İş insanı Murat Ülker, kişisel internet sayfasında 8 Kasım 2026 tarihinde yayımladığı "Bir Aile Şirketi Dünyaya Nasıl Açılır?" başlıklı yazısında, Yıldız Holding'in kuruluşundan uluslararası pazarlara açılmasına uzanan süreci kendi deneyimleri üzerinden aktardı. Ülker, Çin'e gerçekleştirdiği son seyahatte edindiği gözlemlerin yanı sıra Tsinghua Üniversitesi'nin Xplorer Programı kapsamında İstanbul'a gelen Çinli iş insanlarıyla yaptığı görüşmenin ayrıntılarını paylaştı.

Yıldız Holding'de ağırlanan heyette, aile şirketlerinin ikinci ve üçüncü kuşak temsilcileri yer aldı. Penta yöneticilerinden Fatih Erünsal'ın da eğitim programına katıldığını belirten Ülker, görüşmede Türkiye'de bir bisküvi imalathanesinde başlayan işin nasıl küreselleştiğini, uluslararası markaların satın alınmasını, farklı kültürlerden çalışanların yönetimini ve aile şirketlerinde kuşaklar arası geçişi anlattığını ifade etti.

MURAT ÜLKER 1984'TEN BERİ ÇİN'E GİDİYOR

Murat Ülker, Uzak Doğu'ya ilk kez 1984 yılında tek başına seyahat ettiğini ve Çin ile Japonya'yı tanımaya başladığı dönemin iş hayatındaki uluslararası deneyimlerinin önemli bir parçasını oluşturduğunu belirtti. Son Çin ziyaretinde bisküvi ve çikolata üretimi yapılan fabrikaları gezdiğini aktaran Ülker, geçmişte ihracat olanaklarını araştırdıkları ülkede artık yerel üretim, yeni ürün geliştirme ve dağıtım ağının genişletilmesi üzerinde çalıştıklarını kaydetti.

E1990485 B5D6 4826 9Fc4 317E043F14D3

Çin pazarında Godiva, McVitie's ve Ülker markalarının faaliyetlerine değinen Ülker, farklı ülkelerdeki tüketici tercihlerine uygun ürünler geliştirmenin uluslararası büyüme stratejilerinin bir parçası olduğunu anlattı. Ülker'in verdiği bilgiye göre grubun Uzak Doğu'da yaklaşık 600 mağazası bulunuyor ve ürünlerin bir bölümü yerel fabrikalarda üretiliyor.

GODIVA'NIN 100. YILI ÇİN'DE KUTLANDI

Murat Ülker, Godiva'nın kuruluşunun 100. yılı kapsamında Çin'de çeşitli etkinlikler düzenlediklerini ve Türk sanatçı Ekrem Yalçındağ ile özel bir koleksiyon hazırladıklarını açıkladı. Şanghay'da tanıtılan koleksiyonda Yalçındağ'ın sanat eserleri ile Godiva'nın Belçika çikolata üretim geleneği bir araya getirildi.

Godiva'nın Çin ana karasına 2009 yılında, Yıldız Holding tarafından satın alınmasının ardından girdiğini hatırlatan Ülker, markanın Çin'deki faaliyetlerinin yerel tüketim alışkanlıkları doğrultusunda geliştirildiğini belirtti. Şirket, Belçika'dan getirilen çikolataların yanı sıra Çin pazarına yönelik mooncake ve sable bisküvi gibi ürünler de sunuyor.

Koç'tan Tofaş için yeni model açıklaması! 300 milyon dolarlık yatırımda üretim başladı
Koç'tan Tofaş için yeni model açıklaması! 300 milyon dolarlık yatırımda üretim başladı
İçeriği Görüntüle

Haziran 2026'da Şanghay'ın Xintiandi bölgesinde yeni konseptli bir Godiva mağazası açıldığını belirten Ülker, mağazada müşterilerin kendi çikolata seçkilerini oluşturabildiğini, özel içecekler deneyebildiğini ve çikolata tabletlerini kişiselleştirebildiğini anlattı. Yazısında ayrıca Godiva'nın 5 Kasım 2026 tarihinde Şanghay'daki Çin Uluslararası İthalat Fuarı'na katılımına ilişkin bilgi verdi.

