Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) mutlak butlan kararına ilişkin yaptığı başvurunun reddedilmesine yönelik gerekçeli kararını açıkladı. On iki sayfadan oluşan kararda, YSK’nın görev ve yetki alanına ilişkin ayrıntılı değerlendirmelere yer verildi.
Kurul, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi tarafından verilen mutlak butlan kararının ardından CHP tarafından yapılan başvuruyu daha önce oybirliğiyle reddetmişti. YSK tarafından yayımlanan gerekçeli kararda, hukuk mahkemelerince verilen kararların uygulanmasına ilişkin sürecin YSK’nın görev alanında bulunmadığı vurgulandı.
YSK GÖREV ALANINI HATIRLATTI
Gerekçeli kararda, hukuk mahkemeleri tarafından verilen ilamların uygulanmasına ilişkin yetkinin icra dairelerinde bulunduğu ifade edildi.
YSK’nın seçim süreçlerine ilişkin belirli yetkilerle donatıldığı belirtilen kararda, seçimlerin iptaline yönelik yetkilerin seçim günü ve sonrasındaki işlemlerle sınırlı olduğu kaydedildi.
Kurul, bu yetkinin oy verme işlemlerinin usulüne uygun yürütülüp yürütülmediği, seçim tutanaklarının doğru şekilde düzenlenip düzenlenmediği ve seçim sürecindeki işlemlerin denetlenmesini kapsadığını belirtti.
“YSK TEMYİZ MERCİİ DEĞİLDİR”
Kararda, maddi hukuk kapsamında delillerin değerlendirilmesini gerektiren iddiaların incelenmesinin YSK’nın görevleri arasında yer almadığı ifade edildi.
Bölge adliye mahkemelerince verilen kararların denetim merciinin Yargıtay olduğu belirtilen gerekçede, YSK’nın bir temyiz makamı olarak değerlendirilemeyeceği vurgulandı.
Kurul, mahkemeler tarafından verilen mutlak butlan kararlarının YSK tarafından incelenmesinin veya denetlenmesinin mümkün olmadığını kaydetti.
“YSK TARAFINDAN ALINMASI GEREKEN BİR KARAR YOK”
Gerekçeli kararda, söz konusu mahkeme kararının devam eden bir kongre veya kurultaya ilişkin olmadığına dikkat çekildi.
Kararda, daha önce gerçekleştirilmiş bir kurultaya yönelik verilen kararın seçim takvimi içerisindeki bir süreç olarak değerlendirilemeyeceği belirtilerek şu ifadeler kullanıldı:
“Verilen butlan kararının YSK tarafından denetlenmesi de mümkün değildir. Anılan karar devam eden bir kongre ve kurultaya ait değil, daha önce yapılan kurultaya ilişkindir. Bu nedenle YSK tarafından alınması gereken bir karar yoktur.”
SÜREÇ NASIL GELİŞTİ?
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi tarafından verilen mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel yönetimindeki parti, kararı Yüksek Seçim Kurulu’na taşımıştı.
YSK, yapılan başvuruyu oybirliğiyle reddetmişti. Kararın ardından YSK Başkanı Serdar Mutta, kurulun değerlendirmesine ilişkin açıklamalarda bulunmuştu.
TEDBİR KARARINA YÖNELİK İTİRAZ DA REDDEDİLDİ
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi, CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21’inci Olağanüstü Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararının ardından ihtiyati tedbir kararına yönelik yapılan itirazı da reddetmişti.
Mahkeme kararında, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili hükümleri kapsamında değerlendirme yapıldığı belirtilmişti.
Daire, istinaf mahkemelerince verilen ihtiyati tedbir kararlarına karşı ayrıca bir itiraz mekanizması bulunmadığını ve verilen kararın kesin nitelik taşıdığını ifade etmişti.
Kararda, “Dairemizce verilen ihtiyati tedbir kararının kesin nitelikte bulunduğu anlaşıldığından davalı vekilinin ihtiyati tedbire itiraz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.” ifadelerine yer verilmişti.
GÖZLER YARGI SÜRECİNDE
YSK’nın gerekçeli kararında, mutlak butlan kararının incelenmesinin kendi yetki alanı dışında olduğu yönündeki değerlendirmeler öne çıktı.
Kararda, bölge adliye mahkemesi kararlarına yönelik hukuki denetimin ilgili yargı mercileri tarafından yürütüleceği vurgulanırken, sürecin bundan sonraki aşamasında gözler yargı makamlarının vereceği kararlara çevrildi.





