İstanbul’un uzun yıllardır devam eden trafik sorununun zaman, ekonomi ve günlük yaşam üzerindeki etkileri Türkiye Trafik Durum Raporu’nda ele alındı. Esenler Belediyesi Prof. Dr. Sadettin Ökten Şehir Düşünce Merkezi tarafından hazırlanan çalışma, trafik sıkışıklığının yalnızca ulaşım süresini artıran bir sorun olmadığını; yakıt tüketiminden iş gücü kaybına, sürücü davranışlarından trafik kültürüne kadar farklı alanlarda sonuçlar doğurduğunu ortaya koydu.
Türkiye genelinde 15 yaş ve üzerindeki 3 bin kişiyle gerçekleştirilen saha araştırmasına dayanan rapor kapsamında İstanbul, Ankara, Eskişehir ve Malatya’da odak grup görüşmeleri de yapıldı. Trafik polisleri, sürücüler, sürücü kursu temsilcileri, zabıta görevlileri ve moto kuryeler gibi trafik sisteminin farklı taraflarında bulunan grupların görüşlerine başvuruldu.
İSTANBUL’DA YILDA 12 GÜN TRAFİKTE GEÇİYOR
Raporda yer alan verilere göre İstanbul’daki trafik yoğunluğunun yol açtığı zaman kaybı kişi başına yılda 288 saate kadar ulaşıyor. Söz konusu süre 24 saatlik günler üzerinden hesaplandığında yaklaşık 12 tam güne karşılık geliyor.
Raporda ayrıca farklı bir metodoloji kullanan INRIX’in 2025 verilerine de yer verildi. INRIX verilerine göre İstanbul’da bir sürücü yalnızca trafik sıkışıklığı nedeniyle yılda ortalama 105 saat kaybediyor. Raporda yer alan 288 saatlik süre ile INRIX’in 105 saatlik verisi farklı hesaplama yöntemlerine dayanırken her iki gösterge de İstanbul’daki trafik yoğunluğunun zaman kaybına etkisini ortaya koyuyor.
TRAFİĞİN İSTANBUL’A MALİYETİ YILDA 10 MİLYAR DOLAR
Türkiye Trafik Durum Raporu’nda İstanbul’daki trafik sıkışıklığının ekonomik boyutuna ilişkin hesaplamalara da yer verildi. Güncel hesaplamalara göre kentteki trafik sıkışıklığının yıllık ekonomik maliyetinin yaklaşık 10 milyar dolara ulaştığı değerlendiriliyor.
Ortaya çıkan maliyet yalnızca araçların trafikte daha fazla yakıt tüketmesinden kaynaklanmıyor. Trafikte geçirilen fazladan süre, iş gücü kaybı, çalışma saatlerinin verimsiz kullanılması ve trafik sıkışıklığının oluşturduğu diğer ekonomik etkiler de hesaplamaya dahil ediliyor.
EKSTRA YAKITIN MALİYETİ 760 MİLYON DOLAR
İstanbul trafiğinin doğrudan ortaya çıkardığı maliyet kalemlerinden biri de ekstra yakıt tüketimi oldu. Araçların yoğun trafik nedeniyle daha uzun süre yollarda kalması ve dur-kalk şeklinde ilerlemesi yakıt tüketimini artırıyor.
Raporda yer alan hesaplamaya göre İstanbul’da trafik kaynaklı ekstra yakıt tüketiminin ekonomik karşılığı yaklaşık 760 milyon dolar seviyesinde bulunuyor. Yakıt maliyeti, yaklaşık 10 milyar dolar olarak hesaplanan toplam ekonomik kaybın bileşenlerinden birini oluşturuyor.
288 SAAT VE 105 SAAT ARASINDAKİ FARK NEREDEN GELİYOR?
Raporda İstanbul’daki zaman kaybına ilişkin iki farklı verinin bulunması dikkat çekiyor. Kişi başına yıllık trafik kaynaklı zaman kaybının 288 saate kadar ulaştığı belirtilirken INRIX 2025 verilerinde bir sürücünün trafik tıkanıklığı nedeniyle yıllık ortalama kaybı 105 saat olarak hesaplanıyor.
İki rakam aynı ölçümü ifade etmiyor ve farklı metodolojilere dayanıyor. Raporda da söz konusu veriler ayrı göstergeler olarak aktarılırken 105 saatlik INRIX verisi doğrudan trafik tıkanıklığında kaybedilen sürüş süresine odaklanıyor. 288 saatlik hesaplama ise trafik yoğunluğunun kişi başına oluşturduğu daha geniş zaman kaybını ortaya koyuyor.
