Eskilerin futbolda çok sık kullandığı “ters gelme” mevzusunun tesadüfi bir durum olmadığı, gelişen istatistik bilimi sayesinde günümüzde iyice belli olmuş durumda.

Konyaspor uzun yıllardır Aykut Kocaman tedrisatında. Arada hoca değişikleri olsa da Aykut Kocaman’ın oluşturduğu birbirine yakın savunma blokları ve defansif futbol kulübün dna’sına işlemiş vaziyette.  

 O yüzden Beşiktaş’ın son 8 maçta Konya’da 1 kez kazanabilmesi de asla tesadüf değil.

Siyah beyazlıların neredeyse Samet Aybaba döneminden bu yana oynadığı 4-2-3-1 sistemi, Konya’nın oyun şeklini çözüm üretmekte yıllardır zorlanıyor.

Abdullah Avcı’da kazanan takımı bozmamak adına benzer bir sistemle takımını sahaya sürerek,ilk yarı itibariyle ezber bozmamayı tercih etti.

Bu çözümsüzlük durumuna Ljajic ve Caner Erkin’in formsuzluğu da eklenince, Beşiktaş ilk yarıda organize atak yapmakta çok zorlandı.

Atiba ve Elneny’nin oyuncu tipi olarak çok fazla rakip ceza sahasına yaklaşmaması ise, oyunu siyah beyazlılar adına iyice kısır hale getirdi.

İkinci yarıda Abdullah Avcı önce Caner Erkin’i sağ öne çekti, sonra da Diaby’nin yerine N’Koudou’yu oyuna aldı.

Oldukça riskli bir hamleydi çünkü ne Ljajic ne de Caner Erkin’in takıma katkıları Diaby’den fazla değildi.

Avcı’nın eleştirilmesi muhtemel bu hamleleri sonrası, Caner Erkin’in asisti geldi. “Kazanan her zaman haklıdır” cümlesinden yola çıkarak, Avcı’nın doğru yaptığını söyleyebiliriz. Ancak ben yine de en azından bundan sonrası için Caner Erkin’in sağ önde oynamasını çok sağlıklı bir hamle olarak bulmuyorum. 

MAÇIN OLAYI: 116 yıllık kulüp tarihinin en kötü başlangıcını yapan Beşiktaş, Konyaspor deplasmanını da 3 puanla geçti. Devre sonuna kadar yapacağı 5 maçı da İstanbul’da oynayacak Beşiktaş, bu maçla birlikte şampiyonluğun en ciddi adayı konumuna geldi. Sezon başındaki fırtınadan çıkmak, elbette tam anlamıyla bir büyük kulüp refleksi. Ancak gemiyi o fırtınadan bu kadar çabuk çıkartmak da, tam anlamıyla iyi bir usta işi. Tebrikler Abdullah Avcı.. 

MAÇIN ADAMI: Bir çoğunun “buradan 3 puan çıkmaz” dediği anda yine sahneye Burak Yılmaz çıktı. Neredeyse 35 yaşına gelen, sakatlığı nedeniyle sezon başı kampını kaçıran ve hala deplasmanlarda kendi seyircisi tarafından “hırsız” diye karşılanan Burak Yılmaz, en kritik maçta takımına 3 puan kazandırdı. Atiba, Elneny maçın en sağlam adamlarıydı, Gökhan Gönül en çok mücadele edeni, Ruiz ise en soğukkanlı olanıydı ama maçın adamı Burak Yılmaz’dı.