ÇİN'E MATCHALI, TÜRKİYE'YE FINDIKLI ÇİKOLATA

Murat Ülker, uluslararası pazarlarda tüketicilerin damak tadına uygun ürünler geliştirdiklerini belirterek Çin için yeşil çaylı, Türkiye için ise fındıklı çikolatalar ürettiklerini aktardı. McVitie's Flipz ürününün de 2026 yazında Şanghay ve Guangzhou'da matcha ve bal gibi Çinli tüketicilere yönelik tatlarla satışa sunulduğunu ifade etti.

Yerel tüketim alışkanlıklarının yalnızca Çin'de değil, farklı bölgelerde de dikkate alındığını belirten Ülker, Orta Asya'da Albeni'nin, Afrika'da Biskrem'in ve Arabistan'da pötibör bisküvinin tüketiciler tarafından yerel ürünlere benzer biçimde benimsendiğini söyledi. Ülker, gıda sektöründe raf ömrü, hijyen, ürün içerikleri ve yerel mevzuatın da yatırım kararlarında belirleyici olduğunu vurguladı.

DOĞU TÜRKİSTAN VE KAŞGAR'DA GÖRDÜĞÜ DEĞİŞİMİ ANLATTI

Murat Ülker, son Çin seyahatinde Doğu Türkistan olarak bilinen Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ni ve Kaşgar'ı yeniden ziyaret ettiğini açıkladı. Bölgeye yaklaşık 10 yıl aradan sonra gittiğini belirten Ülker, yeni binalar, yollar, altyapı yatırımları ve genişleyen yerleşim alanlarıyla karşılaştığını ifade etti.

Yeni yerleşim alanlarında yaşayan insanların nereden geldiğini sorduğunu anlatan Ülker, kendisine kira teşvikleri sayesinde Çin'in diğer bölgelerinden nüfus çekildiğinin söylendiğini aktardı. Bölgedeki yatırımların büyüklüğüne dikkat çeken Ülker, söz konusu değişimin kültürel yaşam üzerindeki etkilerini ise tam olarak bilmediğini belirtti.

Kaşgar'ın eski şehir bölgesinde Uygur kültürünün günlük yaşamda görünür olmaya devam ettiğini söyleyen Ülker, sokakların, camilerin, çeşmelerin ve çarşıların kendisine İstanbul'un Aksaray, Beyazıt, Fatih ve Kapalıçarşı bölgelerini hatırlattığını ifade etti.

KAŞGARLI MAHMUD'UN TÜRBESİNDE ÇİNLİ TURİSTLERLE KARŞILAŞTI

Ülker, Kaşgarlı Mahmud'un türbesinde ve bölgedeki tarihi alanlarda çok sayıda Çinli turist gördüğünü anlattı. Ziyaretçilerin önemli bir bölümünün emekli kişilerden oluştuğunu belirten Ülker, neden geldiklerini sorduğunda farklı bir kültürü tanımak istedikleri yanıtını aldığını aktardı.

Eski şehir çevresindeki dükkanlarda Uygur kıyafetleri, hediyelik eşyalar ve geleneksel ürünler satıldığını kaydeden Ülker, Çinli kadınların geleneksel kıyafetlerle fotoğraf çektirdiğini gözlemlediğini belirtti. Tarihi alanların turistik kullanımıyla ilgili değerlendirmesinde eski şehrin bazı bölümlerinin ziyaretçiler için fotoğraf çekim alanlarına dönüştüğünü ifade etti.

