İş insanı Cem Boyner, katıldığı programda yeni girişimi “Communite” hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Boyner, bu modelin klasik mağazacılık anlayışından farklı olarak deneyim ve topluluk odaklı bir yapıya dayandığını ifade etti.
MAĞAZA DEĞİL, “YAŞAM ALANI” VURGUSU
Boyner, Communite’nin yalnızca ürün satışı yapılan bir mağaza olmadığını belirterek, “burası bir yaşam alanı” ifadesini kullandı. Geleneksel perakende modelinde müşterinin mağazaya girip alışveriş yaptıktan sonra ayrıldığını hatırlatan Boyner, yeni modelde ise ziyaretçilerin zaman geçirdiği, keşif yaptığı ve etkileşim kurduğu bir ortam hedeflendiğini dile getirdi.
TOPLULUK ODAKLI YAPI
Communite modelinin merkezinde “topluluk” kavramının yer aldığını vurgulayan Boyner, günümüz tüketicisinin yalnızca alışveriş yapmak değil, aynı zamanda bir aidiyet duygusu yaşamak istediğini belirtti. Bu kapsamda Communite’nin, kullanıcıların bir araya geldiği, etkileşim kurduğu ve ortak deneyimler yaşadığı bir platform olarak kurgulandığını ifade etti.
DENEYİM VE İÇERİK ÖN PLANDA
Boyner, yeni modelde alışverişin tek odak noktası olmadığını belirterek, Communite bünyesinde etkinlikler, içerik üretimi ve deneyim alanlarının önemli yer tuttuğunu kaydetti. Bu yaklaşımın, özellikle genç kuşakların beklentileriyle örtüştüğünü vurguladı.
FİZİKSEL VE DİJİTAL ENTEGRASYON
Communite’nin yalnızca fiziksel bir alanla sınırlı kalmadığını belirten Boyner, dijital içeriklerle desteklenen hibrit bir yapı oluşturulduğunu söyledi. Bu sayede kullanıcı deneyiminin hem mağaza içinde hem de çevrim içi ortamda sürdürülebilir hale getirildiğini ifade etti.
“MÜŞTERİ DEĞİL, TOPLULUK”
Boyner, yeni nesil perakende anlayışında müşteri kavramının yerini topluluk kavramına bıraktığını belirterek, markaların artık yalnızca ürün sunmak yerine kullanıcıyla bağ kurması gerektiğini dile getirdi.