Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı tarafından Birleşik Krallık merkezli The Nutrition Society iş birliğiyle organize edilen Sabri Ülker İstanbul Bilim Zirvesi 2026, 19 Ekim Pazartesi günü İstanbul'da başladı. Rixos Tersane İstanbul'un ev sahipliği yaptığı zirve, Türkiye'nin yanı sıra Birleşik Krallık, ABD, Japonya, Norveç ve farklı ülkelerden akademisyenleri, bilim insanlarını, sağlık profesyonellerini, eğitimcileri ve araştırmacıları bir araya getiriyor. 20 Ekim Salı günü sona erecek organizasyon, "Çocukluk Döneminde Beslenme: Eğitim, Sağlık ve Gıda Güvencesine Küresel Bir Bakış" temasıyla gerçekleştiriliyor.

Program, Murat Ülker'in açılış konuşmasıyla başladı. Ülker, babası Sabri Ülker'in kurduğu vakfın bilime verdiği önemin altını çizerek katılımcılara teşekkür etti. Ülker'in ardından Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan kürsüye çıktı. Daha sonra Sağlık Bakanı Yardımcısı Şuayip Birinci kürsüye çıkarak konuştu. Birinci'den sonra ise kürsüye Eski TBMM Başkanı ve eski Başbakanı Binali Yıldırım kürsüye çıktı.

MURAT ÜLKER AÇILIŞ KONUŞMASINI YAPTI

İş insanı Murat Ülker, açılış konuşmasında şunları söyledi:

Sayın Başbakan, Sayın Bakan Yardımcıları, değerli bilim insanları, akademisyenler, kıymetli basın mensupları ve değerli konuklar,

Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

2026 Bilim Zirvesi vesilesiyle bugün sizlerle bir arada olmaktan ve böylesine anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Babamın hayatı boyunca benimsediği çok önemli bir anlayış vardı: İnsanlara değer vermek, onları mutlu etmek ve onların mutluluğuyla mutlu olmak.

Biz de bu anlayışı çalışmalarımızın merkezine yerleştirdik. Çünkü geleceği inşa etmenin, sağlıklı nesiller yetiştirmenin ve toplumun refahına katkıda bulunmanın yolunun birlikte çalışmaktan geçtiğine inanıyoruz.

Özellikle çocuklarımızın sağlıklı gelişimi söz konusu olduğunda iş birliğinin önemi daha da artıyor. Bilim dünyasının, eğitim kurumlarının, sağlık profesyonellerinin ve ailelerin ortak bir hedef etrafında buluşması gerekiyor.

"DENGELİ BESLENMEDE MİLYONLARCA İNSANA ULAŞTIK"

Bu anlayış doğrultusunda hayata geçirdiğimiz önemli çalışmalardan biri de Dengeli Beslenme Projesi oldu.

Bugüne kadar bu proje aracılığıyla yaklaşık 7 milyon öğrenciye, öğretmene ve veliye ulaştık.

Dengeli beslenme alışkanlığının yalnızca çocuklara kazandırılması yeterli değil. Anne babaların da bu konuda bilinçlenmesi gerekiyor. Çünkü çocukların beslenme alışkanlıkları büyük ölçüde aile içinde şekilleniyor.

Ancak burada önemli bir noktaya dikkat çekmek istiyorum: Çocuklar yalnızca büyüklerinden öğrenmiyor, zaman zaman büyüklerin alışkanlıklarını değiştirmelerine de öncülük ediyor.

Murat Ülker-16

Sizlerle bu konuyla ilgili bir hatıramı paylaşmak isterim.

Bir zamanlar merhum eski Millî Eğitim Bakanımızla birlikte Rize'de bir okulu ziyaret etmiştik. Ziyaretimiz sırasında annelerimiz ve velilerimiz büyük bir misafirperverlik göstererek okula çeşit çeşit börekler, çörekler ve hamur işleri getirmişlerdi.

Bir tarafta dengeli beslenmenin önemini anlatıyor, diğer tarafta geleneksel ikramlarımızla karşılaşıyorduk.

Aslında bu durum toplumumuzun alışkanlıklarını çok güzel ortaya koyuyordu.

Çocukların bu konudaki yaklaşımları ise oldukça dikkat çekiciydi. Ne yiyeceklerini, hangi yiyecekleri tercih etmeleri gerektiğini sorgulamaya başlamışlardı.

