, eskidi bize 6’nesil uçak yapın!” dediğinde o zaman ki SSB başkanı veya TUSAŞ CEO’su yapamayız diyecek. “Neden para çok, binlerce de mühendis mezun ettik sorun ne?” dediğinde de: “ Efendim biz beşinci nesil uçak yapmadık ki, 6 yapalım. Ne teknolojik seviyemiz ne tecrübemiz var hatta HÜRJET’ten başka tasarladığımız turbofan motorlu bir uçak yok. Biz bu büyüklükte bir jet uçağı yapmayı bilmiyoruz ki, bize bir 20-30 yıl vermeniz lazım” diyecekler.

İşte MMU’yu bu yüzden yapmalıyız yoksa gelecekte çocuklarımızın 2050’de 6’ncı nesil, 2070’de 7’nci nesil savaş uçağı yapmasını beklemek şimdiden hayal olur. İşte yıllar önce alınan MMU kararı (daha F-35 varken) bu yüzden çok doğru karar.

Şimdi bu faraziyeyi iki örnekle ispatlayalım. O zaman Habertürk’te Teke Tek programında Fatih Altaylı’ya anlatırken neden “Türkiye’nin gerçek çılgın projesi MMU” dediğimi daha iyi anlayacaksınız. (Kanal İstanbul’a laf atmak için değil. Altı üstü kanal. Sadece paraya bakar, tek sorun para. Türkiye’de inşaat teknolojisi dünya seviyesinde. Ancak Milyarları dökseniz yetkin mühendis ve havacılık teknolojisi yoksa MMU yapamazsınız. SU-35 örneği kapı gibi karşımızda. Türkiye MMU ile aslında uçak yapmaya değil, ilmek ilmek havacılık teknolojisi geliştiriyor, öğreniyor bu da meselenin diğer yönü.)

Şimdi örneklere geçelim: Türk medyasında aylarca yazılan bir yalan haber vardı. Almanya F-35’den çıktı. Sanki girmiş de çıkıyor. İhale bile açmadı. Bunu yazanlar eminim Alman Hava Kuvvetleri komutanının Merkel ile F-35 yüzünden papaz olduğunu ve istifa etmek zorunda kaldığını bilmiyorlardır. Bilselerdi o zaman o komutana zaten vatan haini derlerdi. Komik ve enteresan değil mi? Pe ki kim haklı idi? Merkel haklıydı.

Neden, komutan Amerikan ajanı mıydı? Ya da F-35 Amerika’ya bağımlılık yapar, istersen uçar istemezse uçamaz saçmalıkları sebebi ile mi? Hayır bunların hiç biri değil. Zaten saçma teoriler. Her ikisi de vatansever her ikisi de haklı idi. F-35 çok iyi uçak ve artan Rus tehdidi karşısında eskiyen EF-2000 ve Tornado’ların yerine en uygun tercih olduğu tartışılmaz. Ayrıca NATO ile müşterek harekatlar için de ideal. Zaten Almanların, ABD ile bir sorunu da yok. Olsa zaten alamazlar.

Ancak komutanın ısrarına rağmen Merkel yani sivil inisiyatif haklı idi. Çünkü Merkel’e akıl veren uzmanlar/danışmanları dedi ki: “Bütçe ve tehdit ortamını değerlendirdiğimizde biz savunmaya eskisi kadar para ayırmıyoruz. Dolayısı ile F-35 alırsak yeni uçağa para ayırmayız. Eğer yeni uçak yapamazsak zaten Avrupa’da 5’nci nesil uçak çıkmadı, yetkin havacılık mühendislerimiz boş kalacağı için kaçması bir yana teknolojiyi kaçıracağız ve 2050’lin Şansölyesi mesela Kekkel olsun, 6’ncı nesil yap dediğinde yapacak adam ve teknoloji olmayacak. Dolayısı ile 7’nci, 8, 9 derken 2100’e kadar tüm uçakları ABD’den daha doğrusu ithal etmek zorunda kalacağız.” (Oysa EF-2000 ve Tornado Avrupa ortak projeleri idi ve ortak ürettiler.)

Sonra bu kadar doğrultusundan İkinci Dünya Savaşı’ndan beri ilk defa Almanya tek başına yeni bir uçak yapma kararı aldı. Bu sefer Avrupa yoktu. Önce 6’nci nesil yapacağız diyerek yüksekten uçtular. Baktılar kimse inanmadı ve uçuk bir hedefti. Sonra 5,5 dediler. Nihayetinde tek başına altından kalkacaklarına güvenemediler ve 5,5 iddiasında ki başka bir proje olan Fransız Geleceğin Muharebe Hava Sistemi (Future Combat Air System) FCAS projesine girdiler. Şu an Fransızlarla çok anlaşmazlık yaşadıkları Avrupa savunma medyasına yansısa da İspanya da bu projeye dahil oldu. Sonuç olarak Almanya askeri havacılık daha doğrusu beşinci nesil savaş uçağı teknolojisinden geri kalmamak için F-35 gibi bir uçağa hayır dedi ve dahil oldu. Yani bizim gibi zamanında ikisini de götürecek bir bütçeyi ayırmadı. Tercih ve tehdit algısı meselesi.