Ülker, gözlemlerini İstanbul'un geçmişte yaşadığı değişimlerle de karşılaştırdı. İkinci Dünya Savaşı dönemindeki seferberlik sırasında bazı camilerin askeri depo ve ahır olarak kullanıldığını, Adnan Menderes döneminde yol açma çalışmaları nedeniyle tarihi yapıların yıkıldığını hatırlattı. İstanbul'un binlerce yıllık geçmişine değinen Ülker, Göbekli Tepe örneği üzerinden şehirlerin ve kültürel mirasın zaman içindeki dönüşümünü ele aldı.

ÇİN'DEN GELEN ASKERİ HEYETİN YATIRIM DAVETİNİ İLK KEZ ANLATTI

Murat Ülker, 1990'lı yıllarda Türkiye'yi ziyaret eden Çin Genelkurmay İkinci Başkanı'nın Yıldız Holding ile görüşmek istediğini ve şirketin o dönem Topkapı'da bulunan merkezine geldiğini anlattı. Çinli yetkilinin kendilerini ülkesinde yatırım yapmaya davet ettiğini belirten Ülker, görüşmede Çin'de yaşayan ve Türklerle etnik bağları bulunan toplulukların da yatırımlardan yararlanabileceğinin ifade edildiğini aktardı.

I M G 8978

Ülker, Çinli yetkilinin Doğu Türkistan'daki Uygurları kastettiğini sonradan anladığını söyledi. Söz konusu dönemde yatırım gerçekleştiremediklerini ancak daha sonraki yıllarda bölgeyle ticari ilişkiler kurduklarını ve ürünlerini satmaya başladıklarını belirtti. Godiva'nın satın alınmasının ardından Çin'deki faaliyetlerin Pekin ve Şanghay'a genişlediğini, şirketin kendi mağazalarını açarak işletmeye başladığını kaydetti.

MURAT ÜLKER ÇOCUKLUĞUNU VE BABASI SABRİ ÜLKER'İ ANLATTI

Murat Ülker, yazısında çocukluk yıllarına ve eğitim hayatına da yer verdi. İlkokulu Oruçgazi İlkokulu'nda okuduğunu belirten Ülker, öğretmeninin babasının mesleğini sorması üzerine "Babam bisküvici" yanıtını verdiğini anlattı. Öğretmeninin cevaptan tatmin olmaması üzerine konuyu babası Sabri Ülker'e sorduğunu ve aynı yanıtı aldığını aktardı.

Kendisini bugün de bisküvici olarak tanımladığını söyleyen Ülker, İstanbul Erkek Lisesi'nde aldığı eğitimin çalışma disiplini üzerinde etkili olduğunu belirtti. Üniversite eğitimi için Avrupa'daki çeşitli kurumlardan kabul almasına rağmen Boğaziçi Üniversitesi'ni tercih ettiğini, babasının mühendis olmasını istediğini ancak mühendislik bölümünü üç puanla kazanamayınca işletme okuduğunu ifade etti.

Üniversite yıllarında Türkiye'deki siyasi çatışmaların ve askeri müdahalelerin hayatını etkilediğini anlatan Ülker, söz konusu dönemde arkadaşlarını kaybettiğini de paylaştı. Daha sonra yurt dışında çalıştığını, ticaret yaptığını, meslek okullarına ve kurslara katıldığını belirten Ülker, sonunda İstanbul'a dönerek babasının yanında çalışmayı seçtiğini kaydetti.

1968'DE AVRUPA'YA GİTTİ, 60 FABRİKA GEZDİ

Murat Ülker, Avrupa'yı ilk kez 1968 yılında babası Sabri Ülker'in ailesini götürdüğü seyahatte gördüğünü anlattı. Babasının kendisine farklı ülkelerde üretim ve iş süreçlerinin nasıl yürütüldüğünü göstermek istediğini belirten Ülker, gençlik yıllarında Avrupa ve Amerika'da yaklaşık 60 fabrika ve tesis gezdiğini ifade etti.

