Gündem

“Atımızın kuyruğunu bağladık” sözleri gündem oldu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümü törenlerinde Türkiye Yüzyılı, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine ilişkin mesaj verirken “Atımızın kuyruğunu bağladık” ifadesini kullandı. Türk savaş kültüründe yüzyıllardır yer alan at kuyruğu bağlama geleneği, Erdoğan’ın açıklamasının ardından yeniden gündeme geldi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 26 Ağustos 2026’da Muş’un Malazgirt ilçesinde düzenlenen Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümü anma programına katıldı. Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı’nda vatandaşlara hitap eden Erdoğan, Türkiye Yüzyılı hedefleri ve terörle mücadele sürecine ilişkin açıklamalarında Türk tarihindeki savaş geleneklerinden biri olan at kuyruğu bağlama uygulamasına atıfta bulundu.

ERDOĞAN: ATIMIZIN KUYRUĞUNU BAĞLADIK

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Türk kültüründe sefere çıkılırken uygulanan geleneklerden söz ederek bir yola baş koyulduğunda atın kuyruğunun bağlandığını anlattı. Erdoğan, söz konusu geleneği başladıkları yoldan geri dönmeme ve hedefe ulaşıncaya kadar devam etme iradesinin sembolü olarak değerlendirdi.

Erdoğan, millet olarak çok eski bir geleneğe sahip olduklarını belirterek sefere çıkıldığında veya önemli bir işe girişildiğinde atın kuyruğunun bağlandığını söyledi. Türkiye Yüzyılı’nın inşası, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerinin gerçekleştirilmesi ile bölgenin yeniden barış ve esenlik ortamına kavuşması amacıyla aynı kararlılıkla hareket ettiklerini ifade etti.

TÜRK SAVAŞ KÜLTÜRÜNDE AT KUYRUĞU BAĞLAMAK NE ANLAMA GELİYOR?

Atın kuyruğunu bağlamak veya örmek, eski Türk savaş kültüründe hem pratik hem de sembolik anlam taşıyan uygulamalar arasında yer alıyor. Akademik kaynaklarda geleneğin “kuyruk tügmek” yani kuyruğu düğümlemek ve “at çermetmek” ifadeleriyle karşılandığı, savaş ve av atlarının kuyruklarının bağlandığı belirtiliyor. At kuyruğunu bağlama veya örme uygulamasının kahramanlık ve yiğitlik alameti olarak değerlendirildiği de kaynaklarda aktarılıyor.

Uygulamanın pratik yönü savaş sırasında atın uzun kuyruk kıllarının çevredeki bitkilere veya farklı engellere takılmasının önüne geçilmesiyle ilişkilendiriliyor. Sembolik yönü ise savaş için hazırlanma, mücadelede kararlılık gösterme ve geri dönmeme iradesiyle bağlantılı olarak Türk kültür tarihinde yer buluyor.

“KUYRUK TÜGMEK” SAVAŞA HAZIRLANMAK ANLAMINDA KULLANILIYORDU

Türk Dil Kurumu tarafından yayımlanan akademik çalışmalarda eski Türkçedeki “kudruk tüg-” ifadesinin “atın kuyruğunu düğümlemek” anlamına geldiği, ifadenin aynı zamanda savaşa hazırlanmak ve savaş ilan etmek anlamlarında kullanıldığı belirtiliyor. “Tüğünlüg at” ifadesi ise “düğümlü at” veya savaşmak üzere hazırlanmış at şeklinde açıklanıyor.

Atın kuyruğunun bağlanması böylece yalnızca hayvanın savaş şartlarına hazırlanmasıyla sınırlı kalmayan, askeri harekât hazırlığını anlatan bir sembol olarak da Türk dili ve kültüründe karşılık buluyor.

DİVÂNU LUGÂTİ’T-TÜRK’TE DE YER ALIYOR

At kuyruğunu bağlama geleneğine ilişkin önemli kayıtların bir bölümü Kaşgarlı Mahmud’un Divânu Lugâti’t-Türk adlı eserine dayanıyor. Eserde “Alp er atın çermetti” ifadesi yer alıyor. Akademik çalışmalarda ifade “kahraman adam atının kuyruğunu ipekle ördürdü” veya “yiğit adam atının kuyruğunu ördü” biçiminde aktarılıyor.

Divânu Lugâti’t-Türk üzerine yapılan çalışmalarda at kuyruğunun ipekle örülmesinin yiğitlik göstergesi olarak kabul edildiği belirtiliyor. Kaşgarlı Mahmud’un eserindeki söz konusu kayıt, geleneğin Türk kültüründe tarihsel olarak kullanılan uygulamalardan biri olduğunu ortaya koyan kaynaklar arasında bulunuyor.

ORHUN YAZITLARINDA “DÜĞÜMLÜ AT” İFADESİ

Geleneğin izleri İslamiyet öncesi Türk tarihine ilişkin metinlerde de görülüyor. Tonyukuk Yazıtı üzerine yapılan akademik çalışmalarda “tögünlüg at” ifadesi “kuyruğu düğümlü at” biçiminde açıklanıyor. Yazıttaki bölümün çevirilerinden birinde, Türk halkı arasında silahlı düşmanların ve kuyruğu düğümlü düşman atlarının koşturulmadığı ifade ediliyor.

Söz konusu kullanım, at kuyruğunun düğümlenmesinin askeri hazırlık ve savaş durumuyla bağlantılı bir kavram olarak eski Türk yazılı kaynaklarında da yer aldığını gösteriyor.

MALAZGİRT VE ALP ARSLAN’LA ÖZDEŞLEŞEN GELENEK

At kuyruğu bağlama geleneği, Türk tarih anlatımında 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi ve Sultan Alp Arslan ile de özdeşleştiriliyor. Tarihsel anlatımlarda Alp Arslan’ın Malazgirt Savaşı öncesinde beyaz kıyafet giyerek ölmesi halinde bunun kefeni olacağını söylediği ve savaş hazırlıkları sırasında atının kuyruğunu bağladığı aktarılıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söz konusu ifadeyi Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümü törenlerinde kullanmasıyla Türk savaş kültüründe yüzyıllardır farklı kaynaklarda karşılaşılan at kuyruğunu bağlama geleneği yeniden gündeme taşındı. Erdoğan, söz konusu tarihsel sembolü Türkiye Yüzyılı ile Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerinde izlenecek kararlılık üzerinden kullandı.