Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, gıda ve beslenme konusundaki güncel bilimsel çalışmaları değerlendirdiği bir makalesinde, holding bünyesinde yurt içinde ve yurt dışında üretilen ürünlerdeki palm yağı, glikoz, gramaj değişiklikleri ve global standartlar konularına tek tek açıklık getirdi.

BMC Public Health dergisinde yer alan ve Türkiye’deki gıda çevresi politikalarını inceleyen "Food EPI" endeksli araştırmayı mercek altına alan Ülker, gıda tercihlerinin bireysel iradeden ziyade sistemler içinde oluştuğu yönündeki tespitlere dikkati çekti. İrlanda, Belçika, İtalya, Hollanda, Polonya ve Türkiye'de yürütülen FOODPATH projesinin bir parçası olan çalışmanın, beslenme davranışlarını şekillendiren toplumsal ve siyasal faktörleri analiz etmesi bakımından önem taşıdığı kaydedildi.

Makalede yer alan veriler, Türkiye'de bulaşıcı olmayan hastalıkların toplam ölümlerin yüzde 69'unu oluşturduğunu ve yetişkin obezite oranının 2030 yılına kadar yüzde 42'ye ulaşabileceğini öngörüyor. Araştırmanın yöntemine dair değerlendirmelerde bulunan Ülker, uzman panelinin büyük çoğunluğunun beslenme ve diyetetik alanından seçilmesini ve gıda sanayisi temsilcilerinin süreçten dışlanmasını metodolojik bir kısıtlılık olarak nitelendirdi. Gıda sisteminin sadece sorun üreten değil, milyarlarca insanı besleyen ve gıda güvenliği sağlayan bir yapıda olduğunu ifade eden Ülker, dönüşümün anahtarının sektörün inovasyon kapasitesinde olduğunu vurguladı.

Ülker'in makalesi şöyle:

IDA VE BESLENME VAZGEÇİLMEZ KONUMUZ

Benim için ise hayatımın çoğunu adadığım iştigalim, geçimim ve insanları mutlu etmek imkanım. Mutluetmutluol.

Haliyle bir arkadaşımın ilettiği BMC Public Health Dergisi’nde yayınlanan Evaluation and Prioritization of Food Environment Policies in Türkiye Using the Healthy Food Environment Policy Index Food EPI yani Sağlıklı Gıda Çevresi Politika Endeksi kullanılarak Türkiye’de Gıda Çevresi Politikalarının Değerlendirilmesi ve Önceliklendirilmesi başlıklı makale dikkatimi çekti; yazarları çoğunluk olarak İzmir Katip Çelebi Üni. Sağlık Bilimleri Fak. Besleme ve Diyetetik Böl. ve farklı öğretim üyeleri ve görevlileri: Gülşah Kaner, Tuba Yalçın, Gamze Yurtdaş Depboylu, Büşra Dönmez, Esila Bayar, Merve Kip.

Araştırmanın başında Prof. Gülşah Kaner, Ireland Uni. Coll. Cork Halk Sağlığı Fak.den Prof. Janas M. Harrington beslenme davranışlarını şekillendiren toplumsal, ticari ve siyasal faktörleri analiz eden FOODPATH projesini başlatan akademisyen de yazarlardan…

Şu anda proje İrlanda, Belçika, İtalya, Hollanda, Polonya ve Türkiye’de başlamış. ERA4Health 22’den fazla ülkede fonlanıyor. Projenin odağı: Beslenme ve fiziksel aktivite üzerinden sağlık eşitsizliklerini azaltmak için TÜBİTAK desteği ile Türkiye araştırması.

18 Nisan 2026’da yayınlanmış makaleye merakla yaklaşırken takıntılı olduğum araştırma ve istatistik prosedürleri konusunda arkadaşlarımdan destek aldım. 2020’den bu yana gıda beslenme konusundaki tüm yazılarımın da size linklerini ekledim. Yazılarıma göz attığınızda Food EPI konusundaki makaleyi niye ilgiyle okuduğumu anlayacaksınız.

