Fenerbahçe savunmada ilk defa bir arada oynayacak dörtlü ve resmen ayrılmış hocası ile sahaya çıkarken Trabzonspor ise ideal kadrosuna çok yakın bir 11 ile sahadaydı.

Fenerbahçe'de Antalya'da sahada olan Dirar, Hasan Ali ve Serdar yoklukları beklenmeyen eksikliklerdi. Fenerbahçe için önümüzdeki sezon Avrupa'ya gitmesi için direkt bilet anlamına gelen ZTK yarı final maçı öncesi olanlar cidden akıl alır gibi değil. Üstüne bir de Fallete sakatlanınca maç ve Fenerbahçe kadrosu çok enteresan hale geldi. Bu noktada akla gelen soru Tolgay değil de oyuna Ferdi girse Ekici orta sahaya çekilse olur muydu? Ya da Ekici yerine Zajc denenmez miydi ? Lig maçında ilk dakikada öne geçen Fenerbahçe'nin ilk şutu 20. dakikada geldi.

Gerçi gerek lig yarışı nedeni ile gerekse Fenerbahçe'nin durumu ile konsantre eksikliği görünen Trabzonspor da Sosa'nın şutu dışında etkili değildi. Elbette buna Rizespor maçının ilk yarısını da eklersek Trabzonspor ilk yarılara ikinci maç üst üste kötü başladı da diyebiliriz. Fenerbahçe bu ilk şutundan sonra topla daha fazla oynayan takım olmaya başladı. Trabzonspor'da ise Mikel'in yokluğunda Parmak aynı etkiyi ortaya koyamadığı için pas organizasyonu ve alan paylaşımında sıkıntı sahaya yansıdı. Trabzonspor'da bu sıkıntının bir sebebi de takım boyunun uzun olması ve savunmanın oyun kuramadığı için uzun top oynamasıydı.

Fenerbahçe'de ise Gustavo stopere geçince Jailson, Ekici, Tolgay, Kruse gibi topla arası iyi adamlar bir anda arttı. Bu da topun daha fazla Fenerbahçe'de kalmasını sağladı. Ndiaye de sakatlanıp yerine Guilherme oyuna girince maç bir kez daha farklı senaryo olur mu diye düşünürken sahada farklı bir yansıma olmadı. İlk yarı bittiğinde aklımda kalan iki takımın da aman başımıza kötü bir şey gelmesin tavrı, Trabzonspor'da lig daha önemli motivasyonu, Fenerbahçe'de ise aman hata yapmayayım diye oynayan oyuncular. Bu arada Fenerbahçe'de Falette'in sakatlığı sonrası Jailson'un savunmaya geçmesi rakibin de etkisiz olması ile Fenerbahçe'ye oyun kurma anlamında olumlu yansıdı. Tolga'nın kanatta değil ortada oynaması ise Ozan'ın ve Tolgay'ın yükünü ciddi azalttı.

İkinci yarının başında çevre kontrolü olmadan geri pası yapan Tolga'nın hatasında Sörloth bu senenin klasik haline gelen golünü attı. Bu golün ve Guilherme'nin etkisi ile bu sefer Trabzonspor daha etkili oynamaya başladı. Özellikle bu dakikalarda Kruse'yi kenarda etkisiz kullanıp oyuna Ferdi'yi almamak da kenar yönetimine yazdı. Ne zaman ki Zajc ve Ferdi oyuna girdi Fenerbahçe kaleye giden ilk pozisyonunu buldu. Isla'nın topu çizgiden çıktı. İlk yarıda olduğu gibi değişiklikler sonrası Fenerbahçe  daha pozitif oynamaya başladı. Arka arkaya korner ve şutlar sonrası Vedat'ın golü Fenerbahçe adına ikinci maç için umut oldu. Özellikle Ferdi'nin vurduğu top gol olsa belki de Fenerbahçe turu geçip dönecekti.

Maçın sonuna geldiğimizde Trabzonspor ligin ikinci yarısında oynadığı maçlarda olduğu gibi maçın içinde bir dönem oynayarak sonuç aldı. Ancak Mikel'in yokluğu çok net hissedildi. Nwakame'nin sakatlık sonrası temposunda düşüş var. Parmak neredeyse hiç gözükmedi. Ndiaye'nin sakatlığı önemli. Sörloth bir kez daha maçın adamı oldu. Trabzonspor için ligde her şey yolunda gözüküyor ancak bence oynanan futbol Beşiktaş maçı da dahil uyarılar veriyor. Fenerbahçe'de ise hatalar ve anlamsızlıklar diz boyu :  Ligin ilk yarısında kadro dışı olan Ekici iki maçtır ilk 11'de, Zajc ve Ferdi yedekte. Son maçlarda kanatta oynatıldığı için mi yoksa başka sebepten mi bilemediğim Kruse hayalet gibi. Zanka kiraya verilmişken Galatasaray maçı öncesi birden gönderilen Rami ve zorla stoper oynayan Jailson. Son anda kadrodan çıkan Serdar, Dirar ve Hasan Ali. Fenerbahçe için lig bitti sayılır. Kupada rövanş maçı sezonun elde kalan tek kupası için final. Ali Koç büyük umutlarla geldiği Fenerbahçe'de son kurşununu atacak belki de.

Yazıyı Ali Koç'un şu ana kadar yönetimi için bir oyun adı ile bitirelim : Yanlışlıklar Komedyası