TÜRKİYE’DE ARAÇ SAYISI 33 MİLYONU AŞTI
Raporda trafik sorununun arka planındaki başlıklardan biri olarak Türkiye’deki motorlu taşıt sayısındaki artış da ele alındı. Verilere göre 2015 yılında Türkiye genelinde trafiğe kayıtlı yaklaşık 20 milyon araç bulunuyordu.
Trafiğe kayıtlı araç sayısının 2025 Ekim ayı sonu itibarıyla 33 milyon 193 bin 636’ya ulaştığı aktarıldı. Yaklaşık 10 yıllık dönemde araç sayısında 13 milyondan fazla artış meydana gelirken ulaşım altyapısı, trafik yoğunluğu ve kent içi hareketlilik üzerindeki baskı da raporda incelenen başlıklar arasında yer aldı.
HER YIL YAKLAŞIK 2 MİLYON YENİ ARAÇ TRAFİĞE KATILIYOR
Türkiye’de son yıllarda trafiğe kaydedilen araç sayısındaki artış da raporda öne çıkan veriler arasında yer aldı. Yıllık yeni araç kaydının yaklaşık 2 milyon seviyelerine ulaşması, mevcut yol ve ulaşım altyapısının taşıdığı yükü artıran unsurlardan biri olarak ele alındı.
Araç sahipliğindeki yükseliş özellikle nüfus yoğunluğunun yüksek olduğu büyükşehirlerde trafik yönetimini doğrudan etkiliyor. İstanbul ise nüfusu, günlük yolculuk sayısı ve araç yoğunluğuyla trafik sıkışıklığının ekonomik ve sosyal sonuçlarının belirgin şekilde görüldüğü kentlerin başında geliyor.
OKULLARIN AÇILMASIYLA TRAFİK YOĞUNLUĞU YENİDEN ARTTI
İstanbul’da okulların açılmasıyla birlikte sabah ve akşam saatlerindeki trafik yoğunluğu yeniden yükseldi. Eğitim döneminin başlaması, okul servislerinin yollara çıkması ve günlük ulaşım hareketliliğinin artması kent genelindeki ana arterlerde trafik yoğunluğunun yükselmesine neden oldu.
Türkiye Trafik Durum Raporu’nda ortaya konulan yıllık veriler ise İstanbul’daki sorunun yalnızca okul dönemleri veya belirli saatlerde yaşanan yoğunlukla sınırlı olmadığını gösteriyor. Trafikte kaybedilen zaman ve ortaya çıkan ekonomik maliyet, sorunun yıl geneline yayılan boyutunu ortaya koyuyor.
MOTO KURYELER TRAFİKTEKİ ÇALIŞMA ŞARTLARINI ANLATTI
Araştırmanın İstanbul bölümünde moto kuryeler için ayrı odak grup görüşmeleri gerçekleştirildi. Görüşmelere katılan kuryeler, günlük çalışma koşulları sırasında karşılaştıkları sorunları ve trafikte aldıkları risklerin nedenlerini anlattı.
Moto kuryeler yüksek teslimat baskısı, güvencesiz çalışma şartları ile uygun park ve şerit düzenlemelerinin bulunmamasının kendilerini zaman zaman risk almaya yönelttiğini ifade etti. Raporda moto kuryelerin deneyimleri, sürücü davranışları ve trafik kültürü başlıklarıyla birlikte ele alındı.
TRAFİK SORUNU ÇOK BOYUTLU ELE ALINDI
Türkiye Trafik Durum Raporu yalnızca İstanbul’daki trafik sıkışıklığının maliyetini hesaplamakla sınırlı kalmadı. Araştırmada ekonomik kayıplar, trafik kazaları, sürücü davranışları ve trafik kültürü gibi farklı alanlar birlikte incelendi.
Türkiye genelinde 3 bin kişiyle gerçekleştirilen saha araştırmasına İstanbul, Ankara, Eskişehir ve Malatya’daki farklı meslek gruplarıyla yapılan görüşmeler eklendi. Çalışmada trafik polislerinden sürücü kursu temsilcilerine, zabıta görevlilerinden moto kuryelere kadar ulaşım sisteminin farklı taraflarının deneyimleri değerlendirmeye alındı.




