Türkiye genelinde bu yıl yağışların son 66 yılın en yüksek seviyesine ulaşmasının ardından hububat üretiminde rekor düzeyde rekolte bekleniyor. Buğday ve arpada öngörülen yüksek üretimin ilk etkisi yem fiyatlarında görülürken, son bir ay içerisinde üç kez indirime gidildi ve toplam düşüş yüzde 8’e ulaştı.
Hasat sezonunun başlamasıyla birlikte 2023 yılından bu yana artış eğiliminde olan mısır silajı, yonca, saman ve süt yemi maliyetleri de gerilemeye başladı. Yem fiyatlarında gelecek dönemde yüzde 5 oranında yeni bir indirim yapılması bekleniyor.
ÇİĞ SÜT ÜRETİM MALİYETİ YÜZDE 6,3 GERİLEDİ
Ulusal Süt Konseyi, 1 litre çiğ sütün üretim maliyetini mayıs ayında 22 lira 18 kuruş olarak açıklamıştı. Haziran ayında üretim maliyeti 1 lira 40 kuruş düşerek 20 lira 78 kuruşa geriledi.
Aylık bazdaki düşüş oranı yüzde 6,3 olarak hesaplandı. Yem fiyatlarındaki gerilemenin hayvancılık işletmelerinin giderleri üzerindeki etkisinin sürmesi beklenirken, üretim maliyetlerindeki artış hızının yavaşlaması et ve süt fiyatları üzerindeki maliyet baskısını da azaltacak.
YEM FİYATLARINDA ÜÇ KEZ İNDİRİM YAPILDI
Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı M. Ülkü Karakuş, yem fiyatlarında son bir ay içerisinde üç ayrı indirim yaptıklarını söyledi. İndirimlerin yüzde 2, yüzde 3 ve yüzde 3 oranlarında gerçekleştiğini belirten Karakuş, toplam düşüşün yüzde 8’e ulaştığını bildirdi.
İndirimlerin temel nedenlerinden birinin yağışların olumlu seyretmesi ve tarımsal verimin yükselmesi olduğunu aktaran Karakuş, buğday üretiminin 25 milyon tona, arpa üretiminin ise 10 milyon tona yaklaşmasının beklendiğini kaydetti.
ARPADA VERİM YÜZDE 100’E KADAR ARTTI
Geçen yıl yaşanan kuraklığa kıyasla üretimde yüksek artış beklendiğini belirten Karakuş, Ankara’da arpa hasadının başladığını ve bazı bölgelerde verimin geçen yılın yaklaşık iki katına ulaştığını söyledi. Verim artışlarının yüzde 50 ile yüzde 100 arasında değiştiğini aktaran Karakuş, güçlü bir rekolte beklendiğini ifade etti.
Arpanın ton fiyatının daha önce 15 bin ile 16 bin lira arasında bulunduğunu hatırlatan Karakuş, hasatla birlikte fiyatın 12 bin lira seviyesine gerilediğini bildirdi. Ham madde maliyetlerindeki düşüşün serbest piyasa koşulları içinde yem fiyatlarına doğrudan yansıdığını belirtti.
YÜZDE 5’LİK YENİ İNDİRİM BEKLENTİSİ
Karakuş, yem fiyatlarında yüzde 5 civarında ek bir düşüş daha yaşanabileceğini ve fiyatların yaklaşık bir ay sonra dengelenebileceğini söyledi. Geçmiş yıllarda yem fiyatlarındaki artışların süt fiyatlarının artırılması yönündeki talepleri güçlendirdiğini belirten Karakuş, söz konusu tartışmaların 2026 yılında daha sınırlı kalacağını ifade etti.
Yüksek hububat üretimi ve ham madde fiyatlarındaki düşüşün yem maliyetleri üzerindeki etkisinin temmuz, ağustos ve eylül ayının ortasına kadar devam etmesi bekleniyor.
NAKLİYE MALİYETLERİ YÜK OLUŞTURUYOR
Hürmüz Boğazı’ndaki kapanmanın nakliye maliyetlerini artırdığını belirten Karakuş, lojistik giderlerinin yem sanayicileri üzerinde önemli bir yük oluşturduğunu söyledi. Nakliye dışındaki maliyet kalemlerinin ise aşağı yönlü seyrettiğini aktardı.
Karakuş, nakliye dışında kalan maliyetlerin temmuz, ağustos ve eylül ayının ortasına kadar mevcut seviyelerde kalmasını beklediklerini bildirdi. Enerji, ham madde ve diğer üretim girdilerindeki gelişmelerin sektör tarafından yakından takip edildiğini kaydetti.
ARPA İTHALATI BEKLENMİYOR
Türkiye’nin 2026 yılında yem üretimi amacıyla arpa ithalatı yapmasının beklenmediğini belirten Karakuş, yüksek rekolte nedeniyle ihracatın açılması için talepte bulunduklarını söyledi. Karma yem ihracatının önündeki engellerin de kaldırılması gerektiğini ifade etti.
İhracata getirilen yasakların dış pazarlarda kayba neden olduğunu dile getiren Karakuş, ihracatçı firmaların daha sonra aynı pazarlara dönmekte güçlük yaşadığını belirtti. Ticaretin kesintiye uğramasının yabancı alıcıların Türkiye’deki tedarikçilere yönelik güvenini etkilediğini aktardı.
TMO’NUN 15 MİLYON TON ÜRÜN ALMASI BEKLENİYOR
Karakuş, Toprak Mahsulleri Ofisinin 2026 yılında buğday, arpa ve mısır olmak üzere yaklaşık 15 milyon ton ürün almasının öngörüldüğünü söyledi. Sanayicilerin ürün almasının önündeki en büyük engelin finansman maliyeti olduğunu belirtti.
Yüksek faiz oranları nedeniyle sanayicilerin alımlarda istekli davranamadığını ifade eden Karakuş, sektörün üretimin devamı için ürün almak zorunda olduğunu kaydetti. Finansmana erişim şartlarının ham madde alımlarının zamanlaması ve miktarı üzerinde belirleyici olduğunu bildirdi.
YEM SEKTÖRÜNDE 10 MİLYON TONLUK BOŞ KAPASİTE BULUNUYOR
Türkiye yem sektörünün toplam üretim kapasitesinin 40 milyon ton, mevcut üretimin ise 30 milyon ton düzeyinde olduğunu belirten Karakuş, sektörde 10 milyon tonluk kullanılmayan kapasite bulunduğunu söyledi. Türkiye genelindeki yem satışlarında son dönemde düşüş yaşandığını ifade etti.
Hayvan sayısının arttığına yönelik açıklamalar yapıldığını ancak artışın hangi verilere dayandığının net olmadığını belirten Karakuş, yem satışlarındaki gerilemenin sektör açısından dikkatle izlenmesi gerektiğini kaydetti.
HAYVANCILIKTA 2028 HEDEFİ
Karakuş, devlet tarafından hayvancılık alanında 2028 yılının sonuna kadar uygulanması planlanan politikaların bulunduğunu belirtti. Yurt dışından hayvan, et ve besilik dana ithalatının 2028 yılının sonunda sonlandırılmasının hedeflendiğini aktardı.
İthalatın sona erdirilmesi amacıyla iç piyasada damızlık üretiminin artırılmasına yönelik çeşitli projelerin devreye alındığını ifade eden Karakuş, söz konusu projelere verilen desteklerin sektör açısından önemli olduğunu söyledi. Yerli üretimin artırılması ve hayvan varlığının güçlendirilmesine yönelik uygulamaların hayvancılığın geleceği bakımından belirleyici olacağını kaydetti.




