Selam, 
Hepinize harika huzur dolu bir hafta diliyorum.
Gaste24’teki 7. yazımda; çok kıymetlim, birlikte iş yapmanın keyfi bir yana dostum, arkadaşım, sırdaşım Zahide’yi sizlerle buluşturacağım. Şimdi neden yedi diyecek olursanız, Zahide Yetiş  07/07/1979 Viyana doğumlu. Doğduğu günün dışında 7 sayısının onun hayatına dokunduğu çok fazla an var ve bunlardan en kıymetlisi, oğlu Aras’ın Zahide’nin 7. tüp bebek denemesinde doğmasıdır.

Zahide, ilk tüp bebek denmesine karar verdiğinde ülkenin en önemli ve saygın doktorlarından biri ile yola çıktı. Herkes ümit içinde müjdeyi beklerken maalesef olmaz denilen oldu ve sonuç negatif. Derken ikincisi için gücünü topladı ve yeniden anne olma ümidi ile denedi, sonuç yine aynı... Derken aralıklarla 3. 4. 5.  ve 6. denemeler de olumlu sonuç vermedi. Daha öncekilerde olduğu gibi 6. tüp bebek denemesi esnasında da kendisine programı vasıtasıyla ulaşan anne adaylarını aynı merkeze ve aynı doktora emanet ediyordu 5 anne adayının anne olacağı müjdesini ekranda onlara sarılarak verirken kendi aşılamasının tutmadığını öğreneli 5 dakika olmamıştı… Anne olmak isteyen Zahide’yi kuliste bırakıyor ve anne adaylarının yüzünü güldüren müjdeyi onlarla samimi bir sevinç içinde paylaşıp en az onlar kadar sevinerek yaşıyordu bu anı.
Şimdi 5 dakika empati yapalım, her şeyiniz var, sağlıklısınız… Sizi seven saygı duyan bir eş, iyi bir iş ve çok şükür normal şartların üzerinde bir hayat standardı… Ve tek istediğiniz; Allah izin verirse sağlıkla anne olmak. Ülkede en çok önerilen doktora gidiyorsunuz ve vesilenizle 100’ün üzerinde kadın anne olma imkânı buluyor ancak sizin 6 denemeniz de olumlu sonuç vermemiş… Ne yapardınız?

Siz bu soruyu kendinize sorarken ben Zahide’nin ne yaptığını söyleyeyim.
Devam etti...
İçindeki ümidi kaybetmedi ama var olan durumu ve şartları da dramatize etmedi. Bir kez bile onu gözü yaşlı, dili dertli görmedim. Çaresiz, mutsuz, özensiz de görmedim. Yaşadıklarının güzelliklerini ve derslerini yanına alarak, hiç kimse ve sahip olduğu hiçbir şeye güvenmeyerek her gün yeniden doğmuş gibi öğrenen bir kadın… “Olanda hayır vardır”ı sadece dili ile söylemez yaşar. Teslimiyet de bu değil midir? 

Bir gün Kayseri’de etkinlikteyiz. Sabahın erken saatlerinden itibaren Zahide Hanım’ın kulis kapısının önünde yerde oturmakta olan orta yaşlı bir beyi gösterdiler; sizi bekliyor diye. Biz hep teyzelere, anneanne-babaanne ve tüp bebek isteyen hanımlara alışığız, o nedenle çok şaşırdım ve beyefendiye yaklaşıp kendimi tanıttım. Size söyleyemem Zahide Hanımı görmem şart, dedi ve ben o solgun yüzlü adamı kulise aldım. Zahidem her zamanki gibi güler yüzü ile hoş geldiniz, dedi. O koca adam Zahide’ye sarılıp hüngür hüngür ağladı. Biz şok olduk; hiç konuşma yok, soru yok ama nasıl gözyaşı anlatamammm! Derken beyefendi dedi ki: “Eşim sizi çok seviyor ve sizin her tüp bebek denemenizde biz de denedik. Siz olmadığını söylediğinizde bizimki de olmadı ama denemeye devam ettik. Şimdi sen 7. denemende anne oldun, biz ise olamadık ve eşim bu sefer vazgeçti, artık çocuğunun olmayacağını düşünüyor. Çok üzgün, ailecek bitkiniz, umudumuzu kaybettik. Ben eşimin anne olması için her şeyi yaparım, lütfen bize yardım et!” Bu baba adayı hepimizi ağlattı. Derken Zahide, hanımefendiyi aradı, telefonla konuşurken an an iki kadın neler yaşadıklarını tüm samimiyeti ile paylaştılar ve Zahide, telefondaki hanıma bu seferde benim için dene, vazgeçme dedi. Kendi doktorunu da arayıp hanımefendiyi ona emanet etti; çok şükür onların hikâyesi de mutlu sonla bitti.

Annelik instagramda uykusuz geceler ve dram dolu saatler gibi paylaşılsa da yüreklerinde evlatlarını gece gündüz uyutan, sessiz ninniler söyleyen binlerce kadın var. Onları gerek sosyal medyada gerek kendi hayatımızda fark edelim. Bazen dertlerimiz, sıkıntılarımız diye bahsettiğimiz konular bir başkasının en büyük duası olabilir. İnsan sadece duasına esirdir.
Ve bir Zahide Yetiş sözü ile bitirelim: Ayağınıza taş, gözünüze yaş denmesin. 
Sağlıcakla kalın...