Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul'da düzenlenen TRT World Forum'un kapanış oturumunda Orta Doğu'daki savaşların bölge ekonomilerine etkilerini, yeniden imar ihtiyacını ve Türkiye'nin süreçte üstlenebileceği rolü değerlendirdi. Körfez'deki savaşın ardından bölgesel ekonomik ilişkilerin yeniden şekillenebileceğini belirten Şimşek, savunma ortaklıkları, enerji güvenliği, ulaşım koridorları ve ticari entegrasyonun önümüzdeki dönemde daha fazla önem kazanacağını ifade etti. Türkiye'nin altyapı yatırımları, sanayi kapasitesi ve müteahhitlik sektöründeki konumuna dikkat çeken Şimşek, bölgesel gelişmelerin Türkiye'ye sağlayabileceği ekonomik katkılara ilişkin açıklamalarda bulundu.
TRT tarafından 2017 yılından bu yana düzenlenen ve dünyanın farklı ülkelerinden önemli isimleri bir araya getiren TRT World Forum, İstanbul Kongre Merkezi'nde gerçekleştirildi. Forumun 2026 yılı teması "Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?" olarak belirlendi. Şimşek, organizasyonun kapanışında düzenlenen "Sancılı Bir İyileşme Sürecine Doğru: Orta Doğu'daki Savaşlar Sonrası Ulusal Ekonomiler" başlıklı oturumda konuştu.
SAVAŞIN EKONOMİK ETKİLERİ VE KALICI BARIŞ VURGUSU
Orta Doğu'daki savaşın ilk aşamada enerji arzında ciddi bir şoka neden olduğunu belirten Şimşek, küresel ekonominin ortaya çıkan koşullara dayanmakta zorlandığını söyledi. Çatışmalardan doğrudan etkilenen ülkelerin dış ticaret hacimlerinde belirgin düşüşler yaşandığını aktaran Şimşek, savaşın yalnızca bölge ekonomilerini değil, küresel ekonomik faaliyetleri de etkilediğini dile getirdi.
Dünya genelinde ekonomik büyümenin yavaşladığını, yükselen enflasyonun ise finansal koşulları sıkılaştırdığını ifade eden Şimşek, yaşanan ekonomik gelişmelerin tamamının savaşla açıklanamayacağını ancak çatışmaların etkisinin büyük olduğunu belirtti. Ekonomilerde sürdürülebilir toparlanmanın sağlanabilmesi için kalıcı barışın gerekli olduğunu vurguladı.
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin sahip oldukları mali kaynaklar sayesinde ekonomik toparlanmayı destekleyebilecek hareket alanına sahip olduğunu belirten Şimşek, İran'a ilişkin belirsizliklerin ise devam ettiğini söyledi. Bölgedeki ekonomik iyileşmenin kalıcı hale gelmesi için çatışmaların sona ermesi gerektiğini ifade etti.
ALTERNATİF TİCARET KORİDORLARI İÇİN 660 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM GÜNDEMDE
Savaşın ardından bölge ülkelerinin ekonomik ve stratejik bağımlılıklarını yeniden değerlendirmeye başladığını belirten Şimşek, özellikle Hürmüz Boğazı gibi kritik geçiş noktalarına olan bağımlılığın azaltılmasının önem kazandığını söyledi. Alternatif transit güzergâhlarının oluşturulması, enerji güvenliğinin güçlendirilmesi ve bölgesel bağlantıların artırılmasının ülkelerin yatırım gündeminde daha fazla yer bulacağını ifade etti.
Şimşek, alternatif ticaret koridorlarına yönelik yatırımların yaklaşık 660 milyar dolara ulaşabileceğinin konuşulduğunu aktardı. Bölgesel sermayenin savaş sonrasında ekonomik toparlanmaya katkı sağlamak amacıyla yeniden bölgeye yönelebileceğini belirten Şimşek, söz konusu kaynakların artan savunma harcamalarının finansmanında da kullanılabileceğini söyledi. Bazı ülkelerin siyasi gerekçelerle yatırım yapma eğilimlerinin zayıflayabileceğine de dikkat çekti.
Bölgesel ulaşım ve enerji altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Şimşek, "Bölgesel bağlantısallığa yatırım yapılması ise bana göre oldukça yüksek bir ihtimal. Hatta bunun yapılması son derece açık bir gereklilik." ifadelerini kullandı.
ENERJİ GÜVENLİĞİ VE ELEKTRİFİKASYON YATIRIMLARI ÖNE ÇIKIYOR
Savaşın enerji tedarikinde ortaya çıkardığı risklere değinen Şimşek, ülkelerin dışa bağımlılıklarını azaltmaya yönelik adımlar atmak zorunda kalabileceğini söyledi. Türkiye gibi ülkelerde elektrifikasyonun hızlandırılmasının artık bir tercih olmaktan çıkarak zorunluluk haline geldiğini belirtti.
Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleri arasındaki ticaretin mevcut durumda sınırlı kaldığını ifade eden Şimşek, ekonomik çeşitlenmenin ve bölgesel entegrasyonun uzun vadede ticaret hacmini artırabileceğini dile getirdi. Enerji bağlantıları, boru hatları, kara yolları ve demir yollarının savaş sonrasında şekillenecek ekonomik yapının temel yatırım alanları arasında yer alacağını kaydetti.
TÜRKİYE, PAKİSTAN VE SUUDİ ARABİSTAN ARASINDA MEKKE ANLAŞMASI
Orta Doğu'daki çatışmaların bölgesel güvenlik politikalarını da değiştirebileceğini belirten Şimşek, ülkelerin savunma alanında daha kapsamlı ortaklıklara yönelebileceğini söyledi. Bölgesel rekabetin azalması ve işbirliğinin güçlenmesi ihtimaline dikkat çekerek Türkiye'nin de dahil olduğu savunma anlaşmalarına değindi.
Şimşek, "Savunma sanayisi alanındaki ortaklıklar ve bölgesel güvenlik işbirliği önem kazanacak. Bunun için bir örnek de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kısa süre önce onaylanan Mekke Anlaşması. Bu anlaşma Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye'yi kapsıyor." diye konuştu.
Savunma ortaklıklarının yanı sıra ekonomik ve ticari entegrasyonun da derinleşebileceğini ifade eden Şimşek, bölge ülkelerinin yerli üretim kapasitelerini geliştirmeye daha fazla kaynak ayırabileceğini belirtti.
TÜRKİYE'NİN 54 SERBEST TİCARET ANLAŞMASI İHRACATIN YÜZDE 70'İNİ KAPSIYOR
Türkiye'nin küresel ticaret politikalarına ilişkin bilgiler paylaşan Şimşek, dünya genelinde korumacı uygulamalar artmasına rağmen Türkiye'nin kurallara dayalı ticareti desteklemeye devam ettiğini söyledi. Gümrük Birliği ülkeleri dahil olmak üzere 54 serbest ticaret anlaşmasının bulunduğunu ve söz konusu anlaşmaların Türkiye'nin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 70'ini kapsadığını açıkladı.
Şimşek, halen onay sürecinde bulunan 3 serbest ticaret anlaşması olduğunu belirterek Japonya, Endonezya, Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ve Kanada ile yeni nesil serbest ticaret anlaşmaları için görüşmeler yürütüldüğünü bildirdi. Türkiye'nin ağırlıklı olarak Orta Asya ülkeleriyle çeşitli tercihli ticaret anlaşmalarına da sahip olduğunu aktardı.
Küresel koşulların Türkiye dahil birçok ülkeyi daha korumacı politikalara yönelttiğini belirten Şimşek, Türkiye'nin uluslararası ticarette kurallara dayalı sistemi desteklemeyi sürdürdüğünü vurguladı.
ORTA KORİDOR VE KALKINMA YOLU PROJESİ İÇİN YATIRIM ÇAĞRISI
Türkiye'nin bölgesel ulaşım ağlarındaki konumuna değinen Şimşek, Pekin ile Londra'yı birbirine bağlayan Orta Koridor üzerinde yer aldığını hatırlattı. Basra Körfezi'ni Türkiye üzerinden Çin ve Avrupa'ya bağlaması hedeflenen Kalkınma Yolu Projesi'nin de bölgesel ticaret açısından gündemde olduğunu söyledi.
Şimşek, bölge ülkelerini Kalkınma Yolu Projesi'ne yatırım yapmaya teşvik ettiklerini belirtti. Suudi Arabistan ile Osmanlı döneminden kalan demir yolu hattının yeniden işler hale getirilmesi ve ülkeler arasında elektrik bağlantılarının kurulması gibi projelerin de görüşüldüğünü aktardı.
Türkiye'nin bölgesel bağlantısallığı güçlendirmeye yönelik yatırımlarını sürdüreceğini ifade eden Şimşek, alternatif ticaret ve enerji güzergâhlarının geliştirilmesinin savaş sonrasındaki ekonomik yapılanmada önemli yer tutacağını kaydetti.
YENİDEN İMAR İHTİYACI 10 YILDA EN AZ 1 TRİLYON DOLARA ULAŞABİLİR
Savaşların sona ermesinin ardından ortaya çıkacak yeniden imar ihtiyacına ilişkin açıklamalarda bulunan Şimşek, yakın coğrafyada gelecek 10 yıl içerisinde en az 1 trilyon dolarlık yeniden imar ihtiyacı oluşmasının öngörüldüğünü söyledi. Türkiye'nin küresel müteahhitlik alanında Çin'in ardından ikinci sırada bulunduğunu belirten Şimşek, Türk şirketlerinin yeniden imar çalışmalarında aktif görev üstleneceğini ifade etti.
