Gündem

Yargı Paketi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı

Kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Düzenlemeyle icra ve iflas işlemleri, idari yargı, noterlik uygulamaları, adli tıp, kanuni faiz, dijital ve genetik veriler, hakim ve savcı yardımcılarının eğitimi ile ceza yargılamasına ilişkin değişiklikler yapıldı. Banka hesaplarını kullandırarak dolandırıcılık suçuna sınırlı şekilde iştirak eden kişilere verilecek cezanın yarı oranında indirilmesine imkan tanındı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda, kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı.

Kanun; İcra ve İflas Kanunu, Danıştay Kanunu, Noterlik Kanunu, İdari Yargılama Usulü Kanunu, Hakimler ve Savcılar Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Türk Medeni Kanunu ve Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun başta olmak üzere çok sayıda mevzuatta değişiklik öngörüyor.

Düzenlemeler kapsamında miras yoluyla edinilen taşınmazların satışından elektronik açık artırmalara, idare mahkemelerinde tek hakimle görülecek davalardan Danıştayın daire sayısına, noterlik evraklarının incelenmesinden Adli Tıp Kurumu yöneticilerinin görev sürelerine kadar farklı alanlarda yeni hükümler getirildi.

Kanunla ayrıca banka hesaplarını, ödeme araçlarını veya hesapların kullanılmasını sağlayan bilgileri başkalarına vererek dolandırıcılık suçuna sınırlı şekilde iştirak eden kişiler bakımından cezanın yarı oranında indirilebilmesinin önü açıldı.

“IBAN MAĞDURLARI” İÇİN CEZA İNDİRİMİ DÜZENLEMESİ

Türk Ceza Kanunu’nun nitelikli dolandırıcılığı düzenleyen 158’inci maddesine yeni bir fıkra eklendi. Dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirakin yalnızca kişinin kendisine ya da başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını, banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri ya da araçları başkasına vermesiyle sınırlı kalması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilecek.

Düzenleme, banka hesaplarını maddi menfaat karşılığında veya başkalarının yönlendirmesiyle kullandıran ancak olayın niteliği ve suça iştirak derecesi bakımından farklı değerlendirilmesi gereken kişileri kapsayacak. Kamuoyunda “IBAN mağdurları” olarak anılan kişilerle ilgili somut olayın özellikleri mahkemeler tarafından dikkate alınabilecek.

Mahkemeler, kişinin dolandırıcılık eylemine katkısının yalnızca hesap, ödeme aracı veya zorunlu hesap bilgilerini kullandırmakla sınırlı olup olmadığını değerlendirecek. Düzenlemenin, belirtilen şartları taşıyan çok sayıda hükümlü veya tutuklu yönünden tahliye ve ceza indirimi süreçlerinin önünü açması öngörülüyor.

MİRASÇILAR ARASINDA YAPILACAK TAŞINMAZ SATIŞLARI

İcra ve İflas Kanunu’nda yapılan değişiklikle, bütün maliklerin taşınmazı miras yoluyla edindiği ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlara ilişkin yeni bir açık artırma usulü getirildi.

Ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmesi halinde birinci artırma yalnızca taşınmazın maliki olan mirasçılar arasında yapılacak. Mirasçılar arasında uygulanacak artırma usulü bir defaya mahsus olacak.

Birinci artırmada satışın gerçekleşmemesi halinde ikinci artırmada genel hükümler uygulanacak. İlk artırmada yalnızca malik mirasçıların teklif verebilmesiyle taşınmazın öncelikle mirasçılar arasında kalmasına imkan sağlanacak.

ELEKTRONİK SATIŞ İLANLARINDA YENİ HÜKÜMLER

Elektronik satış portalında yayımlanacak ilanların içeriğine ilişkin düzenlemeler de kanunda yer aldı. Satış talep eden ve artırmaya katılmak isteyen alacaklı, artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar satışı yapan icra dairesine başvurabilecek.

