Selam,
Herkese güzel bir hafta diliyorum.
Havaların hızla soğumasının ardından kendi mahallemde ve birçok sosyal medya hesaplarında sokak hayvanlarını düşünmemize dair çok kıymetli bilgilere rastlıyorum. Zaman geçtikçe bilinç ve farkındalıklarımızın arttığını/artacağını düşünüp her bilgiyi heyecanla paylaşıyor ve elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Kapı önünde mahallece beslediğimiz kedilerimizi ve mahallemdeki kedilerin annesi olarak bilinen hayatını Galata ve Karaköy’de yaşayan sokak kedilerine adayan Hülya anneden ise bahsetmemek mümkün değil. Hayatını sokak hayvanlarına adayıp onların peşinden yaz kış koşturan muhtemelen 70 yaşlarındaki bu hanım birçok kez sokak hayvanlarını beslediği için hakaretlere maruz kalmıştı. Maalesef bazı insanları sokaktaki aç canlılar değil, kedi maması kokusu rahatsız ediyor...
İnstagramda sokak hayvanlarına yönelik arka arkaya rastladığım bilgilendirme bende işe yaradı. Dediğim gibi mahallemdeki sokak canlılarına daha fazla göz-kulak olup dikkat etmeye başladım ve sonra düşündüm!
Peki, sadece sokakta kedi ve köpekler mi zor durumda? Sıcak havalarda tıkanan trafikte arabamızın yanına gelen minik çocuklar. Arkasındaki bebeği ile çöp toplayan kadınlar, tüm gün Galata köprüsü üzerinde su satan yaşlı amcalar ve parklarda yaşayan yüzlerce evsiz insan, engelliler...
Peki, onlar bu çetin soğukla nasıl mücadele edebilirler?..
Birçok belediyenin AŞ evi var. Bunların birini ziyaret etme imkânım da oldu. Eyüp Sultandaki Fatih belediyesinin aşevi… Çoğunlukla giderlerini Eyüp Sultan Camiine ibadete gelen çok sayıda hayırseverin karşıladığı Aşevi… Yaz kış demeden milyonlarca evsiz, engelli, yaşlı ve kimsesizin yemek ihtiyaçlarını karşılıyorlar.
Yemeklerini gelip alanlarda var (Kaymakamlıkla birlikte hareket ederek), evlerinden dışarı çıkamayacak durumda olan yaşlı ve engellilerde olduğu gibi evlerine yemek götürülenlerde. Aynı ruhta başka bir mekân da yıllardır gönüllüleri ile ayakta duran, Balattaki Deliler Kahvesi… Yolunuzu düşürmenizi tavsiye ederim. Hepsinden Allah Razı olsun.
Bir avuç insanın emeği ve büyük bir insanî çaba, karşılık beklenmeden Aşkla yola çıkınca AŞ hâlini alıyor. Elbette tek ihtiyacımız karın doyurmak değil. Sevgi, saygı, empati…
Hepimizin en büyük dileğidir, kimseye muhtaç olmamak... Ama hepimizin en büyük görevidir de komşumuz açken tok uyumamak.
Tabii ki amacım uykularınızı kaçırmak değil. Yaratılmış her türlü canlının en büyük duası ve sorumluluğunu bir kez daha anımsamak. Karşılıksız sevmek, vicdanı susturmak için değil gerçekten vicdan sahibi olan erdemli bir insan olarak yaşamak için gerekli. Soğuk havalarda ilk aklımıza gelen konu doğalgaz faturalarımız olmasın! Merhamet sahibi ve her lokmamızı paylaşmaya talip olarak geçirelim kışımızı… Kış mevsimi kalbimizi ayaza çevirip kurutmasın. Beklediğimiz bahar, önce vicdanlarımızı sonra analarımızı, babalarımızı, evlatlarımızı ve tüm canlıları ısıtsın.
Elbette faturalar da önemli… İsraftan kaçınarak elimizdeki lokmayı ve tatlı niyetine de güler yüzümüzü paylaşırsak inanıyorum ki bizde eksik kalmak yerine var olmanın şükrü ile zenginleşiriz.
Unutmayın biz insanları değil yaptıklarından nefret ederiz. Yine biz insanları değil yaptıklarını severiz.
Tanıdık tanımadık her insanın hayırduasın da olarak, sağlıcakla kalın.