Üretim süreçlerini yerinde incelemenin iş hayatındaki yaklaşımını şekillendirdiğini belirten Ülker, daha sonraki yıllarda Suudi Arabistan'daki faaliyetlerin yeniden düzenlenmesinde görev aldığını kaydetti. Yıldız Holding'in Orta Doğu'ya ilk bisküvi ihracatını 1974 yılında gerçekleştirdiğini, 2000'li yılların başında Cidde'deki fabrikanın satın alınmasıyla yurt dışındaki üretim yatırımlarının yeni bir aşamaya geçtiğini anlattı.

GODIVA'YI SATIN ALMA KARARINI 2000 YILINDA VERMİŞ

Murat Ülker, Godiva'nın satın alınmasına ilişkin sürecin 2007'den yıllar önce başladığını açıkladı. Ülker, 2000 yılında katıldığı bir strateji toplantısında kendisine "Godiva satılırsa al" şeklinde not yazdığını belirtti.

I M G 4819

Yedi yıl sonra bir Türk gazetesindeki köşe yazısında Godiva'nın satışa çıkarıldığını öğrendiğini anlatan Ülker, köşe yazarını arayarak satın alma ihalesine katılmak istediğini söylediğini aktardı. Aile ve şirket yönetimi içinde değerlendirmeler yapıldığını, uluslararası bir bankadan referans mektubu alındığını ve satın alma hazırlıklarının başlatıldığını ifade etti.

Godiva'nın satın alınmasına ilişkin sözleşmenin Aralık 2007'de imzalandığını belirten Ülker, kendisine yöneltilen "Godiva'yı neden aldınız?" sorusuna verdiği yanıtı da paylaştı:

İnsanlar hala "Godiva'yı neden aldınız?" diye soruyor. Ben de "Satılıktı da ondan" diyorum.

Ülker, karar öncesinde şirketin faaliyetlerini incelediklerini, riskleri hesapladıklarını ve markayı daha ileri taşıyabileceklerine inandıklarını belirtti.

GODIVA'DA 30 DOLARLIK KUTUNUN YANINA 5 DOLARLIK ÜRÜN EKLENDİ

Murat Ülker, Godiva'nın satın alınmasının ardından gerçekleştirilen ürün ve dağıtım değişikliklerine de değindi. Markanın ABD'deki en düşük fiyatlı seçeneklerinden birinin yaklaşık 30 dolarlık çikolata kutusu olduğunu belirten Ülker, daha fazla tüketiciye ulaşabilmek için üç ila beş pralinden oluşan 5 dolarlık küçük paketler hazırladıklarını açıkladı.

Yeni paketlerin daha fazla satış noktasında sunulduğunu ve bunun satışların büyümesine katkıda bulunduğunu anlatan Ülker, Belçika çikolata ustalığının korunmasına önem verdiklerini belirtti. Uluslararası satın almalarda mevcut markanın tüketici nezdindeki değerinin anlaşılması gerektiğini ifade eden Ülker, Lenovo'nun IBM'in kişisel bilgisayar işini, Geely'nin ise Volvo Cars'ı satın almasını benzer küresel büyüme örnekleri arasında gösterdi.

NABISCO'YU SATIN ALMAK İÇİN DE GİRİŞİMDE BULUNMUŞLAR

Murat Ülker, Godiva'dan önce uluslararası şirket satın alma fırsatlarını araştırdıklarını da açıkladı. 1990'lı yıllarda babası Sabri Ülker ile Nabisco'nun bir bölümünü satın alma olanağını değerlendirmek üzere Londra'ya gittiklerini belirtti.

Söz konusu girişimin satın almayla sonuçlanmadığını ifade eden Ülker, uluslararası büyüme hedeflerinin Godiva anlaşmasından önce de şirketin gündeminde bulunduğunu kaydetti. Yıldız Holding'in kendi faaliyet alanında uluslararası markalara yatırım yapma arayışını uzun yıllar sürdürdüğünü anlattı.