(1)https://muratulker.com/gida-nedir-ne-degildir/, (2)https://muratulker.com/yadinda-mi-dogdugun-anlar-sen-aglardin-gulerdi-alem-oyle-bir-omur-sur-ki-mevtin-olsun-sana-hande-halka-matem/; (3)https://muratulker.com/az-ye-hep-ye-derdi-annem/

(4) https://muratulker.com/dogadaki-tum-gidalar-kimyasaldir/; (5)https://muratulker.com/hasadi-bilmeyen-niye-turfanda-meyve-sebze-istesin-ki/;(6)https://muratulker.com/yiyip-ictigimizden-memnun-muyuz-gidada-israf-var-mi/;(7)https://muratulker.com/gelecegi-sekillendirmek-surdurulebilirlik-ve-israfsizlik-daha-iyi-bir-dunya-icin-ortak-sorumlulugumuz/;

(8)https://muratulker.com/gida-ile-ilgili-kiyamet-tartismasi-ne-kadar-dogru/; (9) https://muratulker.com/gida-ve-beslenmeye-bilimsel-bakis/(10) https://muratulker.com/bu-kitabi-mutlaka-okumalisiniz-kimyasaldan-gidaya-doz-ve-risk/

(11) https://muratulker.com/herkes-mi-yoksa-hic-kimse-mi-hepsi-mi-yoksa-hicbiri-mi/;

(12) https://www.linkedin.com/pulse/tipta-ve-saglikta-balon-bilgiler

AYRICA yazımın sonuna yerli yersiz bilhassa sosyal medyada sorulan gıda ve beslenme konusundaki çeşitli vesilelerle gündeme gelen hatta daha önce de yayınladığım soruları ve cevaplarımı da ekledim.

Benim için ise hayatımın çoğunu adadığım iştigalim, geçimim ve insanları mutlu etmek imkanım. Mutluetmutluol.

Haliyle arkadaşlarımdan birinin ilettiği BMC Public Health Dergisi’nde yayınlanan Evaluation and Prioritization of Food Environment Policies in Türkiye Using the Healthy Food Environment Policy Index (Food EPI), yani Sağlıklı Gıda Çevresi Politika Endeksi kullanılarak Türkiye’de Gıda Çevresi Politikalarının Değerlendirilmesi ve Önceliklendirilmesi başlıklı makale dikkatimi çekti. Makalenin yazarları çoğunluk olarak İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Besleme ve Diyetetik Bölümü olmak üzere Türkiye’nin farklı üniversitelerinden öğretim üyeleri ve görevlileri: Gülşah Kaner, Tuba Yalçın, Gamze Yurtdaş Depboylu, Büşra Dönmez, Esila Bayar, Merve Kip.

Araştırmanın baş yürütücüsü Prof. Gülşah Kaner, Irlanda University College Cork Halka Sağlığı Fakültesi’nden Prof. Janas M. Harrington da yazarlar arasında. Harrington beslenme davranışlarını şekillendiren toplumsal, ticari ve siyasal faktörleri analiz etme amacını taşıyan FOODPATH projesini başlatan akademisyen.

Şu anda bu araştırma projesi İrlanda, Belçika, İtalya, Hollanda, Polonya ve Türkiye’de başlamış. Haliyle meraklandım ve FOODPATH nedir diye araştırdım. FOODPATH Avrupa Komisyonu ve 22’den fazla ülkenin sağlık araştırma fonları tarafından desteklenen ERA4Health araştırma ortaklığı tarafından fonlanıyor. Aslında ERA4Health, Health Equity adı altında bir global araştırma çağrısı yapmış, Türkiye’deki araştırma da bu proje kapsamında fonlanıyor. Projenin odağı: Beslenme ve fiziksel aktivite üzerinden sağlık eşitsizliklerini azaltmak için TÜBİTAK desteği ile Türkiye araştırması. Ana konu, düşük gelirli, dezavantajlı gruplarda sağlık eşitsizlikleri nasıl azaltılabilir.

Makale 18 Nisan 2026’da henüz online ve tam editlenmeden yayınlanmış. Makalenin basılmadan önce edit sürecinden geçeceği ve bazı değişiklikler yapılabileceği belirtiliyor. Makaleye merakla yaklaşırken takıntılı olduğum araştırma ve istatistik prosedürler konusunda arkadaşlarımdan destek aldım. 2020’den bu yana gıda beslenme konusundaki tüm yazılarımın da size linklerini ekledim. Yazılarıma göz attığınızda Food EPI konusundaki makaleyi niye ilgiyle okuduğumu anlayacaksınız.

AYRICA, yerli yersiz bilhassa sosyal medyada sorulan gıda ve beslenme konusundaki çeşitli vesilelerle gündeme gelen hatta daha önce de yayınladığım soruları ve cevaplarımı da yazımın sonuna ekledim.

Sağlıklı Gıda Sistemleri İçin Daha Fazla Regülasyonla mı, Yoksa Daha Akıllı Ekosistemler mi Gerekli?