Alacaklının alacağı teminatı karşılıyorsa, alacağın teminatı karşıladığı miktar kadar ayrıca teminat alınmayacak. Açık artırmalarda Hazinenin teminat göstermekten muaf olduğu bilgisi de elektronik satış ilanında belirtilecek.

Elektronik satış portalında verilecek tekliflerin, haczedilen malın muhammen kıymetinin yüzde 50’sini geçmesi gerekecek. Ortaklığın satış yoluyla giderilmesinde birinci artırmanın yalnızca malik mirasçılar arasında yapıldığı hallerde tekliflerin muhammen kıymetin yüzde 100’ünü, ikinci artırmada ise yüzde 50’sini aşması şartı aranacak.

Teklif tutarı ayrıca, satış konusu malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına göre rüçhanlı bulunan alacakların toplamından yüksek olacak. Paraya çevirme ve paylaştırma masrafları da söz konusu tutara ilave edilecek.

İHALE BEDELİNİ YATIRMAYANLARA YAPTIRIM

En yüksek teklifi vermesine rağmen ihale bedelini süresi içinde yatırmayan ihale alıcısının teminatı iade edilmeyecek. Teminattan öncelikle satış masrafları düşülecek, kalan miktar icra dosyalarında alacaklarına mahsuben hak sahiplerine ödenecek.

İhale bedelini süresinde yatırmayan kişinin satış isteyen alacaklı olması halinde muhammen bedelin yüzde 10’u kendi alacağından mahsup edilecek. Satış için yapılan masraflar da ilgili alacaklı üzerinde bırakılacak ve borçluya yüklenmeyecek.

Ortaklığın satış yoluyla giderilmesinde en yüksek teklifi verdiği halde ihale bedelini zamanında yatırmayan alıcının teminatı, satış masrafları çıkarıldıktan sonra paydaşlara payları oranında ödenecek. İhale alıcısının aynı zamanda paydaş olması halinde teminatın tamamı diğer pay sahiplerine payları oranında dağıtılacak.

En yüksek teklifi verdiği halde ihale bedelini süresinde yatırmayan kişiye, teklif ettiği bedelin yüzde 5’i oranında idari para cezası uygulanacak. Ceza, satışı yapan icra dairesi veya satış memuru tarafından verilecek ve Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca tahsil edilmesi amacıyla ilgili tahsil dairesine bildirilecek.

DANIŞTAYIN DAİRE SAYISINA İLİŞKİN SÜRE UZATILDI

Danıştay Kanunu’nda yapılan değişiklikle, Danıştaydaki daire sayısının 10’a indirilmesi için öngörülen süre 4 yıl uzatıldı.

2016 yılında yapılan düzenleme kapsamında daire sayısının 10 yıl içinde 10’a düşürülmesi öngörülmüştü. Mevcut süre 23 Temmuz 2026 tarihinde sona erecekti. Yeni kanunla süre 23 Temmuz 2030’a kadar uzatıldı.

Danıştaydaki daire sayısının belirtilen dönemde azaltılmayacak olması nedeniyle, boşalan her iki üyelik için bir üye seçilmesine ilişkin uygulamadan da 23 Temmuz 2030’a kadar vazgeçilecek.

NOTERLİK EVRAK VE DEFTERLERİNİN İNCELENMESİ

Noterlik Kanunu’nda yapılan değişiklikle noterlik evrakı ve defterlerinin incelenmesine ilişkin usuller yeniden düzenlendi. Noterlik evrakı ve defterleri; mahkemeler, sulh ceza hakimlikleri, cumhuriyet başsavcılıkları, resmi daireler veya konusu belirtilerek noterlikte soruşturma yürütmekle yetkilendirilen kişiler tarafından incelenebilecek.

Mahkeme, sulh ceza hakimliği veya cumhuriyet başsavcılığı noterlik evrakının aslını talep ederse ilgili noter evrakın bir örneğini çıkaracak ve aslına uygunluğunu onaylayacak. Onaylanan örnek noterlikte saklanacak, evrakın aslı ise talepte bulunan makama gönderilecek.