İşte burada önemli bir değişim yaşanıyordu.

Biz yetişkinler alışkanlıklarımızı değiştirmekte zaman zaman zorlanabiliriz. Ancak çocuklar öğrendikleri doğru bilgileri günlük hayatlarına daha kolay taşıyabiliyor. Hatta bu bilgileri ailelerine aktararak değişimin öncüsü olabiliyorlar.

Elbette sağlıklı beslenmek, hayatın küçük mutluluklarından vazgeçmek anlamına gelmiyor. İnsanın zaman zaman bir parça çikolata yiyerek mutlu olması da hayatın güzel yanlarından biri.

Önemli olan, beslenmede dengeyi kurabilmek ve bu bilinci yaşamın doğal bir parçası hâline getirebilmek.

"SAĞLIKLI YAŞAM ORTAK SORUMLULUK"

Toplumun bütün kesimlerine ulaşabilmek için yalnızca eğitim faaliyetleriyle yetinmiyoruz. Sağlık profesyonelleriyle de yakın iş birliği içinde çalışıyoruz.

2007 yılında sağlıklı yaşamı desteklemek amacıyla sağlık çalışanlarıyla başlattığımız çalışmalarımıza, zaman içinde eczacıları ve halk sağlığı alanında faaliyet gösteren farklı kuruluşları da dahil ettik.

Çünkü sağlıklı bir toplum oluşturmak, tek bir kurumun veya meslek grubunun üstlenebileceği bir sorumluluk değil.

Bu hedefe ulaşabilmek için bilim insanlarının, sağlık çalışanlarının, eğitimcilerin, ailelerin ve iş dünyasının birlikte hareket etmesi gerekiyor.

Beslenme, yalnızca bireysel bir tercih değil; çocuklarımızın gelişimini, toplum sağlığını ve gelecek nesillerin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen önemli bir konu.

Bu nedenle bilimsel bilgiyi toplumun her kesimine ulaştırmak ve günlük hayatta uygulanabilir hâle getirmek büyük önem taşıyor.

Bugün beni ayrıca mutlu eden bir başka konu da ailemizin benimsediği değerlerin yeni nesiller tarafından sahiplenilmesi.

Üçüncü ve dördüncü kuşaktan aile üyelerimizin bu sorumluluğu üstlenmesi, geçmişten gelen değerleri yaşatması ve Sabri Ülker'in hatırasını geleceğe taşıması benim için büyük bir gurur kaynağı.

Bu çalışmaların yeni nesillerin katkısıyla devam ettiğini görmek gerçekten çok kıymetli.

Kendilerine ve bu anlamlı çalışmaların hayata geçirilmesinde emeği bulunan bütün ekip arkadaşlarına gönülden teşekkür ediyorum.

Çünkü kalıcı başarı, yalnızca bugün yaptıklarımızla değil, gelecek nesillere aktarabildiğimiz değerlerle de ölçülüyor.

Önümüzdeki iki gün boyunca farklı ülkelerden gelen değerli bilim insanları bilgi birikimlerini, araştırmalarını ve deneyimlerini bizlerle paylaşacak.

Bu buluşmanın yalnızca bilimsel bilgilerin aktarıldığı bir toplantı olarak kalmamasını, geleceğe yönelik yeni yaklaşımların ve modellerin geliştirilmesine de katkı sağlamasını diliyorum.

Bilimin gerçek değeri, üretilen bilginin insanların hayatına dokunabilmesinde yatıyor.

Çocuklarımızın daha sağlıklı büyümesi, ailelerimizin daha bilinçli beslenmesi ve toplumumuzun daha sağlıklı bir geleceğe ulaşması için bilimsel çalışmaların günlük yaşamla buluşması gerekiyor.

Bu zirvenin de söz konusu hedefler doğrultusunda önemli bir paylaşım ve iş birliği ortamı oluşturacağına inanıyorum.

Başta Beslenme Derneği olmak üzere, zirvenin düzenlenmesine katkı sağlayan bütün kurumlara, akademisyenlere, araştırmacılara ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Bilgilerini ve deneyimlerini paylaşmak üzere farklı ülkelerden aramıza katılan bilim insanlarına da ayrıca şükranlarımı sunuyorum.

