Peygamber efendimiz Hz. Muhammed'in süt annesi kimdir? Sorusu bir çok Müslüman tarafından merak edilen bir konu. Peygamber efendimiz Hz. Muhammed'in süt annesi kimdir? Sorusunun yanıtına haberimizden ulaşabilirsiniz. Ebu'l-Hasen En-nedvî 'Peygamberimizin Hayatı' adlı kitabında bu konudan bahsetmiş İşte Peygamber efendimiz Hz. Muhammed'in süt annesi kimdir? Sorusunun yanıtı...
Hz. Muhammed'in süt annesi
Abdülmuttalib çocukları içinde en fazla sevdiği yetim torunu için Araplar’daki adet üzere Badiyeden bir süt anne aradı. Bu, saadet Sa’d kabilesinden Halime’ye nasip oldu. Halime, süt emen bir çocuk aramaya çıkmıştı. O yıl kuraklık hüküm sürüyordu. Sıkıntı ve darlık içindeydiler. Resulullah (s.a.) süt annelerin hepsine gösterilmiş, fakat onlar, emzirecekleri çocuğun babasından bir menfaat ümit ettikleri için onu kabul etmemişler ve şöyle demişlerdi:
Yetim bir çocuk, annesi ve dedesi ne verebilir?
Halime de böyle yaptı. Önce O’nu kabul etmedi, sonra kalbi O’na meyletti. Yüce Allah, Halime’nin kalbine Hz. Muhammed’in (s.a.) sevgisini ve O’nun alınması gerektiğini ilham etti. Zaten O’ndan başkasını da bulamamıştı. Sonunda geri dönerek O’nu aldı ve evine gitti. O eliyle bir bereket kaynağını tutmuştu. O’nun gelişinden sonra evindeki her şeyde bir değişiklik olmuş ve Halime’nin sütü artmıştı. Süt veren hayvanların da sütü artmış, evin yaşlı dişi devesi ve merkebi de bereketlenmişti. O’na herkes şöyle diyordu:
Ey Halime, gerçekten sen mübarek bir kişi aldın.
Resulullah (s.a.) Sa’doğulları kabilesinde iki sene geçirip sütten kesilinceye kadar Allah’tan bolluk ve hayır istemeye devam ediyordu. O büyüyüp gelişiyor ve diğer çocuklara benzemiyordu. Nihayet, vakit dolunca Halime O’nu alıp annesinin yanına gitti ve bir müddet daha O’nu kendi yanında bırakmasını istedi. Bu istek karşısında annesi O’nu tekrar Halime’ye verdi.
Sa’doğullarında iken O’na iki melek geldi. Göğsünü yararak kalbinden siyah bir pıhtı çıkarıp attılar. Sonra kalbini yıkayarak temizlediler. Tekrar eskisi gibi yerleştirdiler.
Resulullah (s.a.) süt kardeşi ile beraber koyun gütmüştü. Kolaylık ve fıtrat üzerinde, özgür çöl hayatında, Sa’d b. Bekroğullarının meşhur olan fasih dilini öğrenerek gelişip büyüdü. O, çabuk uyum sağlayan sevip sevilen birisiydi. Süt kardeşi O’nu sevdi. O da onları sevdi. Daha sonra anne ve dedesine döndü. Allah O’nu iyi bir şekilde yetiştirmişti.






