Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Ramazan ayının başlangıcına dair süregelen münakaşalara dair görüşlerini paylaştı. Ramazan ayının mübarek olduğunu belirterek söze başlayan Ülker, bu meselenin bir tahmin veya sadece teknik bir astronomi hesabıyla sınırlandırılamayacağını ifade ederek, "İtirazım var" dedi.
"BU TAABBÜDÎ BİR İBADETİN PARÇASIDIR"
Ramazan ayının başlangıcının Hz. Peygamber tarafından net bir şekilde belirtildiğini vurgulayan Ülker, konunun hikmetini tam kavramasak bile Allah’ın emrettiği şekilde yerine getirilmesi gereken "taabbüdî" bir ibadet olduğunu savundu. Astronomi bilgisinin eski Mısır medeniyetinde bile var olduğuna dikkati çeken Ülker, meselenin teknik bir yetersizlikten değil, kulluk niyetinden kaynaklandığını belirtti.
Ülker'in açıklamasının tam metni şöyle:
Öncelikle hayrlı ramazanlar, Rabbim oruçlarımızı kabul etsin, mağfiret etsin hepimizi, amin. Ramazan kerim, mübarektir.
Her sene Müslümanlar arasında bir münakaşa konusu olan Ramazan ayının başlangıcı aslında tartışılacak bir konu değildir. Zira konu gayet açık bir şekilde hz. Peygamber (sav) tarafından belirtilmiştir. Çünkü bu mesele bir tahmin, takvim hatta sadece teknik bir “astronomi hesabı” değildir. Zira o vakitten binlerce yıl önce yazı bulunmuş, eski Mısır medeniyetinde bile burçlar hakkında bilgi vardı.
Bu aslında taabbüdî bir ibadetin parçasıdır.
Taabbüd, ibadet etmek, kulluk etmek demektir. Taabbüdî olan şey ise, hikmetini tam kavramasak bile, Allah’ın emrettiği şekilde ve kulluk niyetiyle yerine getirilir.
Peygamber Efendimiz (sav) bu konuda açıkça şöyle buyurmuştur:“Hilali görünce oruca başlayın, hilali görünce bayram edin. Eğer hava bulutlu olursa, ayı otuza tamamlayın.” (Buhârî, Savm 11; Müslim, Sıyâm 19)
Bu hadis sahihtir. Bu bağlamda hilalin görülmesi meselesi de yalnızca pozitif bilimle sınırlandırılamaz. Nitekim kolaylık da buradadır. Her yerde, her zaman, herkes için anlaşılır bir ölçü konmuştur: çıplak gözle görmek!
Eğer bir sebeple mesela hava kapalıysa görmek kabil değilse, o vakit bir gün geç başlar Ramazan veya ayın sonunda bir gün geç başlar Bayram!
Yani emir budur, araştırmak, hesap etmek, rasat etmek istenmemiştir, tıpkı sabah iki, öğlen, ikindi ve yatsı dörder, akşam üç rekat farz namaz kılınması emrolunduğu gibi!
Haydi artık insanlık tekamül etmiştir ve haşa şariinin öngöremediği şekilde biz artık astronomi ilmine vakıf olmuşuzdur, diyebilir miyiz? HAYIR.
Müspet ilimler tecrübîdir; ihtimal hesabı içerir. Astronomi “görülebilir” der ama bu, mutlak kesinlik değildir. Görüş; atmosfer, nem, bulut, ufuk şartları gibi birçok etkene bağlıdır.
Yani “astronomik olarak mümkün” demek, “fiilen görülmüştür” demek değildir.
Modern astronomi artık milisaniye hassasiyetinde gök cismi konumunu hesaplayabiliyor olsa da bu onun ihtimallere dayalı bir bilim alanı olduğu gerçeğini değiştirmez.
Bu nedenle dini tamamen astronomik hesapla sınırlandırmak, ibadetin bu taabbüdî yönünü göz ardı etmek olur.