UNITED BISCUITS SATIN ALINMADAN ÖNCE 14 FABRİKA İNCELENDİ

Murat Ülker, 2014 yılında gerçekleştirilen United Biscuits satın almasının hazırlık sürecine ilişkin ayrıntılar da paylaştı. Şirketi uzun yıllardır takip ettiklerini belirten Ülker, satın alma öncesinde uzman ekiplerle birlikte İngiltere, Fransa, Nijerya, Suudi Arabistan ve Hindistan dahil farklı ülkelerdeki toplam 14 fabrikanın tamamını ziyaret ettiklerini anlattı.

Satın alma görüşmelerinin son aşamasında müzakereleri yürüten yöneticiye ne yapmak istediğini sorduğunu belirten Ülker, yöneticinin şirketi satın almak istediğini söylemesi üzerine kendisine "Öyleyse al" yanıtını verdiğini aktardı. Ülker, yöneticilere yetki verilmesinin yanında kararlarının sorumluluğunu üstlenmelerinin de yönetim anlayışlarının bir parçası olduğunu ifade etti.

Satın almanın kredi kuruluşlarının desteğiyle finanse edildiğini belirten Ülker, 2014 yılında Ülker markasının 70 yıllık geçmişe sahip olduğunu hatırlattı. Şirketin önceki yıllarda edindiği deneyimin ve finans kuruluşlarıyla kurduğu ilişkilerin satın alma sürecinde rol oynadığını söyledi.

MCVITIE'S, JACOB'S, CARR'S, VERKADE VE BN GRUBA KATILDI

United Biscuits'in satın alınmasıyla McVitie's, Jacob's ve Carr's gibi İngiliz markalarının yanı sıra Hollanda merkezli Verkade ve Fransa'nın çocuk bisküvisi markası BN de Yıldız Holding bünyesine katıldı.

Ülker, aynı yılın daha önceki aylarında ABD'de Turtles ve Flipz markalarının sahibi DeMet's şirketinin de satın alındığını belirtti. Gerçekleştirilen satın almalarla grubun uluslararası faaliyetlerinin Godiva'nın ötesine geçerek bisküvi, çikolata ve diğer atıştırmalık kategorilerinde genişlediğini ifade etti.

PLADIS 2016'DA KURULDU, GODIVA 2024'TE PORTFÖYE KATILDI

Murat Ülker, farklı ülkelerde faaliyet gösteren markaların üretim, dağıtım ve yönetim olanaklarını bir araya getirmek amacıyla 2016 yılında merkezi Londra'da bulunan pladis şirketinin kurulduğunu anlattı. Ülker, United Biscuits ve DeMet's markalarının tek bir küresel organizasyon altında toplandığını belirtti.

Godiva'nın da 2024 yılında pladis'in genişleyen portföyüne katıldığını ifade eden Ülker, bugün grubun markalarının 110'dan fazla ülkede tüketicilere ulaştığını açıkladı. Üretim, dağıtım ve pazarlama faaliyetlerinin yürütüldüğü ülkelerin toplam nüfusunun 4 milyar kişiyi aştığını kaydetti.

YILDIZ HOLDİNG'İN YÖNETİMİNDE BEŞ AYRI MODEL KULLANILIYOR

Murat Ülker, farklı ülkelerde ve kültürlerde çalışan ekiplerin ortak hedefler doğrultusunda hareket etmesi amacıyla çeşitli yönetim modelleri geliştirdiklerini anlattı. Grubun çalışma anlayışının temelinde "Mutlu et, mutlu ol" ifadesinin bulunduğunu belirten Ülker, tüketicilerin, çalışanların ve iş ortaklarının faaliyetlerden fayda sağlamasını hedeflediklerini söyledi.

Ülker'in açıkladığı yönetim modellerinden GOAL21; sahaya gitme anlamına gelen GOYA, sıfır hata, ortak hedeflerde uyum, liderlik ve faaliyet gösterilen alanlarda birinci ya da ikinci olma hedefini kapsıyor. Ülker, GOYA'nın "Gez, Oturma Yerinde Artık" anlamına geldiğini belirterek yöneticilerin müşterileri ziyaret etmesi, tüketicileri dinlemesi ve iş süreçlerini sahada incelemesi gerektiğini ifade etti.

