Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 2026 yılının eylül ayında başlayan geniş kapsamlı yatırım fonu krizi, borsadaki manipülasyon iddiaları ve yatırımcıların varlıklarına erişim sorunlarıyla gündeme geldi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmalar kapsamında bazı şirket yöneticileri ve sermaye piyasası aktörleri hakkında adli işlemler yapılırken, yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren fonların tasfiyesi için düzenlemeler hazırlandı. Soruşturmaların bir bölümü eski SPK yönetiminin sorumluluğuna ilişkin incelemelere kadar uzandı.
131 YATIRIM FONU İÇİN TASFİYE KARARI ALINDI
Sermaye piyasalarındaki gelişmelerin merkezinde, SPK'nın 17 Eylül 2026 tarihinde aldığı kararlar yer aldı. Kurul, yedi portföy yönetim şirketine ait toplam 131 yatırım fonunun tasfiye edilmesine karar verdi. Fonların Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu (TEFAS) üzerinden alım ve satım işlemleri durduruldu. Daha sonra TEFAS dışındaki işlemlere ilişkin de kısıtlamalar uygulandı.
SPK'nın 23 Eylül 2026 tarihli açıklamasına göre tasfiye kapsamındaki fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyordu. Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine dayanan sayı, birden fazla fonda yatırımı bulunan kişilerin mükerrer sayılmamasıyla belirlendi. Fonların tasfiye kapsamına alınması, yatırımcıların birikimlerini geri alabilmeleri için ayrı bir hukuki ve mali sürecin başlatılmasını gerektirdi.
FON KRİZİNDE 891 MİLYAR LİRALIK BÜYÜKLÜK GÜNDEME GELDİ
Soruşturmayla bağlantılı fonların toplam büyüklüğüne ilişkin haberlerde yaklaşık 891 milyar liralık tutar yer aldı. Söz konusu rakam, fonların büyüklüğünü ifade ederken yatırımcıların tamamının aynı miktarda zarara uğradığı anlamına gelmiyordu. Fon portföylerinin değerlemesi, varlıkların nakde çevrilmesi ve yatırımcılara yapılacak ödemeler ayrı süreçler olarak ele alındı.
Fonların alım ve satım işlemlerinin durdurulması, özellikle birikimlerini kısa sürede nakde çevirmek isteyen yatırımcıların işlemlerini etkiledi. Bazı fonların portföylerinde bulunan varlıkların satışı, piyasa koşulları ve değerleme yöntemleri nedeniyle tasfiye takvimine bağlandı.
MANİPÜLASYON İDDİALARIYLA SORUŞTURMALAR BAŞLATILDI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sermaye piyasalarında belirli hisseler üzerinden manipülatif işlemler gerçekleştirildiği ve fonların söz konusu işlemlerde kullanıldığı iddiaları üzerine soruşturmalar yürüttü. İncelemelerde piyasa dolandırıcılığı, suç gelirlerinin elde edilmesi ve örgütlü faaliyet iddiaları üzerinde duruldu.
Soruşturma kapsamında çeşitli tarihlerde gözaltı ve tutuklama kararları verildi. 24 Eylül 2026 tarihli haberlerde, aralarında Tera Holding Yönetim Kurulu üyeleri Abdülkadir Özkan ve Bülent Uygun ile Doğa Sigorta'nın sahibi ve Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı'nın bulunduğu şüpheliler hakkında adli işlemler yapıldığı bildirildi. Aynı tarihte yürütülen soruşturmalarda toplam tutuklu sayısının 26'ya yükseldiği aktarıldı. Tutuklama kararları, şüphelilerin suçluluğunun kesinleştiği anlamına gelmiyor.
TERA, PUSULA, ATLAS VE HEDEF PORTFÖY FONLARI İNCELEMELERDE YER ALDI
Savcılık tarafından yürütülen incelemelerde çeşitli portföy yönetim şirketlerine ait fonların işlemleri değerlendirildi. Soruşturma belgelerinde Tera Portföy Birinci Serbest Fon, Pusula Portföy Hisse Senedi Fonu, Pusula Portföy Birinci Değişken Fon, Tera Portföy Algoritmik Stratejiler Serbest Fon, Atlas Portföy Serbest Fon ve Hedef Portföy İkinci Serbest Fon gibi yatırım araçlarına yer verildi.
Bazı fonların benzer yatırım stratejilerine sahip diğer fonlarla karşılaştırıldığında olağan dışı kazançlar sağladığı yönündeki tespitler incelemeye konu oldu. Savcılık belgelerinde, yatırımcıların SPK denetimi altındaki fonlara yatırım yapmalarına rağmen yatırımlarının karşılığını almakta güçlük çektiklerine ve bazı yatırımcıların ana paralarına erişemediklerine ilişkin değerlendirmeler yer aldı. İddialara ilişkin adli süreçlerin sonuçlarıyla soruşturma aşamasındaki tespitlerin birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.
ŞİRKETLERİN MAL VARLIKLARINA YÖNELİK TEDBİRLER UYGULANDI
Soruşturma kapsamında şirketler, fonlar ve şüphelilerin mal varlıklarına yönelik adli tedbirler de gündeme geldi. Eylül ayının son haftasında açıklanan bilgilere göre 387 milyon liralık varlık dondurulurken 362 milyon liraya el konuldu. Soruşturmanın farklı aşamalarında 106 kişi ve kuruluş hakkında mal varlığı tedbiri uygulanması talep edildi.