Hep birlikte daha sağlıklı nesiller yetiştireceğimize ve daha sağlıklı bir gelecek inşa edeceğimize inanıyorum.

2026 Bilim Zirvesi'nin verimli, başarılı ve hepimiz için ilham verici geçmesini diliyor, hepinize teşekkür ediyorum.

TİCARET BAKAN YARDIMCISI MAHMUT GÜRCAN DA AÇILIŞTAYDI

Sabri Ülker Vakfı Bilim Zirvesi 2026'nın açılışında konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, çocukların sağlıklı beslenmesi, ürün güvenliği, tüketicinin korunması ve Türkiye'nin ihracat performansına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Mahmut Gürcan

Sağlıklı beslenmenin yalnızca bir sağlık meselesi olmadığını belirten Gürcan, konunun eğitim, ekonomik kalkınma ve toplumsal refahla doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı. Bilimsel araştırmaların kamu politikalarına yansıtılmasının önemine işaret eden Gürcan, akademisyenler, bilim insanları ve politika yapıcılar arasındaki iş birliğinin gelecek nesiller açısından kritik rol oynadığını söyledi.

Türkiye ekonomisinin küresel belirsizliklere rağmen büyümesini sürdürdüğünü ifade eden Gürcan, yıllık ihracatın 273,2 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını belirtti. Gürcan, 2026 yılının ocak-ağustos döneminde ihracatın yüzde 4 artışla 185 milyar dolara yükseldiğini, yıllıklandırılmış ihracatın ise 280,3 milyar dolara ulaştığını kaydetti.

İhracat başarısının yalnızca satış miktarıyla değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Gürcan, ürün kalitesi, güvenliği ve Türk ürünlerinin uluslararası pazarlardaki itibarının korunmasının da öncelikleri arasında bulunduğunu ifade etti.

"GIDA ÜRÜNLERİNE DENETİM VURGUSU"

Çocukların güvenilir ürünlere erişiminin önemine dikkat çeken Gürcan, ithal bebek mamaları, tamamlayıcı gıdalar, takviye edici gıdalar ve gıdayla temas eden ürünlere yönelik denetimlerin mevzuat çerçevesinde yürütüldüğünü söyledi.

Ticaret Bakanlığının piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetleriyle tüketicileri korumayı hedeflediğini belirten Gürcan, özellikle çocukları hedef alan yanıltıcı reklam ve pazarlama uygulamalarıyla Reklam Kurulu aracılığıyla mücadele edildiğini dile getirdi.

Elektronik ticaretin Türkiye'deki payının yüzde 20 seviyesine ulaştığını aktaran Gürcan, dijital satış kanallarının büyümesiyle ürün güvenliğine yönelik yeni denetim mekanizmalarının devreye alındığını söyledi.

Gürcan, 1 Nisan 2025 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme kapsamında internet üzerinden satılan ürünlerin denetlendiğini, gerektiğinde gizli satın alma yöntemiyle numune alınarak mevzuata uygunluk incelemeleri yapıldığını belirtti. Oyuncak, tekstil ve kırtasiye ürünlerine yönelik ithalat denetimlerinin de güçlendirildiğini ifade etti.

Ticaretin tüketici güveni, çocuk sağlığı ve gelecek nesillerin refahıyla doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayan Gürcan, ekonomik başarının insan yaşamına sağlanan katkıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Sabri Ülker Vakfı ve Nutrition Society iş birliğiyle gerçekleştirilen zirvenin bilimsel bilgi ile uygulama arasında köprü kurduğunu belirten Gürcan, sağlıklı beslenme ve gıda güvenliği alanındaki bilimsel iş birliklerinin önemine dikkat çekerek organizasyona katkı sağlayan kurumlara ve bilim insanlarına teşekkür etti.

BAKAN YARDIMCISI ŞUAYİP BİRİNCİ: SAĞLIKLI BESLENME STRATEJİK BİR HALK SAĞLIĞI MESELESİ

Sabri Ülker Vakfı Bilim Zirvesi 2026'nın açılışında konuşan Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayip Birinci, çocukluk çağı obezitesi, sağlıklı beslenme ve kronik hastalıkların Türkiye'deki etkilerine dikkat çekti. Birinci, koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının erken yaşlarda kazandırılmasının önemini vurguladı.

