Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, kişisel internet sitesinde yayımladığı "Kendi Küçük Etkisi Büyük Ada: Singapur" başlıklı yazısında, Hindistan seyahati sırasında iki günlüğüne ziyaret ettiği Singapur'daki iş görüşmelerini ve şehir gezisini aktardı. İlk kez 1984 yılında gittiği ülkeye o tarihten itibaren birçok kez seyahat ettiğini belirten Ülker, Singapur'un ticaret merkezi olarak gelişimini, finans sektörünü, farklı kültürlerin bir arada yaşadığı mahallelerini ve doğa ile teknolojiyi birleştiren projelerini ele aldı.

Ülker'in yazısında Singapur'un ekonomik büyüklüğünün yanı sıra ülkenin yönetim anlayışı, 2011 genel seçimleri, 2017 cumhurbaşkanlığı süreci ve uluslararası finans kuruluşlarının gelişimi de yer aldı. İş insanı, United Overseas Bank ile uzun yıllara dayanan ticari ilişkilerini anlatırken grubunun yurt dışı satın almalarında finansal hazırlığın ve bankalarla kurulan güven ilişkisinin önemine ilişkin görüşlerini paylaştı.

SİNGAPUR'UN TİCARET TARİHİ 1819'DAN ÖNCESİNE UZANIYOR

Singapur'un tarihini araştırdığını belirten Murat Ülker, adanın Orta Çağ'dan itibaren Malay dünyasının ticaret ağlarında yer aldığını hatırlattı. Modern Singapur'un kuruluşunda ise 1819 yılında Stamford Raffles ve William Farquhar'ın İngiliz Doğu Hindistan Şirketi adına bölgede bir ticaret merkezi oluşturmasının belirleyici olduğunu aktardı. Malay dünyasının yalnızca bugünkü Malezya'yı değil, Malay Yarımadası ve çevresindeki adalarda ortak dil ve kültür bağları bulunan toplulukların yaşadığı geniş coğrafyayı kapsadığını açıkladı.

Ülker'den fındık üreticilerine destek: 4 bin 400 dönümde 350 çiftçiye ulaşıldı
Ülker'den fındık üreticilerine destek: 4 bin 400 dönümde 350 çiftçiye ulaşıldı
İçeriği Görüntüle

Ekran Resmi 2026 10 24 21.03.42 768X374

Ülker, tarihsel ticaret ağlarını değerlendirirken Osmanlı İmparatorluğu'nun dönemin ticaret yollarındaki konumuna, İngilizlerin Doğu ile doğrudan ticaret yapmak amacıyla destekledikleri şirketlere ve Arap tüccarların İslamiyet'in yayılmasındaki rollerine değindi. Ticaret yollarının yalnızca ürünlerin taşınmasını sağlamadığını, insanların, fikirlerin, inançların ve kültürlerin yayılmasına da aracılık ettiğini ifade etti.

Orta Asya seyahatlerinden örnek veren Ülker, asıl adı Ay Hoca olan ve Zenci Ata ya da Kara Baba olarak tanınan 13. yüzyıl mutasavvıfını da yazısına taşıdı. Ahmet Yesevi geleneğinin temsilcilerinden Zenci Ata'nın halk arasında çobanlık yaptığı ve dini öğütler verdiğinin anlatıldığını belirtti. Türbesinin bugün Özbekistan'ın Taşkent şehri yakınlarında bulunduğunu hatırlatan Ülker, ticaret yollarının kültürel ve insani ilişkilerle de şekillendiğini kaydetti.

6,21 MİLYON NÜFUSLU ÜLKENİN TİCARETİ 1,4 TRİLYON SİNGAPUR DOLARINA ULAŞTI

Singapur'un Hint Okyanusu ile Güney Çin Denizi arasındaki deniz yollarında ve Malakka Boğazı yakınında bulunması, ülkenin ticari gelişiminde önemli bir yer tuttu. Çin, Hindistan, Malay Takımadaları ve Avrupa arasındaki ticaret güzergâhında bulunan adada İngilizlerin uyguladığı serbest ticaret politikasıyla liman faaliyetleri genişledi. Çinli, Hintli, Malay, Arap ve Avrupalı toplulukların bölgeye yerleşmesiyle Singapur'un çok kültürlü toplumsal yapısı şekillendi.

Ülkenin tarihindeki siyasi dönüm noktalarına da yer veren Ülker, İngiliz sömürge dönemini, Japon işgalini, 1959'da kazanılan özerkliği, 1963'te Malezya Federasyonu'na katılımı ve 1965'te bağımsızlığın ilanını hatırlattı. Bağımsızlık döneminde küçük bir iç pazara sahip olan Singapur'un doğal kaynaklarının sınırlı olduğunu, su ve gıda bakımından dışarıya bağımlı bulunduğunu ve işsizlikle mücadele ettiğini aktardı.