28 Eylül 2026 tarihinde ise 45 firma ve 19 fon için daha önce uygulanan mal varlığı tedbirlerinin kaldırıldığı bildirildi. SPK'nın savcılığa gönderdiği yazıda, 131 fonun işlemlerinin durdurulması ve yatırımcıların haklarının korunmasına ilişkin kararlar da yer aldı. Adli tedbirlerin kapsamı ile fonların idari tasfiye işlemleri ayrı kararlarla yürütüldü.
ESKİ SPK BAŞKANI HAKKINDA SORUŞTURMA İZNİ İSTENDİ
Fon soruşturmasının SPK yönetimine uzanan bölümünde eski Kurul Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında işlem başlatılması gündeme geldi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 30 Eylül 2026 tarihinde Hazine ve Maliye Bakanlığına gönderdiği yazıyla Gönül hakkında görevi kötüye kullanma suçlaması kapsamında soruşturma yürütülebilmesi için izin istedi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, talep üzerine ön inceleme ve araştırma yapılması amacıyla Bakanlık Teftiş Kurulunu görevlendirdi. Savcılık, 2024 yılından Eylül 2026'ya kadar bazı hisselerde fonlar aracılığıyla gerçekleştirildiği iddia edilen manipülatif işlemlere ilişkin SPK raporlarını da değerlendirmeye aldı. Soruşturma izni talebi, eski başkan hakkında kesinleşmiş bir suç tespiti anlamı taşımıyor.
YATIRIMCILAR İÇİN 1 MİLYON LİRAYA KADAR ARA ÖDEME KARARI
SPK, fon tasfiyelerinin ardından yatırımcılara ödeme yapılmasına yönelik yeni bir düzenlemeyi 1 Ekim 2026 tarihinde duyurdu. Tera Portföy, Pusula Portföy, Atlas Portföy ve Hedef Portföy tarafından kurulan ve tasfiye sürecinde bulunan fonlarda, mutabakat işlemleri tamamlanan yatırımcılara nihai hak edişlerinden mahsup edilmek üzere ara ödeme yapılması kararlaştırıldı.
Düzenlemeye göre her yatırımcıya her fon için en fazla 1 milyon lira ara ödeme yapılabilecek. Net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olan yatırımcılara ilgili tutar, bu sınırın üzerindekilere ise en fazla 1 milyon lira ödenmesi öngörüldü. İşlemlerde Merkezi Kayıt Kuruluşu tarafından belirlenen net yatırım tutarları esas alındı. Ara ödemelerin öncelikle para piyasası fonlarından başlatılması kararlaştırıldı.
FONLARIN TASFİYE SÜRESİ 3 AYDAN 6 AYA ÇIKARILDI
SPK, 21 Eylül 2026 tarihinde yaptığı açıklamayla tasfiye usul ve esaslarında yer alan üç aylık süreyi altı aya yükseltti. Değişikliğin fon portföylerindeki varlıkların piyasa koşullarına uygun şekilde satılabilmesi amacıyla gerçekleştirildiği belirtildi.
Kurul, altı aylık sürenin tasfiyenin mutlaka altı ay devam edeceği anlamına gelmediğini ve şartlara bağlı olarak daha erken tamamlanabileceğini açıkladı. Ayrıca 17 Eylül tarihinde TEFAS'a iletilen ve iptal edilen işlem talimatları ile daha önce verilmesine rağmen gerçekleştirilemeyen bazı talimatların tasfiye kapsamında ele alınmasına ilişkin esaslar duyuruldu.
FON KRİZİNE İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ KOMİSYONDAN GEÇTİ
Tasfiye sürecine ilişkin hukuki düzenlemeler de Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine taşındı. 14 Ekim 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarına ilişkin hükümler içeren kanun teklifi kabul edildi.
Teklifle henüz tasfiyesi tamamlanmamış fonların işlemlerine ilişkin özel bir çerçeve oluşturulması, fon mal varlığından hukuka aykırı biçimde çıkarılan değerlerin geri kazanılması, kayıp ve zararların sorumlulardan tahsil edilmesi ve elde edilen tutarların fon pay sahiplerine ödenmesi amaçlandı. Düzenlemenin yalnızca belirlenen fonları kapsaması ve diğer yatırım fonları için genel bir tasfiye rejimi oluşturmaması öngörüldü.
FON SORUŞTURMALARININ ARDINDAN SPK BAŞKANI MAHMUT SÜTCÜ'NÜN İSTİFA ETTİĞİ BİLDİRİLDİ
Sermaye piyasalarında eylül ayından itibaren yaşanan gelişmelerin ardından SPK Başkanı Mahmut Sütcü, sağlık sorunlarını gerekçe göstererek görevinden istifa etti.
Mahmut Sütcü, Kasım 2024'te SPK İkinci Başkanı olarak göreve başlamış, 9 Mayıs 2026'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararla Kurul Başkanlığına atanmıştı.
Sütcü'nün başkanlık dönemi, 17 Eylül'deki fon tasfiye kararları ve devamındaki soruşturmalarla aynı döneme denk geldi.





