Gündem

Tanık ifadesi: Handan Sonel Gülistan Doku’nun cesedini yok etmesi için 100 bin lira teklif etti

Gülistan Doku soruşturmasında “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel’in ifadesi ortaya çıktı. Hükümlü tanık Turan Güler, Sonel’in Doku’nun cesedini yok etmesi karşılığında kendisine 100 bin lira verdiğini öne sürerken Handan Sonel suçlamayı reddetti ve Güler’i tanımadığını savundu.

Tunceli’de 5 Ocak 2020’den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin yürütülen soruşturmada, tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel’in savcılık ve hakimlik sürecindeki beyanları ortaya çıktı. Dosyada yer alan tanık anlatımları, iletişim kayıtları ve SIM kartla ilgili iddialar kapsamında sorular yöneltilen Sonel, suçlamaları kabul etmedi ve birçok soruya “Bilmiyorum”, “Hatırlamıyorum” ve “İddialar doğru değil” yanıtlarını verdi.

Gözaltına alınmasının ardından adliyeye sevk edilen Handan Sonel, savcılık sorgusunun tamamlanması sonrasında çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan tutuklandı. Sonel hakkındaki suçlamaların merkezinde, Gülistan Doku’nun kaybolduğu saatlerde vali konutunda yaşandığı ileri sürülen gelişmeler, Doku’ya ait olduğu belirtilen yedek SIM kart, araçlara ilişkin inceleme bilgileri ve hükümlü tanık Turan Güler’in anlatımları yer aldı.

TANIK, SONEL’İN MUTFAĞA PANİK HALDE GELDİĞİNİ ÖNE SÜRDÜ

Dosyada ifadesine başvurulan ve vali konutunun mutfağında çalıştığı belirtilen bir kişi, Gülistan Doku’nun kaybolduğu saatlerde Handan Sonel’in mutfağa panik halde geldiğini ve kendisini hemen konuttan çıkardığını ileri sürdü. Tanık, söz konusu davranışın Doku’nun kaybolduğu zaman aralığında gerçekleştiğini iddia etti.

Handan Sonel ise ifadesinde böyle bir olayın yaşanmadığını savundu. Tanığın anlatımını kabul etmeyen Sonel, vali konutunun mutfağına panik halde gittiği ve görevli kişiyi evden çıkardığı yönündeki suçlamaların gerçeği yansıtmadığını öne sürdü.

“CESEDİ YOK ETMESİ İÇİN 100 BİN LİRA VERDİ” İDDİASI

Soruşturma dosyasındaki suçlamalardan biri, hükümlü tanık Turan Güler’in ifadesine dayandırıldı. Güler, Handan Sonel’in Gülistan Doku’nun cesedini alarak yok etmesi karşılığında kendisine 100 bin lira verdiğini iddia etti.

Tanık Güler ayrıca Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’yu iki el ateş ederek öldürdüğünü öne sürdü. Dosyaya giren anlatımda, cesedin ortadan kaldırılması için kendisine para teklif edildiğini belirten Güler’in söz konusu iddiası soruşturma makamlarınca Handan Sonel’e soruldu.

Handan Sonel, Turan Güler’in iddialarını reddetti. Güler’i tanımadığını savunan Sonel, Gülistan Doku’nun cesedinin yok edilmesi karşılığında 100 bin lira verdiği yönündeki anlatımın doğru olmadığını ifade etti.

HAMİLELİK TESTİ İDDİASINI EŞİYLE KONUŞTUĞUNU SÖYLEDİ

Handan Sonel’e, Gülistan Doku’nun kaybolmadan önce hamilelik testi yaptırdığına ilişkin iddialar da soruldu. Sonel, söz konusu iddiaları duyduktan sonra eşi Tuncay Sonel ile bu konuda konuştuğunu anlattı.

Sonel, eşinin kendisine, “Duyumla bir şey olmaz. Sen duyduysan savcılar da duymuştur, konuşma.” dediğini öne sürdü. Hamilelik testiyle ilgili doğrudan bilgi sahibi olmadığını belirten Sonel, konuyu yalnızca duyumlar üzerinden eşiyle konuştuğunu savundu.

