Ekonomi

Goldman Sach'tan Türkiye'ye 'faizleri indirmeme' çarısı

Goldman Sachs, temmuz enflasyonundaki gerilemeye rağmen Türkiye’de faizlerin beklenenden daha uzun süre yüksek seviyelerde kalabileceğini bildirdi. Banka, enerji fiyatlarındaki belirsizlik, eşel mobil sisteminin kaldırılması ve Türk lirasındaki değer kaybı risklerinin para politikasında erken gevşemeyi zorlaştırabileceğini belirtti.

Türkiye’de yıllık enflasyonun temmuz ayında beklentilerin üzerinde gerilemesine karşın Goldman Sachs, para politikasına ilişkin temkinli değerlendirmesini korudu. Banka, enerji fiyatlarındaki yukarı yönlü riskler ile Türk lirasında yaşanabilecek daha hızlı değer kaybının, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının faiz indirimlerine yönelik takvimini etkileyebileceğini ve faizlerin daha uzun süre yüksek seviyelerde tutulmasını gerektirebileceğini bildirdi.

GOLDMAN SACHS FAİZ İNDİRİMİ İÇİN NEDEN TEMKİNLİ?

Goldman Sachs ekonomistleri Clemens Grafe ve Başak Edizgil tarafından hazırlanan değerlendirmede, enflasyondaki yavaşlamanın para politikasında erken gevşeme için tek başına yeterli olmadığı belirtildi. Enerji maliyetleri, döviz kuru hareketleri ve fiyatlama davranışları üzerindeki belirsizliklerin devam ettiği kaydedilirken, söz konusu risklerin enflasyon görünümündeki iyileşmenin kalıcılığını etkileyebileceği ifade edildi.

Raporda, yüksek enerji fiyatları ve Türk lirasındaki daha hızlı değer kaybından kaynaklanan risklerin faiz oranlarının daha uzun süre yüksek seviyelerde kalmasını gerektirebileceği belirtildi. Bankanın değerlendirmesi, enflasyon verilerindeki düşüşe rağmen faiz indirimlerinin beklenenden daha geç veya daha sınırlı gerçekleşebileceğine işaret etti.

TEMMUZ ENFLASYONU YÜZDE 31,8’E GERİLEDİ

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan verilere göre yıllık enflasyon, temmuz ayında yüzde 31,8 seviyesine geriledi. Yıllık enflasyon böylece üst üste ikinci ayda da düşüş kaydederken, açıklanan oran beklentilerin üzerinde bir gerilemeye işaret etti.

Temmuz verisiyle birlikte yıllık enflasyondaki yavaşlama devam etse de mevcut seviye, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının yıl sonu için öngördüğü yüzde 26’lık tahminin üzerinde kaldı. Enflasyon ile Merkez Bankasının yıl sonu öngörüsü arasındaki fark, para politikasındaki sıkı duruşun süresine ilişkin tartışmaların devam etmesine neden oldu.

GOLDMAN SACHS YIL SONU TAHMİNİNİ YÜZDE 29’DA TUTTU

Goldman Sachs, Türkiye için yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 29 seviyesinde korudu. Banka, tahmininde değişikliğe gitmezken enerji fiyatları, döviz kuru ve vergi düzenlemelerinden kaynaklanabilecek yukarı yönlü risklerin arttığını vurguladı.

Yıl sonu tahmininin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının yüzde 26’lık öngörüsünün üzerinde bulunması, Goldman Sachs’ın enflasyondaki düşüş sürecine temkinli yaklaştığını gösterdi. Banka, mevcut görünümün bozulması halinde enflasyonun tahmin edilen seviyenin üzerinde gerçekleşebileceğine dikkat çekti.

EŞEL MOBİL SİSTEMİ ENERJİ FİYATLARINI NASIL ETKİLEYEBİLİR?

Goldman Sachs ekonomistleri, Türkiye’de akaryakıt fiyatlarında uygulanan eşel mobil sisteminin ekim ayına kadar tamamen kaldırılacak olmasını enerji fiyatları açısından önemli bir risk unsuru olarak değerlendirdi. Sistemin kaldırılmasıyla birlikte petrol fiyatları veya döviz kurunda yaşanabilecek artışların akaryakıt fiyatlarına daha hızlı yansıyabileceği belirtildi.

Akaryakıt fiyatlarında oluşabilecek yükselişin ulaştırma maliyetleri üzerinden diğer mal ve hizmet fiyatlarına da yansıyabileceği kaydedildi. Enerji maliyetlerindeki artışın enflasyon üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkileri nedeniyle Merkez Bankasının faiz indirimi konusunda daha ihtiyatlı hareket edebileceği ifade edildi.