Sağlıklı Gıda Çevresi Politika Endeksi, Food EPI kullanılarak Türkiye’de Gıda Çevresi Politikalarının Değerlendirilmesi ve Önceliklendirilmesi başlıklı makalenin başında araştırmanın amacı şöyle vurgulanıyor (*):

Türkiye, obezite ve tip 2 diyabet dahil olmak üzere beslenme ile ilişkili bulaşıcı olmayan hastalıklarda kaygı verici bir artışla karşı karşıyadır. Bu sorunla mücadele, daha sağlıklı gıda çevreleri oluşturan ve uzun vadeli beslenme iyileşmelerini destekleyen daha proaktif bir politika yaklaşımını gerekli kılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de sağlıklı gıda çevreleri oluşturmaya yönelik kamu politikalarının uygulanma düzeyini değerlendirmektir. Bu amaçla, gıda çevresi politikalarının uygulanma düzeylerini ölçmek ve bunları uluslararası iyi uygulamalarla karşılaştırmak için uluslararası kabul görmüş bir çerçeve olan Sağlıklı Gıda Çevresi Politika Endeksi, Food EPI kullanılmıştır. Food EPI ne derseniz, ben de bilmiyordum, araştırdım. Food EPI INFOMAS yani açılımı International Network for Food and Obesity/Non-Communicable Diseases Research, Monitoring and Action Support olan uluslararası bir araştırma ve politika ağının bir kıyas aracı.

INFOMAS’ın temel varsayımı, insanların kötü beslenmesinin nedeni sadece bireysel tercihler değil sistemlerdir, diyor. Girişim 2013 yıllarında kurulmuş bir konsorsiyum. Çekirdeği hala merkezi olan University of Auckland’da, tarafsız, etkili bir akademik network olarak gündem hatta norm oluşturuyor, kıyaslıyor. Ancak paternalist, aşırı regülasyon yanlısı, endüstriden kuşkuları olması ve inovasyon ve gönüllü dönüşüme daha az önem vermesi nedeniyle eleştiriliyor.

Okuduğum araştırmada Policy Evaluation Network (PEN) projesi içinde geliştirilen yani Avrupa’ya uyarlanmış Food EPI versiyonu kullanılmış. Bu Food EPI çerçevesi iki ana bileşenden oluşuyor:

  1. Politika Alanları yani Policy Domains.

Politika bileşeni altı alandan oluşur: Gıda bileşimi yani food composition, gıda etiketlemesi yani food labelling, gıda promosyonu ve pazarlaması yani food promotion, gıda fiyatları yani food prices, gıda sunumu ve tedariki yani food provision, gıda perakendesi yani food retail.

  1. Altyapı Destek Alanları yani Infrastructure Support Domains

Altyapı desteği bileşeni de altı alandan oluşur: Liderlik, yönetişim, izleme ve istihbarat, finansman, etkileşim platformları, tüm politikalarda sağlık yaklaşımı.

Bu alanlar birlikte 48 göstergeden oluşuyor: 24 politika göstergesi, 24 altyapı destek göstergesi. Yazarlar, bulaşıcı olmayan hastalıklar, NCD’ler mesela kalp damar hastalıkları, kanser, diyabet ve kronik solunum yolu hastalıkları gibi, yüzünden her yıl dünya genelinde 40 milyondan fazla insan hayatını kaybediyor, diyorlar. NCD’ler dünya çapında başlıca ölüm nedenidir ve Türkiye’de tüm ölümlerin yaklaşık %69’unu oluşturmaktadır.

Bu hastalıklar yani NCD’ler büyük ölçüde önlenebilir yaşam tarzı kaynaklı risk faktörleri tarafından beslenmektedir; sigara kullanımı, sağlıksız beslenme alışkanlıkları, fiziksel aktivite eksikliği ve aşırı alkol tüketimi bunların başlıcalarıdır. Bu davranışlar obezite, hipertansiyon ve yüksek kolesterol gibi sağlık sorunlarına yol açmakta, bunlar da bulaşıcı olmayan hastalıkların gelişme riskini önemli ölçüde artırmaktadır. Türkiye’de yetişkin obezite vaka sayısının 2030 yılına kadar yaklaşık %42’ye ulaşacağı öngörülmektedir. Bu hastalıkların yaygınlığını ve sonuçlarını azaltmak için uygulanabilir ve maliyet etkin çeşitli stratejiler önerilmiştir.

