Galatasaray bu hafta Fatih hocanın Gençlerbirliği maçı sonrasında işaret ettiği gibi beş farklı isim ile oyuna başladı.Bu rotasyonda yer alan isimlerin bazıları performanslarından,bazıları da sakatlık ve cezalarından dolayı yer bulamadılar. Tüm bu dokunuşlar Galatasaray'ın takım olma yolunda halen gerekli süreci tamamlayamadığını gösteriyor.

              Bu maçın başlangıç kadrosunda daha önce birliktelik yaşamamış, bir birini ne tanıyan ne de tamamlayan ikili bulmak çok zordu.Biraz hocanın tepki ve gözdağı kadrosu olduğunu söylemek daha doğru olsa gerek. Ancak maça baktığımızda ilk yedi maça oranla pas oyununu daha tempolu oynayan, daha dikine rakip kaleye giden ve rakip ceza alanında daha fazla topla buluşan bir Galatasaray izledik. Gecenin öne çıkan performanslarını sorarsanız Andone,Muslera ve N'zonzi derim. Galatasaray’da halen ezber halini almış bir oyun planından bahsetmek çok zor.Günü iyi oyuncuların bireysel performansları ile kurtarmak nereye kadar yetecek bilinmez. Bunun yanında Sivasspor’un özellikle 10 kişi kalmasına rağmen bu kadar iyi organize olması,oyun disiplini ve pozisyon sadakatinden taviz vermemesi de alkışı fazlasıyla hak ediyor.

             Beşiktaş anormal bir sezon yaşıyor. Vasat bir oyuncu kadrosu ile de kazanan ve keyif veren bir oyun beklemek hayalden öteye gitmese gerek.Son dört sezonda iki şampiyonluk ve kadrosunda Mario Gomez, Sosa, Talisca, Aboubakar’ları görmüş bir taraftara Diaby, Elneny,Umut Nayır,Orkan ve Rebocho gibi isimleri ve bunların oynadığı kısır oyunu kabul ettiremezsiniz. Bunda faturayı salt Abdullah Avcı'ya kesmek büyük haksızlık olur. Faturanın esas adresleri pazar günü yapılan seçim sonrasında ikametlerini değiştirdiler maalesef. Ahmet Nur Çebi Beşiktaş için bu süreçte en doğru isim gibi duruyor.Bence mazbatayı aldıktan sonra yapmaları gereken ilk iş ''BAŞKAN PARALAR NEREDE?'' sorusunun cevabını alamayan taraftara bakın paralar buralara gitmiş şeffaflığını sunmak olmalı.

             Fenerbahçe Hasan Ali ve Serdar’ın savunmaya girişi sonrası geri 4’lü uzun süredir ilk kez büyük bir hata yapmadan maçı tamamladı. Bu iki ismin dönüşü Zanka'yı da rahatlattı ve en az eleştiri aldığı bir maç oynadı.Kruse'nin yokluğu hissedilirken, Rodrigues halen çekingen oynamaya devam ediyor. Adeta cam kırıklarının üzerinde oynar gibiydi. 
         
             Emre sahadaki yirmi iki oyuncudan yine  en iyi olan isimdi. Oyundan çıktığı anda maçta ne tat kaldı,ne de tuz.Emre'nin yokluğunda  Luiz Gustavo’nun bu rolü üstlenmesini bekliyoruz ama olmuyor. Emre varsa başka yoksa başka takım halini alıyor Fenerbahçe. Emre çıktıktan sonra sahada Tolga, Ozan, Gustavo ve Deniz olmasına rağmen orta saha hakimiyetini Denizli’ye verdiler. Emre skoru 2-0 yaptıktan sonra oyundan çıktı ve maç tamamen Denizlispor'un kontrolünde oynanmaya baladı. Buna bir de kaleci Altay'ın hatasından gelen gol eklenince skor 2-1 oldu ve  son 17 dakika Fenerbahçe adına adeta kabusa dönüştü.
           
           Fenerbahçe,Beşiktaş ve Galatasaray taraftarlarının takımlarından bekleyip de bulamadığını ne varsa Trabzonspor taraftarı takımında fazlasıyla bulabiliyor.Akıllı,akıcı bir oyunu keyifli ve kazanan oyun haline dönüştüren Trabzonspor bu dönemde diğer büyüklerden daha kabul gören bir görüntüde. Kalecisi Uğurcan ligin en formda isimlerinden. Savunmada tecrübeli,skorer ve coşkulu hücum özelliği olan iki kanat beki var. Stoperleri her geçen gün birlikteliklerini güçlendiriyorlar. Sosa ve Nwakaeme Trabzonspor’u sahada ne oynadığını bilen, varsa krizi hemen çözebilen bir takıma dönüştürüyor. Sörloth ve Sturridge bu maçla beraber ön bölgedeki lezzettli oyunun sosu olmaya başladılar. Bu takıma sağlıklı dönmelerini dilediğimiz Ekuban ve Abdülkadir'de dahil olduğunda bu yıl şampiyonluk adayım Trabzonspor'dur diye daha yüksek volümde söyleyebileceğim.Sanki şu dönemde şampiyonluk yolunda reel rakipleri düşe kalka yola devam ederken erken kalkan Trabzonspor yol alabilir...