Galatasaray futbol kültürünün temelinde Avrupa maçları yatar. Sarı kırmızılılar, her ne kadar son yıllarda istatistiğe yansıtamasa da Şampiyonlar Ligi'ne bambaşka hazırlanıyor. 
Türk Telekom Stadı'nda taraftar muhteşemdi, atmosfer, konsantrasyon ve coşku görülmeye değerdi.

Fatih Terim'in 5-3-2 sistemi, Donk'u savunmanın ortasına yerleştirmesi, pozisyonlar verilse de oyunu tutma anlamında olumlu sonuç verdi. Mariano ve Nagatomo fiziksel olarak istenilen seviyede olmadığı için Galatasaray hücumda çoğalmakta zorlandı. PSG'de Neymar, Cavani, Draxler'in yokluğu, Mbappe'nin 60 dakika yedek kulübesinde oturması kuşkusuz avantajdı. 

Muslera, PSG atakları karşısında kalesinde her geçen dakika daha da büyüdü. Nzonzi ve Seri orta sahada kalitelerini ortaya koydular. Belhanda yine takımın aksayan isimlerinden biriydi. Falcao-Babel ikilisi hücumda etkili olmaya gayret gösterdi ancak Kimpembe ve Silva'ya eşlik eden Marquinhos, çok iyi bir maç çıkardı. 

Brugge, Real Madrid karşısında 1 puan alınca şimdi gruptaki tüm ezber bozuldu. Galatasaray, Şampiyonlar Ligi oyununun üzerine katacak ve grupta daha da iyi maçlar izlenecek. Türk Telekom'da sıradaki maçta Real Madrid karşısında alınabilecek bir sürpriz galibiyet, bu grupta tüm dengeyi değiştirecektir.