Gıda çevresi, bireylerin beslenme davranışlarını ve beslenme refahını şekillendiren sosyokültürel, siyasal, ekonomik ve fiziksel faktörlerin etkileşimini ifade eder. Kanıtlar, beslenme kalıplarının iyileştirilmesi ve bulaşıcı olmayan hastalık yükünün azaltılmasının büyük ölçüde gıda çevrelerinin niteliğine, etkili gıda politikalarının uygulanmasına ve destekleyici altyapıların gücüne bağlı olduğunu göstermektedir. Etkili gıda politikaları ve destekleyici altyapılar, beslenmedeki sosyoekonomik eşitsizliklerin giderilmesinde de önemli rol oynamıştır. Sağlıklı gıda çevrelerinin iyileştirilmesine yönelik etkili eylemleri uygulamada hükümetlere destek olmak amacıyla, INFORMAS tarafından Sağlıklı Gıda Çevresi Politika Endeksi, Food EPI geliştirilmiştir. Food EPI, hükümet politikaları ve eylemlerinin sağlıklı gıda çevrelerinin oluşturulmasını ne ölçüde desteklediğini değerlendiren uluslararası düzeyde kullanılan bir araçtır. Bu çerçeve, ulusal politikaları uluslararası iyi uygulamalarla kıyaslamak ve gıda çevresi politikalarını güçlendirecek öncelikli eylemleri belirlemek için yapılandırılmış bir yaklaşım sunmaktadır; nihai amaç toplum beslenmesini iyileştirmektir.

Yazarlar daha sonra Türkiye’de sağlıklı beslenmeyi desteklemeye yönelik çeşitli politika ve altyapı girişimlerinin hâlihazırda mevcut olduğuna vurgu yapıyorlar. Sağlık Bakanlığı tarafından geliştirilen Türkiye Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı, ilk kez 2010’da başlatılmış, ardından ulusal stratejik planlarla uyumlu biçimde dönemsel olarak güncellenmiştir (2013–2017, 2019–2023 ve 2025–2028). Bu program kapsamında, gıdalardaki doymuş yağ asitlerini, bunların yerine doymamış yağ asitleri kullanarak azaltmaya dönük uygulamalar geliştirilmiştir.

Buna ek olarak, Türkiye’de Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması Ulusal Programı 2011 ila 2015 arasında aynı ulusal çerçevede geliştirilmiş ve daha sonra 2016 ila 2021 dönemi için güncellenmiştir. Tarım ve Orman Bakanlığı’na sunulan öneriler doğrultusunda, Türk Gıda Kodeksi kapsamında seçilmiş gıda ürünlerinde tuz düzeylerini azaltmaya yönelik çeşitli girişimler uygulanmıştır. Bunlar arasında ekmek, zeytin, salça, peynir ve kırmızı biber ürünleri yer almaktadır.

Tuz içeriğini azaltmak, gıda etiketleme uygulamalarını iyileştirmek, gıda sanayii ile iş birliğini güçlendirmek ve kamu farkındalığını artırmaya yönelik çalışmalar sürmektedir. Ayrıca Türkiye Beslenme Rehberi, Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması verilerine dayanarak geliştirilmiştir.

Şimdi araştırmanın 5 aşamasını özetleyelim. Türkiye’deki Food EPI değerlendirmesi beş ana aşamadan oluşmuştur.

  1. Food EPI Uyarlaması yani Food EPI Adaptation

İlk aşamada, PEN uyarlanmış Food EPI çerçevesi Mayıs, Haziran 2024 arasında gözden geçirilmiş ve Türkiye bağlamına uyarlanmış olup Avrupa çerçevesini adapte edip karşılaştırmalı standardizasyonu korumuş.

Murat Ülker yapay zeka hakkındaki 10 miti sıraladı: “Çalışan değil, sistem hızlanmalı”
Murat Ülker yapay zeka hakkındaki 10 miti sıraladı: “Çalışan değil, sistem hızlanmalı”
İçeriği Görüntüle
  1. Kanıt Toplama ve Doğrulama yani Evidence Gathering and Validation

İkinci aşamada araştırma ekibi, her gösterge için uluslararası kıyas ölçütlerini yani benchmarks derlemiş ve 2016 sonrasından itibaren Türkiye’de devletin politika ortamına ilişkin kanıtları toplamış. Veri toplama Mayıs ila Eylül 2024 arasında yürütülmüş.

Ekim ila Aralık 2024 arasında tek bir kanıt dokümanında birleştirilmiştir. Tüm ilgili belgeler 48 Food EPI göstergesine göre yapılandırılarak derlenmiştir.

Kanıt dokümanı ayrıca her gösterge için uluslararası iyi uygulama örneklerini temsil eden kıyaslamaları da içeriyor, yani medya, STK ve yerel girişimler dışarıda bırakılmış.

