Dört yılda gelen giden oyunculardan elle tutulacak olanların sayısı bir elin parmaklarını geçmiyorsa, gelen giden teknik direktörlerin hiçbiri çare olamıyorsa o kulüpte sorumlu net olarak yönetimdir. Trabzonspor mağlubiyeti sonrası Ersun Yanal döneminde oyunculara "Fenerbahçelilik" anlatan taraftar grubunun önünde oyunculara ve hocanıza hazırolda özür diletiyorsa da sorumluluk yönetimindir. Ya da Alpay Canhoroz'un twitterda yazdığı gibi "İtalyan kulübüne bonservis bedelini Hollanda'da bir oto galerisine" yatırıyorsa da sorumluluk yönetimindir. Teknik direktörünün oynatmak istediği sisteme rağmen doğru transferleri yapmıyorsa da sorumluluk yönetimindir. Emre Belözoğlu on maçta yirmi beş puan almışken "Çok iyi bir hoca olacak ama biz risk alamayız" dedikten sonra bu duruma düşüyorsa da sorumluluk yönetimdedir. Ersun Yanal döneminde bir sol bek, geçen sezon devre arasında bir forvet alamıyorsa da sorumluluk yönetimdedir. Hala bir forvet alınamamış olmasının artık haber değeri de yoktur.
Mesut Özil'i aldıktan sonra ya ona uygun takım kurmak ya da ona uygun teknik direktörle devam etmek varken onu da tartışılan bir hale getirdiyse de sorumluluk yönetimdedir.
Maddi olarak tüm iyi niyeti ile büyük fedakarlıklar yapmasına rağmen bunları futbol şubesinde yaptığı yanlış operasyonlarla harcıyorsa da sorumluluk yönetimdedir.
Obradoviç gibi bir devin gidişine sebep ya da seyirci kalıyorsa da sorumluluk yönetimdedir.
Bu akşam oynanan karşılaşmada ilk şut o köşeye gitmese, Valencia'nın topu direkten dönmese ya da Valencia çıkınca takım sahada on kişi kalmasa Fenerbahçe bu maçı da kazanabilirdi belki. Ancak dört senedir olan bitenin sorumluluğunu hatırlatmak bu maçın teknik ve taktik gidişatından çok daha önemlidir zannımca.
Bu akşam yazımızı Özdemir Asaf'ın Lavinia şiiri ile bitirelim, belki sorumluluğu olan birileri üstüne alınır.
"Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
İncinirsin."