Şuayip Bakan Yardımcısı

Çocuk sağlığının anne karnında başladığını belirten Birinci, anne sağlığı ve erken çocukluk dönemindeki beslenmenin yaşam boyu sağlık üzerinde belirleyici olduğunu ifade etti. İlk altı ay yalnızca anne sütüyle beslenmenin ve emzirmenin iki yaşına kadar sürdürülmesinin önemine değinen Birinci, çocukluk döneminde yetersiz beslenme ile aşırı beslenmenin aynı anda görülebildiğine dikkat çekti.

Obezitenin Türkiye açısından önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten Birinci, çocuklarda obezite oranının yüzde 9,9 olduğunu söyledi. Ergenlik döneminde obezitesi bulunan bireylerin yaklaşık yüzde 80'inin yetişkinlikte de obeziteyle yaşamaya devam ettiğini aktardı.

Türkiye'de yaklaşık 25 milyon kişinin en az bir kronik hastalığı bulunduğunu ifade eden Birinci, son 20 yılda diyabetli kişi sayısının yüzde 150, kalp ve damar hastalıklarının yüzde 67, kanser hastalıklarının ise yüzde 44 arttığını belirtti.

Birinci, 65 yaş üzerindeki bireylerin yüzde 82'sinde en az bir kronik hastalık bulunduğunu, dörtten fazla kronik hastalığı olan bireylerin sağlık maliyetinin ise ortalamanın yaklaşık 10 katına ulaştığını kaydetti. Kronik hastalık yükündeki artışın sağlık harcamalarının sürdürülebilirliği açısından da önemli bir risk oluşturduğunu vurguladı.

ULTRA İŞLENMİŞ GIDALARA DİKKAT ÇEKTİ

Çocukluk çağı obezitesinin artmasında ultra işlenmiş gıdalar, şekerli içecekler, uzun ekran süreleri ve fiziksel aktivite eksikliğinin etkili olduğunu belirten Birinci, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının küçük yaşlardan itibaren kazandırılması gerektiğini söyledi.

Dünya Sağlık Örgütünün serbest şeker tüketiminin günlük enerji alımının yüzde 10'unun altında tutulmasını, mümkünse yüzde 5'in altına düşürülmesini önerdiğini hatırlatan Birinci, şekerli içecekler ve nişasta bazlı şeker tüketiminin azaltılmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.

Türkiye'deki ekmek tüketimine de değinen Birinci, beyaz un üretiminde buğdayın kepek ve rüşeym bölümlerinin ayrılmasıyla lif, vitamin ve mineral kaybı yaşandığını belirtti.

Geleneksel yöntemlerle uzun süre fermente edilen ekmeklerin besin öğelerinden yararlanma ve sindirilebilirlik açısından avantaj sağlayabildiğini ifade eden Birinci, Tarım ve Orman Bakanlığı ile tam buğday ekmeğinin yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini söyledi.

Birinci, ekmek üretiminde en az yüzde 40 oranında tam buğday unu kullanımının teşvik edilmesinin hedeflendiğini kaydetti.

Sağlık politikalarında koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çeken Birinci, hastalıkların ortaya çıkmasını beklemek yerine risk faktörlerinin önceden azaltılması gerektiğini vurguladı.

Türkiye Diyanet Vakfından yatırım iddialarına ilişkin açıklama: Faiz ve borsa iddialarına cevap
Türkiye Diyanet Vakfından yatırım iddialarına ilişkin açıklama: Faiz ve borsa iddialarına cevap
İçeriği Görüntüle

Çocukluk çağı obezitesinin önlenmesi, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının yaygınlaştırılması ve kronik hastalıkların azaltılmasının toplum sağlığı açısından öncelikli alanlar olduğunu belirten Birinci, sağlıklı beslenmenin yalnızca bireysel tercihlerle sınırlı olmadığını, gelecek nesillerin yaşam kalitesini ve sağlık sisteminin sürdürülebilirliğini doğrudan etkilediğini ifade etti.