Yazıda paylaşılan verilere göre Singapur'un Haziran 2026 itibarıyla nüfusu 6,21 milyona ulaştı. Ülkenin 2025 yılındaki toplam mal ticareti yaklaşık 1,4 trilyon Singapur doları olarak gerçekleşirken limanlarında elleçlenen konteyner miktarı 44,66 milyon TEU'ya çıktı. Ülkenin ihracata dayalı sanayileşme, yabancı yatırımlar, eğitim, liman altyapısı ve kamu yönetimi üzerinden gelişen ekonomik yapısı da yazıda ele alındı.

ÜLKER, 1980'Lİ YILLARDA YAŞADIĞI RAMAZAN BAYRAMI HATIRASINI ANLATTI

Singapur'a ilk seyahatini 1984 yılında gerçekleştirdiğini ve sonraki yıllarda çoğunlukla ticari nedenlerle ülkeye gittiğini belirten Ülker, yeni evli olduğu dönemde eşiyle yaptığı bir Ramazan Bayramı yolculuğunu da paylaştı. Türkiye'den hareket ettikleri uçakta başörtülü tek kişinin eşi olduğunu belirten iş insanı, yolculuk sırasında karşılaştıkları tavırların kendilerini rahatsız ettiğini anlattı.

Singapur'a ulaştıklarında pasaport ve gümrük işlemlerini kolayca tamamladıklarını aktaran Ülker, havaalanında uyuşturucu kullanımı ve bulundurulmasına ilişkin ölüm cezası uyarısını gördüğünü belirtti. Sonraki yıllarda ülkede sakız ithalatı ve satışına ilişkin yasakları da öğrendiğini ifade etti.

Otele giderken bindikleri taksinin Çinli şoförüyle yaptıkları konuşmayı hatırlatan Ülker, şoförün Müslümanların bayram kutladığını söyleyerek ışıklarla süslenmiş bir balkonu gösterdiğini anlattı. Gördüğü manzaradan etkilendiğini belirten iş insanı, o tarihten itibaren Ramazan ve bayramlarda evini süslemeye başladığını kaydetti.

Otele vardıklarında uçakta karşılaştıkları yolcuların resepsiyonda sırada beklediğini, ancak Müslüman olduğunu söyleyen genç bir otel çalışanının kendilerini ayrı bir noktaya davet ederek işlemlerini hızlandırdığını aktardı. Çalışanın eşinin başörtüsünden Müslüman olduklarını anladığını ve bayramlarını kutladığını belirtti.

Konakladıkları odadaki ikramlara da değinen Ülker, kendilerini ağırlayan iş ailesinin özel talebiyle ithal elma ve portakal sunulduğunu öğrendiklerini, daha sonra yerel tropik meyveleri istediklerini ve farklı meyveler tattıklarını anlattı.

2011 SEÇİMLERİNDE MUHALEFET İKTİDARIN GÜÇLÜ ADAYLARINI YENDİ

Murat Ülker, Singapur'un yönetim sistemini anlatırken 2011 genel seçimlerine ayrı bir bölüm ayırdı. Ülkeyi 1959'dan itibaren yöneten Halkın Hareketi Partisinin (PAP), konut fiyatları, hayat pahalılığı ve göçmen politikaları nedeniyle eleştirilerle karşılaştığı seçimde muhalefetteki İşçi Partisinin Aljunied bölgesinde iktidarın adaylarıyla yarıştığını hatırlattı.

Singapur'un kurucu lideri Lee Kuan Yew'in muhalefete oy verilmesi durumunda seçmenlerin beş yıl boyunca pişmanlık duyacakları yönündeki uyarısına rağmen İşçi Partisi, Aljunied'de oyların yaklaşık yüzde 55'ini aldı. Sonuçla birlikte Dışişleri Bakanı George Yeo'nun da bulunduğu iktidar ekibi seçimi kaybetti ve muhalefet ilk kez bir Grup Temsil Seçim Bölgesi'ni (GRC) kazandı. PAP ülke genelinde iktidarını korurken oy oranı yaklaşık yüzde 60'a geriledi.

Ülker, Singapur'daki siyasi sistemin ifade özgürlüğü, medya üzerindeki etkiler ve muhalefetin karşılaştığı yapısal güçlükler bakımından tartışıldığını da yazdı. Ülkedeki kısıtlayıcı yasalar ve sert uygulamalara dikkat çekerken seçmenlerin sandık aracılığıyla yöneticilere itiraz edebildiğini ifade etti. Devletin vatandaşların ihtiyaçlarını önceden belirlemeye çalışan yönetim anlayışına ilişkin Singapur halkından aktardığı bir ifadeye de yer verdi.

