Galatasaray için bu kez kuranın tadı pek lokum değil. Hatta damağa hoş gelen bir tarafının da olduğunu düşünmek zor. PSG ve Real Madrid doğal olarak grubun favorisi konumunda. Club Brugge ise Belçika'nın son yıllarda yükselen değerlerinden biri. 

Galatasaray'ın kadrosu her ne kadar geçen yıldan kaliteli hale geldi gibi görünse de derinlik açısından sıkıntılı bir tablo olduğunu da unutmamak gerekiyor. Özellikle orta saha ve stoper rotasyonu konusunda yaşanan zorluk, PSG ve Real Madrid deplasmanına hayal edilenin uzağında bir savunma hattıyla çıkılmasına neden olabilir.

Dünya futbolunda gelir dengesinin değişmesiyle birlikte kulüpler arasındaki makas da hiç olmadığı kadar açılmış durumda. Şampiyonlar Ligi'nde rakiplerin harcadığı rakamlar düşünüldüğünde, FFP kıskacındaki Galatasaray'ın dar kadrosu, sattığı kadar oyuncu alabildiği dönemde bulunması büyük dezavantaj. Yine de umudu bir an olsun kaybetmeyip, ülkemizin en iyi şekilde temsil edeceğine dair inancımı koruyorum. Başta Fatih Terim olmak üzere, takımdaki deneyimli isimler ve sarı kırmızılı taraftarlar özellikle PSG ve Real Madrid ile Türk Telekom Stadı'nda oynanacak maçlara bambaşka bir motivasyon ile hazırlanacaktır. 

Grupta en ideal rota, üçüncü olarak Avrupa Ligi'ne katılım hakkı elde etmek gibi görünse de Florya'da bu dakikalarda gruptan çıkmak için tüm olasılıkların masaya yatırıldığını ifade edebilirim. Fatih Terim'in hedefleri daima büyüktür ve Galatasaray tarihi boyunca da en olmaz denilen zaferlerin altında imzası mevcuttur.