CHP’nin Kasım 2023’te yapılan 38’inci Olağan Kurultayı hakkında mahkemenin “şaibe” gerekçesiyle verdiği “mutlak butlan” kararının ardından yeniden genel başkanlık görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu, Euronews Türkçe’ye verdiği röportajda tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkındaki hukuki süreci değerlendirdi. Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun tutukluluğunu siyasi tutukluluk olarak nitelendirmediğini açık şekilde ifade etti.
“SİYASİ TUTUKLU DEĞİL”
Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun siyasi görüşleri nedeniyle cezaevinde olmadığını savunarak, “Siyasi tutuklu değil, siyasi görüşü dolayısıyla içeri alınmış bir insan değil. Şimdi kalkıp da bir kişiyi Cumhurbaşkanı adayı ilan edip ondan sonra bu oldu diye buna siyasi dava diyemeyiz. Ki gidip adaylığı için oy veren de benim. Cumhurbaşkanlığı adaylığı ayrıdır, bu davalar ayrıdır” dedi.
CHP liderinin açıklamasında İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı ile hakkında yürütülen hukuki süreçlerin birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun adaylığı için kendisinin de oy verdiğini hatırlatırken, adaylık kararının devam eden davaların siyasi dava olarak tanımlanması için yeterli olmadığını söyledi.
“HER KÖR KURUŞUN HESABINI VERECEĞİM DİYECEK”
İmamoğlu’nun yargılandığı davalara da değinen Kılıçdaroğlu, kamu yöneticilerinin şeffaf olması ve yaptıkları işlemler konusunda hesap vermeye hazır bulunması gerektiğini dile getirdi. Kılıçdaroğlu, “Kişi her yerde ve her ortamda hesap vermeye hazır olmalı. ‘Her kör kuruşun hesabını vereceğim’ diyecek” ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarında, kamu görevinde bulunan kişilerin kendileri hakkında ortaya çıkan iddialara karşı hesap verebilir bir tutum sergilemesi gerektiği görüşü öne çıktı. CHP lideri, yöneticilerin görevleri süresince kamu kaynaklarının kullanımı konusunda açık bir tutum benimsemesi gerektiğini belirtti.
“BÖLÜNME CHP’YE GÜÇ KAYBETTİRİR”
Özgür Özel ve beraberindeki isimlerin CHP’den ayrılarak “Yeni Parti”yi kurmasının ardından yaşanan parti içi bölünmeyi de değerlendiren Kılıçdaroğlu, ayrılığın seçmen tabanında bir kaymaya neden olmadığını savundu. Parti içindeki bölünmenin CHP’nin siyasi gücünü etkileyip etkilemeyeceğine ilişkin soruya ise Kılıçdaroğlu, “Güç kaybı yaşar mı? Elbette yaşayacak” yanıtını verdi.
Kılıçdaroğlu, ayrılığın parti açısından bir güç kaybına yol açacağını ifade ederken, ortaya çıkan tablonun zaman içinde toparlanacağını söyledi. CHP lideri, yaşanan gelişmeler nedeniyle kimsenin endişe duymaması gerektiğini de sözlerine ekledi.
İMAMOĞLU İLE İŞ BİRLİĞİNE AÇIK OLDUĞUNU SÖYLEDİ
Siyasette yüzde 51’e ulaşabilmek için muhalefet partilerinin ortak hareket etmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun önündeki hukuki engellerin kalkması ve yeniden Cumhurbaşkanı adayı olması halinde iktidara karşı iş birliğine açık olduğu mesajını verdi.
Kılıçdaroğlu, siyasi süreçlerde istişare ve müzakereye “Her zaman” açık olduğunu belirtti. İmamoğlu’nun yeniden adaylık sürecine girmesi halinde muhalefet içinde ortak hareket edilmesine kapıyı kapatmadığını ifade eden CHP lideri, yüzde 51’lik çoğunluğa ulaşmak için iş birliğinin önemine dikkat çekti.
“KURULTAY DAVASININ TARAFI DEĞİLİM”
Kılıçdaroğlu, yeniden CHP Genel Başkanlığı görevine dönmesine zemin hazırlayan Kasım 2023 tarihli 38’inci Olağan Kurultay’a ilişkin iptal davası konusunda da açıklamalarda bulundu. Hukuki sürecin arkasındaki isim olduğu yönündeki tartışmalara yanıt veren Kılıçdaroğlu, davayı kendisinin açmadığını ve sürecin tarafı olmadığını söyledi.
Kılıçdaroğlu, “Ben bu davanın tarafı değilim. Dava açan değilim” ifadelerini kullanarak kurultay davasındaki konumuna ilişkin açıklık getirdi. Mahkemenin “şaibe” gerekçesiyle verdiği “mutlak butlan” kararının ardından yeniden genel başkanlık makamına geçen Kılıçdaroğlu, dava sürecini başlatan kişi olmadığını vurguladı.





