İran yönetiminin, uluslararası petrol taşımacılığı açısından kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı’nı kapatma kararı almasının ardından küresel enerji piyasalarında yaşanan dalgalanmalara karşı Türkiye, yerel piyasayı korumak adına stratejik bir adım attı. Akaryakıt fiyatlarında oluşabilecek yüksek artışların önüne geçilmesi amacıyla eşel mobil sistemi resmen uygulamaya konuldu.
Resmi Gazete’de yayımlanan yeni düzenlemeye göre, uluslararası petrol fiyatları ve döviz kurlarındaki yükselişe bağlı olarak gerçekleşecek zamların yüzde 75’lik kısmı, Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) üzerinden yapılacak indirimle dengelenecek. Fiyatlarda düşüş yaşanması durumunda ise azalış oranının yüzde 75’i seviyesinde vergi artışı uygulanarak sistemin sürdürülebilirliği sağlanacak.
HÜRMÜZ BOĞAZI KARARI VE ENERJİ ARZI
İran, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail tarafından gerçekleştirilen askeri operasyonlara misilleme olarak stratejik bir ekonomik hamle gerçekleştirerek Hürmüz Boğazı'nı ulaşıma kapattı. Dünya petrol sevkiyatının önemli bir bölümünün gerçekleştiği güzergahın kapatılması, küresel ölçekte akaryakıt arz güvenliği endişelerini beraberinde getirdi.
Petrol fiyatlarında yaşanabilecek sert yükselişlerin iç piyasadaki enflasyonist baskısını azaltmayı hedefleyen Türkiye, vergi dengeleme mekanizmasını kullanarak tüketici fiyatlarını stabilize etmeyi planlıyor. Mevcut uygulama ile enerji maliyetlerindeki ani değişimlerin vatandaşın alım gücü üzerindeki etkisinin minimize edilmesi hedefleniyor.
EŞEL MOBİL SİSTEMİNİN İŞLEYİŞİ
Akaryakıt ürünlerinde vergi düzenlemesi esasına dayanan eşel mobil sistemi, maliyet artışlarının pompa fiyatlarına doğrudan yansıtılmaması prensibiyle çalışıyor. Petrol fiyatları veya döviz kurları yükseldiğinde devlet, artış tutarı kadar vergi alacağından feragat ederek satış fiyatını baskılıyor.
Maliyetlerin gerilediği dönemlerde ise feragat edilen vergi tutarları kademeli olarak eski seviyelerine çekiliyor. Bu mekanizma, özellikle enerji ithalatçısı konumundaki ülkelerde makroekonomik dengeleri korumak ve lojistik maliyetlerinin genel fiyat seviyeleri üzerindeki olumsuz etkilerini sınırlamak amacıyla kullanılıyor.




