Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak adlandırılan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin Türkiye Büyük Millet Meclisinde imzaya açılmasına ilişkin açıklama yaptı. Duran, teklifin “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda yürütülen sürecin önemli aşamalarından birini oluşturduğunu ifade etti.
Duran, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda kanun teklifinin hazırlanması ve Meclis gündemine taşınmasının devletin kararlılığını, milletin iradesini ve hukuk devleti ilkelerini yansıttığını kaydetti. Sürecin herhangi bir pazarlığın sonucu olmadığını vurgulayan Duran, terör faaliyetlerinin tamamen sona erdirilmesi ile silahların yeniden kullanılmayacak şekilde bırakılmasının öncelikli hedef olduğunu bildirdi.
KANUN TEKLİFİ TBMM’DE İMZAYA AÇILDI
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, milletvekillerinin imzasına açıldı. Teklifin imza sürecinin tamamlanmasının ardından TBMM Başkanlığına sunulması ve ilgili komisyonlarda görüşülmesi bekleniyor.
Kanun teklifine ilişkin yasama takvimi, teklifin TBMM Başkanlığına resmen sunulmasının ardından netleşecek. Komisyon görüşmelerinin tamamlanması durumunda düzenleme TBMM Genel Kurulunun gündemine gelecek. Meclis tarafından kabul edilecek maddeler, Cumhurbaşkanının onayının ardından Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girecek.
DURAN: TARİHİ BİR ADIMDIR
İletişim Başkanı Duran, teklifin Mecliste imzaya açılmasını Türkiye’nin terörle mücadele süreci açısından tarihi bir gelişme olarak değerlendirdi. Duran, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin TBMM’de imzaya açılması, Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda atılan tarihi bir adımdır.” ifadelerini kullandı.
Duran’ın açıklamasında kanun teklifinin hukuki sürecin Meclis çatısı altında yürütülmesi açısından taşıdığı öneme dikkat çekildi. Açıklamada düzenlemenin içeriğindeki maddelere ilişkin ayrıntıya yer verilmezken teklifin milli dayanışmanın ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesine yönelik olduğu belirtildi.
“HERHANGİ BİR PAZARLIĞIN SONUCU DEĞİL”
Kanun teklifiyle bağlantılı sürecin herhangi bir pazarlığa dayanmadığını belirten Duran, yürütülen çalışmaların devletin terörle mücadeledeki kararlılığının bir sonucu olduğunu ifade etti. Duran, “Süreç herhangi bir pazarlığın değil, devletimizin kararlılığının, milletimizin iradesinin ve hukuk devleti ilkelerinin tezahürüdür.” açıklamasını yaptı.
Duran’ın mesajında devletin güvenlik politikaları ile hukuk devleti ilkelerinin birlikte yürütüleceği vurgulandı. Sürecin TBMM zemininde ilerlemesi, düzenlemelerin yasama faaliyetleri kapsamında ele alınmasını ve milletvekillerinin değerlendirmesine sunulmasını sağlayacak.
ÖNCELİK TERÖRÜN TAMAMEN SONA ERMESİ
İletişim Başkanı Duran, yürütülen sürecin temel önceliğinin terörün tamamen sona erdirilmesi olduğunu açıkladı. Silahların geçici olarak susturulmasının yeterli olmayacağını belirten Duran, silahlı faaliyetlerin geri dönülmeyecek biçimde sonlandırılması gerektiğini kaydetti.
Duran, “Öncelik, terörün tamamen sona ermesi ve silahların geri dönülmeyecek şekilde bırakılmasıdır.” ifadelerini kullandı. Açıklamada terör örgütlerinin silahlı faaliyetlerine son vermesi ve silah bırakma sürecinin kalıcı hâle getirilmesi temel şartlar arasında gösterildi.
“GÜÇLÜ İÇ CEPHE TÜRKİYE’NİN STRATEJİK GÜCÜDÜR”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu “güçlü iç cephe” anlayışına değinen Duran, toplumsal birlik ve beraberliğin Türkiye’nin en önemli stratejik güçlerinden biri olduğunu belirtti. Duran, iç cephenin güçlendirilmesinin güvenlik politikalarının yanı sıra ortak gelecek anlayışı açısından da önem taşıdığını ifade etti.
Duran, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu güçlü iç cephe anlayışı, bugün Türkiye’nin en büyük stratejik gücüdür.” açıklamasını yaptı. Milli dayanışmanın korunması ile toplumun farklı kesimleri arasındaki bağların güçlendirilmesinin yürütülen sürecin temel unsurları arasında bulunduğu belirtildi.
BİRLİK VE KARDEŞLİK MESAJI VERDİ
İletişim Başkanı Duran, güçlü iç cephe anlayışının milletin birlik ve beraberliğine dayandığını kaydetti. Toplumsal kardeşliğin ve ortak geleceğe duyulan inancın Türkiye’nin güvenliği ile bütünlüğünün teminatı olduğunu ifade etti.
Duran, “Güçlü iç cephe, milletimizin birlik ve beraberliğinin, kardeşliğinin ve ortak geleceğe olan inancının en sağlam teminatıdır.” dedi. Açıklamada kanun teklifinin toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi, milli dayanışmanın korunması ve terörün kalıcı şekilde sona erdirilmesi hedefleriyle ilişkilendirildi.
KOMİSYON RAPORU 47 OYLA KABUL EDİLMİŞTİ
“Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, çalışmalarını 2026 yılının şubat ayında tamamladı. Komisyon raporu 18 Şubat 2026 tarihinde yapılan 21’inci toplantıda 47 kabul, 2 ret ve 1 çekimser oyla kabul edildi.
Komisyonun çalışmaları kapsamında farklı toplumsal kesimler, kurumlar ve siyasi partiler dinlendi. Hazırlanan raporda terörün sona erdirilmesi, toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi ve ihtiyaç duyulan hukuki düzenlemelerin TBMM tarafından ele alınmasına yönelik değerlendirmelere yer verildi.
YASAL DÜZENLEME ÇALIŞMALARI SÜRDÜRÜLÜYORDU
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, 5 Mayıs 2026 tarihinde yaptığı açıklamada Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporunda yer alan yasal düzenlemeler üzerinde çalışmaların devam ettiğini bildirmişti. Güler, sürecin Meclis zemininde ve ilgili kurumların değerlendirmeleri doğrultusunda yürütüldüğünü belirtmişti.
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin imzaya açılmasıyla birlikte komisyon raporunun ardından yürütülen hazırlıklar yeni bir aşamaya geçti. Teklifin maddeleri, imza ve resmî sunum süreçlerinin tamamlanmasının ardından TBMM’de görüşülecek.





