Evet, Beşiktaş’ın başarısızlığında Abdullah Avcı’nın payı vardı.

Evet, dünyanın heryerinde 8 maçta 7 mağlubiyet alırsan, hoca değişir.

Evet, sistem,saha parselizasyonu,pas sayısı derken, Beşiktaş skor üretmeyi unutmuştu ve sorumlusu elbette hocaydı.

Hepsi doğru, ancak Beşiktaş’ın tek sorunu Abdullah Avcı değildi.

Beşiktaş’ın kadro mühendisliği hem nicelik hem nitelik anlamında yanlış kurulmuş durumda. 

Sezon başında Rıdvan, İlkay gibi genç yetenekler varken vasat isimler transfer edilmiş, golcü ve stoper yedeklenmemiş, mevcut paranın büyük bir bölümü de Diaby, N’Koudou, Boyd gibi açık alan oyuncularına harcanmış. 

O yüzden Mourinho da gelse, bu kadroyu uçup, kaçırma şansı yok.

Göztepe’ye karşı 18 yaşındaki Rıdvan’ın sahaya sürülmesi, orta alanın Necip’le güçlendirilmesi, Boyd’un geçtiğimiz 6 aya göre daha hareketli olması, Beşiktaş adına olumlu seçimlerdi. Ancak hiçbirisi sonuca etki edecek kadar büyük bir anlam katmadı oyuna. 

Beşiktaş’taki ikinci büyük problem ise olumsuz mali yapı ve sonucunda ortaya çıkan enerji kaybı.

Yönetim harıl harıl oyuncuların maaşlarını yatırabilmek için para arıyor. Banka görüşmeleri, kredi bulma çabaları mevcut yönetimin bir numaralı gündem maddesi.

Oysa bizim ligimizin futbol iklimi, adeta Serengeti bölgesiyle eşdeğer. Mücadele etmezsen bu futbol ortamında ayakta kalma şansın yok. 

Tff, hakem, tahkim, Pfdk yani kurullar nezdinde hakkını aramazsan, sesini çıkartmazsan, saha içinde yok sayılman içten bile değil.

Beşiktaş, Göztepe maçında bu tam olarak bu durumu yaşadı. Hakem hataları futbol tarihi boyunca oldu, olmaya da devam edecek. Ancak Göztepe - Beşiktaş maçında öyle bir kaç hakem hatası değil, kocaman bir hatalı maç yönetimi vardı.

Mali konularla ilgili adeta bir savaşın içinde Beşiktaş yönetiminin, saha dışında da savaşması şart. 

Mevzu, “hakkı yenilen ama sesi çıkmayan kulüp” olayına dönerse, bundan hem futbol takımı hem de camia olumsuz şekilde etkilenir.

MAÇIN İYİSİ: Beşiktaş altyapısının yetiştirdiği, 2001 doğumlu Rıdvan Yılmaz bugün sahada dört dörtlük bir performans sergiledi. Hızı, özgüveni, kademe anlayışıyla, kurtuluşun altyapıda olduğunu bir kez daha herkese gösterdi. Rıdvan dururken, Rebocho’nun transfer edilmesi ise Beşiktaş futbol aklının ne kadar yanlış işlediğini gösteren, çok önemli bir kanıt gibiydi.