Türkiye'nin bölgesel ve küresel çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla yürütülen arabuluculuk faaliyetlerine ve barış girişimlerine destek verdiğini belirten Şimşek, diplomatik çabaların yanında caydırıcılık kapasitesinin de artırılması gerektiğini dile getirdi.
SAVUNMA SANAYİSİNDE 18 MİLYAR DOLARLIK YENİ SİPARİŞ
Türkiye'nin savunma sanayisinde son yıllarda geliştirdiği kapasiteye ilişkin verileri paylaşan Şimşek, sektörün 2025 yılında yaklaşık 18 milyar dolarlık yeni sipariş aldığını açıkladı. Savunma sanayisinde yaklaşık 4 bin şirketin faaliyet gösterdiğini belirten Şimşek, sektörde çok sayıda projenin yürütüldüğünü söyledi.
Şimşek, değeri 1 milyar doların üzerinde olduğunu belirttiği yaklaşık 1400-1500 projenin devam ettiğini aktardı. Savunma sanayisindeki gelişmeleri Türkiye'nin bölgesel güvenlik işbirlikleri ve caydırıcılık kapasitesiyle birlikte ele aldı.
ŞİMŞEK: BÖLGE ARTIK ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK
Savaş sonrasında Orta Doğu'nun siyasi, güvenlik ve ekonomik yapısında kapsamlı değişiklikler yaşanabileceğini ifade eden Şimşek, bölgesel aktörler arasındaki ilişkilerin farklı bir döneme girebileceğini söyledi.
Şimşek, "Savaşın bölgeyi temelden değiştireceğini düşünüyorum. Bölge artık eskisi gibi olmayacak. Ülkeler öncelikle kendi yerli ve milli kabiliyetlerine yatırım yapmak zorunda kalacaklar. İkinci olarak, savunma anlaşmalarıyla birlikte daha derin bir ekonomik ve ticari entegrasyonun ortaya çıkması oldukça muhtemel. Bölgesel aktörler arasında rekabetin azalacağı, işbirliğinin artacağı bir döneme girilecek. Bunun zamanı çoktan geldi." ifadelerini kullandı.
Bölge ülkelerinin risklerini azaltmaya daha fazla odaklanacağını belirten Şimşek, alternatif transit güzergâhları, ticaret koridorları, boru hatları, kara yolları ve demir yollarına yönelik yatırımların artması gerektiğini söyledi. Bağlantısallığın güçlenmesi ve siyasi rekabetin azalmasına ilişkin iyimser olduğunu dile getirdi.
TÜRKİYE'NİN ALTYAPI YATIRIMLARI 260 MİLYAR DOLARA ULAŞTI
Türkiye'nin bölgesel ekonomik dönüşümdeki konumunu değerlendiren Şimşek, son 20 yılda altyapıya yaklaşık 260 milyar dolar yatırım yapıldığını açıkladı. Mevcut altyapı kapasitesinin Türkiye'nin uluslararası ticaret ve ulaşım bağlantılarındaki rolünü desteklediğini ifade etti.
Şimşek, "Türkiye'nin de bütün bu gelişmelerden önemli ölçüde fayda sağlaması oldukça muhtemel. Son 20 yılda altyapıya yaklaşık 260 milyar dolar yatırım yaptık. Dolayısıyla oldukça iyi bir altyapıya sahibiz." dedi.
HİZMET İHRACATI 120 MİLYAR DOLARI AŞTI
Türkiye'nin dünyanın en büyük 14'üncü sanayi altyapısına sahip olduğunu belirten Şimşek, hizmetler sektörünün de büyümeye devam ettiğini söyledi. Türkiye'nin 2025 yılındaki hizmet ihracatının 120 milyar doların üzerine çıktığını açıkladı.
Turizm, video oyunları ve dizi ihracatının hizmetler sektörünün farklı faaliyet alanları arasında bulunduğunu ifade eden Şimşek, Türkiye'nin ekonomik kapasitesini sanayi üretimi ve hizmet ihracatı üzerinden değerlendirdi.
Bölgesel çatışmaların Türkiye'nin ekonomik çıkarlarıyla örtüşmediğini vurgulayan Şimşek, "Savaşlar bizim çıkarımıza değil. Bölgede istikrardan, barıştan ve refahtan en fazla fayda sağlayan ülkelerden biri Türkiye." ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.





