MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” ile ilgili açıklamalarda bulundu. Sürecin bir devlet projesi olduğunu belirten Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gerekli inisiyatifi aldığını ve devlet kurumlarının çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.
Bahçeli, gazeteci Sinan Burhan’a yaptığı açıklamada daha önce MHP Grup Toplantısı’nda kullandığı ifadeleri hatırlattı. Selahattin Demirtaş, görevden alınan belediye başkanları Ahmet Türk ve Ahmet Özer ile Abdullah Öcalan’ın durumlarına değinen Bahçeli, Türkiye’nin ve bölgenin huzura kavuşmasının hedeflendiğini söyledi.
DEMİRTAŞ, AHMETLER VE ÖCALAN İÇİN ÇAĞRI
Devlet Bahçeli, daha önce dile getirdiği sözlerin arkasında olduğunu belirterek, “Ben yine aynı şeyi söylüyorum. Selahattin Demirtaş evine, Ahmetler görevine, Öcalan umut hakkına kavuşmalıdır. Türkiye huzur bulmalıdır. Hedefimiz Türkiye’nin ve bölgenin huzura kavuşmasıdır.” ifadelerini kullandı.
Bahçeli’nin “Ahmetler” ifadesiyle Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden alınan Ahmet Türk ile Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ahmet Özer’i kastettiği belirtiliyor. MHP lideri, 3 Şubat 2026 tarihli grup toplantısında da “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” sözlerini kullanmıştı.
BAHÇELİ KANUN TEKLİFİNİ İMZALADI
“Terörsüz Türkiye” sürecinin yasal altyapısını oluşturması amacıyla hazırlanan kanun teklifinde imza aşamasına geçildi. “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” adı verilen düzenleme, AK Parti Meclis Grubunda milletvekillerinin imzasına açıldı.
MHP grubunda teklife ilk imzayı Devlet Bahçeli attı. Bahçeli’nin yanı sıra MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, TBMM Başkanvekili Celal Adan ile MHP Grup Başkanvekilleri Erkan Akçay ve Filiz Kılıç da kanun teklifini imzaladı. MHP’li isimlerin imzaları AK Parti Grup Başkanlığına teslim edildi.
KANUN TEKLİFİNİN ADI BELLİ OLDU
Çerçeve düzenlemenin adı “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” olarak belirlendi. Teklifin, “Terörsüz Türkiye” sürecinde ihtiyaç duyulan hukuki düzenlemeleri içermesi ve sürecin yasal çerçevesini oluşturması amaçlanıyor.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da 4 Ağustos 2026 tarihinde kanun teklifini imzaladı. Teklifin TBMM’deki imza işlemlerinin tamamlanmasının ardından Meclis Başkanlığına sunulması ve ilgili komisyonlarda görüşülmesi öngörülüyor.
BAHÇELİ: KAZANAN 86 MİLYON VATANDAŞIMIZDIR
Devlet Bahçeli, teklife attığı imzanın Türkiye’deki toplumsal birlik açısından önem taşıdığını söyledi. Düzenlemenin Türk ve Kürt vatandaşlar başta olmak üzere toplumun bütün kesimlerini kapsadığını belirten Bahçeli, sürecin sonunda 86 milyon vatandaşın kazanacağını ifade etti.
Bahçeli, “Attığımız bu imza hayırlı ve uğurlu olsun. Bu imzayla bin yıllık kardeşliğimiz bir kez daha tescillenmiştir. Türk’üyle, Kürt’üyle, dili ve kimliği ne olursa olsun herkes kazanmıştır. 86 milyon vatandaşımız ve Orta Doğu halkları kazanmıştır.” dedi.
KÜRESEL PROJELERİN BOZULMASININ İLK ADIMI
MHP lideri, hazırlanan düzenlemenin yalnızca Türkiye’nin iç güvenliği ve toplumsal bütünlüğü bakımından değil, bölgesel gelişmeler açısından da sonuçlar doğuracağını savundu. Bahçeli, atılan imzanın küresel ölçekte yürütüldüğünü belirttiği projelerin bozulmasının ilk adımı olduğunu söyledi.
Bahçeli, süreçteki çalışmaları nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a teşekkür etti. Sürecin Cumhurbaşkanlığı, TBMM ve ilgili devlet kurumları tarafından koordinasyon içinde yürütüldüğünü ifade etti.
BU PROJE BİR DEVLET PROJESİDİR
Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” sürecinin herhangi bir siyasi partinin tek başına yürüttüğü bir çalışma olmadığını belirterek, “Bu proje bir devlet projesidir. Meclisimiz bu konuyla ilgili gerekli inisiyatifi almıştır. Devletimiz gerekli çalışmaları yürütüyor. Hep birlikte bu süreci takip edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
MHP lideri, sürecin TBMM çatısı altında yürütülmesinin ve gerekli yasal düzenlemelerin Meclis tarafından hazırlanmasının önemine işaret etti. Bahçeli daha önce yaptığı açıklamalarda da sürecin takviminin TBMM tarafından belirleneceğini söylemişti.
DEVLET ADABINA RİAYET EDERİZ
Bahçeli, son grup toplantılarında “Terörsüz Türkiye” sürecine neden daha az değindiğinin sorulduğunu aktararak çalışmaların önüne geçmek istemediğini söyledi. Devlet kurumlarının yürüttüğü temaslara destek verdiklerini belirten Bahçeli, devlet adabına uygun hareket ettiklerini ifade etti.
Bahçeli, “Bize zaman zaman soruyorlar; son grup konuşmalarında niçin ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine değinmiyorsunuz diye… Biz devlet adabına riayet ederiz. Sayın Cumhurbaşkanımız süreci yakından takip ediyor. Sayın Meclis Başkanımız da konuya vaziyet ediyor. Biz de kendilerine destek veriyoruz. Onların yürüttüğü çalışmaların önüne geçmek doğru değildir.” dedi.
DEMİRTAŞ İLE İYİ BİR HUKUKUMUZ VAR
Devlet Bahçeli, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile doğrudan bir cezaevi görüşmesi gerçekleştirmediğini söyledi. Demirtaş’ın avukatları aracılığıyla düzenli olarak bilgi aldığını belirten Bahçeli, aralarında iyi bir hukuk bulunduğunu ifade etti.
Bahçeli, “Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etmedim. Ancak avukatları vasıtasıyla düzenli olarak görüşür, halini hatırını sorarım. O da bana selamlarını iletir. İyi bir hukukumuz var. Ayrıca kendisinin herhangi bir talebi veya isteği olup olmadığını da sorarım. Demirtaş’la Türkiye Büyük Millet Meclisinde birlikte çalıştık.” ifadelerini kullandı.
UMUT HAKKI NEDİR?
Umut hakkı, ömür boyu hapis cezası alan bir hükümlünün belirli bir sürenin ardından tahliye olasılığının değerlendirilmesini sağlayan hukuki düzenlemeyi ifade ediyor. Bahçeli’nin açıklamasında söz konusu hakkın Abdullah Öcalan bakımından uygulanması gerektiği yönündeki görüşü yer aldı.
Bahçeli, daha önceki grup toplantılarında da Abdullah Öcalan için “umut hakkı”, Selahattin Demirtaş için tahliye ve Ahmet Türk ile Ahmet Özer için görevlerine dönüş çağrısında bulunmuştu. MHP liderinin son açıklaması, daha önce dile getirdiği yaklaşımı sürdürdüğünü gösterdi.