Gündem

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında yeni karar

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetmesine ilişkin yeniden yürütülen soruşturmada, koğuş arkadaşları emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur ile emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım hakkında ev hapsi şeklinde adli kontrol kararı verildi. Eski Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile eski cezaevi savcısı Necip Doğan ise tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildi.

Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'nde 12 Kasım 2011'de yaşamını yitiren eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada yeni kararlar alındı. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada gözaltına alınan Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları Hasan Atilla Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım hakkında ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı. Uğur ve Yıldırım, savcılık tarafından "kasten öldürme" suçlaması kapsamında ev hapsi talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilmişti.

Dosya kapsamında gözaltına alınan ve olay döneminde görev yapan eski Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile eski cezaevi savcısı Necip Doğan'ın işlemleri de sürdü. FETÖ soruşturmaları kapsamında meslekten ihraç edilen İşgören ve Doğan, "suç örgütüne üye olma" suçlamasıyla tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.

KOZİNOĞLU'NUN MEZARI AÇILDI, YENİ ÖRNEKLER ALINDI

Soruşturmanın yeniden ele alınmasının ardından Kaşif Kozinoğlu'nun ölüm nedeninin ayrıntılı biçimde incelenmesi amacıyla feth-i kabir kararı alındı. Mezardan alınan örnekler üzerinde inceleme başlatılırken, Kozinoğlu'na cezaevinde farklı bir ilaç verilip verilmediği de araştırmanın konuları arasına girdi.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından genişletilen soruşturmada, Kozinoğlu'nun cezaevindeki son saatleri, sağlık müdahalesinin aşamaları, olayın ardından gerçekleştirilen adli işlemler, toplanan deliller ve geçmişte yürütülen soruşturmanın süreci yeniden incelemeye alındı.

DÖRT ŞÜPHELİ HAKKINDA İŞLEM YAPILDI

Soruşturmanın son aşamasında Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ile emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur'un yanı sıra, olay döneminde dosyayla ilgili takipsizlik kararı veren eski Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ve dönemin cezaevi savcısı Necip Doğan hakkında gözaltı işlemi uygulandı. Uğur ile Yıldırım'ın yaşları ve sağlık durumları göz önünde bulundurularak ev hapsi şeklinde adli kontrol talep edildi ve hakimlik iki isim hakkında ev hapsi kararı verdi.

Hasan Atilla Uğur hakkında yakalama kararı çıkarıldığı sırada KKTC'de bulunduğu belirlendi. Uğur, KKTC Ercan Havalimanı'ndan hareket eden uçakla saat 23.30 sıralarında İstanbul Havalimanı'na geldikten sonra gözaltına alındı.

HASAN ATİLLA UĞUR'DAN SORUŞTURMA AÇIKLAMASI

Silivri Adliyesi'ndeki işlemlerinin ardından gazetecilere açıklama yapan Hasan Atilla Uğur, Kaşif Kozinoğlu ile geçmişte hem silah hem de koğuş arkadaşlığı yaptığını belirtti. Uğur, Kozinoğlu ile üsteğmen rütbesindeyken terörle mücadelede birlikte görev yaptıklarını ve cezaevinde de aynı koğuşta kaldıklarını söyledi.

Uğur, Kozinoğlu'nun cezaevindeki ölümüne ilişkin soruşturmanın yeniden açılmasını önemli bulduğunu ifade ederek, soruşturmanın ciddi şekilde sonuçlandırılmasını istediğini dile getirdi. Şüpheli sıfatıyla soruşturmada yer almaktan üzüntü duyduğunu belirten Uğur, gerçeğin ortaya çıkarılmasını beklediğini söyledi.

Uğur açıklamasında, "Elbette ki bu soruşturmada şüpheli sıfatıyla burada olmak beni hicap duymama sebep oldu. Bundan dolayı üzüntü içerisindeyim" ifadelerini kullandı. Uğur ayrıca soruşturmanın Fethullahçı yapılanmanın olay dönemindeki olası faaliyetlerinin belirlenmesi açısından sonuçlandırılmasını önemli gördüğünü kaydetti.

HASAN ATİLLA UĞUR KİMDİR?

Emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur, kamuoyunda Abdullah Öcalan'ın 1999 yılında Türkiye'ye getirilmesinin ardından İmralı'daki sorgu sürecinde yer alan isimlerden biri olarak tanındı. Uğur daha sonraki yıllarda Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandı ve cezaevinde kaldığı dönemin bir bölümünde Kaşif Kozinoğlu ile aynı koğuşu paylaştı.

İlk yargılamada 29 yıl hapis cezasına çarptırılan Uğur, daha sonra yeniden görülen davada beraat etti. Beraat hükmü 2019 yılında kesinleşti. Uğur'un adı yıllar sonra Kozinoğlu'nun cezaevindeki ölümünün yeniden soruşturulması kapsamında bir kez daha adli süreçte gündeme geldi.