HALİME YAKUB 2017'DE SİNGAPUR'UN İLK KADIN CUMHURBAŞKANI OLDU

Yazıda Singapur'un ilk kadın cumhurbaşkanı Halime Yakub'un siyasi yaşamına da değinildi. 1954 yılında Singapur'da doğan Yakub'un dar gelirli ve beş çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olarak büyüdüğü, 1978'de hukuk lisansını ve 2001'de yüksek lisansını tamamladığı aktarıldı.

Kendisi de beş çocuk annesi olan Yakub, 2001 yılında milletvekili seçildi ve 2013-2017 döneminde ülkenin ilk kadın Meclis Başkanı olarak görev yaptı. Malay topluluğundan adaylara ayrılan 2017 cumhurbaşkanlığı seçiminde adaylık şartlarını karşılayan tek kişi olması nedeniyle oylama yapılmadan cumhurbaşkanı oldu ve 2023 yılına kadar görevini sürdürdü.

SİNGAPUR'DA YÖNETİLEN VARLIKLAR 6 TRİLYON SİNGAPUR DOLARINI AŞTI

Singapur'un ekonomik yapısında liman faaliyetlerinin yanında finans, sigortacılık, hukuk, lojistik, gemi işletmeciliği ve emtia ticaretinin de bulunduğunu belirten Ülker, ülkenin transit ticaretteki rolünü anlattı. Limanlardan geçen yüklerin önemli bir bölümünün başka ülkelere gönderildiğini, buna karşılık gemi finansmanı, sigorta işlemleri, döviz transferleri, ticari sözleşmeler ve şirketlerin bölgesel yönetim faaliyetlerinin Singapur'dan yürütülebildiğini kaydetti.

Ülkenin finansal gelişiminde 1968 yılında oluşturulan Asian Dollar Market'e değinen Ülker, Singapur'un Amerika ve Avrupa finans piyasalarının çalışma saatleri arasındaki zaman farkından yararlandığını belirtti. Yazıda ülkede yönetilen varlıkların toplamının 6 trilyon Singapur dolarını aştığı, söz konusu varlıkların önemli bir bölümünün yurt dışına yatırıldığı bilgisi paylaşıldı.

Singapur'u uluslararası varlık yönetimindeki konumu bakımından İsviçre'ye benzeten Ülker, ülkenin coğrafi özelliklerini ekonomik faaliyetlere dönüştürme yaklaşımından söz etti. Benzer bir modelin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde de uygulanabileceği yönündeki düşüncesini paylaşarak konuyu başka bir yazıda ele alacağını belirtti.

ÜLKER, UNITED OVERSEAS BANK İLE UZUN YILLARA DAYANAN İLİŞKİLERİNİ ANLATTI

Singapur seyahatlerinde bankaları ziyaret ettiğini belirten Murat Ülker, uzun yıllardır çalıştıkları United Overseas Bank'a (UOB) özel olarak değindi. Kurucu ailenin üçüncü kuşağı tarafından yönetilen, halka açık ve bölgesel faaliyet gösteren bankanın yüksek kredi notlarına sahip olduğunu ifade etti.

Bir ziyaretinde kendisine gösterilen yakın ilginin nedenini sorduğunda grubunun bankanın önemli kurumsal müşterileri arasında bulunduğunu öğrendiğini aktaran Ülker, ilişkinin yıllar içinde geliştiğini belirtti. UOB ile yürüttükleri çalışmaların yurt dışındaki büyük şirket satın almalarında, sendikasyon süreçlerinde ve likidite yönetiminde katkı sağladığını anlattı.

Ülker, banka ziyaretlerinde finans yöneticileriyle beslenme üzerine de konuştuğunu ifade etti. Japonya'daki uygulamalara benzer şekilde çocuklara ilkokul döneminde beslenme eğitimi verilmesi gerektiğini belirten iş insanı, Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfının Dengeli Beslenmek programları aracılığıyla milyonlarca öğrenciye, öğretmene ve ebeveyne ulaştığını hatırlattı.

WEE CHO YAW'UN BANKACILIK HİKÂYESİ VE UOB'NİN SATIN ALMALARI

Murat Ülker, UOB ziyaretlerinden birinde kendisine bankanın gelişiminde rol oynayan Wee Cho Yaw'un biyografisinin hediye edildiğini anlattı. Kitapta Wee'nin babasının ticaret şirketinde yetişmesinden 1960 yılında bankanın yönetimini üstlenmesine kadar uzanan yaşam öyküsünün yer aldığını aktardı.

