Gündem

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Uçum açıkladı: Öcalan'a Silahsızlanma Alt Komisyonu'nda görev verilecek

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Terörsüz Türkiye süreci kapsamında oluşturulan Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu'nda Abdullah Öcalan'a görev verileceğini açıkladı. Uçum, düzenlemenin Öcalan'ın serbest bırakılması anlamına gelmediğini belirtirken Selahattin Demirtaş'ın hukuki durumu ve seçim takvimine ilişkin de açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Terörsüz Türkiye süreci kapsamında yürütülen çalışmalar, oluşturulan alt komisyonlar ve Abdullah Öcalan'ın süreçteki konumuna ilişkin açıklamalarda bulundu. Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında oluşturulan Takip ve Değerlendirme Kurulu'nun çalışmalarına değinen Uçum, süreç için dört ayrı alt komisyon oluşturulduğunu ve Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu'nda Öcalan'a görev verileceğini söyledi. Dört alt komisyonun oluşturulduğu daha önce kurulun ilk toplantısının ardından da açıklanmıştı.

ÖCALAN'A SİLAHSIZLANMA VE STRATEJİK KOORDİNASYON ALT KOMİSYONU'NDA GÖREV

Terörsüz Türkiye sürecinin hukuki ve idari mekanizmalarına ilişkin bilgi veren Uçum, kurulan dört yapıdan birinin Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu olduğunu belirtti. Uçum'un açıklamasına göre Abdullah Öcalan da söz konusu komisyonda görev alacak. Öcalan'ın komisyonda yer alacağı yönündeki bilgi, kurulun oluşturulmasının ardından farklı kaynaklar tarafından da gündeme getirilmişti.

Süreç, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çağrısının ardından Öcalan'ın PKK'ya kendisini feshetme çağrısında bulunmasıyla yeni bir aşamaya geçmişti. Ardından sürecin hukuki altyapısına yönelik çerçeve düzenleme TBMM gündemine taşınmış, kabul edilen kanunun ardından uygulamanın takibi ve devlet kurumları arasındaki koordinasyon için kurul oluşturulmuştu.

ÖCALAN'IN YASADAN YARARLANMASINA İLİŞKİN DÜZENLEME

Kanundaki düzenlemeye göre 1 Haziran 2005 tarihinden önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirecek suçlar işleyenler kapsam dışında tutuluyor. Düzenleme nedeniyle Öcalan ile örgütün yönetim kadrosunda yer alan ve belirtilen şartları taşıyan kişilerin söz konusu hükümlerden yararlanamayacağı ifade ediliyor.

Uçum, Öcalan'ın komisyonda görevlendirilmesi ve İmralı'daki koşulları hakkında yapılabilecek farklı değerlendirmelere de değindi. İmralı'daki konutun cezaevine bağlı ek ünite olarak inşa edildiğini belirten Uçum, oluşturulan ortamın Öcalan'ın süreçte üstlendiği görevi yerine getirebilmesi amacı taşıdığını söyledi. Uçum, buradan Öcalan'ın serbest bırakıldığı sonucunun çıkarılamayacağını ifade ederek yürütülen temasın hedefinin örgütün tasfiyesi olduğunu kaydetti.

UÇUM: GÖREVİN GEREKTİRDİĞİ ORTAMI SAĞLAMAKTAN İBARET

Terör meselesinde yürütülen diyalog bakımından muhatabın Öcalan olduğunu söyleyen Uçum, örgütün kuruluşu ve silahlı faaliyetlerindeki rolü nedeniyle fesih sürecinde de Öcalan'ın muhatap alındığını ifade etti. Öcalan'ın komisyonda görevlendirilmesi ve daha rahat bir çalışma ortamına sahip olmasının bir imtiyaz olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Uçum, sağlanan koşulların verilen görevin yerine getirilmesine yönelik olduğunu söyledi.

Uçum, “Örgütü kim kuruyorsa, silahı kim kullandırdıysa feshedecek de odur” ifadelerini kullanırken, devletin aksi durumda güvenlik politikaları üzerinden hareket edeceğini belirtti. Diyalog sürecinde muhatap alınan kişinin üstlendiği görevi yerine getirmesine yönelik çalışma koşullarının sağlanmasının gerekli olduğunu dile getirdi.

“RUTİN DIŞI SÜREÇLER, RUTİN DIŞI YÖNTEMLERLE ÇÖZÜLÜR”

Hükümlüler üzerinden yürütülebilecek süreçlerin hukuki boyutuna da değinen Uçum, mevzuatta kişilerden yararlanılmasına ilişkin düzenlemelerin bulunduğunu söyledi. Terör örgütünün tasfiyesi amacıyla bir hükümlü üzerinden diyalog yürütülmesinin hukuka aykırı olmadığını savunan Uçum, “Rutin dışı süreçler, rutin dışı yöntemlerle çözülür” dedi.