KURTLAR VADİSİ SENARİSTLERİNİN İFADELERİNDE ADI GEÇTİ

Kozinoğlu soruşturmasının genişletilmesi kapsamında Kurtlar Vadisi dizisinin senaristlerinden Raci Şaşmaz da "bilgi sahibi" sıfatıyla ifade verdi. Soruşturma kapsamında Raci Şaşmaz'ın yanı sıra Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan'ın da bilgi sahibi sıfatıyla ifadeye çağrıldığı bildirildi.

Raci Şaşmaz, sosyal medyada Hasan Atilla Uğur'un dizinin senaryosuna müdahale ettiği yönündeki iddialarla ilgili ifadesinde, Osman Sınav'ın Uğur ile "Deli Yürek Bumerang Cehennemi" filminin Diyarbakır'daki çekimleri sırasında tanıştığını anlattı. Çekimlerin jandarma bölgesinde gerçekleştirilmesi nedeniyle izin alınması gerektiğini belirten Şaşmaz, Osman Sınav ile Uğur arasındaki dostluğun daha sonra ilerlediğini söyledi. Şaşmaz, kendisinin Uğur ile bireysel bir ilişkisinin olmadığını ve senaryolarına kimsenin müdahale etmediğini ifade etti.

ADALET BAKANI AKIN GÜRLEK'TEN SORUŞTURMA AÇIKLAMASI

Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmayla ilgili yaptığı açıklamada yıllar geçse de şüpheli ölümlerin karanlıkta bırakılmaması gerektiğini belirtti. Maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla çalışmaların sürdürüldüğünü aktaran Gürlek, olay tarihinde görev yapan eski Silivri Cumhuriyet Başsavcısı, eski cezaevi savcısı ve Kozinoğlu'nun iki koğuş arkadaşı olmak üzere dört şüpheli hakkında yakalama ve gözaltı kararı verildiğini açıklamıştı.

Gürlek, İstanbul ve Ankara'da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda üç şüphelinin yakalanarak gözaltına alındığını belirtirken, Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının da katkısıyla Kozinoğlu'nun hayatını kaybettiği gece yaşananların, olay sonrasındaki adli işlemlerin, delillerin ve önceki soruşturma sürecinin yeniden incelendiğini bildirdi.

HASAN ATAMAN YILDIRIM KOZİNOĞLU'NUN SON GÜNÜNÜ ANLATMIŞTI

O dönem Ergenekon davasında tutuklu bulunan emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım, koğuş arkadaşı Kaşif Kozinoğlu'nun hayatını kaybettiği günü daha önce mahkemeye gönderdiği dilekçede anlatmıştı. Yıldırım'ın aktardığına göre Kozinoğlu, önceki gece hasta olan Hasan Atilla Uğur için sabah 06.30'a kadar koğuşta nöbet tuttu ve aynı gün saat 15.45'te uyandı.

Yıldırım, Kozinoğlu ile saat 16.15'ten itibaren avluda yürüdüklerini, kendisinin 30 dakika, Kozinoğlu'nun ise yaklaşık 60 dakika yürüdüğünü belirtmişti. Kozinoğlu'nun ardından odasına çıkarak yaklaşık 45 dakika spor yaptığını anlatan Yıldırım, söz konusu egzersizi ağır olarak değerlendirdiğini ancak Kozinoğlu'nun yürüyüş ve sporu düzenli biçimde yaptığını kaydetmişti.

ACİL BUTONUNA SAAT 18.17'DE BASILDIĞINI ANLATTI

Yıldırım'ın dilekçesinde yer alan anlatıma göre Kozinoğlu, ağrı hissetmesinin ardından saat 18.15'te Hasan Atilla Uğur'un odasına gelerek yardım istedi. Kozinoğlu'nun odasına geçildiğinde göğsünde şiddetli ağrı bulunduğu, tansiyonunun 12.7/20.5 olarak ölçüldüğü ve saat 18.17'de acil butonuna basıldığı belirtildi. Kozinoğlu'na dil altı hapı verildiği de dilekçede yer aldı.

Yıldırım, görevlilerin saat 18.35 civarında sedye getirdiğini, Kozinoğlu'nun sedyeye binmek istemediğini ve 19 basamaklı merdiveni kendisinin inmeye çalıştığını aktardı. Görevlilerin Kozinoğlu'nu sedyeyle aşağı indirdiğini belirten Yıldırım, koğuş arkadaşının bilinci açık ve konuşabilir halde koğuştan ayrıldığını ifade etti.

AMBULANS VE HASTANE SÜRECİ DE DOSYADA

Yıldırım'ın anlatımına göre Kozinoğlu, mahkum kabul bölümünde bilinci açık ve nabzı atar halde bekledi. 112 Acil Sağlık ekibinin yaklaşık saat 18.50'de geldiğini belirten Yıldırım, Kozinoğlu'nun ambulansla Silivri Devlet Hastanesi'ne götürüldüğünü, ilk ambulansta doktor bulunmadığını ve teknisyenlerin müdahalede bulunduğunu ileri sürdü.

