Gıda Perakendecileri Derneği (GPD), gıda ürünlerinde yer alan tüketim tarihi uygulamalarına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, “Son Tüketim Tarihi” (STT) ile “Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi”nin (TETT) farklı anlamlar taşıdığı vurgulanarak, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin önemine dikkat çekildi.

Dernek tarafından yapılan değerlendirmede, gıda güvenliği, tüketici bilgilendirmesi ve ekonomik etkiler açısından tüketim tarihi uygulamalarının doğru anlaşılmasının hem tüketiciler hem de sürdürülebilirlik hedefleri açısından önem taşıdığı ifade edildi.

STT VE TETT ARASINDAKİ FARKA DİKKAT ÇEKİLDİ

Açıklamada, “Son Tüketim Tarihi”nin özellikle hızlı bozulabilen ve insan sağlığı açısından risk oluşturabilecek ürünlerde güvenlik kriterini ifade ettiği belirtildi.

Son tüketim tarihi geçmiş ürünlerin tüketilmemesi ve satışa sunulmaması gerektiği kaydedildi.

“Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi”nin ise ürünün uygun saklama koşullarında kalite özelliklerini en iyi şekilde koruduğu süreyi ifade ettiği aktarıldı.

Açıklamada, ambalaj bütünlüğü korunan, tadı, kokusu ve görünüşü uygun olan bazı ürünlerin tavsiye edilen tüketim tarihi geçse de tüketilebileceği ifade edildi.

“TETT, GIDANIN GÜVENLİĞİNE DEĞİL KALİTESİNE İŞARET EDİYOR”

GPD açıklamasında, tavsiye edilen tüketim tarihinin gıdanın güvenliğine değil, ideal kalite seviyesine işaret ettiği belirtildi.

Yargı Paketi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı
Yargı Paketi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı
İçeriği Görüntüle

Bu tarihin geçmesinin her ürün için gıdanın bozuk veya güvensiz olduğu anlamına gelmediği ifade edilirken, ürünün niteliği, saklama koşulları, ambalaj bütünlüğü ve ilgili mevzuat hükümlerinin belirleyici olduğu vurgulandı.

GIDA İSRAFININ AZALTILMASINA VURGU

Açıklamada, uluslararası düzeyde de tavsiye edilen tüketim tarihi geçmiş ancak uygun koşullarda saklanmış ve güvenlik kriterlerini karşılayan ürünlerin değerlendirilmesinin, gıda israfını azaltmaya yönelik sürdürülebilirlik yaklaşımının bir parçası olarak ele alındığı kaydedildi.

Türkiye’de de gıda kaybının azaltılmasının önemli gündem maddeleri arasında yer aldığı belirtilen açıklamada, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) verilerine göre Türkiye’de tarladan sofraya her yıl yaklaşık 20 milyon ton gıda kaybı yaşandığı ifade edildi.

Bu kayıpların azaltılmasının doğal kaynakların korunması, sürdürülebilir üretim, gıda sistemlerinin verimliliği ve gıda fiyatlarında enflasyonla mücadele açısından önem taşıdığı belirtildi.

“TÜKETİCİ SAĞLIĞI TEMEL ÖNCELİĞİMİZ”

GPD açıklamasında, kamuoyunun STT ve TETT arasındaki fark konusunda daha doğru bilgilendirilmesinin tüketici farkındalığını artıracağı ve gıda israfının azaltılmasına katkı sağlayacağı ifade edildi.

Sektörün temel önceliğinin tüketici sağlığı ve gıda güvenliği olduğu belirtilen açıklamada, yürürlükteki mevzuata ve bilimsel kriterlere tam uyum içinde çalışılmaya devam edileceği kaydedildi.

Açıklamada ayrıca, gıda güvenliği, şeffaflık, tüketici güveni ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda faaliyetlerin sürdürüleceği bildirildi.