Türkiye, 2024-2025 zeytin hasat döneminde 3 milyon 750 bin tonluk üretimle tarihi bir rekolteye ulaştı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine dayanan bu üretim miktarı, ülke tarihindeki en yüksek zeytin üretimi olarak kayıtlara geçti. Rekor üretim, iç ve dış piyasada zeytinyağı fiyatlarını etkileyerek, geçen yılki fiyatların neredeyse yarıya düşmesine yol açtı.
Geçen sezon litre fiyatı 500-600 TL arasında değişen natürel sızma zeytinyağı, bu sezon 200-250 TL bandına kadar geriledi. Sektörde yaşanan bolluk, hem kampanyalı satışları hem de ihracat kısıtlamaları nedeniyle artan stokları beraberinde getirdi.
“YOK YILI GELMEDEN ZEYTİNYAĞINIZI ALIN”
Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi Başkanı Dr. Mustafa Tan, zeytinyağında fiyat düşüşlerinin tüketiciler için olumlu görünse de, üretici açısından zorlayıcı bir dönem yaşandığını söyledi. Tan, üretimdeki bu verimlilik döneminin geçici olduğunu belirterek şu açıklamayı yaptı:
“Yok yılı gelmeden zeytinyağınızı alın.”
Tan, bu sezon özellikle İspanya ve Tunus gibi önemli üretici ülkelerde de verim düşüklüğü beklendiğini belirterek, Türkiye'nin geçen sezon elde ettiği yüksek üretimi ihracat sınırlamaları nedeniyle tam olarak değerlendiremediğini ifade etti. Stokların bu sezona devrettiğini söyleyen Tan, önümüzdeki sezon üretimde yaşanacak daralmanın fiyatları yeniden yükseltebileceğini belirtti.
ÜRETİCİ MALİYET BASKISI ALTINDA
Fiyatlardaki düşüşün üreticiye etkilerine değinen Tan, mevcut üretim maliyetlerinin litre başına 200-250 TL arasında olduğunu ifade etti. Tan, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Şu an üretici litre başına ortalama 200-250 TL maliyetle üretim yapıyor. Ancak fiyatlar bu seviyelere düştü. Üretim maliyetleri artarken gelir yarıya inerse üretici zeytincilikten uzaklaşabilir. Bu da uzun vadede sektör için risk oluşturur.”
Üretici gelirlerinin azalmasının, tarımsal üretimi sürdürülemez hale getirebileceğini belirten Tan, bu durumun ilerleyen dönemlerde arz sorununa neden olabileceğini söyledi.
İÇ TÜKETİM VE DESTEK POLİTİKALARI VURGUSU
Tan, Türkiye'nin zeytin ve zeytinyağında dünya ikinciliğine yükseldiğini hatırlatarak, bu başarının sürdürülebilir hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. İç tüketimin artırılmasının önemine dikkat çeken Tan, şu açıklamada bulundu:
“Türkiye’de kişi başı yıllık zeytinyağı tüketimi 2 litre seviyesinde. Bu miktarın en az 4-5 kilograma çıkarılması gerekiyor. Bunun için hem kamu hem özel sektörün tanıtım ve destek politikalarını artırarak devam ettirmesi şart.”
Tan, üretim fazlasının iç pazarda değerlendirilmesinin sektöre uzun vadede katkı sağlayacağını belirtti. Ayrıca tarım politikalarında sürdürülebilir desteklerin sürdürülmesinin üretici motivasyonu açısından kritik önemde olduğunu ifade etti.
GELECEK SEZONDA ÜRETİMDE DARALMA BEKLENİYOR
TÜİK verilerine göre, 2025-2026 sezonunda zeytin üretiminde yaklaşık yüzde 40 oranında bir düşüş öngörülüyor. Üretimin 2 milyon 250 bin tona kadar gerilemesi beklenirken, bu durumun zeytinyağı arzını azaltabileceği belirtiliyor. Sektör temsilcileri, zeytincilikte yaşanan bu dalgalanmalara karşı yapısal çözümler ve sürdürülebilir desteklerin önemini vurguluyor.