YAHYA ÜLKER'DEN ZİRVE ÖNCESİNDE BİLİMSEL İŞ BİRLİĞİ MESAJI

Sabri Ülker Vakfı Başkanı Yahya Ülker, zirve öncesinde yaptığı paylaşımda bilimsel araştırmaların yanı sıra genç bilim insanlarının desteklenmesi ve uluslararası akademik iş birliklerinin geliştirilmesine ilişkin görüşlerini aktardı. Ülker, Newcastle Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi ile sürdürülen bilimsel iş birliklerinden söz ederek farklı ülkelerdeki araştırmacıların ortak çalışmalar gerçekleştirmesine yönelik faaliyetlere değindi.

Yahya Ülker, İstanbul Bilim Zirvesi'nin dünyanın farklı bölgelerinden bilim insanlarını bir araya getirerek fikir alışverişine ve yeni iş birliklerine ortam sağlamak amacıyla düzenlendiğini belirtti. Genç araştırmacıların bilimsel çalışmalarını uluslararası akademik topluluklarla buluşturma konusuna da yer verdi. Açıklamalar zirve öncesinde paylaşıldı ve 19 Ekim'deki açılış konuşmasının metni olarak duyurulmadı.

İLK BİLİMSEL OTURUMDA ÇOCUKLARIN İLK 1000 GÜNÜNÜN ÖTESİ ELE ALINIYOR

Zirvenin ilk bilimsel oturumu, çocukluk döneminde beslenme ve sağlığa küresel yaklaşımlar üzerine hazırlandı. Londra Hijyen ve Tropikal Tıp Okulundan Prof. Donald Bundy'nin saat 10.10-10.55 arasında gerçekleştirilmesi planlanan sunumu, yaşamın ilk 1000 gününün ardından gelen 7000 günlük çocukluk ve ergenlik dönemine odaklanıyor. "İlk 1000 Günün Ötesinde: Çocuk ve Ergen Gelişiminin Sonraki 7000 Gününe Yatırım Olarak Okul Yemekleri" başlıklı konuşmada okul yemeği programlarının çocukların gelişimiyle ilişkisi ele alınacak.

Epidemiyoloji ve kalkınma alanında çalışmalar yürüten Bundy'nin sunumunun oturum başkanlığını Newcastle Üniversitesinden Prof. Bernard Corfe üstleniyor. Zirvenin bilimsel programında çocukların beslenmesi yalnızca erken çocukluk dönemiyle sınırlandırılmıyor; okul çağındaki beslenme alışkanlıkları, eğitim ortamları ve ergenlik dönemi de ayrı başlıklar altında inceleniyor.

EMZİRME, ANNE VE ÇOCUK SAĞLIĞI İLE YAŞAMIN İLK 1000 GÜNÜ GÜNDEMDE

İlk günün "Gelişimsel Kökenler" başlıklı sempozyumunda, beslenmenin yaşamın erken dönemlerindeki rolü üç ayrı bilimsel sunumla ele alınıyor. Swansea Üniversitesinden Prof. Amy Brown, saat 10.55-11.20 arasında "Emzirmenin Yaşam Boyu Etkisi" başlıklı sunumuyla programda yer alıyor. Ardından Cornell Üniversitesinden Dr. Julia Finkelstein, gebelik öncesi ve gebelik çevresindeki tek karbon metabolizması ile anne ve çocuk sağlığı arasındaki ilişkiyi değerlendireceği bilimsel araştırma başlığını katılımcılarla paylaşacak.

Hacettepe Üniversitesi Çocuk Sağlığı Enstitüsü Müdürü Prof. Elif Özmert ise saat 11.45-12.10 arasında "İlk 1000 Gün: Yaşam Boyu Sağlık ve İyi Olma Halinin Şekillenmesi" başlıklı konuşmasıyla programda bulunuyor. Vakfın zirve öncesi duyurusunda, gebelik döneminden çocuğun ikinci yaş gününe kadar uzanan sürecin yaşam boyu sağlıkla ilişkisinin Özmert'in sunumunun merkezinde yer aldığı belirtildi. Üç konuşmanın ardından 12.10-12.40 saatleri arasında Prof. Mary Ward yönetiminde panel tartışması düzenlenmesi programlandı.

