İstanbul Ticaret Odası ile İstanbul Ticaret Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen “İş Dünyası Okuyor” programında Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, iş dünyası, okuma alışkanlığı ve yaşam tecrübelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkanı Erhan Erken'in katkılarıyla bu yıl üçüncüsü düzenlenen programın onur konuğu Murat Ülker'di. Program, Erhan Erken ve İTO Başkanı Şekip Avdagiç'in konuşmalarının ardından Murat Ülker ve İsrafil Kuralay'ın sohbetiyle devam etti. Programda açılış konuşmalarının ardından moderatörlüğünü Kuralay’ın yaptığı söyleşi bölümüne geçildi.
Ülker konuşmasına “okumadan olmaz” ifadesiyle başladı. İş dünyasının yalnızca sayılardan ibaret olmadığını belirten Ülker, insanı ve toplumu anlamanın önemine dikkat çekti. Okumanın farklı bakış açıları kazandırdığını ifade eden Ülker, bunu “başkasının ayakkabısını giymek” şeklinde tanımladı.
OKUMA ALIŞKANLIĞI VE KİŞİSEL GELİŞİM
Murat Ülker, gençlik yıllarında daktilo ve hızlı okuma kurslarına katıldığını, ancak bu sürecin roman okuma zevkini azalttığını söyledi. Sabah erken saatlerde işe başlamadan önce okumaya vakit ayırdığını belirten Ülker, okul müfredatından memnun kalmadığı dönemlerde arkadaşlarıyla alternatif bir öğrenme yöntemi geliştirdiklerini anlattı.
Gençlerin okumaktan çekinmemesi gerektiğini vurgulayan Ülker, erken yaşta yoğun okumanın olumsuz sonuç doğurmayacağını esprili bir dille ifade etti. Belirli bir yazar veya alana bağlı kalmadığını söyleyen Ülker, bilgi alanının sürekli değiştiğini ve iş insanlarının farklı konularda fikir yürütebilecek düzeyde bilgi sahibi olması gerektiğini dile getirdi.
EMPATİ VE YAZARLIK YAKLAŞIMI
Kendi kitabında yer alan röportajlara değinen Ülker, bu yöntemi empati kurma amacıyla kullandığını belirtti. İnsanların ne soracağını öngörmeye çalıştığını ifade eden Ülker, önce çevresindeki iş insanlarına ve çalışma arkadaşlarına yönelttiği soruları paylaştığını, ardından kendisiyle de röportaj yaptığını söyledi.
“KEŞKE DEMEK FAYDA SAĞLAMAZ”
Geçmişe yönelik değerlendirmelerinde “keşke” ifadesini kullanmadığını belirten Ülker, hatalardan ders çıkararak ilerlemenin önemine dikkat çekti. Geçmişte yaşadığı ticari tecrübelerden örnekler veren Ülker, borik asit alanında yaşadığı bir süreci anlatarak karşılaşılan zorlukların öğrenme fırsatı sunduğunu ifade etti.
Farklı sektörlerde yapılan yatırımlara da değinen Ülker, bazı işlerin zamanla stratejik önemini yitirdiğini ve bu nedenle satış kararları alındığını belirtti. Satılan şirketlerin iyi olduğu için elden çıkarıldığını, başarısız olanların ise elde kaldığını esprili bir dille ifade etti.
GENÇLERE TAVSİYELER
Gençlere yönelik değerlendirmelerde bulunan Ülker, “Murat Ülker olmalarını tavsiye etmem” ifadesini kullandı. Kendi hayatından örnekler veren Ülker, gençlik yıllarında fabrikada çalıştığını ve iş hayatına bu şekilde başladığını anlattı.
Gençlere çalışkanlık, sebat ve alışkanlık kazanmanın önemini vurgulayan Ülker, yorulduğunda farklı bir işle dinlenmenin faydalı olduğunu belirtti. Başarının yalnızca çalışmakla değil, gayret, sabır ve fırsatları değerlendirmekle mümkün olduğunu ifade etti.