JANDARMA VE SAVCILIK İFADELERİ ARASINDAKİ FARK SORULDU

Handan Sonel, jandarmadaki ifadesinde eşi Tuncay Sonel’in Gülistan Doku’ya ait yedek SIM kartı eski polis Gökhan Ertok’a gönderdiğini bilmediğini beyan etti. Savcılıktaki sorgusunda ise eşinin telefonda bir kişiyle SIM kart hakkında konuştuğunu duyduğunu kabul etti.

Jandarma ve savcılık aşamalarındaki beyanlar arasındaki farklılık soruşturma kapsamında değerlendirildi. Sonel’in SIM kartın gönderildiğine ilişkin doğrudan bilgisinin bulunmadığını savunduğu, ancak eşinin telefon görüşmesinde SIM kart konusunu konuştuğunu duyduğunu söylediği kaydedildi.

Eski polis Gökhan Ertok hakkında, Gülistan Doku’nun SIM kartındaki verileri sildiği iddiasıyla işlem yapıldı. Ertok, soruşturma kapsamında tutuklanan şüpheliler arasında yer aldı.

“ARABALAR TEMİZ ÇIKIYOR” SÖZLERİ SORULDU

Soruşturma kapsamında Handan Sonel’in iletişim trafiği de incelendi. Sonel’in tutuklu oğluyla yaptığı telefon görüşmesinde kullandığı “Arabalar temiz çıkıyor” ifadesi dosyada yer aldı.

Dosyada gizlilik kararı bulunmasına rağmen araçlarla ilgili inceleme sonucunu nereden öğrendiği sorulan Sonel, söz konusu bilgiyi sosyal medyadan duyduğunu öne sürdü. Sonel, soruşturma dosyasından veya yetkili kişilerden bilgi almadığını savundu.

ADALET BAKANI GÜRLEK’TEN SORUŞTURMA AÇIKLAMASI

Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturma kapsamında gerçekleştirilen tutuklamaların ardından sosyal medya hesabından açıklamada bulundu. Gürlek, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için çalışmaların sürdüğünü belirtti.

Gürlek, “Ucu nereye giderse gitsin, maddi gerçeğin üzerinin örtülmesine müsaade etmeyeceğiz. Gülistan Doku’nun akıbeti bütün yönleriyle aydınlatılıncaya, sorumlular adalet önünde hesap verinceye kadar bu dosyanın peşini bırakmayacağız.” ifadelerini kullandı.

Bütün delillerin eksiksiz şekilde elde edilmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini bildiren Gürlek, soruşturmanın tüm yönleriyle sürdürüleceğini kaydetti.

SORUŞTURMADA 30 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI

Gülistan Doku’dan 5 Ocak 2020’den itibaren haber alamayan ailesi, Diyarbakır’dan Tunceli’ye gelerek 6 Ocak 2020’de emniyete kayıp başvurusunda bulundu. Başvurunun ardından başlatılan arama çalışmalarından sonuç alınamadı.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca “kasten öldürme”, “kasten öldürmeye yardım”, “cinsel saldırı”, “suç delillerinin gizlenmesi veya yok edilmesi”, “bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme veya bozma”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “suçu bildirmeme” ve “suçluyu kayırma” suçlarından soruşturma yürütüldü.

Soruşturma kapsamında 30 şüpheli gözaltına alındı. Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku’nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok ve hastane kayıtlarını sildiği öne sürülen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir tutuklandı.

Eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer de tutuklanan şüpheliler arasında yer aldı.

Tuncay Sonel’in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu, güvenlik korucusu Fatih Özmen ve Doku’nun telefonuna müdahale ettiği değerlendirilen bilişim şirketinin sahibi Mehmet Aca hakkında da tutuklama kararı verildi.