GENÇ ARAŞTIRMACILARIN ÇALIŞMALARI BİLİMSEL PROGRAMDA

Zirvenin ilk gününde saat 13.40-14.40 arasında özgün araştırmaların sözlü sunumlarına ayrılan bir oturum bulunuyor. Pakistan'daki Allama Iqbal Open Üniversitesinden Laiba Tasmia Durrani, üniversite öğrencilerinin kahvaltı kalitesi, beslenme alışkanlıkları ve akademik başarıları arasındaki ilişkileri inceleyen kesitsel araştırmasını sunacak. Çalışmanın başlığı, Pakistan'daki üniversite öğrencilerinin beslenme davranışlarının akademik performansla ilişkisine odaklanıyor.

Nuh Naci Yazgan Üniversitesinden Gizem Aytekin Şahin, EvoMeal ile optimize edilmiş huzurevi menülerinde besin ögelerindeki değişimleri ve karbon ayak izinin azaltılmasıyla ilişkili unsurları ele alan araştırmasını paylaşacak. Final International University'den Dr. Dilara Olgacher ise Project Daire kapsamında okul genelinde yürütülen bir gıda müdahalesinin uygulanması ve sonuçlarına ilişkin bulgularını sunacak. Üç araştırmanın yer aldığı oturumun başkanlığını Prof. Victor Zevallos üstlenecek.

İNGİLTERE, JAPONYA VE TÜRKİYE'NİN BESLENME EĞİTİMİ UYGULAMALARI ELE ALINACAK

İlk günün ikinci sempozyumu saat 15.00'te beslenme eğitimi girişimleriyle devam edecek. British Nutrition Foundation Eğitim Hizmetleri Yöneticisi Frances Meek, Birleşik Krallık'taki "Food – A Fact of Life" programını ve okullarda gıda ile beslenme eğitiminin uygulamalarını anlatacak. Zirve öncesinde yayımlanan mesajında Meek'in, çocukların sağlıklı ve sürdürülebilir besin seçimleri yapmalarını ve yemek hazırlama becerileri kazanmalarını destekleyen eğitim çalışmalarının Türkiye'deki uyarlamalarına da değineceği açıklandı.

Tokyo Üniversitesi Halk Sağlığı Okulundan Prof. Kentaro Murakami, saat 15.25-15.50 arasında Japonya'daki okul yemeği programlarını ve beslenme kalitesinin değerlendirilmesini konu alan sunum yapacak. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesinden Prof. F. Nur Baran Aksakal ise saat 15.50-16.15 arasında sağlık profesyonellerinin çocukların beslenme eğitimindeki rolünü Türkiye'den örneklerle ele alacak. Günün eğitim odaklı bilimsel programı, Prof. Odysseas Androutsos yönetiminde 16.15-16.45 saatleri arasında düzenlenecek panelle tamamlanacak.

ZİRVENİN İKİNCİ GÜNÜNDE OBEZİTE VE GIDA GÜVENCESİ KONUŞULACAK

20 Ekim Salı günkü bilimsel program, "Halk Sağlığı Yaklaşımları" başlıklı sempozyumla başlayacak. Birleşik Krallık Halk Sağlığı Yöneticileri Birliği Başkanı Greg Fell, saat 10.00-10.25 arasında obezitenin ticari ve toplumsal belirleyicilerini ele alan sunum gerçekleştirecek. Fell'in konuşma başlığı, obezite politikalarının ötesine geçilerek sorunun altında yatan nedenlerin incelenmesini kapsıyor.

Greg Fell, zirve öncesinde yayımlanan video mesajında çocukluk çağı obezitesinin hem çocuk hem de yetişkin sağlığını ilgilendirdiğini ifade etti. Aşırı kilo ve obezite yaygınlığının ülkeler arasında değiştiğini belirten Fell, Birleşik Krallık'ta yürütülen çalışmaların karşılaştığı sorunları ve mevcut yaklaşımları zirvedeki oturumunda ele alacağını bildirdi. Video mesajı, ikinci gün gerçekleştirilecek konuşmadan ayrı olarak paylaşıldı.

Aynı sempozyumda Oslo Metropolitan Üniversitesinden Prof. Sigrun Henjum, saat 10.25-10.50 arasında çocuklarda gıda güvencesizliğiyle mücadeleye yönelik küresel stratejileri anlatacak. Anne ve çocuk sağlığı ile beslenmesi alanında çalışan Dr. Kavita Sethuraman ise 10.50-11.15 arasında acil durumlarda yeterli beslenmenin sağlanması konusunu işleyecek. Oturumun ardından Prof. Serhat Ünal moderatörlüğünde saat 11.15-11.45 arasında panel tartışması gerçekleştirilecek.

