Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Osman Kavala hakkında verdiği karara ilişkin açıklamalarda bulundu. Sosyal medya hesabından değerlendirme yapan Uçum, milli yargının bağımsızlığının yalnızca Türkiye içerisindeki güç ve kurumlara karşı değil, uluslararası mercilere karşı da korunması gerektiğini savundu.

Uçum, AİHM’in Türkiye’deki mahkemeler bakımından bir üst yargı veya hiyerarşik yargı mercii olmadığını belirterek, uluslararası sözleşmeler ile uluslararası mahkemeler tarafından verilen kararların milli yargının asli niteliğini ortadan kaldıramayacağını ifade etti. Açıklamasında AİHM’in Osman Kavala kararının yanı sıra Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor’un Türkiye’ye yönelik sözlerine de tepki gösterdi.

“AİHM SİYASİ PROJE KARARLAR VERDİKÇE TÜRKİYE İÇİN KIYMETİ KALMIYOR”

Mehmet Uçum, AİHM’in verdiği kararları değerlendirirken milli yargının bağımsızlığına vurgu yaptı. Yargı bağımsızlığının ulusal sınırlar içerisindeki müdahaleler kadar dışarıdan gelebilecek müdahalelere karşı da geçerli olduğunu savunan Uçum, uluslararası yargı organlarının milli mahkemelerin üzerinde bir konuma sahip olmadığını ileri sürdü.

AİHM’in bir üst veya hiyerarşik yargı mercii olmadığını kaydeden Uçum, Mahkemenin siyasi saiklerle hareket ettiğini düşündüğü kararların Türkiye açısından değerini yitirdiğini belirtti. Uçum, “AİHM siyasi proje kararlar verdikçe Türkiye için kıymeti kalmıyor” değerlendirmesinde bulundu.

UÇUM: AİHM KARARLARININ ESASTAN BAĞLAYICILIĞI YOK

AİHM tarafından verilen ihlal kararlarının ulusal mahkemelerde nasıl uygulanacağı konusuna da değinen Uçum, söz konusu kararların ilgili yargı dosyasının yeniden ele alınmasını gerektirebileceğini ifade etti. Uçum’a göre milli mahkemeler, yeniden değerlendirme aşamasında AİHM kararının esasını inceleyerek kendi kararlarını verebilir.

Uçum, AİHM tarafından verilen ihlal kararlarının milli mahkemelerin karar verme yetkisini ortadan kaldırmadığını savundu. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, konuya ilişkin açıklamasında, “İhlal kararlarına uyup uymama yetkisi ilgili milli mahkemelere aittir” ifadelerini kullandı.

MİLLİ YARGININ BAĞIMSIZLIĞINA VURGU YAPTI

Mehmet Uçum, uluslararası sözleşmelerin ve bu sözleşmelere dayalı kararların milli yargının asli karakterini değiştirmediğini öne sürdü. Türkiye’deki yargı organlarının kararlarını bağımsız biçimde verme yetkisine sahip olduğunu belirten Uçum, AİHM kararlarının ulusal mahkemeler açısından doğrudan bir üst mahkeme kararı gibi değerlendirilemeyeceğini savundu.

Açıklamasında ulusal yargı yetkisinin korunması gerektiğine işaret eden Uçum, dışarıdan yapılan müdahale veya yönlendirmelerin yargı bağımsızlığı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

NACHO SANCHEZ AMOR’A SERT TEPKİ

Uçum’un açıklamalarında Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor da yer aldı. Amor’un Türkiye ve Türk yargısına ilişkin açıklamalarını eleştiren Uçum, söz konusu ifadeleri “küstah ve asılsız” olarak nitelendirdi.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Uçum, Avrupa ülkelerini ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve mültecilere yönelik politikaları üzerinden de eleştirdi. Türkiye’nin yargı bağımsızlığına yönelik dış müdahaleleri kabul etmeyeceğini belirten Uçum, AİHM ile Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü’ne yönelik tepkisini, “AİHM de Amor da haddini bilsin!” sözleriyle dile getirdi.

AVRUPA ÜLKELERİNE IRKÇILIK VE MÜLTECİ POLİTİKALARI ELEŞTİRİSİ

Uçum, Avrupa ülkelerindeki ırkçılık ve yabancı düşmanlığı tartışmalarına da değinerek, mültecilere yönelik uygulamalar üzerinden Avrupa kurumlarını eleştirdi. Türkiye’nin yargı sistemi hakkında yapılan açıklamalara tepki gösteren Uçum, Avrupa’daki sorunların da dikkate alınması gerektiğini savundu.

Çocuk kavgasını "Türk-Kürt" kavgası diye pazarlamaya çalıştılar
Çocuk kavgasını "Türk-Kürt" kavgası diye pazarlamaya çalıştılar
İçeriği Görüntüle

Türkiye’nin milli yargı bağımsızlığını koruyacağını belirten Uçum, uluslararası kuruluşların veya yabancı siyasi aktörlerin Türk yargısına yönelik müdahale anlamına gelebilecek açıklamalarının kabul edilmeyeceğini ifade etti.

AİHS VE AİHM’E BİREYSEL BAŞVURU İÇİN “GÖZDEN GEÇİRİLEBİLİR” MESAJI

Mehmet Uçum, açıklamasının son bölümünde Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve AİHM sistemi içerisindeki konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. AİHM’in Türkiye aleyhine siyasi saiklerle karar vermeye devam etmesi halinde Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf olma durumunu ve AİHM’e bireysel başvuru imkanını gözden geçirmek zorunda kalabileceğini söyledi.

Uçum, böyle bir sürecin yaşanması halinde AİHM sisteminin geleceğinin de etkilenebileceğini savundu. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, söz konusu ihtimale ilişkin olarak, “AİHM sisteminin çöküşü de önlenemez olur” ifadelerini kullandı.