MOVERS modeli ise maddi değer, hedefler, yaratılan değer, fırsatların değerlendirilmesi, rakipler ve sürdürülebilirlik olmak üzere altı başlıktan oluşuyor. OF COURSE modelinde organizasyon, odaklanma, paydaşlarla işbirliği, pazarda mükemmellik, güncellenme, yenilenme, yüzde 110 performans hedefi ve etik davranış yer alıyor.

COMPASS liderlik modeli iletişim, ekipleri uyum içinde yönetme, işe hakimiyet, çalışma temposunu belirleme, tutarlılık, stratejik düşünme ve hizmet odaklı yönetim olmak üzere yedi boyutu içeriyor. IMPACT-D ise marka kimliği, tutarlılık, ürünün cazibesi, dikkat çekme, tüketici odaklılık, uygulama ve dijitalleşme ilkeleri üzerinden ambalaj tasarımına yönelik ortak yaklaşımı tanımlıyor.

MURAT ÜLKER: ÇALIŞANLARIM BANA YETERİNCE GERİ BİLDİRİM VERMEDİĞİMİ SÖYLEDİ

Murat Ülker, farklı ülkelerdeki çalışanlarla kurulan ilişkilerde kültürel farklılıkların yönetim biçimlerini etkilediğini belirtti. Japonya'daki çalışma arkadaşlarını ziyaret ettiğinde başarılı performansın çoğu zaman yalnızca görevin yerine getirilmesi olarak görüldüğünü fark ettiğini anlatan Ülker, çalışanların yaptıkları işin takdir edildiğini duymalarının önemine değindi.

Kendisinin de 360 derece performans değerlendirmesine katıldığını açıklayan Ülker, çalışma arkadaşlarının kendisine yeterince geri bildirim vermediğini söylediklerini aktardı. Ülker, şirket sahibi olmanın geliştirilmesi gereken yönlerinin bulunmadığı anlamına gelmediğini belirterek çalışanların değerlendirmelerini dikkate aldığını ifade etti.

YILDIZ HOLDİNG'İN YÖNETİMİNDE MEHMET TÜTÜNCÜ DÖNEMİ

Murat Ülker, aile şirketlerinde yönetim sorumluluğunun tek bir kişiye bağlı kalmaması gerektiğini belirterek babası Sabri Ülker'in kendisine yönetim kurulu yapısını ve çalışma kurallarını hazırlama görevi verdiği dönemi anlattı. Hazırlanan düzenlemelerin ardından yapılan ilk icra kurulu toplantısını babasının isteği üzerine kendisinin yönettiğini, Sabri Ülker'in ise toplantıyı izlediğini aktardı.

Günümüzde Yıldız Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su olarak Mehmet Tütüncü'nün görev yaptığını belirten Ülker, kendisinin pladis Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüttüğünü ve Yıldız Holding Yönetim Kurulu'nda yer aldığını açıkladı. Ülker, yönetimde yetki devrinin yalnızca yazılı kurallarla değil, yöneticilerin karar alma ve uygulama sorumluluğunu üstlenmesiyle gerçekleştiğini ifade etti.

ÜLKER AİLESİNİN DÖRDÜNCÜ KUŞAĞI DA ŞİRKETTE ÇALIŞIYOR

Murat Ülker, Tsinghua Üniversitesi heyetiyle yapılan görüşmenin soru-cevap bölümünde aile üyelerinin şirkette çalışması ve yeni kuşakların yönetime hazırlanması konularının gündeme geldiğini açıkladı. Aile üyesi olmanın şirkette görev almak için tek başına yeterli olmadığını belirten Ülker, hissedarlık ile profesyonel görevlerin birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Şirkette çalışmak isteyen aile üyelerinin ilgili pozisyona uygunluğunun ve şirketin personel ihtiyacının değerlendirildiğini belirten Ülker, adayların görüşme ve mülakat süreçlerinden geçtiğini aktardı. Uygun bulunan kişilerin belirli bir kariyer planı içinde görev aldığını ifade eden Ülker, ailenin dördüncü kuşağının da artık şirkette çalıştığını açıkladı.