Uçum, Öcalan ile yürütülen temasların bir diyalog süreci olduğunu ve hedefin PKK'nın tasfiyesinin sağlanması olduğunu belirtti. İmralı'da oluşturulan çalışma koşullarının da söz konusu süreç kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

SELAHATTİN DEMİRTAŞ'IN DURUMUNA İLİŞKİN AÇIKLAMA

Uçum'un açıklamalarındaki bir diğer başlık, Kasım 2016'dan bu yana cezaevinde bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın hukuki durumu oldu. Uçum, Demirtaş'ın başvuru yapmasının önünde herhangi bir engel bulunmadığını ve yapılacak başvurunun ilgili mahkeme tarafından değerlendirileceğini söyledi.

Demirtaş'ın dosyasının düzenlemenin kapsamına girip girmediğinin yargı tarafından inceleneceğini belirten Uçum, kişi ve örgüt bakımından gerekli hukuki değerlendirmenin yapılacağını ifade etti. Uçum'a göre nihai karar ilgili mahkeme tarafından verilecek.

UÇUM'DAN 16 NİSAN 2028 AÇIKLAMASI

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, seçimlerin yenilenmesi tartışmalarına ilişkin daha önce gündeme getirdiği 16 Nisan 2028 tarihi hakkında da konuştu. Uçum, TBMM'nin 360 milletvekilinin oyuyla seçimlerin yenilenmesi yönünde karar alması halinde seçimlerin 16 Nisan 2028 tarihinde yapılabileceğini söyledi.

Uçum'un 16 Nisan 2028 önerisi daha önce de kamuoyuna yansımıştı. Uçum, mevcut takvim üzerinden yaptığı önceki açıklamasında TBMM'nin seçimlerin yenilenmesi kararı alması halinde söz konusu tarihin mümkün olabileceğini belirtmiş ve nihai karar yetkisinin TBMM'de olduğunu ifade etmişti.

16 NİSAN TARİHİNİN NEDENİNİ AÇIKLADI

Uçum, 16 Nisan tarihinin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişi sağlayan 2017 anayasa referandumunun yıl dönümüne denk geldiğine dikkat çekti. Daha önceki açıklamalarında da 16 Nisan 2028'i olası seçim günlerinden biri olarak gündeme getiren Uçum, TBMM'nin 2028 yılının şubat ayında seçimlerin yenilenmesi kararı alması durumunda takvimin söz konusu tarihe denk gelebileceğini ifade etmişti.

Uçum, 2027 yılının son çeyreğinde seçim yapılması ihtimalini düşük gördüğünü, seçimlerin mart veya nisan aylarında yapılabileceğini dile getirdi. Seçimlerin yenilenmesine ilişkin kararın alınması ve seçim tarihinin belirlenmesi ise anayasal ve yasal süreçler kapsamında TBMM'nin kararına bağlı bulunuyor.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ İÇİN DÖRT ALT KOMİSYON KURULDU

Terörsüz Türkiye sürecinin uygulanmasını takip etmek amacıyla oluşturulan kurulun ilk toplantısında dört ayrı alt komisyon kurulması kararlaştırıldı. Yapılar; Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Komisyonu, İzleme ve Tespit Alt Komisyonu, Sosyal Uyum ve Bütünleşme Alt Komisyonu ile Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu olarak belirlendi. Kurulun ilk toplantısında devlet kurumlarının yürüteceği çalışmaların koordinasyonu ile çalışma usul ve esasları da ele alındı.

Süreç kapsamında hazırlanan 12 maddelik çerçeve yasa teklifi TBMM'deki görüşmelerin ardından 467 oyla kabul edilmişti. Kanunun ardından oluşturulan kurulun çalışmalarında sürece dahil olan devlet kurumlarının faaliyetlerinin koordinasyonu ve uygulamadaki mekanizmaların işletilmesi ele alındı.

ALT KOMİSYONLARIN GÖREVLERİ

Oluşturulan yapıların silah teslim süreci ve sahadaki doğrulama mekanizmaları üzerinde çalışması öngörülüyor. Silahların nerede, hangi takvim doğrultusunda ve hangi yöntemlerle teslim edileceğinin takip edilmesi, sürecin uygulamadaki temel başlıkları arasında yer alıyor.

Adli işlemlerle ilgili oluşturulan alt komisyonda Adalet Bakanlığı yetkilileri ile uygulamada görev alacak hakim ve savcıların katkı vermesi öngörülüyor. Teslim olan örgüt mensuplarının dosyalarının hukuki statülerine göre sınıflandırılması da çalışma başlıkları arasında bulunuyor. İnfazın ertelenmesine ilişkin karar ise alt komisyon tarafından değil, ilgili infaz hakimi tarafından verilecek.