ORTA DOĞU’DAKİ GERİLİM ENERJİ FİYATLARINI BASKILAYABİLİR

Raporda, Orta Doğu’da devam eden jeopolitik gerilimlerin petrol ve diğer enerji ürünlerinin fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceği belirtildi. Bölgedeki gelişmelerin enerji arzına ilişkin endişeleri artırması halinde küresel petrol fiyatlarında yeni yükselişler görülebileceği kaydedildi.

Türkiye’nin enerji ithalatına bağımlılığı nedeniyle küresel fiyatlardaki artışların iç piyasadaki maliyetler ve enflasyon üzerinde etkili olabileceği ifade edildi. Petrol fiyatlarındaki yükselişin cari denge, üretim maliyetleri ve tüketici fiyatları üzerinden para politikasının seyrini etkileyebileceği bildirildi.

TÜRK LİRASINDAKİ DEĞER KAYBI RİSKİNE DİKKAT ÇEKİLDİ

Goldman Sachs, Türk lirasındaki değer kaybının beklenenden daha hızlı gerçekleşmesi halinde ithal ürünlerin ve enerji maliyetlerinin artabileceğine dikkat çekti. Döviz kurundaki yükselişin fiyatlara geçişkenliği nedeniyle enflasyondaki düşüş sürecinin yavaşlayabileceği belirtildi.

Kur hareketlerinin enflasyon beklentileri ve şirketlerin fiyatlama davranışları üzerinde de etkili olduğu kaydedildi. Banka, Türk lirasındaki gelişmelerin enerji fiyatlarıyla birlikte para politikasının önümüzdeki dönemdeki yönünü belirleyecek temel unsurlar arasında yer alacağını bildirdi.

HİZMET ENFLASYONUNDA SINIRLI BOZULMA GÖRÜLDÜ

Goldman Sachs’ın değerlendirmesinde, temmuz ayında hizmet enflasyonunda sınırlı bir bozulma yaşandığı belirtildi. Hizmet fiyatlarındaki gelişmelerin ücretler, kira giderleri ve geçmiş enflasyona bağlı fiyatlama davranışları nedeniyle yakından izlendiği ifade edildi.

Hizmet enflasyonundaki sınırlı bozulmaya rağmen çekirdek enflasyon göstergelerindeki iyileşmenin devam ettiği kaydedildi. Banka, söz konusu ayrışmanın enflasyon görünümündeki olumlu ve olumsuz unsurların birlikte değerlendirilmesini gerektirdiğini bildirdi.

ÇEKİRDEK ENFLASYON GÖSTERGELERİ İYİLEŞMEYİ SÜRDÜRDÜ

Goldman Sachs ekonomistlerine göre çekirdek enflasyonun üç aylık hareketli ortalaması, yılın ilk çeyreğinde görülen seviyelere geri döndü. Enerji ve gıda gibi oynak kalemlerin dışarıda bırakıldığı göstergelerdeki gerilemenin, temel enflasyon dinamiklerindeki iyileşmenin sürdüğünü gösterdiği belirtildi.

Çekirdek göstergelerdeki olumlu seyre rağmen enerji fiyatları ve döviz kurunun oluşturduğu risklerin devam ettiği vurgulandı. Banka, temel enflasyon eğilimindeki iyileşmenin faiz indirimlerini destekleyebileceğini ancak dışsal risklerin indirim sürecinin hızını ve zamanlamasını sınırlayabileceğini ifade etti.

FAİZLER NEDEN DAHA UZUN SÜRE YÜKSEK KALABİLİR?

Goldman Sachs’a göre enflasyondaki düşüşün kalıcı hale gelmesi, döviz kurundaki hareketlerin kontrollü seyretmesi ve enerji maliyetlerinin sınırlı kalması faiz indirimi süreci açısından önem taşıyor. Söz konusu alanlarda oluşabilecek olumsuzlukların fiyat istikrarına yönelik riskleri artırabileceği ve sıkı para politikasının daha uzun süre korunmasına yol açabileceği belirtildi.

Faizlerin yüksek seviyelerde tutulmasının temel gerekçesinin enflasyon beklentilerindeki iyileşmeyi desteklemek ve fiyatlama davranışlarındaki bozulmayı önlemek olduğu kaydedildi. Goldman Sachs, önümüzdeki dönemde enerji fiyatları ile Türk lirasının seyrinin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının faiz kararlarında belirleyici olmayı sürdüreceğini bildirdi.