Wee Cho Yaw'un dış ticaret finansmanına yöneldiğini ve rakip bankaları satın alarak UOB'nin faaliyetlerini genişlettiğini belirten Ülker, 1971 yılındaki Chung Khiaw Bank ve 2001 yılındaki Overseas Union Bank satın almalarını örnek gösterdi. Bankanın büyüme sürecinde sermaye ve nakit disiplininin korunması, müşterilerle uzun vadeli ilişkiler kurulması, satın alma fırsatlarında hızlı karar alınması ve aile kontrolünün sürdürülmesi gibi uygulamalara değindi.

Biyografide Wee'nin Singapur'daki Çin toplumu içindeki faaliyetlerinin de anlatıldığını kaydeden Ülker, Nanyang Üniversitesinin dönüşümü, Çinli hemşehri derneklerinin modernleştirilmesi, eğitim kurumları ve yardım kuruluşlarına verilen desteklerin kitapta yer aldığını belirtti.

Wee Cho Yaw ile görüşmelerinden hatıralar da paylaşan Ülker, bankacının farklı coğrafyalardaki şubeleri düzenli olarak ziyaret ettiğini, görüşemedikleri zamanlarda da başka bölgelerde iş seyahatinde olduğunu öğrendiğini aktardı.

KAMPONG GELAM'DA TÜRK RESTORANLARI VE MÜSLÜMAN TÜCCARLARIN TARİHİ

Singapur'un tarihî mahallelerini de gezen Ülker, Kampong Gelam bölgesinde Haji Lane, Arab Street, Baghdad Street ve Muscat Street gibi sokakları ziyaret etti. Bölgede kafeler, duvar resimleri, kumaşçılar, parfümcüler ve Türk ile Arap mutfağından yemekler sunan restoranlarla karşılaştığını anlattı.

Kampong Gelam'ın geçmişinin 1822 tarihli şehir planına uzandığını belirten Ülker, bölgenin Malay hükümdarı, Malay ve Budist topluluklar ile Müslüman tüccarların yaşaması için ayrıldığını aktardı. Sonraki yıllarda Cava, Sumatra, Sulawesi, Hindistan ve Yemen'in Hadramut bölgesinden gelen Müslüman tüccarların yerleşmesiyle kumaş, baharat, parfüm ve kitap ticaretinin geliştiğini kaydetti.

Haji Lane'in adının da bölgenin hac yolculuklarındaki tarihsel rolüyle bağlantılı olduğunu belirtti. 19. yüzyılın sonlarından 1970'lere kadar Malezya ve Endonezya'dan Mekke'ye giden hacı adaylarının burada konakladığını, alışveriş yaptığını ve gemilere bindiğini aktardı.

Bölgedeki Sultan Camii'nin ilk olarak 1820'li yıllarda Sultan Hüseyin Şah tarafından yaptırıldığını, günümüzde görülen altın kubbeli yapının ise 1920'lerde inşa edildiğini hatırlattı.

ANATOLIA RESTORANINDA TÜRK İŞLETMECİYLE BULUŞMA

Kampong Gelam'da çok sayıda Türk restoranı görmesinin ardından bölgenin tarihsel bir Türk mahallesi olup olmadığını araştırdığını belirten Ülker, mahallede geçmişte yerleşik bir Türk topluluğu bulunmadığını ifade etti. Bugünkü Türk restoranlarının Malay, Hintli Müslüman, Cavalı ve Arap topluluklarının şekillendirdiği tarihî ticaret bölgesine daha sonraki dönemde eklendiğini anlattı.

Akşam yemeğinde Anatolia adlı Türk restoranını ziyaret eden Ülker, humus, falafel, patlıcanlı mezeler, yaprak sarma, pide, kebap, kuzu eti ve köfte gibi yemeklerin sunulduğunu belirtti. İşletme sahibinin Türk olduğunu öğrendikten sonra kendisiyle sohbet ettiğini aktardı.

Yemeğin ardından Sultan Camii'ne yürüdüklerini, çevrede Müslümanların, Çinli ve Batılı turistlerin, Türk ve Arap restoranlarının ve Malay dükkânlarının bir arada bulunduğunu anlattı. Singapur'un İngilizce, Mandarin Çincesi, Malayca ve Tamilce olmak üzere dört resmî dile sahip olduğunu hatırlatan Ülker, Chinatown, Little India ve Kampong Gelam'ın ülkenin göç ve ticaret tarihini yansıttığını belirtti.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN >>> www.muratulker.com