İNGİLTERE'DEKİ İLKOKUL UYGULAMALARI VE BİLİMSEL YAYIN HAZIRLAMA SÜRECİ ANLATILACAK

İkinci günün genel oturumunda Liverpool Üniversitesinden Prof. Charlotte Hardman, beslenme davranışı psikolojisi alanındaki çalışmaları kapsamında çocukların beslenme alışkanlıklarında kuramsal bilgilerin uygulamaya aktarılmasını ele alacak. Saat 11.45-12.30 için açıklanan sunumda, İngiltere'deki ilkokullarda yürütülen bir uygulama örnek çalışma olarak kullanılacak. Oturumun başkanlığını Prof. Wendy Hall üstlenirken zirvenin kapanış bölümünde Prof. Bernard Corfe yer alacak.

Programda ayrıca doktora öğrencileri ve akademik kariyerlerinin başlangıcındaki araştırmacılar için bilimsel makale hazırlama atölyesi bulunuyor. The Nutrition Society Başkanı ve Journal of Nutritional Science'ın baş editörü Prof. Bernard Corfe tarafından yürütülecek atölyede bilimsel yazım etiği, makale hazırlama yöntemleri, dergilere başvuru ve yayın değerlendirme süreçleri işlenecek. Güncel ana programda atölye 14.00-16.00 saatleri arasında gösteriliyor; etkinliğe katılım için ön kayıt ve fiziksel katılım şartı bulunuyor.

ZİRVEYE YÜZ YÜZE VE ÇEVRİM İÇİ KATILIM ÜCRETSİZ

İstanbul Bilim Zirvesi 2026, araştırmacılar, sağlık çalışanları, akademisyenler, eğitimciler, politika yapıcılar, sivil toplum temsilcileri ve meslek hayatının başlangıcındaki bilim insanlarına yönelik olarak düzenleniyor. Organizasyona İstanbul'da yüz yüze veya çevrim içi olarak katılma olanağı sağlanıyor ve iki katılım biçimi için de ücret alınmıyor. Bilimsel programda genel oturumlar, tematik sempozyumlar, panel tartışmaları, sözlü araştırma sunumları ve dijital ePoster çalışmaları yer alıyor.

Zirve kapsamında uluslararası araştırmacılardan bilimsel bildiri başvuruları da alındı. Uzatılan özet gönderim süresi 21 Ağustos 2026'da sona ererken sözlü sunumlar için ePoster teslim tarihi 9 Eylül, poster sergisi için son teslim tarihi ise 9 Ekim olarak belirlendi. Bilimsel değerlendirmeden geçen ve sözlü sunuma seçilen çalışmaların sahiplerinden zirveye fiziksel olarak katılarak 15 dakikalık araştırma sunumu gerçekleştirmeleri istendi.

SABRİ ÜLKER VAKFI İLE THE NUTRITION SOCIETY'NİN İŞ BİRLİĞİ 2022'YE UZANIYOR

Sabri Ülker Vakfı ile The Nutrition Society arasındaki bilimsel iş birliği daha önce farklı ülkelerde düzenlenen uluslararası etkinliklerle sürdürüldü. İki kuruluş, 25-26 Mayıs 2022 tarihlerinde İstanbul'da beslenme yoluyla sağlığın korunması temasını ele alan ortak bir konferans düzenledi. Vakfın yayımladığı verilere göre konferansı 62 ülkeden 4 binin üzerinde katılımcı çevrim içi olarak takip etti.

2022 yılındaki organizasyonda sağlık profesyonellerinin çalışmalarında beslenmenin rolü, tuz tüketiminin azaltılması, kalp ve damar hastalıkları ile tip 2 diyabet alanındaki uygulamalar ele alındı. Vakıf ve The Nutrition Society, 3-4 Ekim 2023 tarihlerinde Gürcistan'ın başkenti Tiflis'te düzenlenen uluslararası beslenme ve halk sağlığı toplantısında da iş birliği yaptı. İstanbul Bilim Zirvesi 2026 ise iki kuruluşun ortak çalışmalarında çocukluk döneminde beslenme, eğitim ve gıda güvencesine odaklanan bilimsel buluşma olarak programlandı.