Diğer müşahhas örnek de Japonya. Takipçilerim hatırlayacaktır 4-5 yıl önce Japon Stealth deneysel teknoloji gösterim uçağı X-2 üzerine iki yazı yazmıştım. Daha İngilizce yazı bile yokken, Japoncalardan translate ve Japonca bilen takipçilerim sayesinde hala daha muadili olmayan yazılardı. Derken Japonlar bu proje çok pahalı bütçe yetmez daha bunu X-3/F-3 yani gerçek uçağa çevirmek için 5 milyar USD daha lazım diyerek iptal etti. Ne kadar üzülmüştüm. Japonlar için değil, benim yazılar çöpe gitti diye.

Ancak ne oldu? F-110 GE-129 motoru kadar dahi gücü olmayan fakat dünyada Amerikalılardan sonra termal motoru yani 5Gen uçağa yaraşır motoru yapan (üstelik itki vektör yönlendirme sistemi olan motor), defalarca test uçuşu yapan X-2 Shinshin projesi iptal edilince Japonya’da garip şeyler olmaya başladı. Havacılık ve havacılığa da dolaylı hizmet eden birçok firma/fabrika/sektörden mühendisler başka firmalara, sivil sektöre veya ülkelere gitmeye başladı. Ne oldu? Japonya kan kaybetmeye başladı. Oysa fotolarda gördüğünüz birçok Amerikan uçak ve helikopterini lisans altında Japonya’da üreten ve motorları Amerikan olmak şartı ile yine fotolarda gördüğünüz F-1, F-2, YS-1, US-1, US-2, C-1,C-2 savaş, amfibi, deniz karakol ve kargo uçaklarını ve OH-1 taarruz helikopterlerini üreten dev bir havacılık altyapısına sahip.

İşte Japonlar da Almanlarla aynı tehlikeyi gördü. Üstelik çok ciddi bir F-35 müşterisi. Hatta öyle ki mini uçak gemisine dönüşen helikopter gemilerinin güvertesindeki F-35B sayısı adam gibi CATOBAR sınıfı uçak gemisi olan Fransa’nın gemi üstündeki uçak sayısından (40) daha fazla olacak.

Sonuçta Japonya’da doğru yolu buldu. F-3 5’nci nesil savaş uçağı projesini başlattı yani X-2’nin üzerine ondan büyük gerçekten silah taşıyacak versiyonu için. Paraya kıydılar ama bir sorun vardı. Teknolojik açıdan kendilerine güvenemediler. X-2 zamanında Rusya ve Çin’in ilerisinde idi ama geri kalmıştı. Tıpkı bizim MMU için İngiliz firması ile anlaştığımız gibi hatta bizden daha derin ortaklıkla en büyük üç ABD havacılık firması ile anlaştılar ve Japonya’ya özel Japon 5.nesil savaş uçağı geliştirme projesi yeniden başladı.

Türkiye-MMU, İngiltere (İsveç ve İtalya da dahil oldu) TEMPEST, Fransa liderliğinde Almanya-İspanya FCAS, Japonya F-3, Rusya SU-70, Çin J-20 ve J-31/35 serisi, Güney Kore KF-21 ve Hindistan hala daha muallak olan AMCA projesini yürütüyor. ABD ise 6’nci nesil uçağın henüz fotosu yansımasa da test uçuşlarına başladığını açıkladı. (4-5-6’ncı nesil ne demek aradaki farkları anlatan çok yazım var malum. Yazıyı çok uzatmamak için bu mevzuya girmiyorum.)

Sonuçta tüm bu ülkeler doğru yolda çünkü 2050’de de rekabetçi bir 6 veya 7’nci nesil yapmak istiyorlarsa şimdiden 5’nci nesil savaş uçağı projelerini başarmaları hatta başaramazlarsa da çalışmaları lazım. Sonuçta Kore uçağı KF-21 stealth olmayan bir model olarak çıktı. İşte bizim de yukarıda anlattığım gerekçelerle, blok blok ilerleyecek MMU’yu ne zaman veya nasıl yaptığımız değil, yapmaya başlamamız ve gayret etmemiz çok doğru ve stratejik bir karar.

Hakan Kılıç

Savunma Analisti

@hkilichsword

https://web.archive.org/web/20171023101532/http://www.kokpit.aero/gelecegin-savas-ucagina-japon-bakisi-1

https://web.archive.org/web/20170116124354/http://www.kokpit.aero/gelecegin-savas-ucagina-japon-bakisi-2