Noterlik evrakının onaylı örneğinin talep edilmesi halinde noter, evrakın aslını elektronik ortamda tarayacak, güvenli elektronik imzayla imzalayacak ve oluşturulan onaylı örneği ilgili makama elektronik ortamda iletecek.

Elektronik gönderim imkanının bulunmadığı durumlarda evrakın aslına uygunluğu onaylanarak fiziki örnek gönderilecek. Yapılan işlemler için yevmiye numarası verilmeyecek. Posta masrafı ve tarifeyle belirlenen yol masrafı dışında harç, vergi, değerli kağıt ücreti veya başka bir ücret alınmayacak.

İDARE MAHKEMELERİNDE TEK HAKİMLE GÖRÜLECEK DAVALAR

Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle, idare mahkemelerinde tek hakimle karara bağlanabilecek davaların kapsamı genişletildi.

Düzenleyici işlemlere karşı açılan davalar hariç olmak üzere konusu 486 bin lirayı aşmayan idari işlemlere karşı açılan iptal davaları ve tam yargı davaları tek hakim tarafından görülecek.

İlköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim öğrencileri hakkında tesis edilen işlemlerden uzaklaştırma veya ilişik kesme sonucunu doğuranlar kapsam dışında tutulacak. Diğer disiplin cezaları ile sınıf geçme, not tespiti, yurt, kredi ve burs işlemlerine karşı açılan davalar tek hakimle karara bağlanacak.

Kamu görevlileri hakkında tesis edilen geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemlerine karşı açılan davalar ile kamu görevlilerine verilen uyarma cezalarına ilişkin davalar da tek hakim tarafından görülecek.

Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının üyeleri hakkında verdiği disiplin cezalarına karşı açılan davalar da kapsama alınacak. Mesleki faaliyeti geçici veya sürekli olarak engelleyen disiplin cezaları tek hakim uygulamasının dışında kalacak.

65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un uygulanmasından doğan davalar da idare mahkemesi hakimlerinden biri tarafından karara bağlanacak. Konusu 486 bin lirayı aşmayan vergi davaları ise vergi mahkemesi hakimlerinden biri tarafından çözümlenecek.

İSTİNAF İNCELEMESİNDE YENİ USULLER

İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda yapılan değişiklikle bölge idare mahkemelerinin istinaf incelemelerine ilişkin yeni hükümler getirildi.

Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunu reddedecek. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gerekçenin yanlış veya eksik olması halinde gerekçeyi değiştirerek başvurunun reddine karar verebilecek.

Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilebilir nitelikte olması durumunda bölge idare mahkemesi gerekli düzeltmeyi yaparak istinaf başvurusunu reddedebilecek.

İlk inceleme üzerine verilen kararlar ile usule ilişkin diğer nihai kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunun haklı bulunması halinde ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılacak ve dosya kararı veren mahkemeye gönderilecek.

Davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme tarafından bakılması, reddedilmiş ya da yasaklanmış hakimin davayı görmesi, dilekçenin reddedilmesi gerekirken esas hakkında karar verilmesi, dosyanın eksik veya yanlış hasımla tamamlanması, taleplerden biri hakkında karar verilmemesi veya eksik hüküm kurulması dosyanın geri gönderilme nedenleri arasında yer alacak.

Keşif veya bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği halde yapılmadan karar verilmesi ya da duruşma yapılması gerektiği halde duruşmasız karar verilmesi durumunda da ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılabilecek. Bölge idare mahkemesi, söz konusu iki eksikliği kendisi gidererek de karar verebilecek.

Kanunda sayılan durumlar dışında karar kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilemeyecek.

İDARİ YARGIDA TEMYİZ SINIRLARI

İdari Yargılama Usulü Kanunu’ndaki diğer değişiklikle, kanunda temyize açık olduğu belirtilen davalar dışında kalan bazı kararlar için yeni temyiz hükümleri kabul edildi.

Bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden verdiği kararlar, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştayda temyiz edilebilecek.

