Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu kapsamında gerçekleştirdiği ABD ziyaretinin ardından yurda dönüşünde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gündemdeki fon soruşturmasına ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulunan Erdoğan, yaşanan sorunun Türkiye’nin finansal sisteminin veya sermaye piyasalarının tamamını kapsamadığını belirterek, ekonomiye yönelik bir risk bulunmadığı mesajını verdi.
Erdoğan, ilgili kurumların konunun üzerine gittiğini, yargının kapsamlı bir soruşturma başlattığını ve süreç kapsamında bazı gözaltı ve tutuklamaların gerçekleştirildiğini söyledi. Sorumluluğu bulunan kişilerden hukuk önünde hesap sorulacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı, sürecin sermaye piyasalarının yapısı nedeniyle hem şeffaf hem de hassas biçimde yürütülmesi talimatını verdiklerini kaydetti.
“TÜRKİYE EKONOMİSİNE YÖNELİK BİR RİSK SÖZ KONUSU DEĞİL”
Fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmesinde problemin kapsamına dikkat çeken Erdoğan, “Sermaye piyasalarının sınırlı bir alanında, belli sayıda fonda ortaya çıkan bir sorundan söz ediyoruz. Yani ne finansal sistemimize ne Türkiye ekonomisine yönelik bir risk söz konusu değil” ifadelerini kullandı.
Yaşanan gelişmenin sermaye piyasalarının tamamını kapsayan bir sorun şeklinde değerlendirilmesine karşı çıkan Erdoğan, “Bunu, piyasanın tamamına dair bir problem olarak resmetmek, Türk Borsasına yapılmış bir haksızlık olur” dedi. Sermaye piyasası ilkeleri ve hukuk çerçevesinde gerekli adımların atıldığını belirten Cumhurbaşkanı, ilgili kurumların süreci takip ettiğini söyledi.
“SORUMLULUĞU OLAN KİM VARSA HESAP VERECEK”
Erdoğan, fon soruşturması kapsamında yürütülen adli sürece ilişkin de bilgi verdi. Yargının kapsamlı bir soruşturma başlattığını ifade eden Cumhurbaşkanı, süreçte bazı gözaltıların ve tutuklamaların gerçekleştirildiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunun bilinmesini isterim: Sorumluluğu olan kim varsa, bunlardan hukuk önünde hesap sorulacaktır. Bu konuda en küçük bir tereddüt olmamalıdır” ifadelerini kullandı. Erdoğan ayrıca yaşanan süreç üzerinden insanların tedirgin edilmemesi gerektiğini belirterek, “Ne uğruna olursa olsun kimsenin selden kütük kapma yarışına girmeye, insanımızı tedirgin etmeye hakkı yoktur” dedi.
FON SORUŞTURMASINDA ŞEFFAFLIK VE HASSASİYET TALİMATI
Sermaye piyasalarının yapısı nedeniyle soruşturmanın yürütülme biçiminin önem taşıdığını belirten Erdoğan, sürecin hem şeffaf hem de hassas şekilde ilerlemesi gerektiğini söyledi. Cumhurbaşkanı, hükümetin ilgili kurumlara verdiği talimatın da aynı yönde olduğunu açıkladı.
Erdoğan’ın açıklamasına göre sermaye piyasası ilkeleri ve mevcut hukuk çerçevesinde gerekli işlemler sürdürülecek. Cumhurbaşkanı, soruşturmanın adli boyutunun yargı tarafından yürütüldüğünü belirtirken, ilgili diğer kurumların da kendi görev alanlarında çalışmalarını devam ettirdiğini ifade etti.
YENİ HUKUKİ VE İDARİ DÜZENLEMELER GÜNDEMDE
Cumhurbaşkanı Erdoğan, soruşturmanın yanı sıra benzer sorunların yeniden ortaya çıkmasını önlemeye yönelik tedbirlerin de alınacağını açıkladı. İhtiyaç duyulması halinde hukuki ve idari düzenlemelerin hayata geçirileceğini belirten Erdoğan, gerekli önlemlerin kapsamının ilgili çalışmalar sonucunda belirleneceğinin mesajını verdi.
Erdoğan, “Benzer bir problemin tekrar yaşanmaması için hukuki ve idari düzenlemeler dahil, hangi tedbirlere ihtiyaç duyuluyorsa, bunların da hayata geçirilmesini sağlayacağız” dedi. Açıklamayla birlikte fon soruşturmasının mevcut adli sürecinin yanı sıra sermaye piyasalarında benzer olayların önlenmesine yönelik düzenlemeler de gündeme geldi.
ABD ZİYARETİNİN ARDINDAN GAZETECİLERİN SORULARINI YANITLADI
Erdoğan’ın fon soruşturmasına ilişkin açıklamaları, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu için bulunduğu ABD’den Türkiye’ye dönüşünde geldi. New York’taki temaslarını tamamlayan Cumhurbaşkanı, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlamadan önce ABD ziyaretinin genel değerlendirmesini yaptı.
