Gündem

Armine'nin kurucusu Kuriş dosyasından gözaltında

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen yapılanmaya yönelik yürüttüğü “Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü” soruşturmasının 4. dalga operasyonunda, Armine'nin kurucularından iş insanı Mehmet Dursun gözaltına alındı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü” soruşturmasında 4. dalga operasyon gerçekleştirildi. Soruşturmanın son aşamasında 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken, Türkiye'nin önde gelen tesettür giyim markalarından Armine'nin kurucularından Mehmet Dursun'un da gözaltına alınan isimler arasında bulunduğu bildirildi. Başsavcılığın açıklamasına göre yeni deliller doğrultusunda örgütle bağlantılı veya iltisaklı olduğu değerlendirilen kişi ve şirketlerin yurt içi ve yurt dışındaki para ve malvarlığı hareketleri incelemeye alındı.

ARMINE'NİN KURUCUSU MEHMET DURSUN GÖZALTINDA

Soruşturmanın 4. dalga operasyonunda öne çıkan isimlerden biri Armine'nin kurucularından iş insanı Mehmet Dursun oldu. Dursun'un operasyon kapsamında gözaltına alındığı 21 Eylül'de farklı kaynaklar tarafından duyuruldu. Armine Giyim Sanayi ve Ticaret AŞ de soruşturmanın önceki aşamalarında hakkında tedbir uygulanan şirketler arasında bulunuyordu.

Şirkete daha önce Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından kayyum atanmıştı. Armine'nin yanı sıra Ayakkabı Dünyası da soruşturmanın önceki aşamalarında hakkında işlem yapılan kamuoyunca bilinen şirketler arasında yer aldı.

29 ŞÜPHELİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 20 Eylül'de açıkladığı son operasyon kapsamında 29 şüphelinin gözaltına alınmasına karar verildi. Başsavcılık, soruşturmanın “suç örgütü kurma ve yönetme”, “suç örgütüne üye olma”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık” ve “Vergi Usul Kanunu'na muhalefet” suçlamaları kapsamında yürütüldüğünü bildirdi.

Başsavcılığın açıklamasına göre soruşturma sürecinde elde edilen yeni deliller doğrultusunda, örgütle bağlantılı veya iltisaklı olduğu değerlendirilen bazı kişi ve şirketlerin yurt içi ve yurt dışındaki para ve malvarlığı hareketlerini organize ettiği iddia edildi. Şüphelilerin kayıt dışı finansal transferleri kolaylaştırdığı ve suçtan elde edildiği değerlendirilen gelirlerin aklanmasına yönelik faaliyetlerde bulunduğu ileri sürüldü.

23 ŞİRKETE DAHA KAYYUM ATANMASI KARARLAŞTIRILDI

Operasyonun şirketlere yönelik ayağında da yeni kararlar alındı. Soruşturma kapsamında örgütsel finans ağında kullanıldığı değerlendirilen 23 şirkete kayyum atanması kararlaştırıldı. Karar, 29 şüpheli hakkındaki gözaltı işlemleriyle birlikte açıklandı.

Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturmanın önceki aşamalarında da çok sayıda şirket hakkında el koyma ve kayyum tedbirleri uygulanmıştı. Son operasyonla birlikte soruşturmanın mali ayağındaki incelemeler yeni kişi ve şirketleri kapsayacak şekilde genişletildi.

YARDIM SEVKİYATLARINDA NAKİT PARA TAŞINDIĞI İDDİASI

Soruşturma dosyasındaki iddialardan biri de kayıt dışı para ve menkul değer transferlerine ilişkin oldu. Başsavcılığın açıklamasına göre soruşturmada, örgütün resmi ve bürokratik işlemlerinde danışmanlık faaliyetleri yürütüldüğü ve ihtiyaç duyulan taşınır ile taşınmazların düşük bedellerle temin edilmesine aracılık edildiğine ilişkin bulgular elde edildi.

Yurt dışına gerçekleştirilen yardım sevkiyatlarının içine nakit para gizlendiği ve suçtan elde edildiği değerlendirilen gelirlerin lojistik şirketleri aracılığıyla sevk edildiğine ilişkin deliller bulunduğu da Başsavcılık tarafından öne sürüldü. Söz konusu hususlar soruşturma makamlarının iddiaları niteliğinde olup soruşturma süreci devam ediyor.

SEÇİM SÜREÇLERİNE İLİŞKİN BULGULAR DOSYADA

Başsavcılığın soruşturması kapsamında elde edilen dijital materyaller, tanık ifadeleri, mali kayıtlar ve diğer deliller de incelemeye alındı. Soruşturma makamları, bazı şüphelilerin Türkiye'deki seçim süreçlerini etkilemeye yönelik organizasyonel ve finansal faaliyetlerde bulunduklarına ilişkin bulgular elde edildiğini bildirdi.

Söz konusu iddialara ilişkin incelemenin çok yönlü olarak sürdürüldüğü belirtildi. Başsavcılığın kamuoyuna yansıyan açıklamasında seçim süreçlerine ilişkin faaliyetlerin kapsamı, hangi seçimleri içerdiği veya bunların sonuçlarına somut bir etkisinin bulunup bulunmadığı konusunda ayrıntılı bir değerlendirme yer almadı.

İLK BÜYÜK OPERASYON 13 AĞUSTOS'TA YAPILDI

Soruşturmanın ilk büyük operasyonu 13 Ağustos'ta Ankara merkezli 17 ilde gerçekleştirildi. Söz konusu aşamada 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken 123 adreste arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi. İlk aşamada 30 şüphelinin gözaltına alındığı bildirildi.

Operasyonda hakkında işlem yapılan şirketler arasında Armine Giyim Sanayi ve Ticaret AŞ ile Ayakkabı Dünyası gibi bilinen markalar da yer aldı. Armine'ye daha sonraki süreçte TMSF tarafından kayyum atanırken şirketin kurucularından Mehmet Dursun da 4. dalga operasyon kapsamında gözaltına alındı.

SORUŞTURMADA ÇOK SAYIDA ŞİRKET VE DERNEK HAKKINDA İŞLEM

Soruşturmanın önceki aşamalarında örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen şirketler ve dernekler hakkında da adli tedbirler uygulandı. Kamuoyuna yansıyan son bilgilere göre önceki operasyonlarda 4 dernek ile 55 şirkete el konuldu ve bunlardan 50 şirkete kayyum atandı.

Tutuklanan şüphelilerin toplam sayısına ilişkin güncel haberlerde ise farklı rakamlar yer aldı. Bazı kaynaklar önceki aşamalarda 81 kişinin tutuklandığını bildirirken, başka kaynaklarda sayı 80 olarak aktarıldı. Soruşturma devam ettiği için gözaltı, tutuklama ve adli kontrol kararlarına ilişkin toplam sayılar yeni işlemlerle değişebiliyor.

SORUŞTURMA ÇOK SAYIDA SUÇLAMA ÜZERİNDEN SÜRÜYOR

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmayı suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçlamaları kapsamında sürdürüyor.

Dosyadaki kişi ve şirketlere ilişkin suçlamalar soruşturma aşamasındaki iddialardan oluşuyor. Şüpheliler hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı sürece suçlamalar hukuken kesinleşmiş kabul edilmiyor.