Kendi çocuklarının yöneticilik sorumluluklarına uygunluğunu değerlendirirken yalnızca kişisel duygularıyla hareket edemeyeceğini belirten Ülker, bağımsız değerlendirmelere önem verdiğini söyledi. Aile üyelerinin grup dışındaki şirketlerde deneyim kazanmasının ve farklı iş alanlarını tanımasının da gelişim süreçlerine katkı sağlayacağını ifade etti.

YILDIZ HOLDİNG 2018'DE BORÇLARINI YENİDEN YAPILANDIRDI

Murat Ülker, grubun finansal yönetimine ilişkin açıklamalarında 2018 yılında borçların önemli bir bölümünün kısa vadeli olmasının uzun vadeli planlama açısından sorun oluşturduğunu belirtti. Kredilerin bir araya getirildiğini ve bankalarla daha uzun vadeli geri ödeme takvimi üzerinde anlaşmaya varıldığını anlattı.

Finansal hazırlığın önemini anlatırken sık kullandığı bir ifadeyi paylaşan Ülker, "Şemsiyenizi hava güneşliyken almanız gerekir; çünkü yağmurlu bir günde kimse size şemsiye ödünç vermez" dedi.

Ülker, Harvard Business School'un 2021 yılında Yıldız Holding'in söz konusu dönemine ilişkin bir vaka çalışması yayımladığını da açıkladı. Çalışmada, grubun kaynak yaratmak için Godiva'nın Japonya operasyonlarını mı yoksa Şok marketler zincirini mi satması gerektiğine ilişkin 2018 yılındaki karar sürecinin ele alındığını belirtti.

ŞOK HALKA AÇILDI, GODIVA'NIN ASYA OPERASYONLARI SATILDI

Murat Ülker, finansal kaynak oluşturmak amacıyla iki farklı yöntemi kullandıklarını belirtti. Şok Marketler'in 2018 yılında halka açıldığını, 2019 yılında ise Godiva'nın Japonya, Güney Kore ve Avustralya'daki perakende ve dağıtım operasyonlarının satıldığını açıkladı.

Satış kapsamında Yeni Zelanda'daki geliştirme hakları ile Brüksel'deki üretim tesisinin de bulunduğunu belirten Ülker, Godiva'nın Japonya satışlarının Yıldız Holding'in sahipliği döneminde iki katından fazla arttığını ifade etti. Söz konusu işlemlerden sağlanan kaynakların borçların azaltılmasında ve yeni yatırımların finansmanında kullanıldığını anlattı.

Ülker, bazı faaliyet alanlarından çıkılarak nakit yaratıldığını ve borçluluğun azaltıldığını belirtti. Grubun 2025 sonuçlarına göre net borcun yıllık FAVÖK'ün iki katının altında olduğunu açıkladı.

TÜRKİYE'DE PAZAR PAYI YÜZDE 60'I AŞINCA YENİ ALANLARA YATIRIM YAPILDI

Murat Ülker, Türkiye'de bisküvi ve çikolata pazarındaki paylarının yüzde 60'ın üzerine çıktığı dönemde üretim ve dağıtım faaliyetlerini destekleyen sektörlere yatırım yaptıklarını anlattı. Ambalaj, dağıtım, süt ve yağ gibi alanlarda faaliyet gösterdiklerini belirten Ülker, daha sonraki yıllarda söz konusu işlerin önemli bir bölümünden çıktıklarını ifade etti.

Şirketin kaynaklarını temel faaliyet alanlarında yoğunlaştırdığını belirten Ülker, bugün Türkiye'de gıda dağıtımı ve perakendeciliği, uluslararası pazarlarda ise atıştırmalık ürünler üzerinde odaklandıklarını söyledi.

Yazının tamamını okumak için >> www.muratulker.com