Şansın önemine de değinen Ülker, fırsatların değerlendirilebilmesi için hazır olunması gerektiğini belirtti. Rızkın elde edilmesinde çaba göstermenin gerekliliğini vurgulayan Ülker, kader ve nasip kavramlarına da dikkat çekti.
“MUTLU ET, MUTLU OL” PRENSİBİ
Ülker, iş hayatındaki temel yaklaşımını “Mutlu et, mutlu ol” prensibiyle açıkladı. Şirketlerde müşterilerin, çalışanların ve tüm paydaşların memnuniyetinin esas alındığını belirten Ülker, bu yaklaşımın sürdürülebilir başarı sağladığını ifade etti.
İyi olmanın hayatın temel amacı olması gerektiğini dile getiren Ülker, her gün bir hedefle hareket edilmesi gerektiğini söyledi. Salih amelin, yani başkası için iyi bir şey yapmanın önemine vurgu yaptı.
ULUSLARARASI FAALİYETLER VE KÜLTÜREL YAKLAŞIM
Küresel faaliyetlere de değinen Ülker, farklı ülkelerde çalışan ekiplerle ortak değerler üzerinden iletişim kurduklarını belirtti. “Make happy, be happy day” adıyla her yıl kasım ayında küresel bir etkinlik düzenlediklerini ifade eden Ülker, bu günün farklı ülkelerde kültüre göre kutlandığını söyledi.
İş hayatında sahada bulunmanın önemine dikkat çeken Ülker, sık sık seyahat ettiğini ve faaliyetleri yerinde takip ettiğini aktardı. Üniversite-sanayi iş birliğinin geliştirilmesi gerektiğini belirten Ülker, öğrencilerin pratik projelerle iş dünyasına dahil edilmesinin önemine vurgu yaptı.
SANAT, ESTETİK VE HOBİLER
Sanat ve estetik anlayışına da değinen Ülker, koleksiyonculuk yerine beğendiği eserleri paylaşmayı tercih ettiğini söyledi. Hat sanatına ilgi duyduğunu belirten Ülker, bu eserleri farklı şehirlerde sergilediklerini ifade etti.
Yelkenle Atlantik geçişi yaptığını ve bu deneyimini kitaplaştırdığını belirten Ülker, farklı hobilerin kişisel gelişime katkı sağladığını dile getirdi.
KİTAP OKUMA ALIŞKANLIĞI VE DİJİTAL YAYINLAR
Ülker, kitapları genellikle hızlı bir şekilde, bölümler arasında bağlantı kurarak okuduğunu belirtti. E-kitapların özellikle seyahatlerde avantaj sağladığını ancak not alma ve altını çizme gibi alışkanlıkların eksikliğinin dezavantaj oluşturduğunu ifade etti.
Belirli sayıda kitapla yönetici olunamayacağını vurgulayan Ülker, sürekli okumanın gerekliliğine dikkat çekti.
SPOR VE İŞ DÜNYASI DENEYİMLERİ
Fenerbahçe ile olan ilişkisine de değinen Ülker, kulüp yöneticiliği yaptığı dönemlerde şampiyonluk yaşadığını belirtti. Spor yöneticiliği deneyiminin iş hayatına katkı sağladığını ifade etti.
PROGRAMIN KAPANIŞI
Programın sonunda katılımcıların sorularının yazılı olarak alındığı ve yanıtlanacağı belirtildi. Etkinlikte Murat Ülker’e kitap ve İstanbul temalı tablo takdim edildi.
Katılımcılar programın ardından üniversite kütüphanesine davet edilerek, Murat Ülker’in röportajları ve İbrahim Tenekeci’nin “Uzak İstanbul” kitabı üzerine okuma etkinliğine yönlendirildi.
ETKİNLİKTEN SONRA KİTAPLAR İMZALANDI
Murat Ülker, etkinlik sonrasında okuyucularının getirdiği kitapları imzaladı.