HANDAN SONEL’LE BİRLİKTE TUTUKLU SAYISI 15’E YÜKSELDİ

Uğurcan A, Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G, Süleyman Ö, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen B.Y. ve Y.E, iş insanı O.Y. ile F.K, A.Ş, H.K, E.E, M.Y, T.S. ve E.Y. hakkında adli işlemler uygulandı.

Y.S, M.P. ve Y.A. ise haklarında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verilmesinin ardından serbest bırakıldı. Handan Sonel’in de tutuklanmasıyla soruşturma kapsamında tutuklanan şüpheli sayısı 15’e yükseldi.

UMUT ALTAŞ’IN TÜRKİYE’YE İADE EDİLMEK İSTEDİĞİ ÖNE SÜRÜLDÜ

Soruşturma sürecinde ABD’ye kaçtığı tespit edilen ve hakkında kırmızı bülten çıkarılan Umut Altaş, ABD güvenlik makamları tarafından tutuklandı. Altaş’ın Mustafa Türkay Sonel’le yakın arkadaş olması nedeniyle dosyada önemli bir konumda bulunduğu belirtildi.

Umut Altaş, Mustafa Türkay Sonel’in cinayeti kendisine itiraf ettiğini ileri sürdü. Altaş’ın iddiası soruşturma dosyasındaki tanık anlatımları arasında yer aldı.

Altaş’ı ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Birimine ait gözetim merkezinde ziyaret ettiği belirtilen ve ismi açıklanmayan bir ABD’li avukat, Altaş’ın Türkiye’ye iade edilmek istediğini söylediğini aktardı.

Avukat, “Altaş’ı hücrede tutuyorlar. Yaptığımız görüşmede Türkiye’ye iade edilmek istediğini söyledi. Hatta Gülistan Doku’nun ölümüne ilişkin Türkiye’de savcıyla görüşüp, bedeninin bulunduğu yeri göstereceğini ifade etti.” dedi.

DOSYA ALTI YIL SONRA YENİDEN ELE ALINDI

Gülistan Doku dosyası, yaklaşık altı yıl sonra Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu tarafından yeniden ele alındı. Soruşturma için Jandarma Suç Araştırma Timleri personelinden oluşan özel bir ekip kuruldu.

Özel ekip, Gülistan Doku’nun kaybolmasından önceki gün ile kaybolduğu güne ait Kent Güvenlik Yönetim Sistemi görüntülerini ve Plaka Tanıma Sistemi kayıtlarını topladı. İncelemeler kapsamında 67’si ana arterlerde bulunan 70 KGYS ve güvenlik kamerasına ait yaklaşık 700 saatlik görüntü değerlendirildi.

Gülistan Doku’nun kaybolmadan önce erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ile buluşmak için gittiği kafeye geliş ve ayrılış anları ile daha sonra öğretmenine gidişine ilişkin yeni görüntüler dosyaya eklendi. Başsavcılık ve özel ekip, görüntüleri saniye saniye inceleyerek Doku’nun akıbetine ilişkin delil elde etmeye çalıştı.

KAYIP DOSYASI CİNAYET SORUŞTURMASINA DÖNÜŞTÜ

Başlangıçta kayıp başvurusu üzerinden yürütülen dosya, elde edilen yeni bilgi, görüntü ve tanık anlatımlarının ardından cinayet soruşturmasına dönüştürüldü. Soruşturma makamları, Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla bağlantılı olduğu değerlendirilen kişilerin iletişim kayıtlarını, araç hareketlerini, hastane verilerini, kamera görüntülerini ve dijital materyalleri incelemeye aldı.

Handan Sonel hakkındaki tanık ifadeleri ile 100 bin lira karşılığında cesedin yok edilmesinin istendiği iddiası da soruşturma dosyasına girdi. Sonel, yöneltilen suçlamaları reddederken soruşturmanın Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çok yönlü olarak sürdürüldüğü bildirildi.

Handan Sonel’in tutuklanmasıyla dosyadaki tutuklu şüpheli sayısı 15’e yükseldi.