Genel Kurul’da Türkiye’nin çok taraflılığa desteğini vurguladığını belirten Erdoğan, daha kapsayıcı, adil ve etkili bir küresel sisteme ihtiyaç bulunduğuna ilişkin görüşlerini aktardığını söyledi. Gazze’de yaşananları BM gündemine taşıdıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı, ABD Başkanı Donald Trump’ın davetiyle Amerika ile Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerini bir araya getiren toplantıya da katıldığını belirtti.
ERDOĞAN’DAN BM’DE VETO MEKANİZMASININ KALDIRILMASI ÇAĞRISI
Birleşmiş Milletler’in yapısına ilişkin soruyu da yanıtlayan Erdoğan, 190’dan fazla ülkenin iradesinin beş ülkenin veto yetkisiyle sınırlandırıldığını söyledi. Mevcut yapının küresel istikrarı ve huzuru koruma konusunda yetersiz kaldığını savunan Erdoğan, veto mekanizmasının kaldırılması gerektiğini ifade etti.
Erdoğan, BM Genel Kurulu’nun daha güçlü ve etkin hale getirilmesi gerektiğini belirterek seçilmiş üyelerin belirli sürelerle görev yapacağı daha adil bir yapı önerisini dile getirdi. Cumhurbaşkanı, küresel sorunlara yalnızca beş ülkenin değil, bütün üyelerin çözüm üretmesi gerektiğini söyledi.
HÜRMÜZ BOĞAZI İÇİN “SEYRÜSEFER SERBESTİSİ KORUNMALI” MESAJI
Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere de değinen Erdoğan, boğazın gemi trafiğine kapatılmasına karşı olduklarını açıkladı. Hürmüz’de seyrüsefer serbestisinin korunmasının gerekli olduğunu belirten Cumhurbaşkanı, bölgedeki gerilimin Avrupa ve Asya’dan enerji piyasalarına, taşımacılıktan insanların günlük yaşamına kadar geniş bir alanı etkilediğini söyledi.
Ticari gemi trafiğindeki düşüşe dikkat çeken Erdoğan, Hürmüz Boğazı’nın küresel enerji güvenliği ve uluslararası ticaret açısından taşıdığı önemi vurguladı. Sorunların diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı, yeni cepheler yerine yeni diplomasi kanallarının açılması çağrısında bulundu.
KARADENİZ TAHIL KORİDORU İÇİN YENİDEN GİRİŞİM
Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırılar hakkında da konuşan Erdoğan, Karadeniz’in savaşın bir cephesi olmaması gerektiğini söyledi. Seyrüsefer güvenliğinin yeniden sağlanmasının hem gıda güvenliği hem de savaşın yayılmasının önlenmesi açısından önem taşıdığını belirten Cumhurbaşkanı, ticari gemilere yönelik saldırıları kim gerçekleştirirse gerçekleştirsin kabul etmediklerini ifade etti.
Türkiye’nin tahıl koridorunu yeniden tesis etmek için çalışmalarını artırdığını açıklayan Erdoğan, diplomatik girişimlerin hızlandırıldığını söyledi. Konuyu Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile yeniden görüştüğünü belirten Cumhurbaşkanı, Zelenski’den aldığı yanıtın olumlu olduğunu aktardı.
GAZZE İÇİN KALICI ATEŞKES VE SİYASİ GELECEK VURGUSU
Gazze’de kalıcı barış sağlanmadan Orta Doğu’da kalıcı barışın mümkün olmayacağını söyleyen Erdoğan, ateşkesin kalıcı hale getirilmesi ve Filistinlilerin kendi topraklarında geleceklerinin güvence altına alınması gerektiğini belirtti. Erdoğan, İsrail’in saldırılarını sürdürdüğünü ve barış sürecini baltaladığını savunurken, uluslararası topluma İsrail üzerinde baskı kurulması çağrısı yaptı.
Cumhurbaşkanı, yalnızca savaşın durmasının yeterli olmayacağını, çatışmaların yeniden başlamasını önleyecek mekanizmaların kurulması gerektiğini söyledi. Gazze’nin yeniden imarının hızlandırılması ve Filistinlilerin siyasi geleceğinin güvence altına alınması gerektiğini de sözlerine ekledi.
F-35 VE EUROFIGHTER AÇIKLAMASI
Türkiye’nin F-35 programına dönüşü konusundaki soruya yanıt veren Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’nin programa dönüşüne ilişkin olumlu irade ortaya koyduğunu söyledi. Ankara’nın söz konusu iradenin somut adımlara dönüşmesini beklediğini ifade eden Cumhurbaşkanı, görüşmelerin sürdüğünü belirtti.
Erdoğan, Türkiye açısından yerli savunma sanayisinin öncelikli olduğunu vurgulayarak KAAN başta olmak üzere savaş uçağı, hava savunma sistemleri ve diğer savunma sanayisi kabiliyetlerinin geliştirilmesi hedefini yineledi. İngiltere ile Eurofighter konusundaki çalışmaların da devam ettiğini açıkladı.