Cumhuriyet Halk Partisi’nde mahkemenin verdiği mutlak butlan kararının ardından başlayan yönetim krizi, parti tarihinin en sert iç hesaplaşmalarından birine dönüştü. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden CHP Genel Başkanlığı görevine iade edilmesi sonrasında CHP Genel Merkezi çevresinde tansiyon yükseldi.
Sabah saatlerinden itibaren Ankara’daki CHP Genel Merkezi önünde iki farklı grubun karşı karşıya gelmesiyle başlayan gerilim, fiziki arbedeye dönüştü. Kılıçdaroğlu destekçileri ile Genel Merkez’de bulunan ve Özgür Özel’e destek veren partililer arasında tekmeli yumruklu kavga yaşandı. Polis ekipleri bina çevresinde geniş güvenlik önlemleri aldı.
Krizin merkezinde ise yalnızca mahkeme kararı değil, CHP’nin bundan sonra nasıl yönetileceği konusunda iki farklı yaklaşım bulunuyor. Özgür Özel cephesi “partiyi hızla yeniden kurultaya götürme” çağrısı yaparken, Kemal Kılıçdaroğlu kanadı ise önce parti içinde yaşanan sürecin kontrol altına alınmasını, disiplinin sağlanmasını ve yönetimsel düzenin yeniden kurulmasını savunuyor.
Özel’in yaptığı açıklamalar, iki taraf arasındaki yaklaşım farkını daha görünür hale getirdi. CHP Grup Başkanı Özgür Özel, gazeteci Saygı Öztürk’e yaptığı değerlendirmede, Kemal Kılıçdaroğlu ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiklerini ve bugün saat 14.00’te iki tarafın temsilcilerinin bir araya gelmesinin planlandığını açıkladı.
Özel, görüşmede CHP’nin hangi takvimle yeniden kurultaya götürülebileceğinin ele alınacağını belirtirken, sabah saatlerinde parti genel merkezi önünde yaşananları ise “provokasyon” olarak değerlendirdi. Özel, genel merkez önüne CHP’li olmadığını öne sürdüğü kişilerin getirildiğini savundu.
“Kemal Bey aradı görüştük. Kendisine durum değerlendirmesi yaptıktan sonra yeniden dönüş yapacağımı söyledim. Yapılan görüşmede iki taraftan ikişer temsilcinin bir araya gelmesi kararlaştırıldı. Biz Suat Özçağdaş ve Murat Emir’i belirledik. Kemal Bey tarafında ise Mahir Bolat ve Orhan Sarıbal vardı. Görüşmede partinin ne zaman kurultaya götürülebileceği konuşulacaktı. Ancak sabah saat 07.00’den itibaren genel merkez önüne silahlı, bıçaklı olduğunu düşündüğümüz CHP’li olmayan insanlar gelmeye başladı” ifadelerini kullandı.
KRİZİN MERKEZİNDE TAHLİYE KARARI VAR
CHP’de tansiyonu yükselten en kritik gelişmelerden biri de genel merkezin tahliyesine ilişkin girişimler oldu. Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’ne iki ayrı dilekçe vererek CHP Genel Merkezi’nin mevcut yönetim tarafından boşaltılmadığını savundu.
Dilekçede, mahkeme kararı sonrasında partinin temsil yetkisinin yeniden Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetimine geçtiği belirtilirken, emniyet birimlerinden genel merkezin teslim edilmesi için gerekli işlemlerin yapılması istendi.
Tahliye tartışmasının kamuoyuna yansımasının ardından Ankara Valiliği’nin de Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne resmi talimat verdiği ortaya çıktı. Polis ekipleri bunun üzerine CHP Genel Merkezi çevresinde beklemeye başladı.
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise polisle temas halinde olduklarını belirterek, yaşanan süreci “demokrasiye darbe” olarak nitelendirdi. Emir, parti tabanının provokasyona gelmemesi gerektiğini savunurken, güvenlik güçleriyle karşı karşıya gelmek istemediklerini söyledi.
KILIÇDAROĞLU’NDAN “MAHKEME KARARINA UYUN” ÇAĞRISI
Kemal Kılıçdaroğlu cephesi ise yaşanan gelişmeler karşısında daha çok “hukuki meşruiyet” vurgusu yaptı. Kılıçdaroğlu’nun açıklaması, Basın Danışmanı Atakan Sönmez tarafından kamuoyuyla paylaşıldı.
Kılıçdaroğlu açıklamasında, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin verdiği karar doğrultusunda hareket edilmesi gerektiğini belirterek, tüm CHP örgütlerine yargı görevlileri ve emniyet personeline karşı zorluk çıkarılmaması çağrısında bulundu.
Açıklamada ayrıca örgüt disiplinine aykırı davranışlara izin verilmeyeceği belirtilirken, talimatlara aykırı hareket edenler hakkında gerekli tedbirlerin alınacağı mesajı verildi.
Kılıçdaroğlu’nun bu açıklaması parti kulislerinde “önce düzenin sağlanması” ve “önce temizlik” yaklaşımı olarak yorumlandı. Özgür Özel kanadı hızlı kurultay çağrısını sürdürürken, Kılıçdaroğlu tarafının önceliği mevcut kriz ortamını kontrol altına almak olarak değerlendirdiği konuşuluyor.
CHP GENEL MERKEZİ ÖNÜNDE GERİLİM TIRMANDI
Genel merkez önündeki gerginlik gün boyunca sürdü. CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal’ın eline hortum alarak güvenlik kulübesinin üzerine çıkması dikkat çekti. Sosyal medyada geniş yankı uyandıran görüntüler, CHP’de yaşanan krizin ulaştığı boyutu gözler önüne serdi.
Polis ekiplerinin bina çevresindeki güvenlik önlemlerini artırmasıyla birlikte parti içinde olası bir tahliye operasyonu ihtimali de tartışılmaya başlandı.
Tarafların karşılıklı açıklamaları ise CHP içerisindeki bölünmenin yalnızca hukuki değil, siyasi ve örgütsel bir mücadeleye dönüştüğünü ortaya koydu.
“ÖNCE KURULTAY” ÇIKIŞI
Özgür Özel daha önce yaptığı açıklamalarda da geri adım atmayacağını söylemiş, “Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz” ifadelerini kullanmıştı.
Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinde de partiyi uygun zamanda kurultaya götürme konusunun gündeme geldiği öğrenilmişti. Ancak iki tarafın “uygun zaman” konusunda farklı düşündüğü belirtiliyor.
Özel kanadı kurultayın gecikmeden yapılmasını isterken, Kılıçdaroğlu ekibi ise önce parti içinde yaşanan krizlerin giderilmesi gerektiğini savunuyor.
KURULTAY SORUŞTURMASINDA 9 TUTUKLAMA
CHP’deki kriz yalnızca yönetim tartışmalarıyla sınırlı değil. CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda delegelerin oy kullanma iradesine müdahale edildiği iddialarıyla yürütülen soruşturma kapsamında 9 kişinin tutuklanması, parti içindeki gerilimi daha da artırmış durumda.
Kurultay sürecine ilişkin iddialar ve mahkeme kararları CHP’de uzun süre devam edecek yeni bir siyasi hesaplaşmanın kapısını aralamış görünüyor.




