Azerbaycan'da devlet okullarında uygulanan kıyafet kuralları nedeniyle başörtülü öğrencilerin ve öğretmenlerin eğitim kurumlarına alınmaması, Türkiye'deki siyasi isimlerin de gündemine girdi. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral ve AK Parti milletvekillerinin uygulamaya yönelik tepkilerinin ardından Kemal Kılıçdaroğlu da 13 Ekim 2026 tarihinde yaptığı konuşmada Azerbaycan halkına seslendi. Kılıçdaroğlu, kadınların başörtüsü takıp takmamalarına göre ayrıştırılmaması gerektiğini belirterek kıyafet tercihinin bireylerin özgür iradesine bırakılmasını istedi.
Türkiye'de geçmişte yaşanan başörtüsü yasaklarını hatırlatan Kılıçdaroğlu, söz konusu dönemde kendi siyasi partisinin de sorumluluğu bulunduğunu ifade etti. Başörtüsü nedeniyle kadınların eğitim hakkından mahrum bırakılmasına karşı çıkan Kılıçdaroğlu, Azerbaycan'da benzer sorunların yaşanmaması gerektiğini söyledi.
"AZERBAYCANLI KARDEŞLERİM, BU ACIYI BİZ YAŞADIK"
Azerbaycan halkına seslenerek konuşmasına başlayan Kılıçdaroğlu, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağlarına dikkat çekti. Azerbaycan'da yaşanan başörtüsü tartışmalarını takip ettiğini belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin geçmişte benzer uygulamalarla karşı karşıya kaldığını hatırlattı.
Kılıçdaroğlu, "Sizin sevinciniz bizim sevincimiz, sizin acınız bizim de acımız" sözleriyle Azerbaycan halkına hitap etti. Başörtüsü nedeniyle yaşanan sorunların sona ermesi gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, kadınların başı açık veya kapalı olmalarına göre farklı muamele görmesinin doğru olmadığını ifade etti.
"TÜRKİYE BAŞÖRTÜSÜ KONUSUNDA ÇOK AĞIR BİR SINAVDAN GEÇTİ"
Türkiye'deki geçmiş başörtüsü yasaklarına değinen Kılıçdaroğlu, söz konusu uygulamaların kadınların eğitim hayatında sorunlara neden olduğunu hatırlattı. Kadınların kıyafet tercihlerinin eğitim haklarından yararlanmalarına engel oluşturmaması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin yaşadığı süreci Azerbaycan'a örnek gösterdi.
Kılıçdaroğlu, kadınların başörtüsü tercihlerine ilişkin olarak "İsteyen başını açar, isteyen başını kapatır" ifadelerini kullandı. Türkiye'deki geçmiş uygulamalara dikkat çekerek başörtüsü nedeniyle yaşanan ayrımcılıkların tekrarlanmaması gerektiğini söyledi.
"BİZİM DE BURADA SORUMLULUĞUMUZ OLDU"
Kılıçdaroğlu'nun açıklamasında öne çıkan ifadelerden biri, Türkiye'deki geçmiş başörtüsü tartışmalarında kendi partisinin de sorumluluğu bulunduğunu kabul etmesi oldu. Kılıçdaroğlu, geçmiş dönemde yaşanan uygulamalara ilişkin sorumluluğu üstlendiğini belirterek Azerbaycan yönetimine çağrıda bulundu.
Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye başörtüsü konusunda çok ağır bir sınavdan geçti. Bizim de burada sorumluluğumuz oldu. Bakın bu sorumluluğu üstlenen bir kişi olarak Azerbaycan'a sesleniyorum. Kadınları bırakın, özgür bırakın kadınları, istediği kıyafetini seçsin."
Kılıçdaroğlu, geçmişte yaşanan başörtüsü tartışmalarından hareketle kadınların kıyafetleri üzerinden yeniden siyasi ayrışmalar yaşanmaması gerektiğini vurguladı.
BAŞÖRTÜLÜ ÖĞRENCİLERİN EĞİTİM HAKKINA VURGU
Azerbaycan'daki başörtüsü uygulamasının öğrencilerin eğitim hayatına etkisine de değinen Kılıçdaroğlu, başörtülü bir öğrencinin üniversiteye kabul edilmemesini eleştirdi. Kadınların eğitimlerini sürdürebilmeleri ve istedikleri meslekleri seçebilmeleri gerektiğini belirtti.
Kılıçdaroğlu, "Başörtülü bir kızın üniversiteye alınmaması ne demektir?" sorusunu yönelterek öğrencilerin eğitim kurumlarından uzaklaştırılmasına karşı çıktı. Kadınların üniversite eğitimi alabilmesi, dünyayı tanıyabilmesi ve farklı meslek alanlarında kendilerini geliştirebilmesi gerektiğini söyledi.
Öğretmenlerin de başörtülü veya başı açık olmalarına göre ayrıştırılmaması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, eğitim kurumlarında kıyafet tercihlerine dayalı ayrım yapılmaması çağrısını yineledi.
"LAİKLİĞİN GÜVENCESİ KADININ BAŞÖRTÜSÜ DEĞİLDİR"
Kılıçdaroğlu, konuşmasının devamında laiklik ile başörtüsü arasındaki tartışmalara ilişkin görüşlerini paylaştı. Laikliğin kadınların başörtüsü tercihlerine göre değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek demokrasi, insan hakları ve inanç özgürlüğüne dikkat çekti.
Laikliğin güvencesinin demokrasi ve insan hakları olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, herkesin inancına ve yaşam tarzına saygı gösterilmesi gerektiğini ifade etti. Hiç kimsenin inancı nedeniyle yargılanamayacağını belirten Kılıçdaroğlu, bireylerin dini inançlarını ölçme yetkisinin başka insanlara ait olmadığını vurguladı.
Kılıçdaroğlu, kadınların kıyafetleri üzerinden siyaset yapılmaması gerektiğini belirterek Azerbaycan'a yönelik çağrısını tamamladı.
AZERBAYCAN'DAKİ BAŞÖRTÜSÜ TARTIŞMALARI TÜRKİYE'NİN GÜNDEMİNDE
Azerbaycan'da devlet okullarındaki kıyafet uygulamaları kapsamında başörtülü öğrencilerin ve öğretmenlerin okullara alınmaması tartışmaları, Türkiye'den gelen siyasi açıklamalarla gündemdeki yerini koruyor. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral ve AK Parti Bursa Milletvekili Müfit Aydın, başörtüsü nedeniyle eğitim hakkının engellenmesine karşı çıkarak Azerbaycan'a uygulamayı sonlandırma çağrısında bulunmuştu.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in liderliğindeki Yeni Azerbaycan Partisi ise 13 Ekim'de yayımladığı açıklamada Türkiye'den gelen eleştirilere tepki göstermişti. Parti, Azerbaycan'ın laik anayasal düzenine ve iç işlerine saygı gösterilmesi gerektiğini belirterek AK Parti temsilcilerinin açıklamalarını eleştirmişti.
Kılıçdaroğlu'nun aynı gün yaptığı açıklamayla Azerbaycan'daki başörtüsü uygulaması hem iktidar hem de muhalefet çevrelerinden gelen çağrılara konu oldu.