  1. Çevrimiçi Derecelendirme yani Online Rating

Üçüncü aşamada, toplam 65 Türk uzman Food EPI Türkiye sürecine katılmaya davet edilmiştir. Uzmanlar, akademik geçmişleri ve ilgili alanlardaki mesleki uzmanlıklarına dayalı amaca uygun örnekleme yaklaşımıyla belirlenmiştir. Bu alanlar arasında Beslenme ve Diyetetik, Halk Sağlığı, Gıda Politikası, Gıda Mühendisliği yer almaktadır. Amaca uygun örneklemenin olasılığa dayalı olmayan sübjektif bir örnekleme metodu olduğunu da belirteyim. Nitekim Potansiyel katılımcılar; kurumsal bağlantılar, yayın kayıtları ve ulusal beslenme/halk sağlığı girişimlerindeki rolleri üzerinden belirlendi, deniyor makalede.

Uzmanların %84’ü beslenme ve diyetetik alanındandır. Bu nedenle bence makalenin Sağlıklı Gıda Çevresi Politika Endeksi Food EPI Kullanılarak Türkiye’de Gıda Çevresi Politikalarının Beslenme ve Diyetetik Uzmanlarınca Değerlendirilmesi ve Önceliklendirilmesi diye adlandırılmasının daha doğru olacağını düşünüyorum.

Diğer yandan bağımsızlığı korumak ve olası çıkar çatışmalarını en aza indirmek amacıyla kamu yetkilileri ve gıda sanayii temsilcilerinin değerlendirme sürecine doğrudan dahil edilmediğini söylüyor araştırmacılar. INFOMAS gibi bu araştırmanın temel varsayımlarında da endüstriden hatta kamudan şüphecilik var. Yani varsayım sadece akademisyenler ya da meslek uzmanları halk lehine karar verebilir diğer herkes kendi çıkarını düşünür şeklinde mi, yani araştırma çok paydaşlı değil subjektif uzman odaklı mı olmuş?

Türkiye’de hükümet politikalarının uygulanma düzeyi, Ocak-Şubat 2025 arasında yürütülen yapılandırılmış online anket yoluyla, uzmanlar tarafından 48 Food EPI göstergesi temelinde değerlendirilmiş.

Araştırmada uzmanlar, Türkiye’de uygulama düzeyini uluslararası iyi uygulamalarla karşılaştırarak beşli Likert ölçeği kullanmıştır diyor. Halbuki burada bir tutum ölçülmediğini, uygulamaya uyum algısı ölçüldüğü için bunun derecelendirme ölçeği yani expert rating scale olarak adlandırılması gerektiğini söylüyorlar.

  1. Çalıştaylar yani Workshops

Dördüncü aşamada, Şubat 2025’te beş yapılandırılmış çalıştay dördü online, biri yüz yüze düzenlenmiştir. Amaç; politika puanlama sonuçlarını tartışmak, politika ve altyapı desteklerindeki boşlukları belirlemek ve bu boşlukları gidermeye dönük öneriler geliştirmek.

Sağlık Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığı temsilcileri de dahil olmak üzere ilgili bakanlıklar ve kamu kurumlarından yetkililer çalıştaylara gözlemci olarak katılmış.

Gıda endüstrisi temsilcileri ise uzman değerlendirmesinin bağımsızlığını korumak ve olası çıkar çatışmalarından kaçınmak amacıyla çalışmanın hiçbir aşamasına dahil edilmemiş?!

Yani endüstri araştırma kapsamı dışında tutulurken bakanlık temsilcileri gözlemci olarak alınmış; bence metodolojik asimetri daha da tartışmaya açık hale gelmiştir.

  1. Önceliklendirme yani Prioritisation

Son aşamada, önerilen eylemler önce çalıştay tartışmalarını takiben Mart, Nisan 2025 arasında yazarlar tarafından yeniden formüle edilmiş ve geliştirilmiştir.

Araştırmada sosyoekonomik eşitsizlik boyutu başlığı altındaki bölümde şu açıklamalar yapılmış: Sosyoekonomik eşitsizliklerin beslenme kalıplarını ve bunlarla ilişkili sağlık sonuçlarını etkilediği biliniyor. Daha düşük sosyoekonomik konumdaki (SES) bireyler yani genellikle daha düşük eğitim ve/veya gelir düzeyiyle tanımlanan gruplar daha yüksek SES gruplarına kıyasla özellikle ultra işlenmiş ve enerji yoğun sağlıksız gıdaları daha fazla tüketme eğilimindedir. Bu yaklaşım doğrultusunda, her politika göstergesinin Türkiye’de SES temelli eşitsizlikler üzerindeki potansiyel etkisi de değerlendirilmiştir.

Makalenin tamamını okumak için >> https://muratulker.com/gida-ve-beslenme-vazgecilmez-konumuz/