İdare ve vergi mahkemelerinde tek hakimle görülen davalarda kaldırma kararı üzerine yeniden hüküm kurulsa bile temyiz yoluna başvurulamayacak.

Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanun, Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun ve Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun uygulanmasından kaynaklanan davalar da temyiz kapsamı dışında tutulacak.

Yalnızca vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin verilen kararlar bakımından da kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilmiş olsa dahi temyiz yoluna gidilemeyecek.

Konusu 270 bin lirayı aşıp 920 bin lirayı aşmayan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalarda, istinaf incelemesi sırasında ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasının ardından verilen yeni kararların temyiz edilebilmesine ilişkin mevcut hüküm yürürlükten kaldırıldı.

55 BİN LİRALIK PARASAL FARK KRİTERİ

TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen önergeyle bölge idare mahkemelerinin yeniden verdiği kararlara yönelik ek bir temyiz sınırı getirildi.

Temyiz sınırının altında kalan davalarda, ilk derece mahkemesinin hükmettiği tutar ile bölge idare mahkemesinin hükmettiği tutar arasındaki parasal farkın 2026 yılı için 55 bin lirayı geçmemesi halinde temyiz yoluna başvurulamayacak.

2026 yılı itibarıyla dava değeri 486 bin lirayı aşmadığı için tek hakim tarafından karara bağlanan davalarda ise bölge idare mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden karar vermesi halinde farklı bir hüküm uygulanacak.

Söz konusu davalarda iki karar arasındaki parasal fark 55 bin lirayı aşsa dahi bölge idare mahkemesinin verdiği karar temyiz edilemeyecek.

ADLİ TIP KURUMUNDA ATAMA VE GÖREV SÜRELERİ

Adli Tıp Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle adli tıp ihtisas kurullarının başkan ve üyeliklerine atanma şartları yeniden belirlendi.

Adli tıp ihtisas kurulu başkanlığına veya üyeliğine atanacak kişilerin en az tıpta ya da diş hekimliğinde uzmanlık belgesine sahip olması veya ilgili alanda doktora derecesi alması gerekecek.

Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri, adli tıp grup başkanları ve adli tıp ihtisas dairesi başkanlarının görev süresi 4 yıl olacak.

Görev süresi sona eren başkan veya üyeler, yeni atanan ya da görevlendirilen kişiler görevlerine başlayıncaya kadar görevlerini sürdürmeye devam edecek.

HAKİM VE SAVCI YARDIMCILARININ EĞİTİMİ

Anayasa Mahkemesinin iptal kararları doğrultusunda Hakimler ve Savcılar Kanunu’nda hakim ve savcı yardımcılarının eğitim süreçlerine ilişkin düzenlemeler yapıldı.

Adli yargı hakim ve savcı yardımcıları ile idari yargı hakim yardımcılarına görev alanlarına göre Anayasa ve insan hakları hukuku, ceza hukuku, özel hukuk, idare hukuku, vergi hukuku ve usul hukuku alanlarında eğitim verilecek.

Eğitim programında duruşma yönetimi, karar ve gerekçeli karar yazımı, adalet hizmetlerinin yönetimi ve denetimi, uluslararası kuruluşlar ve sözleşmeler, uygulamada sık karşılaşılan davalar ve kişisel gelişim konuları da yer alacak.

Yazılı sınavlarda eğitim verilen konulardan sorular yöneltilecek ve sınavlar 100 tam puan üzerinden değerlendirilecek. Sonuçlar yazılı sınav kurulu tarafından tutanağa bağlanarak Türkiye Adalet Akademisine teslim edilecek.

Sözlü sınavlarda mevzuat, içtihat ve uygulama bilgisi, mesleki yeterlilik, hukuki meseleleri kavrama, çözme ve ifade etme yeteneği değerlendirilecek. Adayların özgüveni, temsil kabiliyeti, davranışlarının mesleğe uygunluğu, Türkçeyi etkin kullanma becerisi ile genel kültür ve yetenek düzeyi de değerlendirme kapsamında olacak.

Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenebilecek konularda bilirkişiye başvurulması halinde ilgili hakim veya savcıya uyarma cezası verilecek.