Yıldırım, TEM yolunda başka bir ambulansla temas kurulduğunu ve diğer ambulanstaki doktorla buluşulduğunu aktarırken, Kozinoğlu'nun Silivri Devlet Hastanesi'ne varıldığında saat 19.15'te hayatını kaybettiğini belirtmişti. Yıldırım ayrıca Kozinoğlu'nun ilk ağrıyı hissetmesinden yaklaşık bir saat sonra hastaneye ulaştırıldığını öne sürmüştü.

KAŞİF KOZİNOĞLU 2011'DE CEZAEVİNDE HAYATINI KAYBETTİ

Eski asker ve MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu, Bosna-Hersek ve Afganistan dahil çeşitli bölgelerde görev yaptı. Afganistan'dan Türkiye'ye döndükten sonra 2011 yılında tutuklanan Kozinoğlu, 12 Kasım 2011'de Silivri Cezaevi'nde yaşamını yitirdi. Ölümünün mahkemeye çıkmasına 13 gün kala gerçekleşmesi de o dönemde kamuoyunun gündemine geldi.

Kozinoğlu ailesi, düzenli spor yapan Kozinoğlu'nun ölümünün araştırılması gerektiğini belirterek itirazda bulundu. Ölümle ilgili yürütülen ilk soruşturma daha sonra kapatıldı. Aradan geçen yılların ardından ortaya atılan iddialar ve önceki soruşturma sürecine ilişkin tartışmalar üzerine dosya yeniden açıldı.

GARDİYAN FERHAT VEYSİ GÜL HAKKINDAKİ İDDİA DA İNCELENİYOR

Dosyada yer alan iddialardan biri, Kozinoğlu'nun rahatsızlandığı sırada yardım istediği ancak cezaevinde görevli gardiyan Ferhat Veysi Gül'ün sesin duyulmasını engellemek amacıyla radyonun sesini açtığı yönünde. Söz konusu anlatım soruşturma kapsamındaki iddialar arasında bulunurken, Gül'ün daha sonra FETÖ üyeliğiyle ilişkilendirildiği ve 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yurt dışına kaçtığı belirtildi.

Kozinoğlu'nun FETÖ yapılanmasına ilişkin önemli bilgilere sahip olduğu ve zehirlenmiş olabileceği yönündeki iddialar da dosyada araştırılan başlıklar arasında yer alıyor. Feth-i kabir işlemi sonrasında alınan örneklerle Kozinoğlu'na cezaevinde farklı bir ilaç verilip verilmediğinin araştırılması da soruşturmanın yeni aşamalarından birini oluşturuyor.

İLK OPERASYONDA 11 KİŞİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI VERİLDİ

Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yeniden yürütülen soruşturmanın ilk operasyonunda cezaevinde olay tarihinde görev yapan 11 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Gözaltına alınan şüphelilerden olay döneminde jandarma er olarak görev yapan bir kişi tutuklanırken, yedi şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı.

Soruşturmanın ilerleyen aşamasında biri gazeteci, biri kameraman ve sağlık çalışanlarının da aralarında bulunduğu dokuz kişi gözaltına alındı. İşlemlerin ardından gazeteci Selahattin Günday ile acil tıp teknisyenleri Özlem Uslu ve Emre Atmaca tutuklandı. Kameraman İdris Tiftikçi'nin de aralarında bulunduğu altı şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

GAZETECİ SELAHATTİN GÜNDAY'A YÖNELTİLEN SUÇLAMALAR

Savcılık, gazeteci Selahattin Günday'ı "istihbarat faaliyetiyle ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek" ve "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak" suçlamalarıyla tutuklama talebiyle hakimliğe sevk etti. İki acil tıp teknisyeni hakkında ise "kasten öldürme" suçlaması yöneltildi. Sulh ceza hakimliği üç şüphelinin tutuklanmasına karar verdi.

Günday ve kameraman İdris Tiftikçi'ye savcılık ifadelerinde Kozinoğlu'nun 2011 yılında tutuklandığı gün adliyeye gelişi sırasında çekilen görüntülerin de sorulduğu bildirildi. Günday'ın söz konusu dönemde Doğan Haber Ajansı'nda adliye muhabiri olarak çalıştığı belirtildi.

SORUŞTURMA ÇOK YÖNLÜ OLARAK SÜRÜYOR

Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılındaki ölümüne ilişkin yeniden açılan dosyada cezaevindeki son saatler, sağlık müdahalesi, ambulans ve hastaneye sevk süreci, dönemin adli işlemleri, cezaevi personelinin eylemleri ve geçmiş soruşturmanın yürütülme biçimi araştırılıyor. Son kararla Hasan Atilla Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım ev hapsine alınırken, Ali İşgören ile Necip Doğan hakkında tutuklama talebiyle başlatılan hakimlik süreci soruşturmanın yeni aşamasını oluşturdu.