Selam, yeni bir yazıda daha sizlerleyim.
Geçtiğimiz haftalarda farklı giyim kodları üzerine konuşmuştuk. Bu yazıda ise bahsettiğimiz tüm giyim kodlarına ek olarak stile dair yeni bir sınıflandırmaya giriş yapacağız.
Casual, feminen, maskülen ya da vintage… Bahsi geçen tüm bu stiller, kendilerine özgü parçaları belirlerken giysinin formunu esas alır. Örneğin; İspanyol paça pantolonlar ya da balon kollu gömlekler yeniden trend olsalar bile formal açıdan daima ilk çıktıkları döneme atıfta bulunan vintage parçalar olarak bu stilde değerlendirilir. Oysa giysileri temel olarak üç farklı kategori altında sınıflandırmak mümkündür. Bu kategoriler; form, doku ve renktir.
Bir görünümün göze güzel olarak hitap edebilmesi ve başarılı olarak nitelendirilebilmesi için formu ve vücut yapınıza uygunluğu kadar sahip olduğu renkler de önemlidir. Renkleri temel alan bir sınıflandırma yapıldığında bu konuda öne çıkan dört farklı giyim kodundan bahsedebiliriz:
Monokrom
Monokrom görünümü, baştan aşağı tek renk veya tek desen giyinmek olarak tanımlayabiliriz. Tek parça elbiselerden ziyade özellikle aynı renk tercih edilmiş iki veya daha fazla parçadan oluşan görünümler, bu stil için daha doğru örnekler olacaktır. Peki, baştan aşağı aynı rengin kullanıldığı bir kombinde çarpıcı bir etkiyi nasıl yakalayabiliriz? İşte, tam burada devreye parçaların hazırlandığı kumaşlar ve sahip oldukları dokulardaki farklar giriyor ve monokrom görünümün kilit noktası burada beliriyor.
Baştan aşağı tek ton giyseniz de seçtiğiniz rengin, deri, pamuk, yün, polyester, akrilik gibi farklı kumaşlar üzerindeki yansıması farklı olacaktır. Bazı dokular, rengi daha parlak taşırken bazıları rengin daha donuk ve mat görünmesine neden olur. Üstelik bir görünümde aynı tonda birden fazla dokunun kullanılması, stilinize çok boyutlu bir hava katacaktır.
Siyah-Beyaz
Birbiri ile bu kadar bütünleşmiş başka iki renk olduğunu sanmıyorum. Siyah ve beyaz trendler ne olursa olsun, hatta renk enstitüleri ne karar verirse versin, zamana ve trendlere karşı daima birlikteliğini sürdüren iki renk. Siyah ve beyaz ikilisi genellikle monokrom tarz içerisinde değerlendirilir. Bense bu yazıda siyah-beyaz birlikteliğinin baştan aşağı tek ton giymekten biraz daha pratik ve olgun bir görünüm sağladığını düşünerek bu iki stili ayrı başlıklar altında almayı tercih ediyorum.
Siyah ve beyaz birlikteliği, klasik duruşu ve sadeliği sebebiyle özellikle iş dünyasında ve resmi ortamlarda tercih edilen ilk şık olarak karşımıza çıkıyor. Kişiyi kolaylıkla güçlü ve kendinden emin bir görünüme kavuştursa da zaman zaman bu birliktelik bir bağımlılığa dönüşebiliyor. Dikkat edilmesi gereken tek şey ise bu renkleri tercih ederken en azından kıyafetin formal açıdan bir yenilik taşıması olabilir. Aksi hâlde bu birliktelik, karşı tarafa kolaya kaçılmış, özensiz bir izlenim verebilir. Özellikle beylerin sıklıkla tercih ettiği bu uyum, moda dünyası için zamansız stillerden biri olarak tanımlanabilir.
Ton Sür Ton
Kombin içerisinde, eşarptan aksesuara, elbiseden çoraba dahi aynı rengin açık ve koyu tonlarının bir arada kullanılması, moda dünyasında ton sür ton olarak ifade edilir. Özellikle baskın olan renklerin (kırmızı-kahverengi ve yeşil vb. gibi…) üst ve alt tonlarının tek bir kombin üzerinde birleştirilmesi, stili kolaylıkla sakin ve sofistike bir görünüme kavuşturuyor.
2017’de yeniden atağa geçen bu trend 2020 yılında da güncelliğini koruyor. Moda influencerlarında görmeye alışkın olduğumuz bu stilde, özellikle son iki yılda kahverengi ve alt tonlarının bir arada kullanılması oldukça yaygın.
Bu görünümü çarpıcı bir aksesuarla birleştirmek için tercihinizi altın ya da gümüşten yana kullanabilirsiniz. Yeri geldiğinde ton sür ton görünümünü, farklı denim parçalarını birleştirerek de elde edebiliriz.
Colour Blocking
Zıt renklerin bir arada kullanılması olarak tercüme edebileceğimiz colour blocking, tamamen kişisel zevkleri gün ışığına çıkıyor, diyebiliriz. Monokrom, ton sür ton ya da siyah-beyaz görünümlere göre daha iddialı, daha cesur bir stil olduğunu söylemek de yanlış olmaz. Üstelik bu stil üzerine bir görünüm inşa etmek, sanıldığı kadar efor harcamayı, gardrobun önünde saatler geçirmeyi de gerektirmiyor.
Colour blocking görünümün altında çok basit bir teknik yatıyor. Yapmanız gereken tek şey renk çarkını gözünüzün önüne getirmek ve birbiri ile 180 derece zıt olan renkleri seçerek eşleştirmek. Örneğin; turuncu ve mavi, sarı ve mor, kırmızı ve yeşil gibi… Elbette, bu görünümün en zor tarafı, gardırobunuzun diğer stillere göre çok daha zengin olmasını gerektirmesi.