KANUNİ FAİZ ORANI YENİDEN BELİRLENDİ

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un kanuni faize ilişkin hükmü yeniden düzenlendi.

Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu uyarınca faiz ödenmesi gereken durumlarda faiz oranı sözleşmeyle belirlenmemişse ödeme, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde 80’i üzerinden yapılacak.

TCMB’nin 30 Haziran günü uyguladığı reeskont oranının, önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan orandan 5 puan veya daha fazla farklı olması halinde yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen reeskont oranının yüzde 80’i geçerli olacak.

VESAYET ALTINDAKİ KİŞİLERİN MALLARININ SATIŞI

Türk Medeni Kanunu’nun vesayet altındaki kişilere ait taşınırların satışına ilişkin hükmünde değişikliğe gidildi.

Vesayet altındaki kişinin menfaatinin gerektirmesi halinde değerli eşyalar dışındaki taşınırlar, vesayet makamının vereceği talimata göre Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’ne entegre elektronik satış portalında açık artırmayla satılacak.

Düzenleme, kanunun yayımlanmasından 3 ay sonra uygulanmaya başlanacak.

Vesayet altındaki kişilere ait taşınmazların satışı da UYAP’a entegre elektronik satış portalında açık artırmayla gerçekleştirilecek. İhale, vesayet makamının onamasıyla tamamlanacak.

Vesayet makamının ihalenin onanmasına ilişkin kararını ihale gününden itibaren 10 gün içinde vermesi gerekecek. Taşınmaz satışlarına ilişkin hüküm de kanunun yayımlanmasından 3 ay sonra yürürlüğe girecek.

GENETİK İNCELEME SONUÇLARININ SAKLANMASI

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun genetik inceleme sonuçlarının gizliliğine ilişkin hükmü değiştirildi.

Genetik inceleme sonuçları, kişilerin kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde özel bir sisteme kaydedilecek. Sonuçların bir örneği, dosyada delil olarak saklanmak üzere soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilecek.

Sistemde ve dosyada saklanan bilgiler, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddedilmesi, beraat kararı verilmesi veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi halinde derhal yok edilecek.

Diğer durumlarda bilgiler, mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 20 yıl geçmesinin ardından cumhuriyet savcısının huzurunda imha edilecek. İmha işlemi tutanağa bağlanarak dosyada muhafaza edilecek.

Bilgileri sisteme kaydedilen kişi, saklama amacı ortadan kalkarsa veya haklı bir neden bulunursa hakimden ya da mahkemeden verilerinin silinmesini isteyebilecek.

Sistemdeki bilgiler, devam eden bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hakim veya cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabilecek.

Mahkeme veya hakim kararlarına karşı itiraz yoluna başvurulabilecek. Cumhuriyet savcısının kararlarına karşı ise sulh ceza hakimliğine başvuru yapılabilecek.

Genetik inceleme sonuçlarının sisteme kaydedilmesi, saklanması, kullanılması ve imhasına ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı tarafından ortaklaşa çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri yeniden düzenlendi.

Sanığa yüklenen suç nedeniyle yürütülen yargılama sonunda verilen cezanın 2 yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması halinde mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilecek.

Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklı olacak. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, müsadereye ilişkin hükümler dışında kurulan hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmaması anlamına gelecek.

Karar verilebilmesi için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum edilmemiş olması gerekecek. Mahkemenin, sanığın kişilik özelliklerini, duruşmadaki tutumunu ve davranışlarını dikkate alarak yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaate ulaşması şartı aranacak.

Suç nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme ya da tazmin yoluyla tamamen giderilmesi gerekecek.

Açıklanması geri bırakılan hükümde yer alan hapis cezası ertelenemeyecek. Hapis cezası kısa süreli olsa dahi seçenek yaptırımlara çevrilemeyecek.

SANIK 5 YIL DENETİME TABİ TUTULACAK

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde sanık 5 yıl süreyle denetime tabi tutulacak.

Denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle ikinci kez hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyecek.

Mahkeme, bir yılı aşmamak üzere belirleyeceği süre boyunca sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirleri uygulayabilecek.

Meslek veya sanat sahibi olmayan sanığın bir eğitim programına devam etmesine karar verilebilecek. Meslek veya sanat sahibi olan sanık, bir kamu kurumunda ya da aynı meslek veya sanatı özel olarak icra eden bir kişinin gözetiminde ücret karşılığında çalıştırılabilecek.

Sanığın belirli yerlere gitmesi yasaklanabilecek, belirli yerlere devam etmesi zorunlu tutulabilecek veya mahkeme tarafından belirlenecek başka yükümlülükleri yerine getirmesine karar verilebilecek.

Denetim süresi boyunca dava zamanaşımı duracak.

ZARARIN TAKSİTLE GİDERİLMESİNE İMKAN

Sanığın mağdurun veya kamunun uğradığı zararı derhal giderememesi halinde zararın denetim süresince aylık taksitlerle tamamen ödenmesi şartıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecek.

Denetim süresi içinde kasıtlı yeni bir suç işlenmemesi ve denetimli serbestlik tedbirlerine ilişkin yükümlülüklere uyulması halinde açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılacak ve davanın düşmesine karar verilecek.

Sanığın denetim süresi içinde kasıtlı yeni bir suç işlemesi veya yükümlülüklere aykırı davranması halinde mahkeme hükmü açıklayacak.

Mahkeme, yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar belirleyeceği kısmının infaz edilmemesine karar verebilecek.

Şartların bulunması halinde hükümdeki hapis cezası ertelenebilecek veya seçenek yaptırımlara çevrilebilecek. Mahkeme söz konusu hallerde yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilecek.

Açıklanan veya yeniden kurulan hükme karşı itiraz yoluna başvurulabilecek. İtiraz mercii, değerlendirmesini kanunda belirtilen koşullarla sınırlı olarak yapacak.

HAGB KARARLARINA KARŞI İSTİNAF VE TEMYİZ

Kanunda istinaf yoluna başvurulamayacağı belirtilen hükümler saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı istinaf yoluna gidilebilecek.

Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu’nun temyize ilişkin hükümleri uygulanacak.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi halinde temyiz yoluna başvurulabilecek.

İstinaf ve temyiz incelemesinde karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden değerlendirilecek.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları özel bir sisteme kaydedilecek. Kayıtlar yalnızca bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından talep edilmesi halinde kullanılabilecek.

İŞKENCE VE KÖTÜ MUAMELE SUÇLARI KAPSAM DIŞINDA

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler işkence ve eziyet suçlarında uygulanmayacak.

Kamu görevlisinin görevi nedeniyle işlediği ve Anayasa’nın kişinin dokunulmazlığı ile maddi ve manevi varlığını güvence altına alan 17’nci maddesi kapsamında kötü muamele olarak kabul edilebilecek suçlar da düzenlemenin kapsamı dışında tutulacak.

BAKAN GÜRLEK’TEN AÇIKLAMA

Adalet Bakanı Akın Gürlek, kanun teklifinin TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesinin ardından sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Gürlek, Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin TBMM’de kabul edilerek yasalaştığını belirtti.

Teklifin hazırlanması ve yasalaşması sürecine katkı sunan AK Parti Grubuna teşekkür eden Gürlek, teklifin kabulüne destek veren Cumhur İttifakı ortağı Milliyetçi Hareket Partisinin milletvekillerine de teşekkürlerini iletti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde “Türkiye Yüzyılı’nı Adaletin Yüzyılı kılma” hedefiyle reform çalışmalarını sürdüreceklerini kaydeden Gürlek, yargı hizmetlerinin daha hızlı, etkin ve verimli yürütülmesine yönelik düzenlemelerle adalet sistemini güçlendireceklerini ifade etti.

Gürlek, açıklamasında Yargı Paketi’nin ülkeye, millete ve adalet teşkilatına hayırlı olması temennisinde bulundu.