Görünen köy kılavuz istemez. 

Gelin konuşalım gerçekleri..

Bratislava gibi orta ölçekte bile olmayan bir takımdan, 4 gol yiyip, bir sürü de pozisyon vermek.

Yapılan her hata, yenilen her saçma gol sonrası takımın, dünyanın sonuymuş gibi oyunu bırakması. 

4 lig maçında 1 galibiyet almanın verdiği özgüven sorunu ve kırılganlık problemi.

Koskoca takımda Burak Yılmaz’ın gerçek anlamda bir yedeğinin olmaması.

En iyi transfer denilen Ruiz’in tam anlamıyla güven vermemesi. 

Gazişehir maçında olduğu gibi değişikliklerin zamanında yapılmaması. 

50 tane transfer bile yapılsa dönüp, dolaşıp, kurtarıcı olarak Atiba’ya sarıldığın gerçeği.

Karius’a asla yüzde yüz güvenilmeyeceği hakikati. 

Kadrosundaki en değerli oyuncusunun piyasa değeri 1 milyon euro olan Bratislava’nın Beşiktaş’ı 4-2 mağlup edebilmesi. 

İşin sonunda Beşiktaş’ın 5 maçta 3 mağlubiyet, 1 beraberlik, 1 galibiyet alıp, 11 gol yemesi.

Ha bir de şu gerçeği hatırlatayım. Pazartesi geliyor.

Beşiktaş, Başakşehir’i mağlup edemezse, Dolmabahçe’de çok şey değişir, şimdiden söyleyeyim.